daisy 


kapat

  1. (ing.) papatya
    #1179075 (DayDreamers, 20.01.2007 02:50)
  2. disney kahramanı donald duck'ın sevgilisdir. kafasında hiç solmayan bir papatya vardır. ya da belki soldukça değiştiriyordur, bilmiyorum.
    #1179096 (qsefthuko, 20.01.2007 02:57)
  3. http://www.imdb.com/title/tt0468704/
    imdb puanı 7 olan, başrolde my sassy girl de de oynayan ji hyun jun un oynadığı güzel bir film.
    bu kore filmlerini seyrettikten sonra nedense bir süre birşey yapası gelmiyor insanın, beklenmeyen ve etkileyen bir son oluyor mutlaka.
    #2563825 (hizir, 06.11.2007 23:19)
  4. klasik kore sinemasinin en guzel orneklerinden. tutkulu bir ask ve surukleyici bir hikaye.
    #3640610 (fewzi1907, 09.07.2008 06:25)
  5. marc jacobs'un bir parfümü.
    #3640617 (ashtarte, 09.07.2008 06:35)
  6. donald duck'ın (ya da donald amca) sevgilisi ördektir. pembe elbisesi ve aynı renkte başında bir de kurdelesi vardır. walt disney dünyasında mini mouse ile öne çıkan iki dişi karakterden birisidir. pek nazlı davranışları vardır ve çoğu dişi gibi son derece süslüdür. *
    #4891559 (faithful lover, 20.03.2009 21:25)
  7. 2006 yapımı olan ju ji hyun tarafından yönetilen bence gelmiş geçmiş en güzel filmlerdendir. güney kore yapımı olan bu filmi ne yapın edin mutlaka izleyin derim. bence senaryo muhteşem olup romantik film sevenler için idealdir.
    #4951377 (valtertablet, 30.03.2009 18:39)
  8. izlediğim en iyi aşk filmlerinden biri. daisy, güney kore yapımı bir film. güney koreliler son yıllarda yaptıkları romantik filmlerle insanlara bambaşka masallar anlatıp, duygulandırıp bazen de güldürüyorlar. son zamanlarda güney kore sineması kadar beni heyecanlandıran, seyir zevkinin tadına vardıran başka bir şey yok. adamlar gerçektende kayda değer işler yapıyorlar. hollywood yakında bu filme de el atar -belki atmıştır bile-.. film yanılmıyorsam 2005 yapımı.

    http://img528.imageshack.us/img528/9726/daisyh.jpg +
    http://img519.imageshack....999/daisyavi000577800.jpg +

    --spoiler--
    filmin konusu: Hye-Young, amsterdam'da meydanda insanların resimlerini yaparak ve kendi tablolarını satarak geçimini sağlayan güzel bir genç kızdır. aynı zamanda dedesinin antikacı dükkanında vaktini geçirmektedir. birgün Hye-Young, papatya tarlasında resim yaparken Park Yi tarafından görülür. park yi, mafyanın emrinde çalışan bir kiralık katildir. gördüğü andan itibaren Hye-Young'a aşık olur ve onu izlemeye başlar. her gün kapısına papatyalar bırakıp ona gizli aşkını belli eder. fakat kendini gösterme cesareti bulamaz. Hye-Young ise hiç görmediği bu hayali adama aşık olmuştur.

    http://img293.imageshack....021/daisyavi003520760.jpg +

    birgün, Hye-Young yine meydanda çalışırken elinde papatyalarla tesadüfen yanına gelen adamı kendi hayranı zanneder. oysa ki, bu kişi interpol dedektifi Jeong Woo dur. Bundan bihaber Hye-Young, bu adamı beklediği kişi zanneder ve ona aşık olur. dedektif de Hye-Young a aşık olmuştur. fakat Hye-Young'un yaşadığı tesadüfler -ya da kader mi diyelim..- onun için gerçek aşkın yönünü şaşırtmış ve biri katil, diğeri polis olan 2 adamı trajik bir dönemece sokmuştur.

    http://img525.imageshack....258/daisyavi001744840.jpg +

    --spoiler--

    filmin konusu böyle işte. herkes, filmin konusunu okuyup filmi izlemek istemez. bazen, konusunu bile bilmeden filmi izlemek ister insan. o yüzden bu tercihe saygı duyup spoiler kutucuğuna sakladım konuyu. şimdi de baba spoiler gelsin. izlemeyenler veyahut izleyecek olanlar okumasın. zevki kaçmasın.

    --baba spoiler--

    papatya, "gizli aşk" anlamına gelirmiş. filmdeki aşk üçgeni insanı iki arada bir derede bırakıyor. önce o hislerimi aktarmaya çalışayım. ben tesadüflere inanmam, kadere inanırım. o yüzden bu nasıl bi kader? park yi, hergün 4.15'te özenle topladığı papatyaları kız için getirirken kaderin yaptığı oyuna küfretmeden duramadım. polisi de suçlayamıyorsunuz. o da bunun bir mağduru.. tıpkı park yi gibi.. tıpkı Hye-Young gibi..

    Hye-Young, polise aşık oluyor, park yi ise onları uzaktan izlemekle yetiniyor. hala kızın karşısına çıkamıyor. çünkü onu o kadar çok seviyor ki, o mutluluktan besleniyor. polis, cesaretini toplayıp, kıza o beklediği adam olmadığını söyleyemiyor. ben filmi izlerken park yi'nin aşkını daha büyük buldum. işte aşk böyle olmalı dedim. kız için yaptığı köprü, anlamlı hareketleri onu hep filmin en özel ve en sevilen erkeği yaptı gözümde. bir erkek bir kızı böyle sevmeli diye düşündüm.

    park yi, bu iki aşığı uzaktan üzüntüyle ve tepkisizce izlediği bir günde ikilinin bir çatışma ortasında kaldığını görüp silahıyla olaya dahil olur. çünkü, Hye-Young ın başına bir iş gelmesini, tabiri caizse kılına bile zarar gelmesine kıyamazdı. silahlar konuşurken Hye-Young yaralanır. polis, tüm bu saldırının ana hedefi olduğundan kendini suçlu hisseder ve sesini kaybeden Hye-Young ın başına gelenlerden kendini sorumlu tutup ortadan kaybolur bi süre.

    işte tam bu noktada park yi, artık sevdiği kızın hiç olmazsa yakınına gitmenin vaktinin geldiğini düşünüp onunla iletişim kurmaya başlar. kızın kalbi kırıktır ve polisi beklemektedir. park yi, umrunda bile değildir. bu sahnelerin birinde kız, park yi ye "ben başkasına aşığım seninle olamam" gibi bi şeyler demişti. o an park yi nin söylediği söz içimi acıttı.. "olsun.. önemli değil ben senin sadece arkadaşın olmak istiyorum".

    ve arkadaş olurlar. park yi için bu inanılmaz bi şeydir. bu esnada, park yi mafyanın kendisine verdiği görevleri de yerine getirmeye devam etmektedir. polis memuru ise en sonunda kızın karşısına çıkıp o beklediği kişi olmadığını söyleyip tüm bunlar için özür dilemeye karar verir. o özür anında ekran 3 e bölündü. hepsinin özü aşk ama pişmanlık, vicdan azabı, tutku, aldatılma gibi bi sürü duygunun hüzünlü bir portresiydi aslında o sahne.

    sonrasında olaylar daha farklı gelişiyor ve polis öldürülüyor. bunu park yi nin yaptığını zannediyorsunuz. oysa ki park yi nin emrinde çalıştığı mafya tarafından öldürülüyor polis. o kısmı geçiyorum. kız, polisin öldürüldüğünü duyduğunda üzüntüden kahroluyor ve onu öldüren seri katilin tek bilinen yönünün, göreve gitmeden önce kapısına siyah laleler geldiğidir. park yi ye olduğu gibi.. kız park yi nin bunu yaptığını ona ima eder ve ondan nefret eder. bunu yüzüne vurur. onu öldürecekken, park yi'nin ona içirdiği kahveden bayılır ve tek duyduğu söz "yarın öğreneceksin" olur. uyandığında karşısında, köprü yapıldıktan sonra park yi için bıraktığı tabloyu görür ve beklediği adamın o olduğunu anlar.

