bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- güney kore34
- kimsenin sizi sevmemesi8
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak2
- motorcuların trafikte terör yaratması3
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek4
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- atatürk ün hataları16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- kolye21
- sözlükteki galatasaraylılar4
- muşlettin bey amca birader bey2
- vajinaya dil atmak4
- sabah ezanı okunurken huzurla uyumak2
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- mısır2
- pakiler afganlar gibi entari ile gezmek3
- jaws filmindeki sikko balik26
- 27 ekim 2026 için hava durumları2
- sevgi vs aşk12
- meksika6
- okan buruk10
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı3
- ismail kartal16
- en son alınan iltifat7
- sözlükteki fenerbahçeliler15
- nervio tarzı entry girmek18
- fenerbahçe8
- futbol18
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar2
- didem soydan6
- akaryakıt2
- arda güler16
- galatasaray10
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar7
- sinek as'ın sözlüğe vedası26
- erotik şarkılar3
- fransa9
- victor osimhen11
- yazılımcıların flört edememesi3
- dergilerin değerli olması2
- ilk buluşmada sevişenler4
- saat10
- mert hakan yandaş5
- dinde aşırılık3
- cedidacer6
- oktay saral13
- atilla karaoğlan5
mike portnoy gibi bir davulcu'nun gitmesinden sonra yapılan adam akıllı ilk albüm. mike mangini ile olmayacağını farklı mecralarda da yazmıştım.
gelelim albüm kritiğine;
albüm dinlendiğinde oturmuş, olmuş bir albüm gibi görüyor. progressive rock etkileri bariz belli bir albüm. john petrucci her zamanki gibi performansından en ufak birşey kaybetmese de, james için aynı şeyleri söylemem imkansız. vokali bazı yerlerde yetersiz kalmış. dünyanın en iyi vokallerinden biri yine işini yapmış ama eksik kalması beni üzdü.
jordan rudess ve john myung albümü sırtlayan iki kişi ve görünmeyen kahramanlar.
şarkılara gelecek olursak;
albümdeki şarkılar genel olarak güzel. farklı birşey yaptıkları kesin. enigma machine özellikle progressive metal olgusunu taşımış, hatta olmuş diyebileceğim bir şarkı. fazlasıyla beğendim.
devamında gelen, the bigger picture özellikle ilgimi çeken diğer şarkı. giriş kısmı ve sonrasında james'in o büyülü sesi şarkıya neredeyse tutkuyla bağlanmama sebep oldu. yavaş yavaş artan temposu, petrucci'nin aksak ritmleri, jordan'ın arka fondaki o güzelim klavye girişi, mike 'ın kendi üzerine düşen görevi ve john mygung'ın bas gitarıyla son noktayı koyduğu, belki de dream theater klasiği arasına girecek şarkı.
3:27'den itibaren giren sakin petrucci solosu duyguyu ikiye katlamakta.
surrender to reason
değişik bir şarkı, ama olmuş. karmaşık ritmleri, dream theater klasiği girişleri, soloları ve atraksiyonları ile olmuş.
dream theater metal camiasında kendini fazlasıyla ispatlamış ve artık hiç bir şeye ihtiyacı olmayan bir grup. şunu belirtmeden edemeyeceğim ki, adamlar bu albümü hakkını vererek yapmışlar.
ilerleyen yaşlarına rağmen, o enerjileriyle helal olsun diyorum.
elbette bir iki şarkı vardır. albümün geneli çok iyi olmuş.
along for the ride...
girişi ile beni alan şarkı. akustik gitar girişi ile başlayıp, hem progressive rock, hem de metal tadında işleyen bir şarkı.
beni hayal kırıklığına uğratmadılar. bu albümden umutluydum ve yanılmadığımı anladım.
gelelim albüm kritiğine;
albüm dinlendiğinde oturmuş, olmuş bir albüm gibi görüyor. progressive rock etkileri bariz belli bir albüm. john petrucci her zamanki gibi performansından en ufak birşey kaybetmese de, james için aynı şeyleri söylemem imkansız. vokali bazı yerlerde yetersiz kalmış. dünyanın en iyi vokallerinden biri yine işini yapmış ama eksik kalması beni üzdü.
jordan rudess ve john myung albümü sırtlayan iki kişi ve görünmeyen kahramanlar.
şarkılara gelecek olursak;
albümdeki şarkılar genel olarak güzel. farklı birşey yaptıkları kesin. enigma machine özellikle progressive metal olgusunu taşımış, hatta olmuş diyebileceğim bir şarkı. fazlasıyla beğendim.
devamında gelen, the bigger picture özellikle ilgimi çeken diğer şarkı. giriş kısmı ve sonrasında james'in o büyülü sesi şarkıya neredeyse tutkuyla bağlanmama sebep oldu. yavaş yavaş artan temposu, petrucci'nin aksak ritmleri, jordan'ın arka fondaki o güzelim klavye girişi, mike 'ın kendi üzerine düşen görevi ve john mygung'ın bas gitarıyla son noktayı koyduğu, belki de dream theater klasiği arasına girecek şarkı.
3:27'den itibaren giren sakin petrucci solosu duyguyu ikiye katlamakta.
surrender to reason
değişik bir şarkı, ama olmuş. karmaşık ritmleri, dream theater klasiği girişleri, soloları ve atraksiyonları ile olmuş.
dream theater metal camiasında kendini fazlasıyla ispatlamış ve artık hiç bir şeye ihtiyacı olmayan bir grup. şunu belirtmeden edemeyeceğim ki, adamlar bu albümü hakkını vererek yapmışlar.
ilerleyen yaşlarına rağmen, o enerjileriyle helal olsun diyorum.
elbette bir iki şarkı vardır. albümün geneli çok iyi olmuş.
along for the ride...
girişi ile beni alan şarkı. akustik gitar girişi ile başlayıp, hem progressive rock, hem de metal tadında işleyen bir şarkı.
beni hayal kırıklığına uğratmadılar. bu albümden umutluydum ve yanılmadığımı anladım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar