• arakadaşlar okuyun.
    ben ankarada bir yurtta kalıyorum. kaldığım yurtta bir hindistanlı kalıyor. allah kitap din ümmet ayakları yapıyor. bizim türk devletimiz bu hintliye bilmem kaç lira burs veriyor. sonra bu hintli 20 tane islami derneklere gidip burs falan alıyor. kaldığımız yurtta sınırsız yeme içme hakkına sahip. bir türk olarak gitmediğim şehirlere gitmiş. bizim türk hükumetinin gençlik ve spor bakanlığı bünyesindeki gezilere ve kamplara katılıyor. yani benim ülkemin kaynaklarını adını bile telaffuz edemediğim bir hintli kullanırken ben neden kullanamıyorum. bide her yıl 2 laptop ve 2 tablet veriyorlar.
    7 0 ...
  • herkesi kendileri gibi zannettiklerinden oluşturmaya çalıştıkları algıdır.

    onlara göre iyi parti fetö'den destek alıyor, yurtdışından destek alıyor, dış güşlerden destek alıyor.

    neden?
    çünkü kendi kurulum süreçlerinde hep bunlardan destek aldılar da ondan.
    kendileri bir anda, hiç gündemde yokken ortaya çıkan bir siyasi oluşum.

    fetö tarafından desteklendi,
    abd tarafından desteklendi,
    cia tarafından desteklendi,
    faiz lobisi tarafından desteklendi,
    yahudi lobisi tarafından desteklendi...

    biz (bkz: beni istanbul yahudilerine sorun) diyerek destek arayanları, (bkz: iktidar olabilmek icin papaz elbisesi bile giyerim) diyenleri ve bunları söyleyerek kimlerden destek aldıklarını çok iyi biliyoruz, unutmadık bunları...

    şimdi iyi parti'nin de aynı kendileri gibi desteklendiğini zannediyorlar.

    ama iyi parti sizin gibi değil.

    bakın iyi parti kimlerden destek alıyor.

    iyi parti onbinlerce kişiye ekmek veren koç grubundan destek alıyor.
    iyi parti bursa'da fabrikasının bahçesinde atatürk büstü olan sanayiciden destek alıyor.
    iyi parti yatırım ve üretim aşkı ile yanan, ama akp'nin yarattığı haksız rekabet ortamından ötürü çivi dahi çakamayan girişimciden destek alıyor.
    iyi parti kendi tohumunu ekmesini yasakladığınız çiftçiden destek alıyor.
    iyi parti hapse atıp sindirmeye çalıştığınız subaydan, astsubaydan destek alıyor.
    iyi parti atatürkçü ve cumhuriyetçi kahraman türk polisinden destek alıyor.
    iyi parti idealist öğretmenden, öğretim görevlisinden destek alıyor.
    iyi parti mahalle baskısı ile korkutup kendinize benzetmeye çalıştığınız memurlardan, kamu personelinden destek alıyor.
    iyi parti bitirdiğiniz esnaftan, kobilerden destek alıyor.
    iyi parti ev hanımlarından, genç kızlarımızdan, üniversiteli işsizlerden destek alıyor...

    aklı olan herkes iyi partiye destek veriyor.

    siz bunu anlamadınız, anlayamazsınız...
    13 2 ...
  • büyüyünce istediğimi yapma özgürlüğüne sahip olup bütün can sıkıntımı geçirebileceğimi düşünürdüm hep. kendi sorumluluğunu alabilmek belli sınırların kalkması demekti, özgürce hareket edememek, akşama kadar duvara topu çarpıp onun geri dönmesini izleme rutinini tekrarlamak sonsuzca sıkıntı veriyordu bana. zaman geçti, anladım ki olay yetişkin olmak veya sorumluluk almakla değil, dünyada bulunmakla ilgiliymiş. birey olmanın getirilerini anlayıp, hakikatle belli bir ilişki kurunca niçin burada olduğuyla ilgili sorular sormaya başlıyor insan. kusurlu bir dünyaya gelme tercihi kendisine bırakılmadığından, bir kere yaşayacağı hayatın yükünü tek başına taşımak istemiyor. varlığı başkaları tarafından belirlendiği ya da kendi varoluşunu seçtiği için değil. bütün bu tercihlerin dışında olmak istediği için belki. sonra kendiyle birlikte ötekileri de dahil ediyor bu sıkıntıya. çünkü insan sıkıntıdan meydana gelir. ve ömrü bunu anlamlandırma çabasıyla geçip gider.
    8 0 ...
  • Abuk subuk teoriler uyduracağınıza dinleyin.
    Padişahların evlilik ve birliktelikler hem hanedan kurallarına göre hem de din kurallarına göre yapılıyordu.
    Dinen kölelerle nikahsız birliktelik uygundu, taht babadan oğula geçtiği için padişahın hanedanın devamlılığını sağlaması için oğlunun olması gerekliydi, oğlan doğma olasılığını arttırmak için ise birden çok kadınla birlikte olmalıydı.
    Dinen nikah 4 kadına kıyılabilir ama Müslüman olması şartıyla, padişahlar da köle kadınlarla birlikte olarak hem dinen günaha girmiyor hem de erkek doğma olasılığını arttırıyordu, (dönemin salgın hastalıkları ve tıbbı yetersizlikler olduğu için doğan çocukların da 3'ünden 1'inin öldüğünü unutmayalım.)
    Neden Türk değildi konusu ise, Türkler zaten Osmanlı toprakları olan yerlerde yaşıyorladı yani özgürlerdi ve esir alınamazlardı - esirler, savaş yoluyla ülkesi talan edilen milletlerden alınıyordu, osmanlıda savaşa gidildiği zaman anne baba öldürülünce onların kalan çocukları esir alınır, erkek çocukları devşirme ya da yeniçeri yapılır kız çocukları ise hareme gelir fazlası ise esir pazarında satılır- (her asker esir aldığı kadınların bakabileceklerini kendine köle alır kalanını satar içlerinden güzel akıllı olanlar hareme gelir)
    Eğer padişah halktan birinin kızını almak isterse halk isyan çıkarırdı, ki özgür kadın oldukları için de nikah kıymak zorundaydı.
    Bu nedenle bütün Osmanlı Padişahların annesi gayrıTürk, sistem yüzünden, yoksa o kadınların çok güzel olduklarından değil sultanların resimlerinden de anlaşılıyor çok çok güzel olmadıkları hatta çoğu çirkin bile sayılır, ama diğerlerine göre güzel ya da akıllı olduklarından saraydalar, ki zaten çoğu cariye diye değil hizmet etmesi için de getiriyordu saraya, şanslı ya da akıllı oldukları için de sultan olabilmişler.
    4 1 ...
  • ben çocukken daha pokemon daha meşhur değildi. ash seni seçtim pikaçuuu diye bağıramıyordu. roket takımı ibnelik peşinde koşamıyordu.

    biz tom ve jerry ile, sevimli hayalet casper ile, şirinler ile, ninja kampumbağalar ile büyüdük. sonradan pikaçu çıktı, power rangers çıktı, mahallenin muhtarları çıktı, çılgın bediş çıktı, yılan hikayesi çıktı, ruhsar çıktı.

    hügo vardı bide. hügonun amk...

    90 lar...

    milyarlarca yıllık dünya tarihinin en güzel 10 senesi. tam bir efsane. 2000 den sonra boku çıktı tabi. dünyanın en güzel çocukluk geçiren nesli olarak 2000 den sonra sanki hayat bizden intikam aldı. her şey boka sardı.

    neyse biz güzel şeylerden bahsedelim...

    valla ne anlatayım bana götü boklu bir bisiklet almışlardı ben o an mutluluktan kalp krizi geçirecektim. o günkü mutluluğumu hayatım boyunca unutmayacağım ve bir daha öyle bir mutluluk hissedemeyeceğimi de biliyorum. büyüyünce araba aldım ama hiç umursamadım mesela. büyüyünce güzelliklerin bir çoğunu kaybediyor insan. çocukluk bir başka şey.

    48 li pastel boya takımım vardı. resim dersine onu götürüp millete hava atardım. yasemin vardı sınıfın en güzel kızı. bir tek onun kullanmasına izin verirdim boya takımımı.

    o gün uzaktan bana bakan bir arkadaşım başka bir arkadaşıma;

    ibnedeki havalara bak. altı üstü çöp adamı bizden farklı renklerle çiziyor. duyanda picasso sanacak pezevengi dese haksız sayılmazdı. ama naparsın çocukluk işte. olur öyle şeyler.

    mahalle maçı yapardık. boncuklu silahlarla savaş yapardık. taso biriktirir taso oynardık. bilye oynardık. sağda solda torpil patlatırdık. atari oynardık. süper mario da prensesi kurtarıp dururduk.

    daha internetin henüz çıkmadığı, internet kafelerin olmadığı dönemlerden bahsediyorum.

    ibne internet yüzünden sokakta oynayan bir tane çocuk kalmadı çünkü. hepimizi hapsetti içine.

    ilaçlama amaçlı duman sıkan arabaların peşinden koşmak vardı.

    sanal bebek beslerdik. şimdi o sanal bebeği düşünüyorum da ne kadar aptalca bir şeymiş. göt kadar aletin içinde noktacıklarla hayvana benzeyen saçma sapan bir şey var. ama onunla mutlu oluyorsun. çocukluk gerçekten güzel şey.

    tetris oynardık lan daha ne diyim ben... şimdiki bebeler i-phone x ile oynuyor.

    birbirinden güzel türk filmleri vardı... hangi birini sayim ki, hepsini en az 100 kere izlemişizdir. şimdikiler gibi değil. teknoloji yok belki ama sıcaklık var, samimiyet var... hababam sınıfı var lan daha ne olsun...

    güzel günlerdi güzel...

    bu arada 90 larda çocuklukla ilgili en güzel şeyi en sona sakladım...

    3310 diyip susuyorum...

    edit: çok özür dilerim 90 larda çocuk olmanın en önemli kısmını unutmuşum.

    tayyip yoktu...
    6 3 ...
  • Sari beyaz gücsüz kadin tenli sıradan bir arkadas sözluk olarak tipsizligine çogunlugunun katildigina inaniyorum medya istediklerini bizi şisirerek empoze etmeye calisyo halbuki çok yanilyolar çunku türk milleti dusunen akilli bir millettir daha detaya girmeyecem.
    4 0 ...
  • whatsapp

    3422.
  • Silmek istediğim ama zaruriyetten silemediğim uygulama. iğreniyorum bu akıllı telefonlardan ve internetten artık. Eroin gibi her hücreme intikal etmiş teknoloji. Antidepresanla da birleşince beynim iyice sümük kıvamına döndü. Uyuyamıyorum, bırakmak isteyip bırakamıyorum. Sosyal medyada bir tane bile hesabım olmadığı halde böyleyim. Bir yandan da düşünüyorum, kafam bu tarz şeylerle dağılmasa herhalde geçirdiğim bu zor süreçte kafayı yerdim. Telefonu koyduğum anda beynimin her kıvrımından, gelecek kaygısı ağırlıklı olmak üzere, milyonlarca soru ve endişelendirici düşünce geçiyor. Okuduğum kitaplarda dahi hayatımı hatırlatan şeyler bulup okumaktan vazgeçiyorum. Aile manen yok, fazla özel olduğu için çoğu sıkıntımı paylaşabileceğim arkadaşım yok. Ben de telefonumla dertleşiyorum galiba. Dertleşmekten ziyade kendimi uyuşturuyorum sanırım. Zaten bu şekilde giderse yakında kanser olurum. Yalnızlık zor...
    7 0 ...
  • dünya genelinde gözlenen durum.
    sağ iktidarlar iş dünyasına yakın olduklarından para musluklarını açarlar, dünyadan da kolay kredi temin ederler. gün gelir deniz biter. iktidarı bırakıp giderler.

    sonra sol iktidarlar gelir. bunlar temelde sermayeye sıcak bakmadıklarından kredi konsunda ince eleyip sık dokurlar. yeni yatırım yapmazlar.
    lakin devletlerde süreklilik esas olduğundan eski borçları ödemeye çalışırlar, mecburen.

    şimdi burada temeldeki soru, borclanmak devletler için iyi midir kötümüdür, sorusudur.

    şahsi kanaatim, üretim amaçlı borçlanmalar iyidir, ithalatı arttıran yani sizin üretmediğiniz ürünlerin kullanımını arttıran borçlanmalar kötüdür.

    misal, balık istihsalin yoksa balık lokantalarını teşvik etmeyeceksin çünkü balığı dışarıdan alıyorsun.
    7 0 ...
  • Küçücük çocuklara gelinlik giydirmek hangi dahice düşüncenin ürünüdür aq. Bu düpedüz çocuk gelinleri meşrulaştırma çabasıdır. Yazık.

    http://www.vanhaberdar.co...pilan-cocuk-istismaridir/
    2 0 ...
  • seneeee eğer yanılmıyorsam 1999. ilk defa rahmetli dedemle izlemiştim. en sevdiği iki filmden biriydi diğeri de baba.
    o abdurrahman çavuş'un omuzundaki gri zımbırtıdan vardı hatta 124'ünün arkasında. 2018 oldu şu an bilmem kaçıncı defa izliyorum.

    --spoiler--
    -Nerede?
    +Revire kaldırdılar.
    -görebilir miyim?
    +görmesen daha iyi olur.
    -görmesem daha iyi olur.
    --spoiler--
    1 0 ...