bugün
- gocu'nun bomboş olması16
- tai lung vs gocu25
- gocu26
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği40
- kürtler asimile edilmelidir14
- kızlar bakar mısınız6
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması4
- arkadaşlar ben feykime geçiyorum5
- evli mutlu gocu lu4
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması3
- sözlüktekiler kaç yaşında9
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum10
- true nickli yazar17
- et döner dürüm9
- silinen entryleri haram etmek3
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak3
- bitanem diyen kova burcu erkeği3
- sözlüğü sallayacak itiraf5
- trueculuk3
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- anneye söven aşağılık insan4
- filistinliler türklerden daha zengin3
- cüce yazar3
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- şemsiyeli benim10
- gocu isimli erkeklerin ortak özellikleri5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- sözlüğün en güvenilir yazarı3
- arkadaşlar bırakın kavgayı kaşıkları çıkarın2
- ikizler burcu kadını olmak9
- herkesi seven insan9
- analize bak şimdi5
- iyiliğin yan etkileri5
- 90 lı yıllar terörle mücadelenin altın yıllarıdır2
- odam kireç tutmuyor3
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- sarı poşet kudurtması15
- evliliği ayakta tutan güçler14
- arap gel oğlum3
- ekşi sözlük7
- çok hastayım sözlük7
- çok mutlu olmak2
- anneye sövdürmek nedir ya2
- sözlüğün en delikanlı adamı2
- mal gammaz2
- şüphe4
- true'yi evlendiriyoruz4
- allah15
- ktç'nin şemsiyeli olması7
- hiç fuhuş yaptınız mı7
Maroon 5 diye okudum ya la. umarım dinden çıkmamışımdır arkadaş...
- “içinizden her kim dininden döner ve kâfir olarak ölürse, işte onların dünyaya ve âhirete yönelik tüm yaptıkları boşa gidecektir. Yaptıkları iyiliklerin faydasını bu dünyada da, öte dünyada da göremeyeceklerdir. Onlar cehennem halkıdırlar ve sonsuza dek orada kalacaklardır.”(Bakara, 2/217).
Amellerin boşa gitmesi demek, islam dininin değer ölçüsüne göre normal şartlarda onlardan beklenen faydaların görülmemesi demektir.
Buna göre, mürtet olup kâfir olarak ölenler, dünyadaki haklarını kaybederler: Örneğin Müslümanların dostluklarından, kardeşliklerinden ve yardımlarından, ganimetlerden mahrum kalırlar, eşleri -otomatikman- boşanmış sayılır, akrabalarının mirasından pay alamazlar.
Mürtet olup kâfir olarak ölen kimsenin ahirette de faydalanacağı bir ameli olmaz. Yaptıkları iyi işleri bile, küfür asidiyle silinip gidecektir. Yani normalde -islam’a göre- karşılığı olması gereken güzel işleri de herhangi bir değer ifade etmeyecektir. (krş. Razî, ibn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).
“Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa, onun mükâfatını görecek, Ve her kim de zerre kadar kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir.”(Zilzal, 99/7-8).
- Buradaki ilk ayette, söz konusu olan “iyilik” olarak tercüme ettiğimiz “hayır” kelimesi, bu ayetin müminlere baktığına işaret etmektedir. Kâfir olarak ölenlerin yaptıkları işlere “hayırlı/iyi işler” denilmez. Çünkü, onların -küfürle paslandığı için- bütün işleri değersizdir. Allah katında imanın bulunmadığı yerde hiçbir iş güzel değildir.
“inkâr edenlere gelince, onların işleri engin ve ıssız bir çöldeki serap gibidir ki susayan kimse onu su zanneder. Nihayet oraya vardığında, umduğundan hiçbir şey bulamaz. Fakat Allah’ı bulur. O da onun hesabını tam tamına görür. Allah, hesabı çok çabuk görendir.”(Nur, 24/39) mealindeki ayette de bu gerçeğin altı çizilmiştir.(krş. Razî, ibn Aşur, ilgili ayetlerin tefsiri).
Bu konuyu yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde şöyle özetlemek mümkündür:
Kâfilerim amellerinin boşa çıkması, onlara hiçbir değerin biçilmemesi anlamınadır. Buradaki söz konusu amellerden maksat güzel işlerdir. Çünkü, kötü işlerin boşa çıkması zaten bir şey ifade etmez.
Zilzal suresindeki “Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür” mealindeki ayette yer alan “iyilik/iyi işler” den maksat müminlerin yaptığı güzel işlerdir. Çünkü, imanı olmayanların işleri dünyaca güzel de görünse Allah katında “güzel, iyi, hayır” olarak adlandırılmaz. Buna göre ayetler arasında herhangi bir çelişki söz konusu değildir.
Konunun biraz daha anlaşılmasına yardımcı olacak ve farklı görüşler yansıtacak birkaç noktaya daha işaret etmekte fayda vardır:
a. Ahmed b. Kab el-Kurazî’ye göre, “Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür” mealindeki ayetten maksat, kâfirler işledikleri güzel işlerinin karşılığını dünyada görürler. Fakat ahirete gidince orada amellerinin boşa gittiğini görürler. Bu görüş Abdullah b. Abbas’tan da nakledilmiştir.
Şu hadis-i şerif de bu yorumu desteklemektedir: Rivayete göre, Hz. Peygamber (a.s.m) Ebu Bekir’e hitaben şöyle buyurmuştur: “Yâ Eba Bekir! Dünyada gördüğün sıkıntılar, miskal-i zerre ile ölçülen kötülüklerdir. Hayır adına zerre miskal işlediklerini ise, Allah senin için saklıyor; kıyamet günü onları tastamam sana verecektir.” (bk. Razî, ilgili ayetin tefsiri).
“Dünya mümin için hapis, kâfir için cennettir.”(imam Malik, Müslim, ve Tirmizî’nin rivayet ettiği bu hadis için bk. Aclunî, 410) mealindeki hadisten de bu manayı anlamak mümkündür. Müminler, genellikle günahlarının cezasını dünyada gördükleri sıkıntı ve musibetlerle çektiklerinden, dünya onlar için bir nevi cehennem, zindan ve hapis olur. Kâfirler ise, yaptıkları iyi işlerinin karşılığını kısmen dünyada -sağlık, sıhhat, nimetlerle- gördüklerinden, dünya onlar için bir nevi mükâfat yeri olan cennet gibi olur. Ayrıca, dünya -müminler için- cennete nispeten bir zindandır, kâfirler için de cehenneme nispeten bir cennet gibidir.(bk. Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, 10./Lemanın sonu).
b. Abdullah b. Abbas’tan diğer bir görüş de şöyledir: "Mümin olsun, kâfir olsun, iyilik veya kötülük namına ne işlerse mutlaka Allah ona gösterir. Ancak, Allah müminlerin günahlarını bağışlar, iyiliklerini de değerlendirir. Kâfirin ise iyilikleri boşa çıkarılır, değerlendirilmeye alınmaz, kötülükleri sebebiyle de ceza görür.”(Razî, a.g.y).
c. Üçüncü bir görüşe göre, kâfirlerin iyilikleri küfrü sebebiyle boşa çıkmakla beraber, yine de değerlendirmeye alınır, fakat küfründen ötürü tamamen değersiz bir duruma düşer.
d. Dördüncü bir görüşe göre; buradaki hayır ve şerrin sahipleri ayrı gruplardır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, Mümin/cennet ehli olan kimseler hayır adına işledikleri bir zerre miskal da olsa onu görecekler; kâfir/Cehennem ehli olan kimseler de kötülük namına işledikleri zerre miskal kadar kötülükleri de görecekler. (R’azî, a.g.y)
Amellerin boşa gitmesi demek, islam dininin değer ölçüsüne göre normal şartlarda onlardan beklenen faydaların görülmemesi demektir.
Buna göre, mürtet olup kâfir olarak ölenler, dünyadaki haklarını kaybederler: Örneğin Müslümanların dostluklarından, kardeşliklerinden ve yardımlarından, ganimetlerden mahrum kalırlar, eşleri -otomatikman- boşanmış sayılır, akrabalarının mirasından pay alamazlar.
Mürtet olup kâfir olarak ölen kimsenin ahirette de faydalanacağı bir ameli olmaz. Yaptıkları iyi işleri bile, küfür asidiyle silinip gidecektir. Yani normalde -islam’a göre- karşılığı olması gereken güzel işleri de herhangi bir değer ifade etmeyecektir. (krş. Razî, ibn Aşur, ilgili ayetin tefsiri).
“Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa, onun mükâfatını görecek, Ve her kim de zerre kadar kötülük yapmışsa, onun cezasını görecektir.”(Zilzal, 99/7-8).
- Buradaki ilk ayette, söz konusu olan “iyilik” olarak tercüme ettiğimiz “hayır” kelimesi, bu ayetin müminlere baktığına işaret etmektedir. Kâfir olarak ölenlerin yaptıkları işlere “hayırlı/iyi işler” denilmez. Çünkü, onların -küfürle paslandığı için- bütün işleri değersizdir. Allah katında imanın bulunmadığı yerde hiçbir iş güzel değildir.
“inkâr edenlere gelince, onların işleri engin ve ıssız bir çöldeki serap gibidir ki susayan kimse onu su zanneder. Nihayet oraya vardığında, umduğundan hiçbir şey bulamaz. Fakat Allah’ı bulur. O da onun hesabını tam tamına görür. Allah, hesabı çok çabuk görendir.”(Nur, 24/39) mealindeki ayette de bu gerçeğin altı çizilmiştir.(krş. Razî, ibn Aşur, ilgili ayetlerin tefsiri).
Bu konuyu yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde şöyle özetlemek mümkündür:
Kâfilerim amellerinin boşa çıkması, onlara hiçbir değerin biçilmemesi anlamınadır. Buradaki söz konusu amellerden maksat güzel işlerdir. Çünkü, kötü işlerin boşa çıkması zaten bir şey ifade etmez.
Zilzal suresindeki “Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür” mealindeki ayette yer alan “iyilik/iyi işler” den maksat müminlerin yaptığı güzel işlerdir. Çünkü, imanı olmayanların işleri dünyaca güzel de görünse Allah katında “güzel, iyi, hayır” olarak adlandırılmaz. Buna göre ayetler arasında herhangi bir çelişki söz konusu değildir.
Konunun biraz daha anlaşılmasına yardımcı olacak ve farklı görüşler yansıtacak birkaç noktaya daha işaret etmekte fayda vardır:
a. Ahmed b. Kab el-Kurazî’ye göre, “Her kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür” mealindeki ayetten maksat, kâfirler işledikleri güzel işlerinin karşılığını dünyada görürler. Fakat ahirete gidince orada amellerinin boşa gittiğini görürler. Bu görüş Abdullah b. Abbas’tan da nakledilmiştir.
Şu hadis-i şerif de bu yorumu desteklemektedir: Rivayete göre, Hz. Peygamber (a.s.m) Ebu Bekir’e hitaben şöyle buyurmuştur: “Yâ Eba Bekir! Dünyada gördüğün sıkıntılar, miskal-i zerre ile ölçülen kötülüklerdir. Hayır adına zerre miskal işlediklerini ise, Allah senin için saklıyor; kıyamet günü onları tastamam sana verecektir.” (bk. Razî, ilgili ayetin tefsiri).
“Dünya mümin için hapis, kâfir için cennettir.”(imam Malik, Müslim, ve Tirmizî’nin rivayet ettiği bu hadis için bk. Aclunî, 410) mealindeki hadisten de bu manayı anlamak mümkündür. Müminler, genellikle günahlarının cezasını dünyada gördükleri sıkıntı ve musibetlerle çektiklerinden, dünya onlar için bir nevi cehennem, zindan ve hapis olur. Kâfirler ise, yaptıkları iyi işlerinin karşılığını kısmen dünyada -sağlık, sıhhat, nimetlerle- gördüklerinden, dünya onlar için bir nevi mükâfat yeri olan cennet gibi olur. Ayrıca, dünya -müminler için- cennete nispeten bir zindandır, kâfirler için de cehenneme nispeten bir cennet gibidir.(bk. Bediüzzaman Said Nursi, Lemalar, 10./Lemanın sonu).
b. Abdullah b. Abbas’tan diğer bir görüş de şöyledir: "Mümin olsun, kâfir olsun, iyilik veya kötülük namına ne işlerse mutlaka Allah ona gösterir. Ancak, Allah müminlerin günahlarını bağışlar, iyiliklerini de değerlendirir. Kâfirin ise iyilikleri boşa çıkarılır, değerlendirilmeye alınmaz, kötülükleri sebebiyle de ceza görür.”(Razî, a.g.y).
c. Üçüncü bir görüşe göre, kâfirlerin iyilikleri küfrü sebebiyle boşa çıkmakla beraber, yine de değerlendirmeye alınır, fakat küfründen ötürü tamamen değersiz bir duruma düşer.
d. Dördüncü bir görüşe göre; buradaki hayır ve şerrin sahipleri ayrı gruplardır. Yukarıda da ifade edildiği üzere, Mümin/cennet ehli olan kimseler hayır adına işledikleri bir zerre miskal da olsa onu görecekler; kâfir/Cehennem ehli olan kimseler de kötülük namına işledikleri zerre miskal kadar kötülükleri de görecekler. (R’azî, a.g.y)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar