izmir suikasti 


kapat
  1. 1926 yılında, mustafa kemal ataturk'ü öldürmeye yönelik gerçekleştirilen suikast. başarısız bir suikast girişimi olmuş, soruşturmalar ve davalar sonunda bir çok kişi ölüm cezasına çarptırılmıştır. yargılamalar göstermiştir ki mesela yalnızca bir suikast girişimi değil, daha çok ittihat ve terakkiyanlılarının türkiyenin yönetim şekli cumhuriyet rejimini ortadan kaldırma arzusuydu.
    #512176 (zinani, 08.08.2006 11:32 ~ 11:34)
  2. mustafa kemal'in siyasi muhaliflerini tasfiye etmek için kurduğu bir oyun olduğu söylenen suikasttır.tabi bu ne kadar doğrudur bilemem ama bu olay sonrasında gerçekten de kazım karabekir,ali fuat cebesoy,rauf orbay gibi önemli isimler ve muhalifler siyaset sahnesinden silinip gitmişlerdir.
    #2063369 (etienne, 03.08.2007 16:30)
  3. izmir Suikastı Davası
    Haziran 1926, izmir

    Giritli Motorcu Şevki'nin 15 Haziran 1926 günü izmir Valiliğine yaptığı bir ihbarla ortaya çıkarılan Mustafa Kemal'e suikast olayının yeni kurulan cumhuriyette bir iktidar savaşı olduğu bellidir. iktidarı elinde bulunduran kadro kendisine rakip olarak gördüğü bir diğer kadroyu tasfiye etmek için bu olayı kullanmıştır. Dolayısıyla bu tuhaf davanın sanıkları durumuna sokulan ünlü şahsiyetlerin, milli mücadelenin önde gelen paşalarının başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir!

    Sonuçta çoğu ittihatçı olan 18 kişi idam edilirken Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak ve ismet inönü dışında milli mücadeleyi yürüten askeri liderlerin hemen tümü şaibeli hale getirilmiştir. Hukuksal olarak nasıl bir skandal veya fiyaskonun cereyan ettiği ise olayın üzerinden sekiz ay geçtikten sonra bizzat Mustafa Kemal tarafından itiraf edilecektir.

    Şevki'nin ihbarı sonucunda 15 Haziran akşamı izmir'de ve istanbul'da yapılan tutuklamalarla yakalanan Ziya Hurşit, Çopur Hilmi, Gürcü Yusuf, Laz ismail gibi kişilerin verdiği ifadelerin yanı sıra yakalanan silahlar ve bazı diğer kanıtlardan Mustafa Kemal'in izmir'i ziyareti sırasında Kemeraltı'nda bir suikast teşebbüsü olacağı söylenebilir.

    Ama Enver Paşa'nın adamı olarak bilinen Hacı Sami ve ittihat ve Terakki'nin Teşkilat-ı Mahsusası'nın kurucularından Kuşçubaşı Eşref'den yurtdışında bulunan Çerkez Ethem'e kadar birçok kişiyle bağlantısı olduğu ileri sürülen olayın karanlıkta kalan yanları açığa çıkarılan yanlarından daha fazladır.

    Tabii bütün bu kargaşa içinde asıl önemli olan tam bir yıl önce, Haziran 1925'te kapatılan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nda yer alan paşaların olaya dahil edilmeleri ve tutuklanarak idam talebiyle istiklal Mahkemesi'nde yargılanmalarıdır. Çok değil, daha birkaç yıl önce gerçekleştirilen milli mücadelenin kahramanları birdenbire cumhurbaşkanına suikast düzenlemeye kalkışacak kadar iktidar hırsından gözleri bir şeyi görmeyen caniler haline gelivereceklerdir!

    Kasım 1924'de Kazım Karabekir'in başkanlığında kurulan ve Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez, Mersinli Cemal Paşa gibi ünlü komutanların da yer aldığı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Haziran 1925'te hükümetin aldığı bir kararla kapatılmıştı. Ama ittihat ve Terakki'nin nasıl bir örgüt olduğunu iyi bilen Mustafa Kemal Paşa açısından bu defter tam anlamıyla kapanmamıştı.

    iktidar savaşı şu veya bu şekilde devam edecekti. Bu duruma hazırlıklı olmak ve gerektiğinde hiç tereddütsüz ve acımasız bir şekilde hareket etmek zorunluydu. işte izmir suikastı davası bu bağlamda bir anlam taşımaktadır.

    Mustafa Kemal'e yönelik bir suikast hazırlığından haberi olan hükümetin olayı denetimi altında tuttuğu ve suikastçıların içine de kendi adamı olan emekli jandarma yüzbaşısı Sarı Efe Edip'i soktuğu mahkeme sırasında paşalar tarafından ileri sürüldü. Ama üzerine gidilemediği için kanıtlanamadı. Ancak olayın bu çerçevede geliştiğini gösteren çeşitli işaretler vardır.

    izmir'de yakalanan tetikçilerin ardından istanbul'da Bristol Oteli'nde yakalanan Sarı Efe Edip istanbul Polis Müdürü Ekrem Bey'e verdiği ifadede suikastın, "Terakkiperver Fırkası Umumi Heyeti tarafından kararlaştırıldığını" söyleyince, izmir'de bulunan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Ankara'daki Başbakan ismet Paşa'ya bütün Terakkiperver paşalarının, yani Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez, Rüştü Paşa, Mersinli Cemal Paşa'nın tutuklanmasını ve yargılanmak üzere izmir istiklal Mahkemesine gönderilmesini isteyecektir. (Rauf Orbay o sırada yurtdışında olduğu için daha sonra gıyabında Ankara'da yargılanacak ve 10 yıl hapis cezasına çarptırılacaktır.)

    Ancak ismet Paşa durumdan çok emin değildir ve ortada ciddi bir kanıt olmadan, hepsi de mebus olan ve milli mücadelenin önderliğini yapmış bu şahsiyetlerin tutuklanmasının bir skandal olacağını düşünmektedir. Nitekim Kazım Karabekir 18 Haziranda tutuklanmış ama Başbakan ismet Paşa'nın müdahalesiyle hemen serbest bırakılmıştır. içişleri Bakanı Recep Peker bu durumu bir telgrafla Mustafa Kemal'e ihbar edecek ve bunun üzerine izmir istiklal Mahkemesinin Başbakan ismet Paşa için de tutuklama kararı çıkardığı söylenecektir ama bu da kanıtlanmış değildir.

    izmir ve Ankara arasında karşılıklı telgraflarla durum açıklığa kavuşamayıp ismet Paşa yeterince ikna olmayınca kalkar izmir'e gider. Orada Mustafa Kemal ve mahkeme heyetiyle yüz yüze yaptığı görüşmeler sonucunda ikna edilecek ve böylece paşaların hepsi tutuklanarak izmir'e gönderileceklerdir.

    Elbette bütün ülke ve dünya şaşkın bir şekilde olayı izlemektedir ve sadece bir kişinin, sanık paşaların "hükümet ajanı" olduğunu, örtülü ödenekten para aldığını söyledikleri birinin verdiği saçma bir ifade nedeniyle tutuklanmışlardır. Saçma, çünkü cumhurbaşkanına suikast düzenlenmesi gibi bir eylemin kapatılmış bir partinin "umumi heyeti" tarafından kararlaştırılması aklın alacağı bir iş değildir.

    Sonuçta izmir'de Elhamra Sineması salonunda yapılan istiklal Mahkemesi duruşmalarında celladın ipini boyunlarında hisseden paşalar mümkün olduğunca durumu açıklığa kavuşturmaya çalışırlar. ip boyunlarındadır, çünkü istiklal Mahkemeleri neredeyse önüne gelene idam cezası vermekle ünlüdür. Bu kadar uydurma bir gerekçeyle tutuklanıp mahkemeye çıkarıldıklarına göre aynı şekilde idam cezasına çarptırılmaları ve hemen infaz edilmeleri işten bile değildir.

    Mahkeme çok hızlı bir şekilde çalışarak davayı en kısa sürede sonuçlandırmak istemektedir. Gerek Kazım Karabekir, gerekse Ali Fuat Cebesoy, Sarı Efe Edip'in Meclis Başkanı Kazım Paşa'nın yakını olduğunu, hatta Ankara'ya geldiğinde onun evinde kaldığını, bu tertibin içine hükümet tarafından ajan olarak sokulduğunu anlatırlar ve kendilerinin olayla bir ilgilerinin olmadığını belirtirler.

    13 Temmuzda Kel Ali başkanlığındaki mahkeme kararını açıkladığında verdiği 13 idam cezası arasında tetikçilerin yanı sıra suikastın örgütleyicileri olarak adı geçen izmit mebusu Şükrü, Rüştü Paşa, Eskişehir mebusu ve Mustafa Kemal'in çocukluk arkadaşı Miralay Arif, Saruhan mebusu Abidin, Sivas mebusu Halis Turgut gibi isimler de vardır, ancak Terakkiperver paşalar beraat etmişlerdir.

    Mahkeme Terakkiperver Fırka içinde gizli bir örgütün Cumhurbaşkanım öldürerek yönetime el koymak istediği kararına varmıştır, ancak paşaların bununla ilişkisi kurulamamıştır.

    Sarı Efe Edip de beklemediği idam cezası karşısında şaşıracak ve "Bu kararda benim hizmetim nazara alınmadı" diyecektir ama mahkeme başkanı Kel Ali tarafından "Hizmetiniz elbette nazara alınacaktır" diye susturulacaktır. Ali Fuat Paşa hatıralarında, Sarı Efe Edip'in hükümet ajanı olmasına rağmen idam edilişini "Bu hizmet esnasında yanlış bir hareketine yahut başka bir sebebe bağlıdır" diye yazacaktır.

    Sonuçta paşalar boyunlarını cellatın ipinden kurtaracaklar ama siyasi hayatları da bitmiş olacaktır. Hukuki olarak ortada ciddi hiçbir şey yoktur, ama beraat etmiş de olsalar Mustafa Kemal'e suikast davasından yargılanmış olmaları siyasette artık bir rol üstlenememeleri için yeterlidir. Nitekim bazıları ancak Mustafa Kemal'in ölümünden sonra tekrar siyasetle ilgilenecekler ve mebus olabileceklerdir.

    Bu davadan sekiz ay kadar sonra, Mart 1927'de bir akşam Çankaya'daki sofrasında ağırladığı çocukluk arkadaşı Ali Fuat Cebesoy'a Mustafa Kemal itirafta bulunup, şöyle diyecektir: "Paşaları senin hatırın için affettirdim." Harbiye'den atılmaktan Ali Fuat'ın babası ismail Paşa sayesinde kurtulan Mustafa Kemal bu sözlerinde herhalde samimidir ama aslında bu sözler aynı zamanda büyük bir fiyaskonun da itirafı değil midir?

    Mustafa Kemal milli mücadelede omuz omuza savaştığı paşaları affettirmiştir ama onlar Mustafa Kemal'i affetmemiş, hatta Mustafa Kemal'in çağrısına ve çabalarına rağmen bazıları bir daha ölünceye kadar kendisiyle görüşmemiştir...

    kaynak : tarihsayfam.com
    #2876582 (sasan, 22.01.2008 00:22)
  4. dava sonucunda efendi kitabında bahsi geçen doktor nazim da idama mahkum edilmiştir.
    #2876590 (pablo escobar, 22.01.2008 00:24)
  5. cumhuriyet tarihinin ilk büyük hesaplaşması.

    15 haziran 1926 günü, cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarından birisidir. izmir de motorcu giritli şevki, izmri valiliğine, gazi paşa'ya izmir gezisi sırasında suikast yapılacağını ihbar etti. aralarında eski lazistan mebusu ziya hurşid, çopur hilmi, ünlü kabadayı laz ismail ve gürcü yusuf'unda bulunduğu suikastçiler, kaldıkları otellerde silahlarıyla birlikte yakalandılar. ifadelerinden yola çıkılarak terakkiperver cumhuriyet fırkası kurmayları kazım karabekir, ali fuat cebesoy, refet bele, cafer tayyar eğilmez, rüştü paşa, mersinli cemal paşa'larda tutuklandı. tutuklamalar o kadar seri yapılıyordu ki, istiklal mahkemesi reisi kel ali (çetinkaya), kazım karabekir'i bıraktıran başbakan ismet inönü'nün bile tutuklanması için emir çıkarttı. ancak atatürk araya girince kel ali sakinleşti. izmir ve ankara olmak üzere iki merkezde yapılan mahkemelerde on üç idam kararı verildi.

    şimdi bu suikasti inceleyelim.

    çıkarılan mustafa kemal'e suikast olayının yeni kurulan cumhuriyette bir iktidar savaşı olduğu bellidir. iktidarı elinde bulunduran kadro kendisine rakip olarak gördüğü bir diğer kadroyu tasfiye etmek için bu olayı kullanmıştır. dolayısıyla bu tuhaf davanın sanıkları durumuna sokulan ünlü şahsiyetlerin, milli mücadelenin önde gelen paşalarının başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir!

    sonuçta çoğu ittihatçı olan 18 kişi idam edilirken mustafa kemal, fevzi çakmak ve ismet inönü dışında milli mücadeleyi yürüten askeri liderlerin hemen tümü şaibeli hale getirilmiştir. hukuksal olarak nasıl bir skandal veya fiyaskonun cereyan ettiği ise olayın üzerinden sekiz ay geçtikten sonra bizzat mustafa kemal tarafından itiraf edilecektir.

    bir zamanlar cephelerde omuz omuza savaşanların arasına, siyasette iktidar kavgası girmişti. bir tarafta genç cumhuriyet ve onu kuran çekirdek kadro, öteki tarafta cumhuriyet kadrolarında bulunan hemen hemen tamamına yakını ittihatçı kökenli isimler. bu olayı yıldız savaşları olarak da niteleyebiliriz.

    mustafa kemal milli mücadelede omuz omuza savaştığı paşaları affettirmiştir ama onlar mustafa kemal'i affetmemiş, hatta mustafa kemal'in çağrısına ve çabalarına rağmen bazıları bir daha ölünceye kadar kendisiyle görüşmemiştir.
    #2876700 (gulce, 22.01.2008 00:45)
  6. hakkında bir belgesel çekmeyi her şeyden çok istediğim olay.
    #3734023 (gulce, 28.07.2008 16:53)
  7. gerçek suikast ise atatürk'ün siroz hastalığına yakalandığı bahanesi ile yatağa mahkum edilip akabinde ve detayında zehirlenerek öldürülmesiyle vuku bulmuştur.
    #3734045 (chazsmyr dhuunyl, 28.07.2008 16:59 ~ 19.08.2008 18:57)

© 2008 - uludağ sözlük

izmir suikasti başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. izmir suikasti ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu izmir suikasti nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» radyo uludag » cem zeng » kalp ile bobrek bir de beyin » dogus » bir milli park projesi olarak bekar evleri » yaran roportajlar » heykel arkasi » pic sozluk yazarlari » chatwalk ta bir yerde » sinemada film bitince alkislamak a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » Beijing 2008 Olympic Games