bugün
- fatma betül sayan kaya'nın tmsf'ye iadesi5
- bulgur pilavı vs pirinç pilavı5
- sözlük erkeklerinin karın kası fotoğrafları7
- kıymalı börek3
- game of thrones taki kerhaneci18
- belediyede çalışan temizlik işçisinin aldığı maaş3
- sevgilinin eski sevgililerini anlatması10
- nervio'nun erkek olması13
- özelden muzunu atan yazar12
- 6 ekim istanbul un kurtuluşu2
- soğuk odalar3
- fondan 20 milyar tl vurgun yapan bürokrat3
- 6 ekim büyük ulu sözlük olayı9
- tinder'ın eşleşme algoritması5
- emre aydın bunalımdan çıkarsa olabilecekler2
- etli nohut vs kuru fasulye7
- iltica27
- sarapci koala hatayi7
- sevgilisine zaman ayırmayan kız9
- bana onu sormayin15
- dede bu saate niye aktif ki8
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet17
- nervionun sevgili yapması8
- ciddi ciddi yulaf yiyen insan10
- yazarların duşta geçirdikleri süre9
- gece sokakta halı taşıyan iki adam görmek4
- anın görüntüsü26
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- bana onu sormayin tatlışlığı11
- renkli gözlü insanlar7
- fatma betül sayan kaya46
- oyun dünyasının unutulmayan kadınları10
- küçük şehirlerde yaşanan aşklar2
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi9
- 2 2 milyar tl5
- 5 ekim 2026 italya türkiye maçı8
- izmir bombası7
- sözlükte kadın rolü yapmaktan alınan zevk6
- silvermist15
- mandalinan olayım soy beni diyen kız5
- ayağıma masaj yapacak bir sözlük erkeği bulamamak8
- aile evinde yaşayıp 147 bin tl maaşa yetmiyo demek5
- ibnelik yapmak4
- akp seçmeni18
- parcalandim toparlanamiyorum37
- kürt tarihi yoktur diyen kemalist6
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi10
- gecenin şarkısı10
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
entry'ler (1)
Bende de 4 senedir olan durumdur. Açıkcası biraz bu konu hakkında konuşup kafamı boşaltmak istiyorum size.
Yaklaşık 3 senelik bir ilişkiydi, peşinden çok koştum sonunda başardım, ama hiçbir zaman istediğim gibi sevildiğimi hissetmedim.
Ayrılmaktan çok korktum, ya ayrıldığımızda bana yaşatmadığı mutluluğu başkasına yaşatsaydı. Yani onu çok sevdiğini gösterseydi, o kadar korkutuyordu ki bu düşünce beni. Yaklaşık bu düşünceyle 2 sene yaşadım ilişki içerisindeyken. Zaten anksiyete hastası bi insan olduğum için bu durum beni çok geriyordu, hala daha geriyor diyebilirim. Rahmetli (mecazen yani) bu durumu bana karşı çok kullandı, ne zaman bi tartışmamız kötüye gitse "biz anlaşamıyoruz galiba, biz çok farklıyız" tarzı cümlelerle beni içten içe tehtit edip kötü hissetmemi sağlamaya çalıştı ve başardı. Bu öyle bir hal aldı ki sonunda artık kendi istediklerimi kendi mutluluğumu düşünemez olmuştum. Aman o mutlu olsun da alışverişe gidelim, aman o mutlu olsun da kahvaltıya gidelim, aman o mutlu olsun da hiç haz etmediğim çok fazla kalabalığın olduğu konserlere gidelim şeklinde bir hal almıştım. Okulun son senelerinde kendi mutluluğumu düşünmediğimi fark ettim, daha sonra kendimi de düşünmem gerektiğini anladım. insanın bunu anlaması ne kadar kötü değil mi? Halbu ki bu doğamda olması gereken bir şeydi. Bir sonraki kavgamızda yine aynı cümleleri sarf edince aynen şu cümleyi kurdum: "bak ben seni gerçekten çok seviyorum, senle hayatımı devam ettirmek istiyorum, ancak bu ilişki seni yıpratıyorsa, sen bu durumdan memnun değilsen ve bu şekilde devam edemeyeceğimizi düşünüyorsan her ne kadar seni sevsem de senin düşündüğün gibi ayrılmamız senin açından daha iyi olacak sanırım." Bu cümle sonunda geri vitesi öyle bir kırdı ki anlatamam. Ve daha sonra belki bana inanmayabilirsiniz ama bu cümleleri benim bu konular hakkında bi çözüm bulmam için kurduğu, bu cümlelerde samimi olmadığını söyledi. Ama beni bu hale getirmişti bile, benim ayarlarımla oynamıştı, ben zaten panik atak hastasıydım. Neden bana bunu yapmıştı? Bir süre düzeldik sandım, ama tekrar aramız bozuldu. Bilirsiniz, hepinizin başına gelmiştir. Barışırsınız, ayrılırsınız, tekrar barışırsınız, tekrar barıştığınızdan 2 hafta sonra neden ayrıldığınızı hatırlarsınız ve tekrar ayrılırsınız. Biz aynı okuldaydık ve aynı sınıftaydık, onu biriyle görecek olmam öyle korkutuyordu ki beni. Mezun olduk, gitti yüksek lisansa başladım, benden 1 sene sonra o da yüksek lisansa başladı. Ağzıma tekrar edildi. Her yerden silmiştim onu, arkadaşlarını. Yine de görünce kalbim sıkışıyordu, kusmaktan korkuyordum (bilen bilir: kusmak cidden çok korkunç olabiliyor, benim panik atağım da bu yönde gelişir genelde.)
Şimdi okulu bitireli 1 sene oldu ve artık aynı şehirde bile değiliz. Hala unutamıyorum biliyor musunuz? Bazen rüyalarıma giriyor, sevgili yapmış gibi bir senaryoyla giriyor. Eskiden çok rahatsız olurdum bu rüyalardan, şimdi rüya anında kötü hissettirmese de, günümün verimliliğinin içine ediyor. Ve biliyor musunuz bu hafta okula geri döneceğim. Diplomayla ilgili ufak birkaç işlemim var. Çok korkuyorum lan göreceğim diye, çok korkuyorum ondan bir haber alacağım ve kendimi kötü hissedeceğim diye. Eski okul arkadaşlarımla görüşeceğim, onları görünce yine eskileri hatırlayacağım ve belki onlardan bir haber alacağım diye çok korkuyorum.
Ben erkeğim, çevremden hep gördüğüm erkeklerin bu olayları daha kolay atlattığıydı. Kadınlar bu olaylar konusunda daha takıntılı olabiliyordu, daha duygusallardı. Ben hayvan gibi duygusalım.(evet astrolojistler balık burcuyum ne yazık ki.) Yeni bir ilişkiye başlamak istiyorum mesela, flört aşamasında her şey çok güzel gidiyor telefon üstünde, yakışıklı biri sayılmam ancak komiğimdir, eğlenceliyimdir ve şeytan tüyü var yalan soylemiyim kısmetliyim. Ama konu ne zaman bi çay kahve içme aşamasına gelse artık topuklarım popoma vura vura kaçıyorum. O kadar özgüvensizleştim ki sanki bir kızla buluşsam panik olacağım, günü mahvedeceğim, kendimi rezil edeceğim, kusacağım ve kıza da rezil olacağımı düşünüyorum. Ve inanır mısınız bunlar gerçekleşecek diye çoğu konuştuğum kız beni çay kahve içmeye çağırdığında bi ara yaparız diyip onlardan soğumak için ve kendimden soğutmak için bahaneler aradım. Eski sevgiliyi unutmak için psikologa da gittim, bi aralar işe yaradı sandım ama yaramadı pek. Belki psikoloğum çok iyi değildi, belki de bilinçaltım çok dirençliydi bilemiyorum EMDR bile yaptık.
Bu düşünceler konusunda hep yalnız kaldım, söyleyin sözlükteki kardeşlerim, size de hiç oldu mu?
Yaklaşık 3 senelik bir ilişkiydi, peşinden çok koştum sonunda başardım, ama hiçbir zaman istediğim gibi sevildiğimi hissetmedim.
Ayrılmaktan çok korktum, ya ayrıldığımızda bana yaşatmadığı mutluluğu başkasına yaşatsaydı. Yani onu çok sevdiğini gösterseydi, o kadar korkutuyordu ki bu düşünce beni. Yaklaşık bu düşünceyle 2 sene yaşadım ilişki içerisindeyken. Zaten anksiyete hastası bi insan olduğum için bu durum beni çok geriyordu, hala daha geriyor diyebilirim. Rahmetli (mecazen yani) bu durumu bana karşı çok kullandı, ne zaman bi tartışmamız kötüye gitse "biz anlaşamıyoruz galiba, biz çok farklıyız" tarzı cümlelerle beni içten içe tehtit edip kötü hissetmemi sağlamaya çalıştı ve başardı. Bu öyle bir hal aldı ki sonunda artık kendi istediklerimi kendi mutluluğumu düşünemez olmuştum. Aman o mutlu olsun da alışverişe gidelim, aman o mutlu olsun da kahvaltıya gidelim, aman o mutlu olsun da hiç haz etmediğim çok fazla kalabalığın olduğu konserlere gidelim şeklinde bir hal almıştım. Okulun son senelerinde kendi mutluluğumu düşünmediğimi fark ettim, daha sonra kendimi de düşünmem gerektiğini anladım. insanın bunu anlaması ne kadar kötü değil mi? Halbu ki bu doğamda olması gereken bir şeydi. Bir sonraki kavgamızda yine aynı cümleleri sarf edince aynen şu cümleyi kurdum: "bak ben seni gerçekten çok seviyorum, senle hayatımı devam ettirmek istiyorum, ancak bu ilişki seni yıpratıyorsa, sen bu durumdan memnun değilsen ve bu şekilde devam edemeyeceğimizi düşünüyorsan her ne kadar seni sevsem de senin düşündüğün gibi ayrılmamız senin açından daha iyi olacak sanırım." Bu cümle sonunda geri vitesi öyle bir kırdı ki anlatamam. Ve daha sonra belki bana inanmayabilirsiniz ama bu cümleleri benim bu konular hakkında bi çözüm bulmam için kurduğu, bu cümlelerde samimi olmadığını söyledi. Ama beni bu hale getirmişti bile, benim ayarlarımla oynamıştı, ben zaten panik atak hastasıydım. Neden bana bunu yapmıştı? Bir süre düzeldik sandım, ama tekrar aramız bozuldu. Bilirsiniz, hepinizin başına gelmiştir. Barışırsınız, ayrılırsınız, tekrar barışırsınız, tekrar barıştığınızdan 2 hafta sonra neden ayrıldığınızı hatırlarsınız ve tekrar ayrılırsınız. Biz aynı okuldaydık ve aynı sınıftaydık, onu biriyle görecek olmam öyle korkutuyordu ki beni. Mezun olduk, gitti yüksek lisansa başladım, benden 1 sene sonra o da yüksek lisansa başladı. Ağzıma tekrar edildi. Her yerden silmiştim onu, arkadaşlarını. Yine de görünce kalbim sıkışıyordu, kusmaktan korkuyordum (bilen bilir: kusmak cidden çok korkunç olabiliyor, benim panik atağım da bu yönde gelişir genelde.)
Şimdi okulu bitireli 1 sene oldu ve artık aynı şehirde bile değiliz. Hala unutamıyorum biliyor musunuz? Bazen rüyalarıma giriyor, sevgili yapmış gibi bir senaryoyla giriyor. Eskiden çok rahatsız olurdum bu rüyalardan, şimdi rüya anında kötü hissettirmese de, günümün verimliliğinin içine ediyor. Ve biliyor musunuz bu hafta okula geri döneceğim. Diplomayla ilgili ufak birkaç işlemim var. Çok korkuyorum lan göreceğim diye, çok korkuyorum ondan bir haber alacağım ve kendimi kötü hissedeceğim diye. Eski okul arkadaşlarımla görüşeceğim, onları görünce yine eskileri hatırlayacağım ve belki onlardan bir haber alacağım diye çok korkuyorum.
Ben erkeğim, çevremden hep gördüğüm erkeklerin bu olayları daha kolay atlattığıydı. Kadınlar bu olaylar konusunda daha takıntılı olabiliyordu, daha duygusallardı. Ben hayvan gibi duygusalım.(evet astrolojistler balık burcuyum ne yazık ki.) Yeni bir ilişkiye başlamak istiyorum mesela, flört aşamasında her şey çok güzel gidiyor telefon üstünde, yakışıklı biri sayılmam ancak komiğimdir, eğlenceliyimdir ve şeytan tüyü var yalan soylemiyim kısmetliyim. Ama konu ne zaman bi çay kahve içme aşamasına gelse artık topuklarım popoma vura vura kaçıyorum. O kadar özgüvensizleştim ki sanki bir kızla buluşsam panik olacağım, günü mahvedeceğim, kendimi rezil edeceğim, kusacağım ve kıza da rezil olacağımı düşünüyorum. Ve inanır mısınız bunlar gerçekleşecek diye çoğu konuştuğum kız beni çay kahve içmeye çağırdığında bi ara yaparız diyip onlardan soğumak için ve kendimden soğutmak için bahaneler aradım. Eski sevgiliyi unutmak için psikologa da gittim, bi aralar işe yaradı sandım ama yaramadı pek. Belki psikoloğum çok iyi değildi, belki de bilinçaltım çok dirençliydi bilemiyorum EMDR bile yaptık.
Bu düşünceler konusunda hep yalnız kaldım, söyleyin sözlükteki kardeşlerim, size de hiç oldu mu?