bugün

allah, maddesel olan her şeyi yaratma potansiyeline haiz olsa da kendi kendisinin yaratıcısı değil.
allah, sonsuz sayıda yıldız ve kara deliğe ait enerji harcansa, sayısız evrenin ömrüne bedel zaman tüketilse bile tam ondalıklı açılımı hesaplanamayacak, tahayyül edilemez, düşünülemez pi yi yoktan var etmemiştir.

var olduğunu biliyorken, pi onun zihninde zaten mevcuttu!
allah, pi sayısını yoktan yaratmamıştır.
allah, fraktalları yoktan yaratmamıştır.
bunlar, yaratılamaz, tasarlanamaz, düşünülemez, tahayyül edilemez gerçeklerdir.
ve meleği, cinleri, perileri geçin, sizin gibi aciz yaratıklara bahsetmediği sonsuz medeniyet, sonsuz sayıda evren, sonsuz olası yaşam biçimi bile henüz mevcut değilken, olası her matematik mefhumu ezelden beri onun zihniyle beraberdi.
bir şeylerin var olması için,
her şeyin bir sebebinin olmaması,
her şeyin yaratılmaması,
tasarlanabilir olmaması gerek.

her gün sayısız alimin keşfettiği matematiksel hakikatlerde bunlardan biri, onları allahtan ayırt edemezsiniz, allah bilinmek istiyorsa, bu hakikatleri keşfettiğimizde arzusu tamamlanmış olacaktır.
bunların o ilkel beyinleriyle bahsettikleri yaratıcı kafasına her istediğine ol dedğine olduran biri. tam bir hayat ve dünya karşısında aciz kalmaktan dolayı beyin sulanmış bir ilkelin kurduğu dar bakış açısıyla hayallerinde ne kural ne nedensellik olmadan keyfi ne isterse olması hayali tam aciz bir insanın düşüneceği şeyler güya kendi uyduruk kafasından tanırıyı da böyle konuşturmuş ve o tanrı da nedensellikle hiç bir bağı olmadan keyfi ne isterse evrende o oluyor. peki gerçekte bakın etrafınıza var mı böyle bir dünya diyeceğim ama varmı böyle bir evren. her şey birbirine nedensellikle bağlı ve çok uzun süreçlerde bir sürü durumlar oluşmuş soruyoruz bu kadar her istediği olan biri niye bu kadar uzun süreçlerde her şeyi birbirine bağlı nedensellikte yaratsın kendini niye böyle bir şeye bağlasın kendini engellesin hadi cevap verin buna hadii.
Bilginin kısa yolu olduğu iddia edilen iman, sadece aklı yok etmenin kısa yoludur. -Ayn Rand

Çağlardan beri, bir tarafta aklın ve düşüncenin izinde birkaç cesur insan ve diğer tarafta cahil büyük bir dindar kitle arasında ölümcül bir çatışma devam ediyor. Bu, bilim ve imanın savaşı. Çok az insan mantığa, onura, adalete, özgürlüğe, bilinene ve bu dünyadaki mutluluğa; bir çoğu önyargıya, korkuya, mucizelere, köleliğe, bilinmeyene ve ölümden sonraki sefalete güvendi. Çok az kişi “Düşün”, bir çok kişi “Diz çök ve iman et!” dedi. ilk şüphe ilerlemenin beşiği oldu, ve bu ilk şüpheden, insan ilerlemeye başladı. – Robert ingersoll

Zaman süratle ilerliyor. Milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümlerin geldiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişmesini inkar etmek olur. – Mustafa Kemal Atatürk

Bilimde sıklıkla bir bilim adamı “Evet, bu gerçekten güzel bir argüman, ben hatalıyım” deyip sonra kendi fikrini değiştirir ve eski fikrini ondan bir daha asla duyamazsınız. Bilim adamları bunu gerçekten yapar. Olması gerektiği kadar sık olmaz, çünkü bilim adamları da insan ve değişim bazen acı çektiricidir. Ama her gün olur. Bunun gibi bir şeyin siyasette veya dinde en son ne zaman gerçekleştiğini hatırlamıyorum. – Carl Sagan

Ruhun ölümsüzlüğüne inanamam… Ben hücrelerin birleşimiyim, tıpkı New York şehrinin bireylerin birleşimi olması
gibi. New York cennete gidecek mi?… Hayır; bizi doğa oluşturdu, her şeyi doğa yaptı, dinlerin tanrıları değil.
— Thomas Edison
Cahilleri çıldırtan gerçek gibi gerçek. Bilim 1850 sonrasında bütün tanrıları öldürmüştür.
Zaten öyle oluyor.

Kimse dua ile iyileşmiyor, herkes doktora gidiyor.
bizi kurtaran bilim kıyamete engel olamayacak. evet bilim kurtarır ama tanrının bitiş düdüğüne kadar.
bu cübbeli kubbeli taşşak suratlı ağlak sümüklü gebeş göbekli sürmelisi örmelisi hepsi de hasta olunca yandım anam diyip hastahanelere ve kefere bilimine koşuyorlar. peh peh peh çook inanıyorlarmış yersen lafta çene tiryakilğinde dindar ama icraate sıfır ne güzel güya inandıkları tanrıyla bol bol kafa bulma. daha fırsatını buldumu rüşvet komisyon çift maaş ihale yolsuzluğu onlara hiç girmedik bile bunlar durmadan din din diye kafa ütülüyor de sieee dağılın lan.
Tabii bilim kurtarır ama bazen Allah belanızı verir ve bilim çaresiz kalır.
Mesela deprem.

Deprem olacak!
Ne zaman olacak, günü, saati?
Yok.

Ya kardeşim şu depremi şöyle bir 20-25 dakika önceden haber veren bir sistem?
Yok.

Bizi Allah kurtarır. Dua edin...
Zamanı geldiğinde herkesin uyanmak zorunda kalacağı gerçektir. ikisinin de fikir babası olan insanoğlunun, bunları hangi yönde kullanılacağı komple yok oluşun ya da kurtuluşun anahtarı olacaktır.
--ya kardeşim şu depremi şöyle bir 20-25 dakika önceden haber veren bir sistem?
yok.bizi allah kurtarır. dua edin.--

-e sormazlar mı adama allah merhametli ise depremleri engellesin.

-dua edilmesine rağmen, olan depremler neden oluyor ?

-göçük binanın içinde kalan kızı için, dua eden baba neden cansız kızının bedenini alıyor? e dua etti neden işe yaramadı ?
Bilimsel yöntemlerle kurtulacağız, bilimsel yöntemler geliştirilebilir olduğundan bu kurtuluş daha kolay olacak.

Arkadaşlar maalesef herşeyin sonu var, bu kötü bir şey olduğunun farkındayım ama gerçek bu. O yüzden elimizden geldiğince güzel şeyler katalım ve dünyaya ve evrene faydamız olsun.
ölümden kurtuluş yok ki, bizi hangisinin kurtaracağına dair bir tartışmada karara varalım.
evrenin kendisine sağladığımız faydayla ilgilendiğini zannetmiyorum...

dünyadaki canlılığın %99 u tesadüfi asteroid çarpmaları yüzünden sona erdi.
Kurtulmakla ne kast ediyorsunuz?
Önce şunu bir açıklayın kimin neyin kurtaracağına sonra bakarız.
kurtaracak derken ölümsüzlük gibi mi acaba. bilim depremi, savaşları engeller mi ki. bence bizi barış, sevgi kurtaracak.
bilim elbet kurtarıcıdır ancak tanrısız başıboş bir bilimden de bir halt olmaz açıkçası. tıpkı tanrısız başıboş bir evrim gibi. "bizi tanrı değil bilim kurtaracak " gibi bir sözü ancak natüralistler söyler.
Ölümsüzlük ışınlanma ?

bir şey söyleyeyim.

Işınlanma,
Ve sonra aşırı yüke neden olsa.
Izgara da veya şebeke de sıkışıp kalmak, verileri emersin. Saf enerjiye dönüşmek üzere olmak
ve sonra...Ölmek üzere olurduk.

Gerçe zaten genel görelilik bunu demek ister anlamak zor değil e=mc2 olan.

Yani e2= (mc2)2 + (pc)2

Bunu yazan kafamı skm.

Bunu nasıl düşünemedim

Hepimiz ölümü tadacağız.

Ölümsüzlük diye bir şey yok.