bugün

!!!ALINTIDIR!!!

hiç düşündünüzmü
ak parti iktidar olduktan sonra türkiye’ye yapılan yatırımların %10'u bile halktan alınan vergilerle yapılamaz..., yapılamayacağını düşünen bir tane allahın kulu oldu mu ( ingiltere, amerika, israil haricinde )

bu ülke petrol satmaz
bu ülke doğalgaz satmaz
bu ülke maden satmaz
bu ülke silah satmaz, uçak satmaz,ilaç satmaz,teknoloji satmaz,
bu ülke arabasını bile ithal eder

bu ülke elmas çıkarmaz,altın çıkarmaz..... kısaca
bu ülke’nin turizmden başka hiç bir dış geliri yoktur.

bu ülkenin ithalat-ihracat dengesi bozuktur. her zaman ithalatı, ihracatından fazladır.
kıymeti üzerinden hesap yapıldığında bu ülkeye giren mal, çıkan maldan çok daha fazladır.

buna rağmen, petrol satan suudi arabistandan
doğalgaz satan rusya ve azerbaycandan
silah satan amerika, ingiltere ve israil’den
araba satan avrupa ülkelerinden
elektronik satan güney kore ve
japonyadan
ucuz iş gücü satan çin’den daha fazla yatırımı nasıl oluyor da türkiye yapıyor

krizler bütün ülkeleri sarsarken türkiye nasıl oluyor da sarsılmıyor
yatırımlar durmuyor
sağlık, bilim, eğitim, askeri alanda gelişmeler yavaşlaması gerekirken aksine hızlanıyor sosyal devlet olma yolunda türkiye neden dünyada en hızlı devlet ne satıyor, nerden geliyor bu para

gerçekten bütün bunlar nasıl oldu tekrar ediyorum halktan alınan vergilerle ( bırakın hırsızlık yapmayı) son 10 yılda bu ülkeye yapılan yatırımların %10'u bile yapılamazdı. peki nerden buldu bu parayı türkiye

11 eylül sonrasında amerika birleşik devletleri ve uluslararası kuruluşlar bir çok arap iş adamını el-kaide’ye yardım ve yataklık yapmakla suçladı.

bu iş adamları 2?ye ayrılıyordu.

birinci gurup amerika ve ingiltere’nin sözünden çıkmayan ve bu tehditlerden korkarak yelkenleri indiren ve bu 2 ülkeye teslim olup haklarındaki bütün suçlamaları düşüren arap şeyhleri

2. gurup ise suçlamaları kabul etmeyerek davalarla tek tek mücadele edip masumiyetini kanıtlayan samimi arap iş adamları. ( hatırlarsanız 28 şubat ta almanyada yaşayan soydaşlarımızın ve halkımızın kurduğu bir çok şirketide yeşil sermaye diye suçlayarak batırıp, kurucularınıda hırsız ilan etmişlerdi, yani tezgah içerde de dışarda da aynı)

işte bu iş adamlarından bir tanesi de yasin el kadı ( adamı araştırın) idi.
2. guruptaki bu iş adamları new york ve londra borasındaki bütün paralarını çekerek nakit olarak bir şekilde türkiye ye taşıdılar.

bu paraların çoğu kayıt dışı olarak $ halinde depolarda tutuldu.

bu paraların bir kısmı ile türkiye’de ,oto yollar , köprüler, denizin altından tüp geçitler, toplu konutlar, hastaneler , hızlı tren ağları, üniversiteler, hava alanları vs. ler yapıldı.

arap iş adamlarının bu paraları türkiye’ye taşıma sebebi amerika ve ingiltereye olan nefretlerinin artması ve islam dünyasında türkiye dışında ayakta, başka ülkenin kalmamış olmasıydı.
son kalenin türkiye olduğunu onlar da farketmişlerdi.

samimi olan 2. guruptaki yasin el kadı gibi iş adamları kayıt dışı olan bu paraları erdoğan’a teslim ettiler.

erdoğan, yakın çevresiyle birlikte, bu paraları kullanana dek muhafaza etmek zorundaydı.

merkez bankası’nda bile israil başta olmak üzere, yabancılara çalışan casuslar kol geziyor, türkiye’deki dolar miktarını öğrenmeye çalışıyorlardı. (hatırlarsanız merkez bankası’ndan bir kaç kişinin işine casusluk suçlaması ile son verilmişti.)

sn.erdoğan paranın bir kısmını iran ile olan ticarette eritiyor, bir kısmını türkiye’deki yatırımlarda nakit olarak kullanıyor, kalan kısmı da bir şekilde muhafaza ediyordu.

bu paralar devletin parası değildi.

devletin kasası açık vermiyor, aksine gelen para giden paradan daha az olduğu için sürekli fazla veriyordu. bu fazlalığı bu güne kadar kimse sorgulamadı.

bu ülkenin geliri , giderini karşılamıyorken, nasıl oluyor da ülke batmıyor, aksine sürekli gelişip zenginleşiyor.

bu soruyu bizden başkaları sordu.ve tayyip erdoğanı diktatör,terörist,hırsız gibi yalanlarla halkın gözünden düşürüp, eyalet valisi gibi yönetecekleri yeni bir başbakan bulmak için düğmeye bastılar.gezi olayları, 17-25 aralık operasyonları, mit tırlarına yapılan operasyonlar hep bu sebepten idi.asıl konumuza dönersek,

gezi olaylarında dolar 2 tl’yi görmeyecek diyen merkez bankası her gün piyasaya 1 milyar dolar sürüyor, bu da abd ve ingiltere’yi çıldırtıyordu.

hangi paraydı bu piyasaya sürülen para merkez bankasında dolar limitinin tükenmiş olması gerekiyordu. doların en az 5 tl ‘ye fırlamış olması gerekiyordu. ama olmuyordu işte.

bu paralar ,yasin el kadı gibi bir kaç arap iş adamının parasıydı. ve yasin el kadı sırf bu yüzden türkiye’ye geldiğinde bir kaç kere suikaste uğradı. ( google’dan kazalara bakın)

bütün bu detayları devlet açıklayamaz. kayıt dışı paralar devleti uluslararası arenada suçlu yapar, arap iş adamlarını da hedef haline getirir.

bu durumu en iyi bilenlerden biride parelel yapı olduğu için, tayyip erdoğanın milyar dolar çaldığını tapelerle isbata kalktılar.çok iyi biliyorlardıki , yapılan yatırımlardan bırakın rüşvet alıp para çalmayı, mevcut gelir ile yatırımların %10' nu bile yapmak mümkün değil.

devletin kasasına gelen para belli, kasadan çıkacak olan para da belli.

kullanılan para miktarı öyle 1 milyar dolar filan da değil. çok daha fazla. ama cemaat 100 milyar dolar deseydi herkes oha diyeceği için 1 milyar dolar gibi inandırıcı bir rakam söylemeyi tercih ettiler.

bu durumda bu gerçekleri dillendiremeyenlerin yerine,bu ülkenin iyiliğini düşünen insanların bir şeyler yapması lazım.

bu para devletin geliri değil, aksine devlete recep tayyip erdoğan’ın kendi itibarı ile kattığı ek gelirdir.

bu paralar bu güne dek milletin çıkarları için kullanılmıştır ve bundan sonra da bu çıkarlar doğrultusunda kullanılacaktır.

sayın cumhurbaşkanımızı ve bu ülkeyi ingiliz, amerikan, yahudi uşaklarına yem etmeyelim.

100 tane de kaset çıksa bilinki recep tayyip edoğan bir hırsız değil aksine bu ülkeye dışardan para getirmiş kaybetmeye tahammülümüzün olmayacağı, yerini asla kimsenin dolduramayacağı tek liderdir. gelecek nesiller için sahip çıkalım....
seçmen..... ümit yurtkuran
Budala olmayan herkes nereden geldiğini biliyor.
devletimize ait kurumları, onurumuzu, toprağımızı, birikimimizi, insanımızı, askerimizi satarak elde edilen gelirin sorulmasıdır.
senden benden.

biliyorum konu bu değil ancak ülke bildiğin bizim vergilerimizle dönüyor, günü kurtarıyor.
bugünlere kadar edinilmiş tüm değerlerin satışından cevabına sahip sorucuktur. birde tabi katarlı habibiler var. yakında ikisi de bitecek zaten elde avuçta satacak / özelleştirecek kurum kalmadı gibi bu arapların bugünleri yarınlarına tutmuyor. insanların hoşuna gitmiyor ama durum bu. bu sanal bolluk çok uzun sürmeyecek..
üstelik hazine kaynakları kişilerce pay edilip servetlerine servet katmışken devlet hazinesinden denilemeyecekken cevap verilmesi gereken soru.

iyimserlik para etmiyor.
araba yapsa telefon yapsa kimse almanlar varken iphone varken ilk tercihi olmaz sanmıyorum?

kara para belki bir zamanlar işe yaradı ama şimdi vergi mi, ihracat mı nereden gelebilir ki?
(bkz: bor var bor)

hüloo.
Amına koyduğum limanlar dopdolu gemiler yük getiriyor ticaret yapılıyor borsa halen aktif çalışıyor dolar yavaş yavaş düşüyor.
Daha ne olsun amk.
Türkiye dünyanın önemli mermer üreticilerinden ve yabancı menşei olan makinaların birleştirildiği bir ülke ülkemiz bu gibi sınırlı kalemlerden gelen gelirler var önemli bir beyaz eşya üreticisiyiz aynı zamanda mobilya sektöründede güzel işler yapılmakta fakat asıl gelir kaynağı devletin vergi maalesef.
4. sanayi devrimi olan akıl,bilim ve teknolojiye yatırım yapılmadıkça bir bok olmaz bu ülkeden.
leylekler getiriyor diye biliyorum ben. Yoksa nerden gelecek başka?
para gelmiş hali buysa bizi rokete koyup gezegenden göndermeliler bu at gözlükleriyle galaksinin anasını sikeriz.
Evet.

Benim tez konumdu.

Kısa ve öz; türkiye'den almanya'ya(en çok) giden işçiler türkiye'de yaşayan ailelerine gönderdikleri dövizlerden geliyor..

Almanya'da asgari ücret 1500€. Yaklaşık 6000 tl.

artık kaç yüz bin işçi var kac € gönderiyor ve kaça tekabul ediyor onu siz hesaplayın.

Tl bazında:

1 işçi 3000tl gönderse dersek
10 işçi 30.000tl
100 işçi 300.000tl
1.000 işçi 3 milyon tl
10.000 işçi 30 milyon tl
100.000 işçi 300 milyon tl

Tahminim; her ay 300 ila 500 milyon tl para akışı oluyor. Evet. Türkiye'yi ayakta tutan gurbetçi emekcilerimizdir, açık ve net almanya batarsa biz de batarız.
tüketim
tüketim
tüketim.

ve bundan gelen vergi ile şuan türkiye dönüyor.
bunun en büyük örneği herkesin bir şeyler satın alabilecek güçte olmak için en düşük devlet memurluğuna bile milyonlarca kişi başvuruyor.

japonlar sana son model teknoloji satarken almanlar son lüks araba satarken amerika ve rusya silah satarken. sen istediğin kadar mermer üret mobilya üret ne bileyim beyaz eşya üret. (kaldı ki artık türk beyaz eşya markalarını türkler bile tercih etmiyor)
ikiye ayrılıp cevaplanması gereken sorudur.
vergiler ile uzun dönem finansman sağlanabilirken, soruyu türkiye'ye sıcak para nereden geliyor? şeklinde sorunca cevap değişir.
sıcak para, ülkemizin turist popülasyonu incelendiğinde ortaya çıkacak sonuçla paralel olarak arap ülkelerinden gelmektedir çoğunlukla. trabzon'a kurulan mini katar sayfiyesi, sapanca'da rahat ramazan geçirme tesisleri, bursa'da iskender ve kaplıca dinlenme aktiviteleri derken, uyarı levhalarımız, taksi üzeri reklam yazılarımız, otel içinde yönlendirme yazılarımız hep arapça oldu. çünkü parayı veren lehvayı yazıdırır. gün geçtikçe yandaşlaşan kesim, viski bardağını bırakıp cuma mesajı atmaya başlayan kesim, arap harflerinin telaffuzu ile konuşma süsü verip iman şov yapan kesim de bu arap parasının geçici gölgesinden en çok nimetlenen kesim. ama sevgili inşaat sevici arap kardeşliği odası üyeleri aynı zamanda, bu değirmenin suyu tükendiğinde, değirmeni oraya diken eli paramparça edecek olan kesim aynı zamanda. yani taşıyarak döndürdüğünüz o çarkın suyu çekilince, şimdi kana kana emzirdikleriniz, o tıynetsiz yandaş şüreka var ya, o su biraz azaldığında boğazınızı sıkacak, hükmünüz verilmeden bütünlüğünüzü paramparça edecek şekilde sizi öldürek eli bayraklı tayfa. besleyin katilinizi.
turizm, otomotiv, insaat, maden, hizmet sektoru vb.