bugün
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey12
- fransa da yağmalanan apple mağazası7
- eski sevgilinin bıraktığı iz13
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- eski yazarlar geri gelsin12
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması7
- uzak mesafe ilişki4
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- uefa şampiyonlar ligi5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu4
- cm 01 024
- ben geldim naneler6
- nervio'nun ayakları17
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- çirkin şansı5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- menemen yiyen erkek13
- recep tayyip erdoğan13
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga5
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler7
- futbol16
- migros ta etleri yiyen kedi4
- dedikodu yapan erkek3
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler8
- lille osc5
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan10
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- benzini ayın birinde alın çünküüüü4
- ayak fetişizminin entel bir zevk olması2
- şanlıurfa da gece hayatı2
- karabüklü kızlar5
- eğirdir gölü canavarı5
- nasılsınız3
- erkeğe en çok yakışan araba3
- endoskopi2
- domates çorbası8
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- yalancı sözlük yazarları7
- mr erecto hayratı4
- sevgiliyle görüşme sıklığı5
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- lille5
- safra reflüsü2
- ps 4 varken ps 5 almak mantıklı mı sorunsalı2
entry'ler (1)
Dünya çapında tanınan bir bilim insanı olan ve yakın zaman önce vefat eden Prof. Edward Said, bundan tam 16 yıl önce Lübnan sınırından israil karakoluna taş atar. Fotoğrafı yayınlanır. Malumumuz, Filistin meselesinde sembol olmuş eylem biçimlerinden biridir ‘taş atmak.’ Said’in amacı bu taşla israil’in uygulamalarını protesto etmektir. Said o esnada Columbia Üniversitesi’nde çalışmaktadır. Tabii taş, Amerikan sağcılarını ve tahmin edilebilecek ‘lobileri’ harekete geçirir. Said’in üniversitedeki görevine son verilmesi yönünde talepler olur. Bunun üzerine üniversite yöneticisi (bildiğim kadarıyla rektör yardımcısı konumunda) Jonathan R. Cole, Said’i savunan bir yazı kaleme alır.
Uzunca yazının özü, şu ifadelerdedir: “Bir üniversite için, bireyin siyaseten baskın bir ideolojinin titreten/felç edici etkisinden korkmaksızın, görüşünü ifade etmekte kendisini özgür hissetmesinin güvence altında olmasından daha temel bir ikinci şey yoktur. John Stuart Mill, ‘On Liberty‘ (Özgürlük Üzerine) adlı eşsiz makalesinde, bize hoş gelmeyen fikirlerin ifade edilebilmesini desteklememizin özgürlük kavramı açısından niye çok önemli olduğunu belagatle ortaya koyar ki o fikirler bizim fikrimize aykırı olabilir veya fikrimizi tehdit eder görünebilir… Fikirler, sınıf içinde veya dışında kamusal ifade buldukça anlam taşır; bazı fikirler bize çirkin gelebilir, ‘doğruluk‘ mefhumumuza aykırı düşebilir, yargılarımıza veya kabullerimize meydan okuyabilir, ama ne olursa olsun akademik düzenimizin temel yapısını tehdit etmedikçe güvence altında olmaları gerekir… Bu nedenle, Said’in etrafında süregiden son tartışma da bizi rahatsız etmemelidir; yeter ki tartışma özgür fikir alışverişine zincir vurma veya Profesör Said’e yaptırım uygulama çanlarını içerir hale gelmesin. Hepimizi ve akademik özgürlüğü tehdit eden işte tam da Said’in ifade özgürlüğünü ya da eleştirilerini sınırlama düşüncesinin kendisidir… Eğer Said’in özgürce yazma ve konuşmasını güvence altında tutmayı reddedeceksek, bir sonraki bastırılanın kim olacağını da, kimin fikirlerini çekinmeden ifade edeceğini belirleyen engizisyon üyesinin kim olacağını da şimdiden düşünmeye başlamamız yerinde olmaz mı?.. Ne var ki, ifade özgürlüğünü içeren akademik özgürlük söz konusu olduğunda, bir öğrenciye sunulanla Said’e sunulan güvenceler açısından bir fark yoktur. Nasıl Said meselesinde ifade ve eylem özgürlüğünü savunuyorsam, öğrencilerin haklarını da aynı şekilde savunurum. Ve Said hakkında üniversitenin uygulayacağı herhangi bir yaptırım olduğuna inanmadığımı da ifade etmek isterim.” (Alıntı, Radikal, 24 Eylül 2005)
Uzunca yazının özü, şu ifadelerdedir: “Bir üniversite için, bireyin siyaseten baskın bir ideolojinin titreten/felç edici etkisinden korkmaksızın, görüşünü ifade etmekte kendisini özgür hissetmesinin güvence altında olmasından daha temel bir ikinci şey yoktur. John Stuart Mill, ‘On Liberty‘ (Özgürlük Üzerine) adlı eşsiz makalesinde, bize hoş gelmeyen fikirlerin ifade edilebilmesini desteklememizin özgürlük kavramı açısından niye çok önemli olduğunu belagatle ortaya koyar ki o fikirler bizim fikrimize aykırı olabilir veya fikrimizi tehdit eder görünebilir… Fikirler, sınıf içinde veya dışında kamusal ifade buldukça anlam taşır; bazı fikirler bize çirkin gelebilir, ‘doğruluk‘ mefhumumuza aykırı düşebilir, yargılarımıza veya kabullerimize meydan okuyabilir, ama ne olursa olsun akademik düzenimizin temel yapısını tehdit etmedikçe güvence altında olmaları gerekir… Bu nedenle, Said’in etrafında süregiden son tartışma da bizi rahatsız etmemelidir; yeter ki tartışma özgür fikir alışverişine zincir vurma veya Profesör Said’e yaptırım uygulama çanlarını içerir hale gelmesin. Hepimizi ve akademik özgürlüğü tehdit eden işte tam da Said’in ifade özgürlüğünü ya da eleştirilerini sınırlama düşüncesinin kendisidir… Eğer Said’in özgürce yazma ve konuşmasını güvence altında tutmayı reddedeceksek, bir sonraki bastırılanın kim olacağını da, kimin fikirlerini çekinmeden ifade edeceğini belirleyen engizisyon üyesinin kim olacağını da şimdiden düşünmeye başlamamız yerinde olmaz mı?.. Ne var ki, ifade özgürlüğünü içeren akademik özgürlük söz konusu olduğunda, bir öğrenciye sunulanla Said’e sunulan güvenceler açısından bir fark yoktur. Nasıl Said meselesinde ifade ve eylem özgürlüğünü savunuyorsam, öğrencilerin haklarını da aynı şekilde savunurum. Ve Said hakkında üniversitenin uygulayacağı herhangi bir yaptırım olduğuna inanmadığımı da ifade etmek isterim.” (Alıntı, Radikal, 24 Eylül 2005)