yagmurda islanmak 


kapat
  1. küresel ısınma sonucu özlenen kavram.
    #2193372 (Bohemian Rhapsody, 24.08.2007 23:05)
  2. sevgiliyle olunduğu takdirde tüm zamanların en romantik eylemi gibi gözüken ancak damlaları henüz havada gördüğümüzde kaçacak delik aramamızla sonuçlanan eylem.

    +koşalım murağğğttt fönüm bozuluyooo
    -...
    #2193391 (mini doll, 24.08.2007 23:07)
  3. fonda queen-don t stop me now çalıyorsa pek bi keyifli geçecek eylem.
    #2193397 (koka, 24.08.2007 23:08)
  4. sinüzitiniz yoksa güzel ve hoş bir olaydır.
    #3050568 (crazyhodja, 24.02.2008 02:05 ~ 04.07.2008 10:44)
  5. yanınızda sevgilinizde varsa çok hoş ve romantik bir olaya dönüşür.

    ayrıca kelliğe de iyi geldiği söylenir.*
    #3050597 (pirincinicindekibeyaztas, 24.02.2008 02:12)
  6. insanın her yaşta yapabileceği bir eylemdir. özellikle yaz yağmuru yağarken serinleyip bir yandan da toprak kokusunun alınması insana yaşam sevgisi aşılar.
    #3050598 (simple plan, 24.02.2008 02:12 ~ 02:30)
  7. Soma civarında üzerinizin kömür kokmasına sebep olan anti-romantik eylem . Coming soon:
    (bkz: Asit yağmuru)
    #3158867 (nekrofili, 18.03.2008 17:49)
  8. yaz yağmuruysa, bir de toprak kokusu varsa buram buram gerçekten güzeldir.
    #3158874 (asperg, 18.03.2008 17:51)
  9. vıcık vıcık olduğunuz, hele yerlerde çamurluysa, ayağınızda paletle yürüyomuş hissi veren hazzetmediğim olay. *
    #3158875 (caldornain, 18.03.2008 17:51)
  10. şu dünyayı yaşanabilir kılan nadide olaylardan
    bilerek, isteyerek, göze alarak, deli gibi belki, aklı başından atarcasına
    damlaların her bir gözenekten içeri akmasına izin vererek
    sel olup duyguları taşkın sularda gün ışığına çıkarmasına göz yumarak
    duygu olup* o sele katarak kendini
    dolu dizgin, yer yer fırtınayla karışık
    durgunlaşıp, kimi zaman sağanak yağarak
    akmak
    akmak
    akmak
    sana doğru, sona doğru, belirsizliğe doğru, karmaşanın tam merkezine
    doğru dosdoğru
    başını sona kaldırıp içerek acı iksiri
    elleri sana uzatıp yürüyerek sen gibi
    saç baş dağınık pervasızca koşarak içerdeki eriyik duyguların girdabı gibi
    damlalarda görerek seni rüya misali
    ama kedi gibi tekir kedi, yanından geçip görmediğin beni
    gözlerimi diktiğimde bulutların arkasından görünen güneş gözlerine
    tekrar kaçırdığın ve sakladığın engel bulutların ile
    izin vermemen gökkuşağına, boşuna aramak bu yüzden...
    aslında amaç gökkuşağını bulmak olmasına rağmen gökkuşağıdır istenmeyen
    içimdeki sırılsıklam söyler 'gökkuşağı bir an, sen iyisi mi yağmurda günlerce ıslan
    camların puhusunda bil, öğren, duyumsa, yaşa; acısını, tatlısını, çirkini, kötüyü, hüznü, mutluluğu, 40ikiyi, muluyu...
    büyü, içini doldur, her yana sal morun tonlarını, defalarca bürün sarılara, temizlen beyazla, karar siyahla
    büyü, tanı içini, ışığıyla...
    yıkan aşkla, yağmurda ıslan; kavuşmayı beklediğin gökkuşağı, seni sadece uyurken mutlu etsin. asıl bırak yağsın yağmur dünyana, gerçek hayallerine, doldursun kendini kendisiyle, taşmamacasına, ah minel aşkıyla...
    #3238078 (ziba dudu, 06.04.2008 21:01)
  11. romantik olabileceği gibi çekilmez de olabilir, bulunduğunuz ruh hali ile alakalıdır.
    #3238491 (jafes, 06.04.2008 22:27)
  12. eğer ki kronik sinuzit hastası iseniz sevgilinizle yada yalnızken yaşayacağınız romantizmin bedelini en ağır şekilde vereceğiniz eylemdir. en iyisi şemsiye altında kafada bere ile yağmurda yürümektir.
    #3238519 (dusunenadam, 06.04.2008 22:33)
  13. bir dönem kliplerinde sık sık karşılaşılan hadise.
    #3238527 (infectus, 06.04.2008 22:35)
  14. bilinçli yapıldığında o anı paylaştığınız insandan ve daha sonra yaşadığınız iyi, kötü anlardan bağımsız olarak, o anki hissiyatlarınızı hayat boyu unutmamanızı sağlayan davranıştır.yüzünüze, üzerinize çarpıp çarpıp toparağa düşen her damla o anki hislerinizi toprağa işler, siz unutsanız bile orada büyüyen ağaçları o anki eşsiz ve güzel duygularınızla beslemişsinizdir bir kere...
    hislerinizin bir ağaçta vücut bulabilmesidir belki de yagmurda islanmak...
    #3569957 (alti, 22.06.2008 15:36)
  15. poşeti şapka şekline getirip kafaya geçirme sebebi.
    #3570385 (biraslanmiyavdedi, 22.06.2008 18:04)
  16. herhalde en güzeli; rüzgarsız bir havada, yavaş yağan yağmur altında, toprak kokusunu ciğerlerinize çeke çeke yürümektir.
    #3570454 (ownblood, 22.06.2008 18:25)
  17. fön çektirildiği günlerde şiddetle kaçınılan eylem.
    #3570457 (statik smiley, 22.06.2008 18:25)
  18. sabahın 7.30'unda başlar gün. üç sevilen insanla * üsküdar yolculuğu başlar, ve sırf şarkıya uysun diye başlamışçasına yağmur damlaları düşmeye başlar yüzümüze. 4 kişiye düşen tek şemsiye sadece iki bedeni koruyabilir yağmurdan, diğer ikisi sadece kapşonlarına güvenerek yağmura meydan okurlar. aşılmaz görünen trafik alt edilir ve su birikintileriyle boğuşa boğuşa üsküdar'a varılır. vedalaşılır dostlarla, toplum gönüllüleri binasından içeri girilir. abiye verilen sözleşme saatine yetişilip yetişilemeyeceği iç kemirme hususunun gündemindedir. derken abi geliverir pat diye, soğuk ortam ısınır, aydınlanır. artık kendisinden bir tane daha vardır, başına gelecekleri bilmeden gülümser öylece. tog çıkışı yol kaybedilir, avrasya maratonuna katılanlarla sohbet edilerek yol bulunur. dolmuş durağında yağmur ısrarla saçlarımı bozmaya çalışırken abi bünyesini gerer yağmura karşı ve korur beni. dolmuşa bineriz, üsküdar iskelesine 200 metre kala ineriz ve yine yağmur cebelleşir abimin inatçı bünyesiyle. bırakırız en sonunda kendimizi yağmurun kollarına, varsın ıslatsın istediği buysa deriz ve yolumuza devam ederiz. herkesin kuru saçlarıyla tezat olarak farelere dönmüşüzdür ama bu, büyülü pazar gününü hiç mi hiç etkilemez. taksim'den cihangir'e muhabbetşinas bir taksici eşliğinde ulaştığımızda karşımızda duran susam kafe sıcacık ortamıyla bizi yağmur damlalarından koruyacağına söz veren haliyle selamlar. gireriz içeri, kuruluruz masamıza. kahvaltımız gelir, benimki özel bir antika kutu içinde özel bir hediyeyle, yusufçukla. ince bir ruhtan gelen ince bir hediyenin güzelliğinden ince hastalığa yakalanmakta olan minik bünyem hoşnut kalır, sevinir, mutlu olur. gözlerimizin içi güler birbirimize o kucuk seyleri yedirirken. o kadar çok konuşuruz ki yağmur unutulur gider sel olan kelimelerimiz arasında. çok özlemenin en güzel yanı da budur; saatlerce hiç susmadan konuşacak kadar çok şeyin birikmesi ve o tatlı muhabbetin hiç sekteye uğramaması. saatler su gibi akıp giderken yağmur da durulmuştur biraz, daha seyrek tanelerin altında taksim'e tekrar yürünür, oradan da bütün dükkanları inceleyerek galata kulesine giden yol aşılır. yolculuk esnasında kitap molası verilir ve abim kendisine aldığı kitabı paketlettirir, "insan kendisini de şımartmalı." diyerek. ardından hoş bir müzik mağazasına girilir, iki tatlı dedenin işlettiği. biraz darbuka çalar abi, biraz sohbet ederiz, ve yine yağmur eşliğinde yolumuza devam ederiz. yüzlerce şemsiyeli ordusunun saplarından sadece elleriyle korur beni abi, hiç bir zarar görmeden varırız galata kulesine. istanbul'un en güzel yerleri ayaklarımız altındadır, metrelerce yukarıdan istanbul'a, en az istanbul kadar özel bir varlıkla bakmanın verdiği keyif hiç bitmesin isterim. ama biter, anılar sadece fotoğraflanarak saklanır o an için, ıslanmış bedenlerimize rağmen mutluluğumuzun kanıtları olsun ve seneler sonraya uzansın diye. kuleden inişte iki kartpostal alınır, birbirimize yollamak üzere sözleşiriz ve ıslanma faslımıza devam ederiz. herkese inat yolun tam ortasından şarkı söyleye söyleye, ıslık çala çala gideriz. edith piaf'tan la vie en rose en çok yakışan eserdir bu güzel güne. iliklerimize dek son bir defa ıslanarak trafiğin kitlendiği noktalara ve de günün bitimine ulaşırız. hem de pastadan bir ısırık bile almadan günü noktalayarak.

    hasta olmaktan deli gibi korkmasına rağmen deliyle deli olan, bir gune en cok sevgi nasil sigdirilir sorusunun cevabı, her hareketiyle her kelimesiyle geçen dakikalara doyamadığım abime teşekkürler...
    #4164652 (aura, 31.10.2008 02:32 ~ 02:37)

Copyright © 2008 - uludağ sözlük

yagmurda islanmak başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. yagmurda islanmak ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu yagmurda islanmak nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about yagmurda islanmak. Copyright of the articles are belong to their authors.

» sivastopol sokagi » bir faktor olarak sans » sozlugun isim sehire donmesi » circus » sen bekle sen gec » kendi sildiklerim » mete tuncay » ankete gel » turkiye de ekonomik kriz olmadigina dair veriler » ideoloji ve devletin ideolojik aygitlari » arabadaki vites koluna oturan bayan » unutulmayan porno filmler » the tattooist » zaman kac yasinda » muglakpanda » a » b » c » d » e » f » g » h » i » j » k » l » m » n » o » p » q » r » s » t » u » v » w » x » y » z » 0 » 1 » 2 » 3 » 4 » 5 » 6 » 7 » 8 » 9 » sitemap » kısa » ohannesburgerler » ask ile nefret arasindaki ince cizgi » ikindi » temel demirer » sozlukte abartilan seks muhabbeti » seni tanidigim icin cok sansliyim » agzi pis » sozluk yazarlarinin itiraflari » aclik kader olamaz » capablanca satranci » fraizer campbell » baris manco » abhaz » real love » facebook a bikinili resim koymak