bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak10
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş6
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması8
- göz kanlanması6
- uludede'nin cenaze eventi8
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- pick me girl5
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- gunluklerim aylik olmus4
- avare be3
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- sürekli özür dileyen insan5
- uludede nim mirası4
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- söylenilen pembe yalanlar3
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- eyeliner çekme yöntemleri7
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- yunan adalarına gitmek20
- sarma3
- fatma betül sayan kaya64
- dinci ahlaksızlığı19
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- robotların insanlara baş kaldırması5
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- ciğer yiyen midesizler10
- trump'ın iran açıklaması2
- ortaçağda cadı avlamak3
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- queen ravenna olarak aranızdan kopuyorum3
- ciğer vs kokoreç8
- yunan aşığı tip15
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- arkadaşlar3
- makyajın ciltte pütür durması5
- inci sözlük8
entry'ler (352)
kaçınılmaz bir durumdur. havadan sudan başlayan boktan bir muhabbet bile öyle ya da böyle bu melun soruna değinir. "kanka dağlıca'da şu kadar şehit varmış", "duydunuz mu lan, yine özyönetim ilan etmiş çakallar", "demirtaş yine apo'ya sayın demiş"... yani sözün özü, en boktan muhabbetlerin bile ortadoğu'nun sosyolojik analizleriyle bitmesine neden olan bir sorundur kürt sorunu.
"doblosunu satan bir eniştenin, eniştelik (iniştelik) damarlarlarından biri kopmuş demektir"
kendi kendime "bir insan neden anonimleşmek ister?" sorusunu sordurup sorgulatan kavram ve birkaç haftadır yanıtlayamadığım muamma bir sorun.
üstelik, "kuşak" oluşturmak bilinçli bir eylem midir? yani; "hadi toplanalım, hurraa, biz falanca kuşağız, çok sağlam geliyoruz" demekle ne kadar kuşak olup, herhangi bir kuşağa ait olabilirsiniz? bunum adı olsa olsa "grup, dernek, sivil toplum örgütü, komün vs." olur. "kuşak" terimini anlayışım biraz farklı galiba benim...
mesela 68 kuşağına, 68 kuşağı denmesinin bir sebebi vardır. hakeza beat kuşağına da beat kuşağı denmesinin bir sebebi var. (hani o da bilinçli oluşturulmuştur ancak günümüzde onların "ölü" olması, grup ve kuşak terimlerinin çatışmasını önleyici niteliktedir). fakat ben şimdi durduk yere, daha doğrusu kafama göre "neo 68" adı altında bir kuşak oluşturamam ki...
ara sıra takip ediyorum bu neo beat'in neler yağtığını, anlam verebilmiş değilim. tipik önyargı zannedebilirsiniz birazdan söyleyeceğimi ancak, sanırım önyargı değil: sıradan, "aidiyet" duygusunun tatminine yönelik bir çaşışma. (bilmem, belki de öyle değildir.)
her ne ise işte sonuç olarak, neo beat'in yanında "kuşak" teriminin durması bana pek içten gelmiyor.
üstelik, "kuşak" oluşturmak bilinçli bir eylem midir? yani; "hadi toplanalım, hurraa, biz falanca kuşağız, çok sağlam geliyoruz" demekle ne kadar kuşak olup, herhangi bir kuşağa ait olabilirsiniz? bunum adı olsa olsa "grup, dernek, sivil toplum örgütü, komün vs." olur. "kuşak" terimini anlayışım biraz farklı galiba benim...
mesela 68 kuşağına, 68 kuşağı denmesinin bir sebebi vardır. hakeza beat kuşağına da beat kuşağı denmesinin bir sebebi var. (hani o da bilinçli oluşturulmuştur ancak günümüzde onların "ölü" olması, grup ve kuşak terimlerinin çatışmasını önleyici niteliktedir). fakat ben şimdi durduk yere, daha doğrusu kafama göre "neo 68" adı altında bir kuşak oluşturamam ki...
ara sıra takip ediyorum bu neo beat'in neler yağtığını, anlam verebilmiş değilim. tipik önyargı zannedebilirsiniz birazdan söyleyeceğimi ancak, sanırım önyargı değil: sıradan, "aidiyet" duygusunun tatminine yönelik bir çaşışma. (bilmem, belki de öyle değildir.)
her ne ise işte sonuç olarak, neo beat'in yanında "kuşak" teriminin durması bana pek içten gelmiyor.
(bkz: mamafih)
bir şeyi, var olduğu temelinden farklılaştırarak sunmak, değiştirmek. (bkz: saptırımcılık)
aristo'dan etkilenen, fikirleriyle de kimi batılı düşünürleri etkileyen islam düşünürü. ılımlı bir islam anlayışı vardır. onun islam anlayışı ibn teymiye'nin anlayışı ile bire bir örtüşmemektedir.
fikirlerini çok ama çok tuhaf bulduğum düşünür.
bu maddeyi kullanan arkadaşlarımın ettiği sözleri aklıma getirmiş başlık.
bu maddeyi kullanan bütün arkadaşlarımın bu maddeyi alkoke tercih etmelerinin sebebi, bu maddeyi haram olarak görmeyişleridir. (ne alakaysa)
diyorlar ki hep bir ağızdan; "esrar yerden bitme, ot o ot, suyu döküyorsun toprak ana da sana kafa yapıcı hazlar fışkırtıyor bağrından..."
katılmıyorum çünkü bu, islam'ı, islamdan ziyade islam kitabı kuran'ı, kendi yaşayışına uygun şekilde yorumlama gayretinden başka birşey değildir.
bu maddeyi kullanan bütün arkadaşlarımın bu maddeyi alkoke tercih etmelerinin sebebi, bu maddeyi haram olarak görmeyişleridir. (ne alakaysa)
diyorlar ki hep bir ağızdan; "esrar yerden bitme, ot o ot, suyu döküyorsun toprak ana da sana kafa yapıcı hazlar fışkırtıyor bağrından..."
katılmıyorum çünkü bu, islam'ı, islamdan ziyade islam kitabı kuran'ı, kendi yaşayışına uygun şekilde yorumlama gayretinden başka birşey değildir.
katalan bölgesinde izlenen televizyon kanalında neşredilen bir haber olduğuna ayrıca (özellikle) dikkat edilmesi gereken durumdur.
katalanlar bağımsızlık peşinde, ispanya hükümeti ile anlaşamayanlar var tabi aralarında yani ayrılıkçı düşünen fikirler var... arda'nın yurdunda da ayrılıkçı fikirleri benimseyen kitleler mevcut. arda bir türk sonuçta. katalanların ve hatta barcelona taraftarının büyük kısmının marksist olduğu da gözden kaçmamalı. (nasıl propaganda aracına evirdim haberi ama, beğenip güldünüz değil mi?)
katalanlar bağımsızlık peşinde, ispanya hükümeti ile anlaşamayanlar var tabi aralarında yani ayrılıkçı düşünen fikirler var... arda'nın yurdunda da ayrılıkçı fikirleri benimseyen kitleler mevcut. arda bir türk sonuçta. katalanların ve hatta barcelona taraftarının büyük kısmının marksist olduğu da gözden kaçmamalı. (nasıl propaganda aracına evirdim haberi ama, beğenip güldünüz değil mi?)
eski nesil sabahçı kahvecilerinin yani yeni nesile uyarlanmış hali ile "gececilerin"; yine monoton gecen boş (keşke hoş olsa) vakitlerin ardından kendi kendisine içinden söylediği bir slogan.
şimdi uyumak vaktidir, yıldız desenli siyah yorganımızı (şair burada geceyi yıldızlı bir yorgana benzetiyor) üzerimize çekerek...
birazdan güneş, geceden bir bebek peydahlayacak
gün doğacak, gün doğacak!
(şair burada da uykusuzluğunun onda uyandırdığı sarhoşluk hissini stabil coşumculuğu ile sentezleyerek bir şeyler karalıyor işte, hadi eyvallah)
şimdi uyumak vaktidir, yıldız desenli siyah yorganımızı (şair burada geceyi yıldızlı bir yorgana benzetiyor) üzerimize çekerek...
birazdan güneş, geceden bir bebek peydahlayacak
gün doğacak, gün doğacak!
(şair burada da uykusuzluğunun onda uyandırdığı sarhoşluk hissini stabil coşumculuğu ile sentezleyerek bir şeyler karalıyor işte, hadi eyvallah)
mimarisiyle beni düşündürmüş bir şehirler arası otobüs terminalidir. kısaltmasının (aşti) bir de küçük, trajik öyküsü bulunmaktadır. asot (ankara şehirler arası otobüs terminali) koymuşlar adını evvelce fakat o dönemlerde "asot" adında bir terör örgütü mevcutmuş bilmem nerede... orada bir dayı anlatmıştı bana bu öyküyü, dayının bıyıkları sarıydı. eğer yemediyse bizi, doğrudur herhalde bu öykü bilemiyorum artık. sararmış bıyıklı dayılardan uzak duracaksınız bu devirde: onlar ki berduşdurlar, onlar ki ayaş birer kumarbaz olup, yanar dönerdirler.
prof. dr. sami selçuk'a ait, imge yayınları'ndan çıkmış (vaktiyle tabi, 2009'da, şimdi değil) ceza ve ceza yargılama hukuku üzerinden adalet temalı, hukuku eleştiri yağmuruyla başlayan bir kitap. henüz yeni başladım, cümlelerinin seçkince olduğunu özellikle belirtmeliyim.
sahafın birinde, eski mi eski bir tarihte basılmış bir kitabına rastlayıp okuduktan sonra tanımya nail olduğum bir hukukçu. bu kitabın yeni baskısı da yokmuş, yapılmıyormuş zati.
1937 yılında konya'nın bir ilçesinde doğmuş. şansa bakar mısınız, hemşeri çıktık iyi mi!
konya lisesi'nden çıkıp, ankara hukuk fakültesi'nden mezun olmuş kendileri. yargıtayımız'da görev yapmış ve son zamanlarda ise ceza hukuku profluğu görevini ihya etmekteymiş...
ismet özel'in yasak düşüşünceli adam olarak tayin ettiği andre gide'in, "cinayet mahkemesi anıları" adlı eserini dilimize kazandırmış. zaten bir sürü de hukuk ile ilgili yazmış bulunduğu kitabı mevcut. iki de dil bilir imiş, hadi bu da cabası olsun kardeşlerime. (adam prof beyler). toy bir hukukçu olarak kitaplarının bütününü okumayı hedeflemekteyim ayrıca.
1937 yılında konya'nın bir ilçesinde doğmuş. şansa bakar mısınız, hemşeri çıktık iyi mi!
konya lisesi'nden çıkıp, ankara hukuk fakültesi'nden mezun olmuş kendileri. yargıtayımız'da görev yapmış ve son zamanlarda ise ceza hukuku profluğu görevini ihya etmekteymiş...
ismet özel'in yasak düşüşünceli adam olarak tayin ettiği andre gide'in, "cinayet mahkemesi anıları" adlı eserini dilimize kazandırmış. zaten bir sürü de hukuk ile ilgili yazmış bulunduğu kitabı mevcut. iki de dil bilir imiş, hadi bu da cabası olsun kardeşlerime. (adam prof beyler). toy bir hukukçu olarak kitaplarının bütününü okumayı hedeflemekteyim ayrıca.
kendine has bir üslupla bağlama (kısa sap) çalmada usta olmaları diye bahsetsek daha doğru olur sanki, o biçim bir başlık.
(bkz: aşık mahzuni şerif)
(bkz: aşık mahzuni şerif)
ibni haldun'u örnek vereceğim lakin sosyal bilimleri "bilim" olarak kabul görmeyenleriniz tarafından bu yanıtım aşağılanabilir. ben büyük bir insan olarak görmekteyim kendilerini. yakın zamanda da çokça övgüye tabi tutulmuş olan eseri "mukaddime" yi okumaya başlayacağım.
bir versus.
ilki milli şairimiz mehmet akif'in yarattığı hayali bir karakter, ikincisi ise kendisini fikri hür vicdanı hür bir şair olarak tanım eden tevfik fikret'in oğlu'dur.
biri gerçek, öteki ise hayali bir karakter olmasına karşın, bu iki karakterin bir de ortak özelliği bulunmaktadır: iki karakter de bu iki şairimizin gelecek yeni nesillere örnek teşkilidir. mehmet akif, asım üzerinden; tevfik fikret ise haluk üzerinden geleceğin mimarı olacak genç nesillere seslenmektedir.
asım, milli ve dini geleneğe bağlı imanlı bir gençtir, kültürünü kendisine rehber edinir.
haluk ise seküler ve bilimcidir, aklı ve mantığı kendisine rehber edinir.
ne yazık ki bu iki karakterin, günümüzde vücut bulmuş halleri, radikalizmden ve ideoloji ve mezheplerin gölgesinden kendilerini kurtaramamıştır. ideoloji ve mezheplerin esiri olmuşlardır.
haluk'un ekolü vatansız, asım'ın ekolü ise mezhepçi bir gericiliğe sürüklenip hiç etmiştir kendilerini.
iki şairimizin de dileği, dilediği, idealleri, ne yazık ki gerçekleşmemiş, tutmamıştır.
ilki milli şairimiz mehmet akif'in yarattığı hayali bir karakter, ikincisi ise kendisini fikri hür vicdanı hür bir şair olarak tanım eden tevfik fikret'in oğlu'dur.
biri gerçek, öteki ise hayali bir karakter olmasına karşın, bu iki karakterin bir de ortak özelliği bulunmaktadır: iki karakter de bu iki şairimizin gelecek yeni nesillere örnek teşkilidir. mehmet akif, asım üzerinden; tevfik fikret ise haluk üzerinden geleceğin mimarı olacak genç nesillere seslenmektedir.
asım, milli ve dini geleneğe bağlı imanlı bir gençtir, kültürünü kendisine rehber edinir.
haluk ise seküler ve bilimcidir, aklı ve mantığı kendisine rehber edinir.
ne yazık ki bu iki karakterin, günümüzde vücut bulmuş halleri, radikalizmden ve ideoloji ve mezheplerin gölgesinden kendilerini kurtaramamıştır. ideoloji ve mezheplerin esiri olmuşlardır.
haluk'un ekolü vatansız, asım'ın ekolü ise mezhepçi bir gericiliğe sürüklenip hiç etmiştir kendilerini.
iki şairimizin de dileği, dilediği, idealleri, ne yazık ki gerçekleşmemiş, tutmamıştır.
bilgisinin çokluğundan ve ağırlığından kaynaklanmaktadır.
(bkz: bol gömlek)
medeni kanuna göre olağan taban yaş, kadın ve erkekte 17'dir.
yadırganmayacak, yadsınmayacak durumdur. çoğu ulus, inkılap (devrim) liderlerini bu şekilde anmış, anmaya da devam etmektedir.
(bkz: çin)
(bkz: çin)