bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- hikayeyi devam ettir30
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri3
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- hayattan zevk alamamak15
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- gocunun nerede olması12
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- rüyamda kadın olmuştum6
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- uyumayın konuşalım5
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- uysaljakoben16
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- temiz nevresimler içinde uyumak4
- habire12 adamdır37
- yazarların öldükten sonraki planları4
- yeşilçam filmi izlemek6
- biber dolması olsa da yesek5
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- yeni parti50
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- makine mühendisliği3
- habire1259
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- sokakta kavga teknikleri3
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
- yazarların zeka seviyeleri7
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı7
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- cem küçük5
- erector eski nesil hesapları nereden buluyor6
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- nick vermeden bir yazara seslen16
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
entry'ler (2)
Geçtiğimiz hafta geçirebilecek en berbat gün dalında oscar alacak kadar lanet bir gün geçirdim. Akşam üzeri eve gitmek üzere durakta beni Toplu Konut idaresindeki evime götürecek, muhtemelen şoförünün işini ne kadar önemsediğinin göstergesi olan ışıklandırmalarla dolu pavyon tabelası gibi bir dolmuşu bekliyordum.
Kafamın içinde milyon tane bok püsürü düşünürken dibime kadar girip gözlerini bana kitleyip bakan kadını farketmem geç oldu. Kısa bakımsız az önce düzüştüm saçları, gereksiz bir göğüs dekoltesi, kollarında kafası güzelken yaptırdığını düşündüğüm kötü dövmeler ve faça izleri vardı. Kucağında üzerinde eşarp örtülü bir bebek vardı bir de. " Baksana" dedi façalı. "Sigara alıp gelicem, tutar mısın az" .
Cevap vermemi beklemeden tutuşturdu elime üzeri eşarp örtülü bebeği. Ulan nihayetinde durakta bekleyen alelade bi karıydım ben. Bu ne güvendi amk? O dakikadan sonra Façalı benim için Façalı Sürtüktü. Evlat lan bu, pazar arabası mı emanet ediyorsun?
Façalı Sürtük uzaklaşırken, kucağımdaki bebeğin üzerindeki eşarbı kaldırdım. Beklentim yüksek değildi dostlar, Façalı Sürtük çirkinliğindeki bir kadından aşırı bir güzelliğe sahip bir bebek doğması istatistiği çok düşüktü.
Hani çizgifilmlerde define bulunca sandık açılırken etraf ışık hüzmeleriyle dolar ya? Hah işte öyle bir şey yaşadım bebeği görünce. Lan aman allahımdı, bu nasıl olabilirdi, bu nasıl bir güzellikti yarebbim. .Esmer bir ten, buzul mavisi gözler. Utandım ve gerçekten hayret ettim. Façalı Sürtüğün hayatta yaptığı en güzel şey bu bebek olabilirdi.
Türlü şakalar şaklabanlıkla bebeği avutuyor, gülüşünü bakışlarını hayran hayran seyrediyordum. Dakikalar geçiyordu ama Façalı Sürtük ortalarda yoktu. Ulan yoksa? Yok yok. Gelirdi şimdi.
Cee ee den tut annesi ona araba almışa kadar ne kadar çocuk eğlendiren oyun varsa hepsini oynadık, cıks kadın yine yoktu. inceden korkmaya başladım. Bebeğe durumu sezdirmemeye çalıştım, neticede biyolojik annesinin gidişi onu yıkabilirdi. 911 i aramadan önce biraz daha beklemeye karar verdim.
20. dakikanın sonunda kadının gelmeyeceğinden emin oldum ve ne yapacağımı düşünmeye başladım. Normal bir insanın yapacağı tek şey, polisi arayıp işin içinden çıkmaktı.
Ama ben normal bir insan değildim. Aklıma türlü çılgınlık geliyordu. Neden olmasındı yani, bebeği sahiplenebilirdim gayet de. Ortamlarda ben doğurdum derdim kim bilecekti amk? Sdfasdfsfd herkes anlardı lan, çünkü benim böyle bir bebek doğurmam Sabrinin 31 milyon Euro bonservis ücretiyle Manchester United'a transfer olması kadar imkansızdı. Olamazdı, olabilemezdi.
Yine de bu güzel bebeği, Façalı sürtüğün ona sunacağı hayattan kurtarma fırsatı vardı işin sonunda. Ve kararımı verdim. Bebeğin yeni annesi bendim.
Bebeğe tekrar baktım, doğru karar vermiştim bence. Parçayı değil bütünü kurtarmıştım. Kızımla birlikte gelen ilk pavyon tabelası görünümlü TOKi dolmuşuna binip yeni hayatımıza yol alacaktık.
O an bir şeyin eksik olduğunu farkettim. Kızımın ismi yoktu. Yapılacak tek şey ismini koymaktı. Kulağına eğilip ezan okudum, üç kere Umay dedim. Mission Completed !!
Her şey çok yolunda gidiyordu. Dolmuş gelene kadar kızıma konuşmayı öğretmeye karar verdim, bu akşama kadar konuşmayı öğretirsem haftaya üniversiteye hazırlık kurslarına gönderebilirdim. Uzun uğraşlar sonucu Umay tam "Anne" diyecekti ki, Façalı Sürtük belirdi. Nerden çıkmıştın amk? Neden onca dakika sonra, Umay bana alıştıktan sonra çıkıp gelmiştin? Tam kucağımdan Umayımı alırken " Anne" dedi evladım. Façalı Sürtük çığlığı bastı tabii. Nerden bilecekti ki kendine değil bana söylediğini
Gözlerimden yaşlar akarken kızımı da alıp gitti Façalı. Evlat acısı neymiş işte o an anladım dostlar. Tarifi imkansız bir şeydi. FSM düşmanımın başına vermesindi. Kalktım arkadaki bakkala girdim. Dolabı açıp bi çikolatalı süt aldım. Parayı bakkala uzatırken " Siz evlat acısı nedir nerden bileceksiniz pezevenkler?" diye sordum ama cevap alamadım.
Kafamın içinde milyon tane bok püsürü düşünürken dibime kadar girip gözlerini bana kitleyip bakan kadını farketmem geç oldu. Kısa bakımsız az önce düzüştüm saçları, gereksiz bir göğüs dekoltesi, kollarında kafası güzelken yaptırdığını düşündüğüm kötü dövmeler ve faça izleri vardı. Kucağında üzerinde eşarp örtülü bir bebek vardı bir de. " Baksana" dedi façalı. "Sigara alıp gelicem, tutar mısın az" .
Cevap vermemi beklemeden tutuşturdu elime üzeri eşarp örtülü bebeği. Ulan nihayetinde durakta bekleyen alelade bi karıydım ben. Bu ne güvendi amk? O dakikadan sonra Façalı benim için Façalı Sürtüktü. Evlat lan bu, pazar arabası mı emanet ediyorsun?
Façalı Sürtük uzaklaşırken, kucağımdaki bebeğin üzerindeki eşarbı kaldırdım. Beklentim yüksek değildi dostlar, Façalı Sürtük çirkinliğindeki bir kadından aşırı bir güzelliğe sahip bir bebek doğması istatistiği çok düşüktü.
Hani çizgifilmlerde define bulunca sandık açılırken etraf ışık hüzmeleriyle dolar ya? Hah işte öyle bir şey yaşadım bebeği görünce. Lan aman allahımdı, bu nasıl olabilirdi, bu nasıl bir güzellikti yarebbim. .Esmer bir ten, buzul mavisi gözler. Utandım ve gerçekten hayret ettim. Façalı Sürtüğün hayatta yaptığı en güzel şey bu bebek olabilirdi.
Türlü şakalar şaklabanlıkla bebeği avutuyor, gülüşünü bakışlarını hayran hayran seyrediyordum. Dakikalar geçiyordu ama Façalı Sürtük ortalarda yoktu. Ulan yoksa? Yok yok. Gelirdi şimdi.
Cee ee den tut annesi ona araba almışa kadar ne kadar çocuk eğlendiren oyun varsa hepsini oynadık, cıks kadın yine yoktu. inceden korkmaya başladım. Bebeğe durumu sezdirmemeye çalıştım, neticede biyolojik annesinin gidişi onu yıkabilirdi. 911 i aramadan önce biraz daha beklemeye karar verdim.
20. dakikanın sonunda kadının gelmeyeceğinden emin oldum ve ne yapacağımı düşünmeye başladım. Normal bir insanın yapacağı tek şey, polisi arayıp işin içinden çıkmaktı.
Ama ben normal bir insan değildim. Aklıma türlü çılgınlık geliyordu. Neden olmasındı yani, bebeği sahiplenebilirdim gayet de. Ortamlarda ben doğurdum derdim kim bilecekti amk? Sdfasdfsfd herkes anlardı lan, çünkü benim böyle bir bebek doğurmam Sabrinin 31 milyon Euro bonservis ücretiyle Manchester United'a transfer olması kadar imkansızdı. Olamazdı, olabilemezdi.
Yine de bu güzel bebeği, Façalı sürtüğün ona sunacağı hayattan kurtarma fırsatı vardı işin sonunda. Ve kararımı verdim. Bebeğin yeni annesi bendim.
Bebeğe tekrar baktım, doğru karar vermiştim bence. Parçayı değil bütünü kurtarmıştım. Kızımla birlikte gelen ilk pavyon tabelası görünümlü TOKi dolmuşuna binip yeni hayatımıza yol alacaktık.
O an bir şeyin eksik olduğunu farkettim. Kızımın ismi yoktu. Yapılacak tek şey ismini koymaktı. Kulağına eğilip ezan okudum, üç kere Umay dedim. Mission Completed !!
Her şey çok yolunda gidiyordu. Dolmuş gelene kadar kızıma konuşmayı öğretmeye karar verdim, bu akşama kadar konuşmayı öğretirsem haftaya üniversiteye hazırlık kurslarına gönderebilirdim. Uzun uğraşlar sonucu Umay tam "Anne" diyecekti ki, Façalı Sürtük belirdi. Nerden çıkmıştın amk? Neden onca dakika sonra, Umay bana alıştıktan sonra çıkıp gelmiştin? Tam kucağımdan Umayımı alırken " Anne" dedi evladım. Façalı Sürtük çığlığı bastı tabii. Nerden bilecekti ki kendine değil bana söylediğini
Gözlerimden yaşlar akarken kızımı da alıp gitti Façalı. Evlat acısı neymiş işte o an anladım dostlar. Tarifi imkansız bir şeydi. FSM düşmanımın başına vermesindi. Kalktım arkadaki bakkala girdim. Dolabı açıp bi çikolatalı süt aldım. Parayı bakkala uzatırken " Siz evlat acısı nedir nerden bileceksiniz pezevenkler?" diye sordum ama cevap alamadım.
Bir dönem babamın vazgeçilmezi aksesuardı. Zamanla telefonu hacmen büyüyüp kılıfa sığmadığında dahi boş olarak kullanmaya devam etti. Annem iki sene önce atmamış olsa şuan belinde takılı olabilirdi diye düşünüyorum.