    filmin sonunda ise park yi, diğer polisi öldürecekken kız gelir. kızın dudaklarını okuyarak kendisine seslendiğini anlar. silahını bırakıp yanına gider ve oradaki diyaloglar anlatılmaz izlenmesi lazım. o kadar güzeldi ki gözyaşlarınız akıp gidiyor kendi kafasına göre. kız, park yi nin öldürüleceğini farkedip önüne geçiyor ve sırtından vuruluyor. tüm resim kana bulanıyor.. ilk kez sarılıyorlar...

    fonda çalan o müzik.. sözler.. yarım kalan bir aşk ve filmden en duygusal sahnelerle ağlama şiddetinizi arttırıyor. park yi, kızı öldürenlerin hepsini gebertiyor tabii. sonrada kendisini..

    yine yağmur yağıyor, sonra güneş açıyor. elinde papatyalar.. ve film bitiyor.

    --baba spoiler--

    romantik, ağlak film sevenler hemen izlesinler. pişman olmazsınız. çok sağlam bir senaryo ve kurgu. müzikler de olağanüstü. oyunculukları söylemiyorum bile. içim cız etti resmen be.. etkisinden uzun süre çıkamam ben bunun.
    #5231113 (slywitch, 19.05.2009 01:10 ~ 01:13)
  9. Olağan üstü romantik aşk filmi. güney kore yapımıdır.

    Aşkın tek başına bile mutluluk nedeni olabileceğini ve bencillik etmeden, sadece karşındakini insanı mutlu etmeye çalışmanın güzelliğini anlatmaya çalışan film. Başarılı olmuştur nitekim.

    Kararsız kalıyorsunuz bir müddet, kimden yana olmanız gerektiği konusunda. Malum esas oğlan kiralık katil, yardımcı oğlan ise polis, ikisi de aşık. Kız polise aşık oluyor ama onu esas oğlan sandığından -doğruyu bilse aşık olmama ihtimali de var-

    Karakterleri tek tek inceleyip bu düğümü çözmek bize düşer. Esas oğlandan giriş yapalım mevzu ya. Kendisi uzun zamandır esas kıza âşıktır, onu mutlu etmek için canını dişine takar, yapabileceğinin en iyisini yapar. Onun mutluluğuyla mutlanır. Kendisini esas kıza yakıştıramadığından uzaktan uzağa mutlu etmeye çalışır, çokta başarılı olur.
    Özveri, aşk, fedakârlık, mutluluk, duygudaşlık, her şey var esas oğlanda daha ne olsun.

    Yardımcı oğlana gelince esas kızdan gerçekleri saklayıp esas oğlan kılığında kızı kapıyor (hata1). Görevinden dolayı kızı kullanmış gibi oluyor (hata2). Kız vuruluyor ve yardımcı oğlan ortalıklardan kayboluyor -sözüm ona kendini suçlu hissediyor- (hata3)
    Bencillik, yalan, umursamazlık almış başını gidiyor yardımcı oğlanda.

    Esas kızımız ise her şeyden habersiz lay lay lom, kendisini görevi için kullanan ve tamamen bir yanlış anlamadan kaynaklı yardımcı oğlana âşık olur.

    Bu filmde dikkate alınması gereken tek karakter vardır o da esas oğlandır. Her şey onun başının altından çıkar. Bu derece romantik, fedakâr bir esas oğlan var olmamıştır dünya üzerinde. * Rose u kurtarmak için kendi ölümünü göze alan titanic jack bile.

    Neticede her aşk filmi gibi mutlu sonla bitmesi beklenirken, hiç olmayacak bir sonla gözlerinizi yaş içinde bırakır. izlenmesi şiddetle tavsiye edilir.
    #5376026 (pequzhe, 12.06.2009 00:11 ~ 00:13)

Copyright © 2009 - uludağ sözlük

daisy başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. daisy ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu daisy nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about daisy. Copyrights of the articles are belong to their authors.