vicdani ret 


/ 5
kapat
  1. kisinin inançlari ya da goruslerinden kaynaklanan nedenlerden oturu askere gitmeyi/alinmayi reddetmesidir. avrupadaki bir cok ulkede vatandaslara taninmis olan hak. son zamanlarda turkiye aleyhindeki aihmnin zorunlu askerlik hakkindaki karariyla da gundeme gelmistir.
    (philemon, 26.01.2006 02:59 ~ 03:03)
  2. sınırda nöbet bekleyen asker onun can güvenliğini korurken sözde hümanist duygularla vatanı için görev yapmayı reddetmek.. vicdan değil vicdansızlık örneği..
    (shalamar, 20.03.2006 13:37 ~ 28.09.2007 23:07)
  3. yunanistan ve türkiye dışındaki avrupa ülkelerinde uygulanan bir haktır.kanuni zorunluluklara karşı gelmektir.anarşizmdir. * * *
    (pashacocuuu, 25.04.2006 12:45)
  4. canı gönülden büyük bir iç huzurla ve inanışla red etmek ettikten sonrada hayatta red den dönmemek
    (enterezan, 25.04.2006 20:07)
  5. Ülkenin en yetişmiş ve değerli insanlarını ,yüksek mühendislerini,uzman doktorlarını vb.,ülkenin yararına olacak projelerde kullanmak yerine,dağda bayırda süründüren anlayışın zaten vicdanı yeterince rahatsız etmesi,doğal olarak zaten vicdanın bunu 'ret' etmesi.Askerliği tam olarak yaptırmamak yerine insanların özelliklerini göre görev paylaşımı yaptırılıarak sorunun hallolacağı da gün gibi aşikardır.Sınırda bekleyip,teröristlerle çatışmaktan hiç çekinmeyecek,insanları öldürmenin vatan için olduğuna tamamen inanmış gözü pek insanların yanındabu durumu bu kadar kolay benimseyemeyecek insanların da varlığı göz önüne alınarak yapılacak düzenleme hem askeriyeyi,hem de askere gidecekleri rahatlatacaktır.
    (PuCCa, 25.04.2006 20:40)
  6. askeri yargitayın aldığı kararla türkiyede geçerli sayılmayacağı iddia edilen durumdur. nitekim ilk olarak perihan magdene "vicdani ret bir insan hakkıdır" dediği için hakkında halkı askerlikten soğutma iddiasıyla dava açılması ve ardından askeri yargıtayın vicdani ret konusunda aihmin kararının bağlayıcı olmadığını açıklaması tartışmaları devam ettirecek gibi görünmektedir. zira perihan mağden davasında yine tüm avrupalılar mahkememize doluşacak; aihm de sürekli vicdani ret nedeniyle türkiyeyi tazminata mahkum edecektir.
    (registerlater, 03.05.2006 09:57)
  7. bireyin askere gitmeme isteğidir. herhangi bir sebeple şiddete birini maruz bırakmak istemeyenlerin görüşüdür.
    (darwen, 05.05.2006 00:57)
  8. anarşist bir görüş olsa da türkiye de anarşizmden anlamayn bölücüler tarafından desteklnemektedir.
    (darwen, 30.05.2006 23:41)
  9. (bkz: Total Retçi Mehmet Tarhan'la Röportaj)

    "Vicdani Red doğrudan bireysel bir eylemdir ve bu bireysellik önemsiz olduğu kadar şımarıkça, hatta olumsuz olarak algılanabiliyor. Çünkü bu muhalefetin de iktidar hedefleyen egemenleri var ve egemenler her zaman güruhu bireye tercih eder."

    Merhaba,
    Öncelikle belirtmeliyim ki ilk aklıma gelen cümleleri yazacağım. Çünkü üzerinde uzun uzun düşünülmüş, çalışılmış cümleler ister istemez o cümleleri benim olmaktan çıkaracaktır.
    (Bu ropörtaj Birgün Gazetesi'nde de bazı kısıtlamalarla yayınlanmıştır.)
    Total ret tam olarak ne demek, sizin tavrınızla birleştirerek anlatır mısınız?

    Total Ret kavramını Vicdani Ret içerisinde değerlendiriyorum. Vicdani Ret, kişinin dini, politik, ahlaki ya da herhangi bir nedenle askerlik yapmayı reddetmesi demek. Vicdani reddin dayanağı birçok şey olabilir, ancak özü insanın kendi istekleri doğrultusunda yaşamını örgütleyebilme özgürlüğüdür. Total Ret, askerlik hizmeti yerine öngörülebilecek herhangi bir ;sivil alternatifi de reddetmek anlamına geliyor kabaca. Bunun nedeni Total Retçinin Militarizm deyince sadece Askerliği değil, toplumsal yaşamın ve ilişkilerin özüne sirayet etmiş olan tüm hiyerarşik ve ayırımcı ilişkiler ağını da kastetmesidir. Hayatımı bütün bu ilişkiler ağının dışında kalmaya gayret ederek sürdürmeye çalışıyorum. Deklarasyonumda da, 8 Nisan’daki tutuklanmamdan bu yana geçen süreçte de herhangi bir erteleme ya da izni de reddeden bir tutum içindeyim. Kanunlar, yönetmelikler ya da sözleşmeler meşruiyetini tanımasa da hakkımda iradem dışında kararlar alınmasına karşı geliştirdiğim bu tutumun meşruiyetinden herhangi bir kuşkum yok. Total Ret kişiyle toplum ya da devlet ve devletler arasında yapılmış olduğu varsayılan sözleşmenin feshi talebidir.

    Eşcinsel olduğunuz savcılık tarafından anlaşılınca hastaneye sevk edildiniz. Herkes çürüğe çıkarılmanızı bekliyordu. Bu olmadı, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu durum çürük raporu sürecini nasıl etkileyecek?
    Hastaneye sevk edilmem resmi olarak CMUK ile gerekçelendirildi. Ancak asıl gerekçenin eşcinsel olmam olduğu ortada. Hastanede muayeneleri reddettim ve eşcinselliğin bir patoloji olarak tanımlanamayacağını söyledim. Hastanede imzalatılmak istenen;her türlü tıbbi müdahaleyi; kabul ettiğimi belirten kısmı karalayıp, yan tarafa; hiçbir müdahaleyi kabul etmiyorum; yazarak imzaladım. Livata muayenesi için Genel Cerrahiye sevk edildim ve orada da muayeneyi reddettim. Bu arada Sivas Askeri hastanesinde kanıt olarak fotoğraf istendiği bilgisini de aktarmalıyım. Heteroseksüellik gibi eşcinselliğin de kanıtlanamayacağını, bunu istemeye kimsenin hakkı olmadığını ve bunun bir hastalık da olmadığını anlattım. Bir haftalık müşahede (ki müşahededen çok kapatma denilebilir; çünkü bir hastane olmasına rağmen hijyenden çok uzaktı.) sonrası sağlık kurulu ;çürük; olmadığıma karar verdi; cezalandırılabilirdim. Bu karar Askeri Psikiyatri açısından bir devrim sayılabilir. Ben reddetsem de evraklarda Piyade Er olarak nitelendiriliyorum ve şu anda resmi olarak bir adet eşcinsel Piyade Er orduda mevcut. Ancak burada dikkate değer olan önemli bir nokta, mahkemeye sunulan ayrıntılı raporumda bu konuya temas edilmemesi, red açıklamamdaki beyana rağmen eşcinsel olmadığıma karar verilmiş olması ihtimali. Mahkemeye sunulan raporunun çürük raporu çürük raporu sürecini nasıl etkileyebileceği konusunda net bir fikrim yok. Çünkü yattığım psikiyatri servisinde gördüğüm, hastane tarafından her türlü rahatsızlığın ya da şikayetin çürük raporu alıp askerlikten kurtulmak için ortaya atılmış iddialar olarak algılandığı. Servise yatan neredeyse tüm askerlere (adli müşahedeler dışında tamamı diyebilirim.) beton tabir edilen ilaçlardan veriliyor. Enjeksiyonlarda bir süre sonra vücutta ciddi kasılmalara neden olabilen ve uzun süre etkisi geçmeyen bir ilaç. Herkese neden beton yaptıklarını sorduğum hemşire, ilacın caydırıcı olarak kullanıldığını söyledi. Gerçektende Birkaç enjeksiyondan sonra kendi istekleriyle psikiyatrik tedavi görmek üzere hastaneye yatan hastalar taburcu olmak için yalvarmaya başlıyordu.

    Askeriyenin içinde heteroseksizmin boyutu ne? Homofobik davranışlarla karşılaştınız mı?
    Ordu her zaman erkek bir kurum olmuştur ve Türkiye;deki ordu da farklı değil. Heteroseksizm yazık ki sadece orduda değil, her yerde çok yaygın. Öyle ki varlığı bile fark edilemiyor. Tokat;taki birlikte revirde muayenem yapılırken bir kişi de ilişkili olduğum örgütleri sordu. Kastettiği örgütler farklıydı ama şimdiye kadar ilişkilendiğim birçok örgütü söyledim. Kaos GL ve Lambdaistanbul gibi eşcinsel örgütlerini de saydım. Gruplar hakkında bilgiler verdim, tabii bu örgütlerin eşcinsel örgütleri olduğunu da söyledim. Ancak bana eşcinsel olup olmadığımı sormadılar. Herkes ve tabii bende öylesine zorunluyum ki heteroseksüel olmaya deklarasyondaki cümlem, hatta birlikte çalıştığım eşcinsel gruplar bile heteroseksüelliğime helal getirmiyordu onlara göre. Kafalarındaki eşcinsel tipine uymuyordum ve neredeyse yemin etmemi isteyeceklerdi. Aslında komik gibi görünse de benim için oldukça yaralayıcı. Eşcinsel kelimesi birçok ağızdan kısık sesle çıkıyor, bana sorulmadan önce affedersin deniliyor. Tabii toplumda yaygın olduğu üzere küfür etme alışkanlığı orduda yaygın ve bunların nasıl küfürler olduğu da kolayca tahmin edilebilir.
    *****************************

    itaat kültürünü kanıksamış ve geçmişi kulluğa dayanan Türk insanına, sivil itaatsiz bir tavır olan "vicdani reddi" benimsetmek için nasıl bir yol izlenmelidir?
    Vicdani Red birçok açıdan bir ezber bozumunu içeriyor. Öncelikle insanın doğasında varolduğu öne sürülen savaşçılığın herkes için genelgeçer bir doğallıkta olmadığını gösteriyor. insanlar genellikle çoğunluk tarafından yapılan, inanılan şeylerin tartışmasız doğruluğuna ve doğallığına inanıyorlar. Bizim gibi tarihinden kopuk, çok çok önceki iki kuşağın yaşamından haberdar toplumlarda egemenlerin atfettiği özellikler ilk direnişin aşılmasından itibaren ezeli/ebedi bir hal alıyor. Tabii bireyleşmenin bu aksak tarafı da bayrak, namus; gibi soyut simgelerin kolayca toplumu güruhlaşmaya doğru itiyor. Bir topluluğa ait olma güdüsünün soyut simgelerle sağlanması da itaat etmeyi beraberinde getiriyor. Üretim sürecine katılan bireylerin ki aslında bu sürece katılmayan kimse yoktur, öyle ya da böyle herkes bir yerindedir- kendisini değersiz hissetmesini anlamak mümkün görünmese de yazık ki birey kendini oldukça değersiz görüyor. Sorgusuz sualsiz itaat edilen, kutsal atfedilen devlet'in ve her ne olursa olsun rejimin vatandaşı olan kişilerin eşit hisse sahibi olduğu, eşit söz hakkına sahip olduğu bir akitten ibaret olduğu anlaşıldığında, bireyler bu akti tartışmaya başlayacaktır ve Vicdani Ret yaygınlaşacaktır. Tabii savaş kazanan halk olmadığı, sadece liderlerin ve onları besleyen silah, petrol vs. şirketleri başta olmak üzere büyük sermaye sahiplerinin kazandığı ya da kaybettiği savaşlar olduğu; tarihi zaferlerle dolu savaşçı bir millet olduğuna inanan Türkiye insanına da anlatılmalı. 11 Eylül sonrası maskelere bile ihtiyaç duyulmayacak kadar pervasızca sürdürülen işgallerin ülke insanındaki algılayış biçimi bu yöndeki çalışmalar için zemin hazırlamış durumda.

    Türk solu ve muhalif kesimi de vicdani retçilere uzaktan bakıyor. Militarizm dünyanın başlıca (belki en önemli) sorunlarından biriyken muhaliflerin, vicdani retçilere uzaydan gelmiş muamelesi yapmasının altında ne yatıyor?
    Yazık ki ülkemizde muhalif hareketler ve sol sorunların tamamını rejim temelinde çözmeyi amaçlıyor. Bu da kendi iktidarları anlamına geliyor. Tabii ki yordamları da bu süreçte belli bir haklar hiyerarşisi yaratmak şeklinde oluyor. Yine bireylerin, adına politika yapılmakta olan sınıf ya da topluluk göz önüne alındığında önemsiz görülmeleri de önemli bir sorun. Vicdani Red doğrudan bireysel bir eylemdir ve bu bireysellik önemsiz olduğu kadar şımarıkça, hatta olumsuz olarak algılanabiliyor. Çünkü bu muhalefetin de iktidar hedefleyen egemenleri var ve egemenler her zaman güruhu bireye tercih eder.

    Kimseyi öldürmemek, bırak öldürmeyi tahakküm kurmamak gibi insani bir davranış sergiliyor ve bunu hayatına geçiriyorsun. Oysaki iddia makamı senden birilerini öldürmeni, gerekirse ölmeni, emir vermeni istiyor ve bunları yapmak istemediğin için seni yargılıyor. Bu konu nasıl teshir edilir?
    Bireylerin tüm davranışlarından öncelikle kendilerinin sorumlu olduğu açıkça ortaya konulmalı. Bir ast-üst ilişkisiyle sorumluluk devrinin olamayacağı görülmeli, gösterilmeli. Emre uyup uymamak bir seçimdir, karşılığında gelecek ceza da seçilebilir. Somut örneklerle anlatım, soyut kavramlarla boğulmuş makale havasındaki anlatımlardan daha etkili doğal olarak. Yazık ki tarih de, bugün de bu örneklerin görülebileceği savaşlarla dolu.

    Mehmet Tarhan
    Temeltepe / Sivas
    ************************
    (darwen, 14.06.2006 00:42)
  10. "beton" iğnesi nedir?
    "beton"; askerlerin özellikle acemilerin hastaneye -psikiyatri kliniğine- sevkinden sonra öncelikle günde iki doz olarak uygulanmakta. Caydırıcılık konusunda ne kadar etkin ve etkili olursa ona göre ya dozajı arttırıyorlar ya da tedaviye ara veriliyor. Ayrıca bu klinik aşağıda kapalı bölüm olarak tabir edilen yerde uygulanıyor. Zira iki tane klinik var. Tutukluların (adli müşahede olduğundan "beton" tutuklulara uygulanmıyor) ve genellikle psikolojik sorunlar sebebiyle sevki yapılan askerlerin tutulduğu bir yer. Yukarıda bulunan klinik için de aynı zamanda orada yatanları tehdit aracı.

    Etkileri şöyle tarif edildi: Aşırı kasılmalar başlıyor ve uzunca bir süre bu kasılmalar kişide gözlenebiliyor. Ayrıca yoğun kontrol kaybı yaşanıyor. Kişi kafasını taşıyamıyor, genellikle savruluyor ayrıca çenesi kayıyor ve sürekli salyası akıyor. Tabii aslında bu durumlar bütün uzuvların kontrolü için de geçerli. "Beton"un etkisi sürerken ve uzun süreli kullanımda bilinç yarı açık. Kişi yaşadığı ağır kasılmalar neticesinde çok acı çekiyor. Ağır bir vakıa haline gelirse düzelmesi için akineton vuruluyor. Aynı zamanda uzun süre kullananlara bir iki gün verilmese dahi bilinçteki yarı açık durum devam ediyor.

    Genel olarak uygulama şöyle: Sabah 08:00 de ilk doz veriliyor. Sonra 21:00 da ikinci doz veriliyor. Bu arada bilinç kaybı, kasılmalar ve ağrı 15-16:00 civarında azalıyor, yürümek, açılmak istiyorlar. Ancak ikinci doza kadar tabii ki

    Ayrıca hastanenin bu bölümü hiç steril değil, havalandırma yok, sıcak su yok ve oldukça soğuk. Aynı zamanda pencereleri kaynaklanmış.
    (darwen, 14.06.2006 00:43)
  11. (bkz: her türk asker doğmaz)
    (benden yazar olmaz, 14.06.2006 00:49)
  12. askerliği,dünya görüşünün hayata duruşunun hiçbiryerine sığdıramayan,askeri üniformayı giymeyi abes bulan,bu konuya ''hayatımla bi alakası yok'' şeklinde yaklaşan kişilerin bu durumu ifade ed(eme)yiş şekilleri.olabilir,niye vatan haini olsunlar ki?sanki güzel ülkemin tüm erkekleri bayıla bayıla mı gidiyorlar askere?karalar bağlamıyorlar mı peki?
    safak sayma,dogan gunes kimin icadı laflar o zaman?
    insani duygulara da saygı duyulmalı bence,birey oluşa da,millet oluşa duyulduğu kadar saygı duyulmalı.
    (veritaserum, 14.06.2006 17:02)
  13. sen yatarken ben koruyodum kıçını, sıra sende kalk koru kendi kıçını dedirten durumdur. yazıktır, günahtır, acınasıdır.
    (kahroldüşmanalsanabomba, 18.07.2006 03:45)
  14. insan haklarını koruyan, militarizmi ve savaş yanlılığını reddeden bir eylem biçimidir.
    (cthullhu, 30.07.2006 09:47)
  15. "toplumlar ancak savaştıkları savaşabildikleri sürece hayatta kalırlar, savaş kaabiliyetinde yoksun kalmak tutsaklığa ve yokoluşa sürüklenmenin en büyük nedenidir" diyeeen düşünürlerin, saçlarını beyazlatıp ardından da döken, söylev
    (anti, 30.07.2006 14:36)
  16. bir bireyin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dinsel inançları doğrultusunda askerlik hizmetini reddetmesidir. Vicdani ret düşüncesi geniş anlamda ilk olarak 19. yy.da ortaya atılmış, 20. yy.ın başlarında I. ve II. Dünya Savaşları sırasında taraftar bulmuştur. Savaş karşıtlarının uzun mücadeleleri sonucunda, vicdani ret hakkı günümüzde Birleşmiş Milletler insan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından temel insani hak olarak kabul edilmiştir.
    (lilith, 05.08.2006 21:21)
  17. genel olarak baktığınızda bizim milletimizde olması imkansız görünen fakat anti-militarist insanların da bu dünyada yaşadığını göz önüne alınmasını gerektiren olaydır.*
    (faithful lover, 05.08.2006 21:56)
  18. (bkz: vicdani reddin tarihçesi ve türkiye)
    (benden yazar olmaz, 27.08.2006 04:56)
  19. kişinin en doğal hakkı olmakla birlikte türkiyede uygulanması pek muhtemel ve sağlıklı değildir. yine de pek çok alternatif bulunabilinir. kamu görevine dönüştürülebilinir.
    (hatta buna bayanlar bile dahil edilebilir.)
    vatani görev yalnızca askerlikle kısıtlı kalmamalıdır. kavram olarak çok geniş olan bu uygulama pek çok alana yayılarak uygulanabilir.
    savaştan askerlikten silahtan vs den hoşlanmayan birine kimse bunu zorla yaptıramaz. yaptırılsa da ne derece başarılı olunabilineceği tartışılmalıdır.
    (kahvekremasi, 01.09.2006 18:04)
  20. bugün kaçırılan thy uçağının korsanı olan hakan ekinci'nin görüşü.
    (krmyrdsn, 04.10.2006 00:13)
  21. askerliği reddetme tavrı için tuhaf bir kavram bu. anlaşılabilir, tartışalabilir belki, ama niye bu "vicdan" kelimesi? birilerinin askerlik hakkında sadece kendini bağlayacak düşüncesi bu vicdan kavramı işin içine girince saygısız, hatta suçlayıcı ve saldırgan bir anlama bürünüyor. hani birileri de askere gidip ölüyor. hani bir değer veriliyor bir de bu ölümlere, bir anlam yükleniyor. vicdansızlıklarından, savaş yanlısı olmalarından, isteyerek severek gittiklerinden değil, gerçeklerden dolayı kabulleniyor başka birileri de hani...

    reddeden, istemeyen gitmesin askere; oturup bahçesinde çiçek eksin ve böyle güllük gülistanlık olacağına inansın dünyanın. şartlar, yasalar uygun görüyorsa-görebilecekse istemeyen hiç kimse gitmesin askere.yeter ki askerliği reddeden uzvunu-organını doğru göstersin, gitmesin.
    (yolcu, 04.10.2006 08:34 ~ 02.03.2007 05:08)
  22. şehit cenazelerinde yükselmeye başlayan "vatan sağ olsun demiyorum," "oğlumu bu vatana helal etmiyorum" söylemi de göstermektedir ki, Türkiye'nin başını ileride çok ağrıtacak olan bir mevzu.
    (tektabanca, 20.10.2006 02:04)
  23. eğer bir insanın vicdanı, gerektiğinde( bu gereklilik kavramı başkaları tarafından belirlenmiş ve kesinlikle eleştirilemezdir) herhangi bir kişiyi öldürmeye elvermiyorsa, öldürmese bile herhangi bir kişiyi militarizmin araçlarını kullanarak küçük düşürmek istemiyorsa, bu gerekliliği ve bu gerekliliği yaratan kurumu sorgulama hakkına sahiptir; bu hak vicdani olabilir, bir mantıksal olabilir, siyasi olabilir. ve ne yazıkki sadece 3. dünya ülkeleri bu hakkı vermez bireylerine.
    (mustasem, 20.10.2006 02:23)
  24. (bkz: vicdani ret bir insan hakkıdır)
    Hangi ülkede olursa olsun yasal rejim, bilinçli ya da bilinçsiz savaş yanlısını değil, barış yanlısını mahkum ediyorsa, orada bir çarpıklık var demektir. *
    (yamuq, 24.11.2006 23:21 ~ 23:23)
  25. türkiye cumhuriyeti vatandaşlık kanununa göre, türk vatandaşı olan her erkeğin devlete karşı ödevleri vardır. bununla birlikte devletin de her vatandaşına karşı yükümlülükleri vardır. eğer devlet vatandaşına karşı yükümlülüklerini yerine getiriyorsa, ödevini yapmayan vatandaşı da vatandaşlıktan çıkarsın. normal şartlar altında bunun böyle olması gerekiyor ama bunun yanında tartışılması gereken başka noktalar da yok değil. örneğin :
    -devlet vatandaşına karşı yükümlülüklerini yerine getiriyormu?
    -eskiden asker ocağının taşıdığı o mistik hava ne kadar korunmuş, yani analar hala kına yakıyormu evlatlarını askere gönderirken?
    -askere gidenlerin amacı vatani görevini yerine getirmekken, acaba vatani görevin anlamı herkes için aynımı? işte bunlar tartışılabilir mesela.

    ben yine de kendini türk hisseden herkesin askere gitmesini tavsiye ederim.
    (monariza, 16.12.2006 00:20)
/ 5
© 2008 - uludağ sözlük

feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. yukarıda yazanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir.

» parmak aralarinda perde cikmasi » tanri ile seytan arasindaki farklar » richard gere » pilot santrafor » karahanli nin tarihi eserleri » zirveye alkollu gelmek » ama hangi ataturk » ibrahim uzulmez in fatih terim e tepki gostermesi » evrendeki en uzak galaksi » madmadam » malkara nin tarihi eserleri » tum hayatini cebinde tasimak » sektor » yanginda ilk kurtarilacak seyler » ancak bir ogrenci evinde olabilecek seyler » isyerindeki ilk gun » ortakoy » boyle gote bulbul ote » tuti i mucize guyem » unutulmayan film replikleri » usak in tarihi eserleri » pop rock » mushroomhead » doomsday » 6ame 0ver » trainspotting » star tv » mahpeyker » hayko cepkin a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa