the deer hunter 


kapat
  1. 1978 yapımı michael cimino filmidir. başrollerini robert de niro, christopher walken, meryl streep ve john cazale paylaşmaktadır.

    savas'ın ne türlü yaralar açtığının insan benliğinde, tüyler ürperten hikayesidir. özellikle rus ruleti oynanan sahne muhteşemdir.

    şimdiye kadar çekinmiş en iyi savas karsiti filmlerden birisidir.

    edit: izleyin lan bu filmi. film neymiş görün!
    #1069832 (cennetten kovulan, 28.12.2006 13:00 ~ 08.12.2007 17:25)
  2. vietnam savasina karsi bir filmdir.
    #1106816 (ankakusu, 04.01.2007 22:41)
  3. korku, arkadaşlık, dostluğa ihanet ve aşk üzerine bütün duyguları olduğu gibi; çıplak anlatmayı başarmış bir filmdir. de niro nun ilk başyapıtlarındandır. vietnam travmasının yokettiği asker rolünde christopher walken ilk ışıltılarını bu filmde yansıtmış, ve john cazale de 3 filmlik kariyerinin en iyi oyununu sunmuştur. zira kendisi bu filmin çekimleri bittiğinde hayata gözlerini yummuştur. bir rivayete göre the godfather ın setinde hastalığa yakalanmış; bu filmde oynayacak gücü olmadığı halde ve ölümü beklenmesine rağmen, nişanlısı meryl streep in ısrarı ile oynamıştır. freddie carleone rolüyle lazandığı şöhreti bu filmle ikiye katlamıştır.
    #1114690 (zargana, 06.01.2007 16:13)
  4. ne kadar dikkatli izlesende ''bişey kaçırdım galiba'' hissiyatı veren filmdir.filmin başındaki düğün sahnesi gereksizdir.izlenmese bile olur.rus ruleti sahnesi izleyenin ömrü boyunca unutamayacağı sahnelerdendir.hatta uzunca bir sekanstır.
    #1300980 (illegal, 13.02.2007 23:12)
  5. ali murat güvenin çok güzel bir yazısı vardır bu film hakkında.
    http://www.yenisafak.com....06/haziran/30/yure08.html

    seni eve götürmeye geldim nick

    1970li yılların başı. ABDnin Pennsylvania eyaletinde, nüfusunun önemli bir bölümünü Ortodoks-Rus göçmenlerin oluşturduğu küçük bir endüstri kasabası. Bu kasabadaki demir-çelik tesislerinde çalışan üç arkadaş, hükûmetin Vietnam Savaşı için gençlere yaptığı askere yazılma çağrısına uyar ve hakkında o güne kadar hiç bir şey bilmedikleri, binlerce kilometre uzaklardaki bu küçük ülkeye savaşmaya giderler. Her türlü insanî değerin ayaklar altına alındığı kanlı Vietnam deneyimi, boş zamanlarında Pennsylvania dağlarında geyik avlamaya çıkan bu kendi hâlindeki üç adamın ve onların varlığına bel bağlamış olan yakınlarının hayatlarını bir daha düzelmemek üzere mahvedecektir.

    "Arkadaş" sözcüğü, "insanın sırtını hiç korkmadan, tereddütsüz şekilde yaslayabileceği yer" anlamındaki "arka" kökünden türemiştir. Ve 1978 yapımı "Avcı" da sinema tarihinde hiç kuşkusuz "arkadaşlık üzerine yapılmış en etkileyici film" olarak o gün bugündür sinemaseverlerin gönüllerinde bütün ihtişamıyla yaşıyor.

    Vaktiyle bir çok film eleştirmeni öykünün bu boyutunu görmezden gelerek, filmdeki Vietnam Savaşı arka fonundan hareketle "Avcı"yı Amerikan milliyetçiliği yapmakla, dahası özgürlük mücadelesi veren Vietnam halkına karşı ırkçı bir tutum sergilemekle suçlamıştı. Ancak, bu destansı başyapıta gerçek anlamda hakkını verebilmiş izleyiciler için, öyküsünün bir bölümü Vietnam'da geçen "Avcı"nın asıl derdinin savaştaki haklı ve haksız tarafları tesbit etmek olmadığı ayan beyan ortada. Yönetmen Michael Cimino'nun yoğun bir entelektüel emeğin ürünü olan bu filmi karşısında yüzeyi aşıp daha altlara doğru inebilen her türlü sağduyulu değerlendirme, titiz sinemaseverleri istisnasız her seferinde "arkadaşlığın değeri" ana vurgusuna götürüyor. Yoksa, "savaş" bu öyküde işin gösterişli bir bahanesi olarak yer almakta, hepsi o kadar...

    Askere gidecek olan üç genç adam (DeNiro, Walken, Savage) ve kasabadaki yakın dostları (Cazale, Dzundza, Aspegren) cepheye hareket etmeden önce son kez biraraya gelip bağıra çağıra eğlenirken, aynı zamanda toplandıkları kafeteryanın da işletmecisi olan John (Dzundza) aniden piyanonun başına oturur ve hüzünlü bir parça çalmaya başlar. O ana kadar var güçleriyle şamata yapmakta olan kahramanlarımız bir anda durgunlaşır ve teker teker uzaklara dalıp giderler. John'un klavyedeki parmakları melodiyi bitirdiğinde, görüntü henüz ondan kopmamışken derin bir sessizlik olur ve izleyiciler olarak yavaş yavaş cepheden gelen bomba, makineli tüfek, helikopter seslerini duymaya başlarız. Sinema tarihindeki en müthiş zamansal sıçramalardan birine kaynaklık eden büyüleyici bir andır bu...

    "Avcı", aynı zamanda adına "Rus ruleti" denilen ürkünç ve ölümcül Asya oyununu da uluslararası topluma bütün dehşetiyle tanıtan film olarak ün kazanmıştır. Kahramanlarımız, Vietnam'da yaşadıkları serüvenin birinci perdesinde bu oyunu cesurca oynamayı öğrenirler. Rus ruleti kişinin ruh ve akıl sağlığını öylesine zorlayan bir oyundur ki insan ölüm korkusunun en üst sınırına ulaşıp onu bir kez aştıktan sonra artık asla korkmamakta, dahası ölümle alay ederek yaşamayı vazgeçilmez bir tutkuya dönüştürmektedir.
    Bu ayrılmaz üçlüden Steven (Savage) Vietnam'dan eve ilk dönen ekip üyesidir. Aldığı erken terhisin nedeni ise ordunun merhameti değil, savaşta iki bacağını birden yitirmiş olmasıdır. Ardından Michael (DeNiro) da terhis olarak Pennsylvania'ya gelir; ancak onun aklı hâlâ cephedeyken izini kaybettiği Nick (Walken)'tedir. Nitekim, Saygon batakhanelerinde profesyonel bir Rus ruletçisine dönüştüğünü haber aldığı çocukluk arkadaşını kurtarmak üzere, 20 bin kilometre uzaktaki Vietnam'a gözünü bile kırpmadan geri dönecektir. Sabırlı bir aramanın ardından, onu insan hayatıyla müşterek bahis oynanan iğrenç bir kumarhanede bulmayı başarır. Ancak, kullandığı uyuşturucuların etkisiyle artık tamamen "uçmuş" durumdaki Nick bütün çabasına rağmen Michael'ı tanıyamaz. Kader, cephede yaşadıkları acı deneyimden yıllar sonra, onları şimdi bir kez daha Rus ruleti masasında karşı karşıya getirmiştir. Michael, kanlı oyun başlamadan önce, "Sisli dağları hatırlıyor musun Nick? Ya geyikleri?" diye mırıldanır umutsuzca, "Hani, tek kurşunla vururduk geyikleri. işte, yeniden o dağlara döneceğiz. Buraya seni almaya geldim. Birlikte eve gitmek için... "

    Yalvarırcasına sarfedilen bu sözleri boş gözlerle dinleyen Nick, içinde tek bir kurşun olan silahını kafasına dayayıp tetiği çektiğinde, Michael için de Vietnam Savaşı aslında daha yeni bitmektedir.
    #2105091 (ruizim, 10.08.2007 13:23)
  6. sivil hayatın bütün canlılığı ile yansıtıldığı bölüm biraz uzundur ama belki de ikinci kısmın ağırlığını ve gerçekçiliğini ortaya çıkarmak için başvurulmuştur.

    askere gitmeden evvel, gençlere izletmemek lazım!
    #2149770 (zarth vader, 17.08.2007 17:24)
  7. meryl streep`in duru oyunculugu izlemeye doyulmaz. hangisi kotudur ki... dugun sahnesi soylenenlerin aksine harikadir.
    savasa gidecek genclerin neseli gorunme , kaygisizlik duygulari arkasindaki gizli endise ve gerilimi hissedebilirsiniz.
    geyik avi sahneleri de cok guzeldir.
    #2149796 (cehennetlik, 17.08.2007 17:30)
  8. filmde, meşhur düğün yapılırken, john savage, dostu de niro'ya müstakbel hamile karısı için "bebek benden değil" der. de niro da "boşver, ne önemi var ki" gibisinden bir şeyler söyler. sırf bu sahneyle bile de niro, adeta, "karizmaya giriş" kitabına önsöz yazar.
    #2149839 (salamander, 17.08.2007 17:39 ~ 17:42)
  9. savaşın bireyler ve ufak bir kasaba üzerine etkileri anlatılmış olan film. yalın bir anlatım yolu izlemiş yönetmen, şaşaalı diyaloglara falan da girmemiş. rus ruleti sahneleri tabii ki insanın kanını donduruyor, özellikle son sahne. ama film sanki duyguları izleyiciye yansıtmakta biraz eksik kalmış. ya da benim mallığımdır o belki.
    meryl streep gerçekten bambaşka bir aktrismiş, tekrar anladım.
    de niro ile christopher walken, özellikle walken filmde aşmış geçmiş rol kesme bakımından. filmin başındaki ruh hâleti ile sonundakine bakın, adam oynamış hocam!
    john cazale gerçekten yakında ölecek bir insan yüzü ile gözüktü filmde, ya da aynı yıl öldüğünü bildiğim için ben mi öyle baktım.

    filmin sonundaki milli marş sekansını tam çözemedim, yönetmen ironi mi yapmış kafamda bir ihtimal olarak kaldı.
    #2220212 (paradigma, 29.08.2007 01:56 ~ 02:13)
  10. (bkz: cavatina)
    (bkz: rus ruleti)
    (bkz: christopher walken)
    (bkz: robert de niro)
    (bkz: john savage)

    http://www.imdb.com/title/tt0077416
    http://en.wikipedia.org/wiki/The_Deer_Hunter

    --spoiler--
    robert, son çıktıkları geyik avında, geyiği öldüremiyor.
    --spoiler--
    #2220585 (ELeCTrO, 29.08.2007 03:05)
  11. Michael Cimino'nun Vietnam savaşı ekseninde kurguladığı, aslen bıraktığı izlerin insanları ne hale getirdiğini sorguladığı başarılı filmidir. Robert De Niro'nun eve dönüşünde kendisi için verilen partiye katılmayıp geceyi başka bir yerde geçirmesi unutulmaz sahnelerdendir. Filmin tek düşündürücü tarafı Cimino'nun, savaşa ne kadar karşı olsa da Vietnamlılara birer savaş suçlusu izlenimi katmayı istemesidir. Savaşı başlatan, işgalci konumunda olan Amerika'nın sadece bir savaş ortağı olarak algılanmasına yol açabilmiştir. Meryl Streep her zamanki gibi başarılıdır.
    #2230508 (heathcliff, 30.08.2007 18:55)

© 2008 - uludağ sözlük

the deer hunter başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. the deer hunter ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu the deer hunter nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» yavuzeli » sanal seks » goster » araban » evrim teorisi » deve cokerten » iranla oynamak aslanin kuyruguyla oynamaya benzer » ergenekon operasyonu nun insan hakki ihlali olmasi » hakem » incidentally a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci