bugün
- bitlis te oğluna filistin ismini koyan adam7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı74
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim30
- ilhan irem dinleyen erkek3
- o 8 0 diyen biri vardı5
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok9
- terapi niteliğindeki şeyler10
- türklerin özellikleri3
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik7
- sözlükte kim kimle sevgili27
- sabah yedi buçukta işe başlamak2
- kaşe2
- emre iptal kuyt ile devam2
- fil dişi bacak toz pembe ten kirpikler'na parmak2
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar12
- sobaları hazırlayın2
- votka2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- nervio43
- kışın gelmesi2
- devleti soymak milleti soymaktan iyidir3
- türkiye ve avrupa farkları2
- büzülmüş çizgili dudaklar2
- aşk10
- soğuk sabah2
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- fenerbahçeli yazarlar8
- arabada sakso4
- sözlüğün en şık erkeği12
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- iyi menemenin sırrı7
- 5 kasım 2026 meteoroloji uyarısı2
- kadınların yaptığı en büyük hata9
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- febelilerin herşeyi abartması3
- iyi memenin sırrı7
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- israil'in gazze de çadıra hava saldırısı2
- muslettin amca14
- kale3112 ifşa7
- almanca bilmek5
- sözlük kürdü55
- abd ara seçimlerinin f35 ve caatsa'ya etkisi2
- siyah sütyen5
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı25
- aleksey batrakov27
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
entry'ler (8)
türkçe'ye ''idealleştirilmiş ebeveyn imagosu'' olarak çevrilen, heinz kohut'un kendilik psikolojisi kuramındaki narsisistik gelişimin bölümlerinden biri.
adından da anlaşılacağı üzere, ebeveyni(daha çok babayı) idealize ederek narsisistik libidonun nesneye yatırılmasını sağlar.
edit:imla
edit2:ebeveyn :)
adından da anlaşılacağı üzere, ebeveyni(daha çok babayı) idealize ederek narsisistik libidonun nesneye yatırılmasını sağlar.
edit:imla
edit2:ebeveyn :)
mikromakyavelizmi düstur edinmiş kişi eylemi. akıllara balzac'ın goriot baba adlı romanındaki vautrin karekterinin şu sözlerini getirir: ''prensipler yoktur, ancak olaylar vardır; kanunlar yoktur, ancak durumlar vardır.yüksek adam bunları sevk ve idare etmek üzere olayları ve durumları benimser.''
edit: imla
edit: imla
türkçe'ye büyüklenmeci kendilik olarak çevrilen heinz kohut'un kendilik psikolojisi kuramındaki bölümlerinden birisidir. narsisistik libidonun kendiliğe yatırıldığı bu bölüm, çocuğun özsaygısının gelişiminde büyük bir rol oynayacaktır.
örneğin kumdan kale yapan bir çocuğa annesinin söyleyeceği bir ''aferin'' onun narsisistik libidonal tatmini için çok önemlidir.
edit: imla
örneğin kumdan kale yapan bir çocuğa annesinin söyleyeceği bir ''aferin'' onun narsisistik libidonal tatmini için çok önemlidir.
edit: imla
kendilik psikolojisi kuramının kurucusu olan psikanalist. narsisizmin gelişimini büyüklenmeci kendilik* ve idealleştirilmiş ebebeyn imagosu* olarak kategorize eder. bu dönemler her insanda sağlıklı ya da patolojik olarak yaşanır.
büyüklenmeci kendiliği sağlıklı olan bireyler; hırslı, amaçları uğruna çaba gösteren, kendiyle barışık, özgüveni yüksek bireyler olarak toplumda yer edinirler. bu dönemde sıkıntı yaşayan bireyler ise aşırı özgüvenli görünen, kendini eşsiz gören, başkaları üzerinde hakimiyet kurmaya meyilli ama küçük bir aksilikte bile özgüveni yer ile yeksan olabilen bireyler haline gelirler.
kendiliğin diğer kısmı olan idealleştirilmiş ebebeyn imagosunu sağlıklı olan kişiler ise kendi sınırlarını bilen, empati yeteneği gelişmiş, duygularını yönetebilen insanlardır. bu kısımda bozuklukları olan bireyler ise başkalarına aşırı duygusal olarak bağlanma eğilimi olan, içsel gerilimi düzenlemede sıkıntılar yaşayan, sakinliğini koruyamayan bireyler olarak ortaya çıkarlar.
edit:imla
büyüklenmeci kendiliği sağlıklı olan bireyler; hırslı, amaçları uğruna çaba gösteren, kendiyle barışık, özgüveni yüksek bireyler olarak toplumda yer edinirler. bu dönemde sıkıntı yaşayan bireyler ise aşırı özgüvenli görünen, kendini eşsiz gören, başkaları üzerinde hakimiyet kurmaya meyilli ama küçük bir aksilikte bile özgüveni yer ile yeksan olabilen bireyler haline gelirler.
kendiliğin diğer kısmı olan idealleştirilmiş ebebeyn imagosunu sağlıklı olan kişiler ise kendi sınırlarını bilen, empati yeteneği gelişmiş, duygularını yönetebilen insanlardır. bu kısımda bozuklukları olan bireyler ise başkalarına aşırı duygusal olarak bağlanma eğilimi olan, içsel gerilimi düzenlemede sıkıntılar yaşayan, sakinliğini koruyamayan bireyler olarak ortaya çıkarlar.
edit:imla
hz. isa'nın doğduğuna inanılan batı şeria'da bulunan ''et evi'' manasına gelen şehir. hz isa'nın doğduğu yerden ''et evi'' olarak bahsedilmesi gerçekten ilginç. hristiyan inancına göre isa dirilecek ve geri dönecek. acaba ''et evi'' bedenin geçici olduğu, sadece et olduğu, aslın kutsal ruh olduğunu mu sembolize ediyor? yoksa, isa'nın kendisini tüm insanlığa sunduğu, tanrı'nın ruhundan üfürdüğü isa'nın da kendini tüm insanlığa sunduğu bir yer olarak tiyatral bir sembolizasyonu mu yapılmış?
sun tzu ustanın ilkelerini hayatın her alanına uygulayabileceğiniz nadide bir eseridir. '' en iyi hareket beklenmeyen; en iyi plan bilinmeyendir.'' der sun usta bu eserinde.
beni soru işaretleri içerisinde bırakmış bir ayettir. aynı söz yeni ahit'te de geçer. şimdi efenim, bir insanı öldüren tüm insanlığı öldürmüş oluyor ise o öldürmüş sayıldığı milyarlarca insanın her biri için de ayrıca bütün insanları öldürmüş sayılmayacak mı? bu kendi içerisinde sonsuz bir devinim oluşturmayacak mı? dolayısıyla, + sonsuz günah işlenmiş olacak. o zaman demezler mi adama madem 1 kişiyi öldürmek + sonsuz günah demek o zaman 100 kişiyi öldürmekle arasında bir fark yok. müslüman biri olarak merak ettiğim bir husus.
orijinal adı ''psychologie des foules'' olan, kitle psikolojisinin birey psikolojisi ile olan korelasyonunu tarihsel anektodlar ve çarpıcı tespitler eşliğinde bizlere sunan bir gustave le bon kitabıdır.
le bon, bilinçli olarak yaptığımızı düşündüğümüz her eylemin, bilinçaltımızdan gelen direktifler yoluyla gerçekleştiğini söyler. bir ırkın tüm fertlerinin birbirine benzediğini, bunun nedeninin ırkın ruhunu oluşturan bilinçaltı unsurlar olduğunu belirtir.
ayrıca kitle psikolojisinin bireysel zekayı sıradanlaştırarak sürü ruhunun derinliklerinde erittiğini ve kitlelerin kişilerden zekaca altta olduğunu savunur. onun için bir kitledeki matematik profesörüyle çoban arasında bir fark yoktur. kitle ruhu çığ gibi önüne gelen her şeyi içine alır ve bir potada eriterek eşit hale getirir.
le bon'un ''kitlenin hayal gücü üzerine tesir etme sanatı, onu yönetmenin de sanatıdır.'' sözleri aslında carl gustav jung'un ''toplumu kendi ölçeğinde yansıtan sosyal bir mikrokosmos'' olarak tanımladığı insanın mevcut sistem içinde umutlarını merdiven olarak kullanıp üstlerine çıkan siyasilerin ve dogmatik doktrinler ile insanları kuklaları haline getiren monoteist oluşumların kitleleri nasıl da kolayca yönetebildiklerini yüzümüze vuruyor.
le bon, bilinçli olarak yaptığımızı düşündüğümüz her eylemin, bilinçaltımızdan gelen direktifler yoluyla gerçekleştiğini söyler. bir ırkın tüm fertlerinin birbirine benzediğini, bunun nedeninin ırkın ruhunu oluşturan bilinçaltı unsurlar olduğunu belirtir.
ayrıca kitle psikolojisinin bireysel zekayı sıradanlaştırarak sürü ruhunun derinliklerinde erittiğini ve kitlelerin kişilerden zekaca altta olduğunu savunur. onun için bir kitledeki matematik profesörüyle çoban arasında bir fark yoktur. kitle ruhu çığ gibi önüne gelen her şeyi içine alır ve bir potada eriterek eşit hale getirir.
le bon'un ''kitlenin hayal gücü üzerine tesir etme sanatı, onu yönetmenin de sanatıdır.'' sözleri aslında carl gustav jung'un ''toplumu kendi ölçeğinde yansıtan sosyal bir mikrokosmos'' olarak tanımladığı insanın mevcut sistem içinde umutlarını merdiven olarak kullanıp üstlerine çıkan siyasilerin ve dogmatik doktrinler ile insanları kuklaları haline getiren monoteist oluşumların kitleleri nasıl da kolayca yönetebildiklerini yüzümüze vuruyor.