bugün 1000 başlık

izmir suikasti

  1. 4 2
    1926 yılında, mustafa kemal atatürk'ü öldürmeye yönelik gerçekleştirilen suikast. başarısız bir suikast girişimi olmuş, soruşturmalar ve davalar sonunda bir çok kişi ölüm cezasına çarptırılmıştır. yargılamalar göstermiştir ki mesela yalnızca bir suikast girişimi değil, daha çok ittihat ve terakkiyanlılarının türkiyenin yönetim şekli cumhuriyet rejimini ortadan kaldırma arzusuydu.
    #512176
  2. 3 3
    mustafa kemal'in siyasi muhaliflerini tasfiye etmek için kurduğu bir oyun olduğu söylenen suikasttır.tabi bu ne kadar doğrudur bilemem ama bu olay sonrasında gerçekten de kazım karabekir,ali fuat cebesoy,rauf orbay gibi önemli isimler ve muhalifler siyaset sahnesinden silinip gitmişlerdir.
    #2063369
  3. 1 1
    izmir Suikastı Davası
    Haziran 1926, izmir

    Giritli Motorcu Şevki'nin 15 Haziran 1926 günü izmir Valiliğine yaptığı bir ihbarla ortaya çıkarılan Mustafa Kemal'e suikast olayının yeni kurulan cumhuriyette bir iktidar savaşı olduğu bellidir. iktidarı elinde bulunduran kadro kendisine rakip olarak gördüğü bir diğer kadroyu tasfiye etmek için bu olayı kullanmıştır. Dolayısıyla bu tuhaf davanın sanıkları durumuna sokulan ünlü şahsiyetlerin, milli mücadelenin önde gelen paşalarının başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir!

    Sonuçta çoğu ittihatçı olan 18 kişi idam edilirken Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak ve ismet inönü dışında milli mücadeleyi yürüten askeri liderlerin hemen tümü şaibeli hale getirilmiştir. Hukuksal olarak nasıl bir skandal veya fiyaskonun cereyan ettiği ise olayın üzerinden sekiz ay geçtikten sonra bizzat Mustafa Kemal tarafından itiraf edilecektir.

    Şevki'nin ihbarı sonucunda 15 Haziran akşamı izmir'de ve istanbul'da yapılan tutuklamalarla yakalanan Ziya Hurşit, Çopur Hilmi, Gürcü Yusuf, Laz ismail gibi kişilerin verdiği ifadelerin yanı sıra yakalanan silahlar ve bazı diğer kanıtlardan Mustafa Kemal'in izmir'i ziyareti sırasında Kemeraltı'nda bir suikast teşebbüsü olacağı söylenebilir.

    Ama Enver Paşa'nın adamı olarak bilinen Hacı Sami ve ittihat ve Terakki'nin Teşkilat-ı Mahsusası'nın kurucularından Kuşçubaşı Eşref'den yurtdışında bulunan Çerkez Ethem'e kadar birçok kişiyle bağlantısı olduğu ileri sürülen olayın karanlıkta kalan yanları açığa çıkarılan yanlarından daha fazladır.

    Tabii bütün bu kargaşa içinde asıl önemli olan tam bir yıl önce, Haziran 1925'te kapatılan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nda yer alan paşaların olaya dahil edilmeleri ve tutuklanarak idam talebiyle istiklal Mahkemesi'nde yargılanmalarıdır. Çok değil, daha birkaç yıl önce gerçekleştirilen milli mücadelenin kahramanları birdenbire cumhurbaşkanına suikast düzenlemeye kalkışacak kadar iktidar hırsından gözleri bir şeyi görmeyen caniler haline gelivereceklerdir!

    Kasım 1924'de Kazım Karabekir'in başkanlığında kurulan ve Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez, Mersinli Cemal Paşa gibi ünlü komutanların da yer aldığı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Haziran 1925'te hükümetin aldığı bir kararla kapatılmıştı. Ama ittihat ve Terakki'nin nasıl bir örgüt olduğunu iyi bilen Mustafa Kemal Paşa açısından bu defter tam anlamıyla kapanmamıştı.

    iktidar savaşı şu veya bu şekilde devam edecekti. Bu duruma hazırlıklı olmak ve gerektiğinde hiç tereddütsüz ve acımasız bir şekilde hareket etmek zorunluydu. işte izmir suikastı davası bu bağlamda bir anlam taşımaktadır.

    Mustafa Kemal'e yönelik bir suikast hazırlığından haberi olan hükümetin olayı denetimi altında tuttuğu ve suikastçıların içine de kendi adamı olan emekli jandarma yüzbaşısı Sarı Efe Edip'i soktuğu mahkeme sırasında paşalar tarafından ileri sürüldü. Ama üzerine gidilemediği için kanıtlanamadı. Ancak olayın bu çerçevede geliştiğini gösteren çeşitli işaretler vardır.

    izmir'de yakalanan tetikçilerin ardından istanbul'da Bristol Oteli'nde yakalanan Sarı Efe Edip istanbul Polis Müdürü Ekrem Bey'e verdiği ifadede suikastın, "Terakkiperver Fırkası Umumi Heyeti tarafından kararlaştırıldığını" söyleyince, izmir'de bulunan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Ankara'daki Başbakan ismet Paşa'ya bütün Terakkiperver paşalarının, yani Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez, Rüştü Paşa, Mersinli Cemal Paşa'nın tutuklanmasını ve yargılanmak üzere izmir istiklal Mahkemesine gönderilmesini isteyecektir. (Rauf Orbay o sırada yurtdışında olduğu için daha sonra gıyabında Ankara'da yargılanacak ve 10 yıl hapis cezasına çarptırılacaktır.)

    Ancak ismet Paşa durumdan çok emin değildir ve ortada ciddi bir kanıt olmadan, hepsi de mebus olan ve milli mücadelenin önderliğini yapmış bu şahsiyetlerin tutuklanmasının bir skandal olacağını düşünmektedir. Nitekim Kazım Karabekir 18 Haziranda tutuklanmış ama Başbakan ismet Paşa'nın müdahalesiyle hemen serbest bırakılmıştır. içişleri Bakanı Recep Peker bu durumu bir telgrafla Mustafa Kemal'e ihbar edecek ve bunun üzerine izmir istiklal Mahkemesinin Başbakan ismet Paşa için de tutuklama kararı çıkardığı söylenecektir ama bu da kanıtlanmış değildir.

    izmir ve Ankara arasında karşılıklı telgraflarla durum açıklığa kavuşamayıp ismet Paşa yeterince ikna olmayınca kalkar izmir'e gider. Orada Mustafa Kemal ve mahkeme heyetiyle yüz yüze yaptığı görüşmeler sonucunda ikna edilecek ve böylece paşaların hepsi tutuklanarak izmir'e gönderileceklerdir.

    Elbette bütün ülke ve dünya şaşkın bir şekilde olayı izlemektedir ve sadece bir kişinin, sanık paşaların "hükümet ajanı" olduğunu, örtülü ödenekten para aldığını söyledikleri birinin verdiği saçma bir ifade nedeniyle tutuklanmışlardır. Saçma, çünkü cumhurbaşkanına suikast düzenlenmesi gibi bir eylemin kapatılmış bir partinin "umumi heyeti" tarafından kararlaştırılması aklın alacağı bir iş değildir.

    Sonuçta izmir'de Elhamra Sineması salonunda yapılan istiklal Mahkemesi duruşmalarında celladın ipini boyunlarında hisseden paşalar mümkün olduğunca durumu açıklığa kavuşturmaya çalışırlar. ip boyunlarındadır, çünkü istiklal Mahkemeleri neredeyse önüne gelene idam cezası vermekle ünlüdür. Bu kadar uydurma bir gerekçeyle tutuklanıp mahkemeye çıkarıldıklarına göre aynı şekilde idam cezasına çarptırılmaları ve hemen infaz edilmeleri işten bile değildir.

    Mahkeme çok hızlı bir şekilde çalışarak davayı en kısa sürede sonuçlandırmak istemektedir. Gerek Kazım Karabekir, gerekse Ali Fuat Cebesoy, Sarı Efe Edip'in Meclis Başkanı Kazım Paşa'nın yakını olduğunu, hatta Ankara'ya geldiğinde onun evinde kaldığını, bu tertibin içine hükümet tarafından ajan olarak sokulduğunu anlatırlar ve kendilerinin olayla bir ilgilerinin olmadığını belirtirler.

    13 Temmuzda Kel Ali başkanlığındaki mahkeme kararını açıkladığında verdiği 13 idam cezası arasında tetikçilerin yanı sıra suikastın örgütleyicileri olarak adı geçen izmit mebusu Şükrü, Rüştü Paşa, Eskişehir mebusu ve Mustafa Kemal'in çocukluk arkadaşı Miralay Arif, Saruhan mebusu Abidin, Sivas mebusu Halis Turgut gibi isimler de vardır, ancak Terakkiperver paşalar beraat etmişlerdir.

    Mahkeme Terakkiperver Fırka içinde gizli bir örgütün Cumhurbaşkanım öldürerek yönetime el koymak istediği kararına varmıştır, ancak paşaların bununla ilişkisi kurulamamıştır.

    Sarı Efe Edip de beklemediği idam cezası karşısında şaşıracak ve "Bu kararda benim hizmetim nazara alınmadı" diyecektir ama mahkeme başkanı Kel Ali tarafından "Hizmetiniz elbette nazara alınacaktır" diye susturulacaktır. Ali Fuat Paşa hatıralarında, Sarı Efe Edip'in hükümet ajanı olmasına rağmen idam edilişini "Bu hizmet esnasında yanlış bir hareketine yahut başka bir sebebe bağlıdır" diye yazacaktır.

    Sonuçta paşalar boyunlarını cellatın ipinden kurtaracaklar ama siyasi hayatları da bitmiş olacaktır. Hukuki olarak ortada ciddi hiçbir şey yoktur, ama beraat etmiş de olsalar Mustafa Kemal'e suikast davasından yargılanmış olmaları siyasette artık bir rol üstlenememeleri için yeterlidir. Nitekim bazıları ancak Mustafa Kemal'in ölümünden sonra tekrar siyasetle ilgilenecekler ve mebus olabileceklerdir.

    Bu davadan sekiz ay kadar sonra, Mart 1927'de bir akşam Çankaya'daki sofrasında ağırladığı çocukluk arkadaşı Ali Fuat Cebesoy'a Mustafa Kemal itirafta bulunup, şöyle diyecektir: "Paşaları senin hatırın için affettirdim." Harbiye'den atılmaktan Ali Fuat'ın babası ismail Paşa sayesinde kurtulan Mustafa Kemal bu sözlerinde herhalde samimidir ama aslında bu sözler aynı zamanda büyük bir fiyaskonun da itirafı değil midir?

    Mustafa Kemal milli mücadelede omuz omuza savaştığı paşaları affettirmiştir ama onlar Mustafa Kemal'i affetmemiş, hatta Mustafa Kemal'in çağrısına ve çabalarına rağmen bazıları bir daha ölünceye kadar kendisiyle görüşmemiştir...

    kaynak : tarihsayfam.com
    #2876582
  4. dava sonucunda efendi kitabında bahsi geçen doktor nazım da idama mahkum edilmiştir.
    #2876590
  5. 2 2
    cumhuriyet tarihinin ilk büyük hesaplaşması.

    15 haziran 1926 günü, cumhuriyet tarihinin dönüm noktalarından birisidir. izmir de motorcu giritli şevki, izmri valiliğine, gazi paşa'ya izmir gezisi sırasında suikast yapılacağını ihbar etti. aralarında eski lazistan mebusu ziya hurşid, çopur hilmi, ünlü kabadayı laz ismail ve gürcü yusuf'unda bulunduğu suikastçiler, kaldıkları otellerde silahlarıyla birlikte yakalandılar. ifadelerinden yola çıkılarak terakkiperver cumhuriyet fırkası kurmayları kazım karabekir, ali fuat cebesoy, refet bele, cafer tayyar eğilmez, rüştü paşa, mersinli cemal paşa'larda tutuklandı. tutuklamalar o kadar seri yapılıyordu ki, istiklal mahkemesi reisi kel ali (çetinkaya), kazım karabekir'i bıraktıran başbakan ismet inönü'nün bile tutuklanması için emir çıkarttı. ancak atatürk araya girince kel ali sakinleşti. izmir ve ankara olmak üzere iki merkezde yapılan mahkemelerde on üç idam kararı verildi.

    şimdi bu suikasti inceleyelim.

    çıkarılan mustafa kemal'e suikast olayının yeni kurulan cumhuriyette bir iktidar savaşı olduğu bellidir. iktidarı elinde bulunduran kadro kendisine rakip olarak gördüğü bir diğer kadroyu tasfiye etmek için bu olayı kullanmıştır. dolayısıyla bu tuhaf davanın sanıkları durumuna sokulan ünlü şahsiyetlerin, milli mücadelenin önde gelen paşalarının başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir!

    sonuçta çoğu ittihatçı olan 18 kişi idam edilirken mustafa kemal, fevzi çakmak ve ismet inönü dışında milli mücadeleyi yürüten askeri liderlerin hemen tümü şaibeli hale getirilmiştir. hukuksal olarak nasıl bir skandal veya fiyaskonun cereyan ettiği ise olayın üzerinden sekiz ay geçtikten sonra bizzat mustafa kemal tarafından itiraf edilecektir.

    bir zamanlar cephelerde omuz omuza savaşanların arasına, siyasette iktidar kavgası girmişti. bir tarafta genç cumhuriyet ve onu kuran çekirdek kadro, öteki tarafta cumhuriyet kadrolarında bulunan hemen hemen tamamına yakını ittihatçı kökenli isimler. bu olayı yıldız savaşları olarak da niteleyebiliriz.

    mustafa kemal milli mücadelede omuz omuza savaştığı paşaları affettirmiştir ama onlar mustafa kemal'i affetmemiş, hatta mustafa kemal'in çağrısına ve çabalarına rağmen bazıları bir daha ölünceye kadar kendisiyle görüşmemiştir.
    #2876700
  6. 5 1
    gerçek suikast ise atatürk'ün siroz hastalığına yakalandığı bahanesi ile yatağa mahkum edilip akabinde ve detayında zehirlenerek öldürülmesiyle vuku bulmuştur.
    #3734045
  7. Failleri Sakız adasına taşımakla yükümlü olan Giritli Şevki'nin korkması, ya da vicdanın elvermemesi nedeniyle itiraf ettiği olaydır. Ülkedeki son ittihatçı kırıntılarının temizlenmesi için de güzel bir bahane yaratılmış ve ittihatçılar alaşağı edilmiştir. Eski kadrodan isimler, hatta suikastla alâkaları bulunmasa bile idam edilmişlerdir. Bu arada, Mustafa Kemal'le muhalif konumda bulunan eski silah arkadaşları da, mahkeme önüne çıkarılmış ve belki de bir anlamda gözdağı verilmeye çalışılmıştır. Kâzım Karabekir'in duruşma salonuna girdiği sırada, gerek halkın gerekse de askerlerin tepkiler takdire şayandır. Nitekim, paşaların hepsi serbest kalmıştır.

    idam edilenlerin listesi:

    Ziya Hurşit (eski lazistan milletvekili), Laz ismail, Gürcü Yusuf, Çopur Hilmi, Şükrü Bey (izmir milletvekili), Ayıcı Arif (Eskişehir milletvekili), ismail Canbulat (istanbul milletvekili), Sarı Efe Edip, Abdülkadir Bey (eski Ankara milletvekili), Kara Kemal (eski Gıda bakanı), Abidin Bey (Saruhan milletvekili), Halis Turgut Bey (Sivas milletvekili), Rüştü Paşa (Erzurum milletvekili), Hafız Mehmet Engin (Trabzon milletvekili), Rasim Bey (emekli albay), Cavit Bey (eski maliye bakanı), Hilmi Bey (Ardahan milletvekili), Nail bey (ittihat ve Terakki Fırkası sorumlu sekreteri), Doktor Nâzım Bey (ittihat ve Terakki fırkası mensubu).
    #4213853
  8. (bkz: laz ziya)
    (bkz: ziya hurşit)
    #4214304
  9. türkiye cumhuriyeti'nin gerçek kuruluş tarihinin 1926 olarak anılmasına sebep olmuş tezgah.
    muhalefeti tasfiye hareketidir işte. doğru veya yanlış diyemeyeceğiz, zira o zamanın şartları hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.
    #5227210
  10. 1 1
    sonucunda birçok kişinin kellesinin gittiğini bildiğimiz olay.
    #5227222
  11. 1 1
    18 Haziran 1926 Mustafa Kemal Paşa Anadolu Ajansı' na verdiği demecini şöyle noktaladı:
    --spoiler--
    Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
    --spoiler--
    #8467193
  12. 2 2
    ismet inönü nün kazım karabekir i ipten aldığı olaydır..

    şöyle ki istiklal mahkemeleri kurulur bu suikastten ötürü.

    yargılanacaklardan biri de kazım karabekir paşadır..

    kazım paşa ankara emniyetine alınır ancak ismet paşa kendi inisiyatifini kullanarak paşa yı emniyetten alır..

    atatürk ile bu konudan ötürü araları da açılır.
    #10279788
  13. 0 0
    Atatürke yapılmaya çalışılan pis hain ahlaksız sefil adi kişilerin tezgahıdır. neyseki hepsi sallandırılmıştır.

    arkalarında padişahlığı getirmeye çalışan ingiliz gizli servisi var olduğu sanılmaktadır.

    daha öncesinde şeyh sait isyanıda çıkmış işi garantiye almak isteyen çevrelerin işidir. .
    #10279836
  14. 0 0
    Ankara'da tutuklanan (bkz: kazım karabekir) i ismet paşa serbest bıraktırmıştır ancak güçlü istiklal Mahkemesi kendisine dışarıdan müdahale edildiğini savunarak ismet paşanın tutuklanması kararını çıkarır. araya Atatürk girer. Tekrarlanan tutuklamalar gerçekleştirilse de Kazım, Ali Fuat, Refet, Cafer Tayyar ve Mersinli Cemal Paşalar, Atatürk ün talebi üzerine serbest bırakılmıştır.

    özet: takrir-i sukun kanunun son vuruşundan sonra izmir suikastiyle hükümet muhalefete fatality yapmış, devrimler için gerekli otoriteyi dolaylı olarak sağlamıştır.
    #10280123
  15. 0 0
    ergenekon olayı ile benzerlikler gösteren olaylar silsilesi.

    kahramanlarmı hain ilan edilmiştir yoksa hainlermi kahraman ilan edilmiş hala
    anlayamadığım olay.
    #10282431
  16. 0 0
    başarısızlıkla sonuçlanmış bir deneme...

    Şeyh Sait isyanını takip eden dönemde inkılâplar karşısındaki unsurların sindirilmesi için sertlik politikasına devam olundu.

    Bu sırada yapılan inkılâpları halka anlatmak maksadıyla 1926 baharında yurt gezilerine çıkmayı planlayan Atatürk, programa göre Balıkesir üzerinden 17 Haziran'da izmi'e gidecekti. Aynı günlerde muhalefetle iktidar arasındaki sürtüşme ve kırgınlık da devam ediyordu. izmir suikastı böyle bir ortamda meydana geldi.

    Ziya Hurşit, Laz ismail, Gürcü Yusuf ve Çopur Hilmi adında kişiler M. Kemal'e suikast düzenlemeyi amaçlıyorlardı. Bunların yanı sıra suikasta katılanlar arasında Sarı Efe Edip, Miralay Arif (Ayıcı, Eskişehir milletvekili ve Atatürk'le Samsun'a çıkanlardan), Şükrü (Eski ittihatçı, Milli Eğitim Bakanı, izmit milletvekili), Abidin (Saruhan milletvekili), Rasim (Veteriner Albay, emekli), Cavit (Eski maliye bakanı, ittihatçı), Abdülkadir (eski Ankara valisi), ismail Canbolat (eski ittihatçı) ve Hilmi (Ardahan milletvekili) gibi kişilerin de isimleri geçmektedir.

    Gazi'ye karşı suikast tertip eden Ziya Hurşit ve arkadaşlarına Giritli Şevki yardım ederek onları suikasttan sonra Yunan adalarına kaçıracaktı. Ancak ziyaretin bir gün gecikmesinden şüphelenen Giritli Şevki'nin meseleyi yetkililere haber vermesi ile olay ortaya çıktı.

    Suikastın ortaya çıkması üzerine Ankara istiklal Mahkemesi Heyeti izmir'e gelerek olaya el koydu. Olay ile ilgisi olduğu düşünülen kişiler birer birer yakalanarak tutuklandılar. Bunlar arasında, ittihat ve Terakki üyesi olan kişilerle, TPCF'na mensup kişiler de vardır.

    Mustafa Kemal Paşa'ya göre suikastın arkasında TPCF vardır ve bu suikast birkaç kişinin tertip eseri değil, muhaliflerin devrim ve cumhuriyet aleyhine giriştikleri büyük bir ihanet eseridir. Dolayısıyla TPCF mensuplarını tutuklamak gerekmektedir. Hatta eski ittihatçıların TPCF ile örgütlendiklerini ve bir darbe ile iktidara gelmek istediklerini, suikastı de bu nedenle planladıklarını düşünmektedir. ismet Paşa'nın böyle düşünmemesine rağmen Kazım Karabekir Paşa TPCF Başkanı olarak Ankara'da tutuklanır ve duruşmaların başladığı 26 Haziran 1926 sabahı izmir'e getirilir.

    Aynı gün yine aynı partiden istanbul'dan Refet Bele, Cafer Tayyar, Ali Fuat Cebesoy, ittihatçılardan eski Maliye Bakanı Cavit Bey ve arkadaşları izmir'e yargılanmak üzere getirilirler. Suikastla ilgisi görülen ittihatçıların gayesinin daha önce feshettikleri ittihat ve Terakki Fırkası'nı yeniden dirilterek iktidara gelmek istedikleri ve bu amaçla gizli toplantılar yaptıkları iddia edilmektedir.

    Bu değerlendirmelerden sonra yapılan sorgulamalar sonunda suçlular cezalandırılır. Olayla doğrudan ilgisi olan Ziya Hurşit ve yardımcıları ile ittihatçılardan eski maliye bakanı Cavit Bey, Dr. Bahaettin Şakir, Ayıcı Arif, Kara Kemal gibi kişiler idam cezasına çarptırılırlar. Rauf ve Dr. Adnan Beyler on yıl küreğe mahkum edilir.

    Bazı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası mensupları ile ittihatçıların olay ile ilgileri olduğu iddiasıyla haklarında yapılan soruşturmalar sonucu Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy vb. kişiler suçsuz bulunarak serbest bırakılır. Bazı ittihatçılar ise tutuklanır.

    ittihat ve Terakki'nin Türk siyasi hayatından silinmesini sağlayan bir dizi idam gerçekleştirilir. ittihatçıların, Birinci TBMM'ndeki II. Grup üyelerinin ve TPCF mensuplarının sorumlu tutulduğu bu suikasttan sonra muhalefet etkisizleştirilerek, ittihatçılar ortadan kaldırılmış ve bir müddet daha tek parti idaresine devam edilmiştir.
    #11420345
  17. 0 0
    Haziran 1926'da yurt gezileri kapsamında bulunduğu izmir kentinde Mustafa Kemal Paşa'ya karşı yapılması tasarlanmış bir suikast girişimidir. Suikast gerçekleşmeden önce ortaya çıkarılmış, suçlu görülen çok sayıda kişi idam veya hapis cezasıyla cezalandırılmıştır.

    http://www.atam.gov.tr/in...giIcerik&IcerikNo=591
    http://www.odtuadt.com/sa...imiz/makaleler/ttunc2.pdf
    #14345233
  18. 1 1
    tarihin arka odası 'nın son bölümünde bahsi geçen ve erol şadi erdinç bey'in güzel yorumlarla hakkında seyirciyi aydınlattığı bir mevzu.

    bir ihbar sonucu, planlanan suikast teşebbüs aşamasında engellenmiştir. daha sonra konu ile ilgili istiklal mahkemelerinde yargılamalar yapılmıştır. ancak bu yargılamalar suikastin net ispatlanabilen tertipçilerinin çok ötesine taşınarak ittihat ve terakki 'nin o dönemde henüz ülke siyasetinde etkili olan (muhalif) isimlerinin tasfiyesinin bir aracı haline getirilmiştir. nitekim erol bey izmir'de yapılan yargılamada ittihat ve terakki'ci bazı önde gelen isimlerin dosyasının ayrıldığını ve daha sonra bunlarla ilgili olarak ankara'da ayrıca yargılama yapıldığını nakletmiştir. ancak kendi şahsi kanaatinin, önde gelen ittihatçı isimlerden, suikast olsa işine gelecek olanlar ve/veya suikastçilere suikastle doğrudan bağı kurulamayacak veya ispatlanamayacak dolaylı yardımlar yapanlar çıkabilecek olmakla birlikte, bunların mahkemelerin yaptığı gibi neticeyi suçlu bulma veya idama mahkum etme şeklinde sonuçlanması sonucuna normalde götürmemesi gerektiği şeklinde olduğunu belirtmiştir.

    ayrıca 10 yıl hapse mahkum olan ismail canbulat 'ın karara itiraz etmeye kalkınca idama mahkum edilmesi; kazım karabekir ve ali fuat cebesoy 'un mahkeme duruşmasına sivil ve üniformalı olarak silahlı pek çok subayın katılması, kazım paşa salona girince bunların ayağa kalkması, hatta hakimlerden birinin de bu durumu görünce şaşırıp ayağa kalkması; ballı naciye (sanıklardan biriymiş, ama suikast yapılacağından haberi olmadan mevzuya karıştığından beraat etmiş; o akşam programda bayağı geyiği döndü) gibi pek bilinmeyen detaylar da konu ile ilgili bilgiler arasındadır.
    #14599636
  19. 2 0
    bilinenin aksine atatürk ün tüm ittihatçıları sallandıramadığı olay.
    sağ kalanlar örgütlenmiş , ata nın ismini kullana kullana chp yi ele geçirmişlerdir bugün.
    ironik değil mi? baktılar herhalde "kendisine doğrudan saldıramıyoruz bizde onun adını kullanarak onla savaşalım" dediler.
    #14599807
  20. 1 -1
    idam edilenlerin son sözleri: http://video.haberturk.co...-nefeste-aci-sozler/58267
    #14634519
  21. 1 1
    (bkz: kurt kanunu) dizisinin konusu izmir suikasti izlemek isteyenler her salı 22. 30 da türkiye radya ve televizyon (bkz: trt) a bakabilir.
    #14634567
  22. 0 0
    Atatürk'ü tapınma aracı haline getirmiş koyu'lara karşılık Atatürk un cetrefilli senaryolarından biridir. iyi bir lider severim ama yıl 2012 konusamamak, arastirmamak körü korune bağlanmak aydınlığın değil yobazlık belirtisidir. Muhalifleri vardı donemin. Atatürk'ün silah arkadaslariydilar. Muhalefetleri inklaplarin zorla benimsetilmeye çalışılmasından geliyordu. Eskiye dönüş degildi amac olamazdida cephelerde olesiye çarpışmış bu insanlar nasilbir milleti bastan toplamanın kaybettiklerinin en canlı sahitleriyken eskiye dönmeyi isteyebilirlerdi. Donem halkında var olan etkileri önce şeyh sait isyanı meselesi kullanılarak kapatılan partileriyle engellemeye calisilmis basaramayinca da bu suikast zırvası ortaya atildi. suikastı yapacak olan grubtan motorcu giritli Şevki durduk yere itiraf etyi. Ve terakki perverin Kazım karabekir'i Rauf Orbay'ı ve digerleri yargılandı çamur at izi kalsın politikasıyla kanitlanamasada siyaset yaşamları dona erdirildi. idam cezasına carptirildiklarinda Atatürk'ün Köşk'te ismet paşanın olmaz paşam halk isyan eder uyarısıyla buna engel olduğu gibi iddilalarda soz konusu. Evet öğreniyoruz, mükemmel insanın olmadıgını Atatürk'ün de bir insan olduğunu ve davasında silah arkadaşlarını dahi gözünün görmeyeceğini öğreniyorum.
    #14833170
  23. 0 0
    atatürk'e o dönemde planlanan suikast teşebbüslerinden uygulanmaya en yaklaşmış olanı. önce izmir'de, takiben de ankara'da (istiklal mahkemeleri bünyesinde) yargılamalara neden olmuştur. izmir'deki mahkeme doğrudan suikast teşebbüsü ile ilgili olarak, ankara'daki ise suikastla bağlantılı olarak var olduğu kabul edilen hükümeti ele geçirmeye yönelik teşebbüs ve yapılanma ile ilgili olarak yapılmıştır.

    genel olarak düşünülünce, konu ile ilgili mevcut bilgiler ışığında gerçekten bir suikast planı olduğu anlaşılmaktadır. hükümetin bu konudan yeterince önceden haberdar olarak suikastçilerin arasına adam sızdırmış olabileceği (en muhtemel isimlerden biri sarı efe edip 'tir) ihtimali, kesin olarak olumlu ya da olumsuz bir kanaat dillendirmek zor olsa da, ihtimaller arasındadır. öte yandan o dönemki hükümet, bu olayı mevcut ve potansiyel kuvvetli muhaliflerini tasfiye etmek ve/veya itibarsızlaştırmak yönünde ziyadesiyle kullanmıştır (yaklaşan 1927 seçimleri öncesinde bu yaklaşım oldukça etkili de olmuştur). ayrıca, suikastçilerin yukarılardaki bağlantıları konusu genelde yeterince belgelendirilmeden/ispatlanmadan hükme bağlanmış, dolayısıyla muhalefet liderlerini tasfiye aracı haline getirilmiştir. hedef özellikle tcf kadroları ile tamamen olmasa bile ciddi anlamda eski ittihat ve terakki kadroları, özellikle de ittihat ve terakki eski üst düzey yöneticilerinden halen sağ ve ülkede olanlar olmuştur. nitekim cavit bey ve doktor nazım gibi isimlerin asılması en dikkat çekici noktalardandır.
    #15099127
  24. 0 0
    (bkz: izmir suikasti ankara yargılamaları)
    #15099169
  25. 2 0
    bir tasfiye hareketinin başlangıcı, bir kıyımın habercisi suikast..

    mustafa kemal'in 20 yıllık arkadaşı miralay arif bey bu suikast suçlamasıyla ipe gönderilmiştir.
    arkadaşına adeta yalvaran, mektuptaki sözleri şöyleydi;
    "20 yıllık arkadaşınızım. Size fedakarane hizmetlerim oldu. Ölüme yaklaştığım şu anlarda beni affedeceğinize eminim." fakat ölümden kurtulamadı, 20 yıllık arkadaşlık da çare olmadı.

    bu ve devamında gelişen hadisat sonrası terakkiperver cumhuriyet fırkası çeşitli suçlamalarla kapatıldı, pek çok kişi idam edildi..

    kemal'in emriyle 1930'da kurulan serbest cumhuriyet fırkası m.kemal'in yakın arkadaşlarının kurduğu bir partiydi.. ve adeta chp'nin oda kuruluşuydu, mustafa kemal'e sadıktı.

    fakat kapatıldığında partinin ileri gelenlerinin nasıl dehşetli bir korkuya kapıldıkları, tarihin ibret vesikaları arasındadır.

    her neyse! türkiye'de bir çok tabu vardır, tarihten konuşmak rahatsız edici ve tehlikelidir. üstelik gerçekler kitaplarda anlatılan hamaset hikayelerinden ibaret değildir.

    nuri bilge ceylan'ın dediği gibi; "benim zavallı, yalnız ülkem!"

    ziya hurşit'in idam sehpasında söyledikleri çok manidardır.. önemli değil her gece gündüze kavuşur.. yalanların gerçeklere kavuştuğu gibi...

    http://galeri.uludagsozluk.com/g/izmir-suikasti/

    http://www.ensonhaber.com...n-sozleri-2012-02-14.html
    #18134953