bugün

amerikan sinemasının genç yönetmenlerinden.**

The Rock, Armageddon ve Pearl Harbor başlıca filmleridir.
transformers'ın fragmanı izlendiğinde nasıl bir yönetmen olduğu anlaşılacak olan yönetmen.*
1965 doğumlu, amerikalı yönetmen...

genç sayılmasına rağmen; bad boys, armageddon, the rock, pearl harbor, the ısland ve son olarak transformers gibi ses getiren filmler çekmiştir...
ayrıca, 2012 The War for Souls ve transformers 2 de yoldadır...

su an cok iyi bir yönetmen olmasa da filmleri ses getirmektedir. ileride, dünyanın en iyi yönetmeni olmaya en büyük adaydır...
dünyanın en iyi yönetmeni olmaya en büyük aday değildir. hatta iyi yönetmen olmaya bile bir aday değildir. filmlerinde sürekli olarak amerikan ırkçılığını kullanıe ki bu yüzden de holywood tarafından çok sevilir. ancak filmlerinde doğru dürüst bir kurgu bile yoktur. gereksiz sahneler genelde özel efektlerle boyanır. onun için her amerikan bayrağının arkasında kendini amerika için* feda etmeye hazır bir adam veya kadın vardır.

eğer transformers yüzünden "dünyanın en iyi yönetmeni olucak" deniyorsa yazık. ulan bilmem kaç milyon dolar bütçe, en iyi görsel efekt uzmanları ve sonuçta sana her saniye ağzını açıkta bıraktıran aksiyon sahneleri. bırakın o para ve o kadroyla olsun o kadar.

bu adamın tek sorunu filmlerinde bir ruhu, bir akıcılığı yakalayamaması. tek hedefi de galiba amerika'nın kıçını yalamak.
başarılı bir yönetmen, transformers'la son yıllarının en dikkat çeken işini çıkarmış, adeta pırıl pırıl parlayan bir filme imza atmıştı, içinde yüzeye vurmayı bekleyen bir cevher olmasaydı uwe boll'dan ne farkı kalırdı! uwe boll'a 300 milyon dolar'da verseniz transformers'ın yarısı kadar film çıkartmaz misal, adamda yetenek yok çünkü! michael bay in en önemli özelliğiyse filme kamerasıyla kattığı samimiyet duygusu, adeta seyirciyi etkilemek istediğini o kadar iyi irdeliyor ki kurduğu sekanslarla, yaptığı işleri izlerken bir bağ oluşuyor adeta, filmlerinden gerçekten çekerken eğlendiği tadını ve gazını alıyorsunuz. yeni işleri merak konusu, daha uzun süre transformers serisi üstünde çalışacak gibi. şimdilik bence en iyi filmide transformers'tır. imdb'de böyle diyor sanırım. bad boys, the rock candır o ayrı!
patlamalı çatlamalı blockbusterların yönetmeni. başka da bir şey yönetemez.
transformers 2 için yaptığı söyleşi:

SORU: Bu kadar harika mekanlarda çekim yapmak nasıl bir şey?

MICHAEL BAY: Gelecek hafta, Petra, Ürdün'de olacağız ve orada çekim yapmak harika olacak. Piramitlerde de.

SORU: Transformers'ın geleceğe ait dünyasıyla, eski dünyayı bir araya getirmek heyecan verici olmalı.

MICHAEL BAY: Öyle zaten. Herkes piramitlerin nasıl inşa edildiğini merak eder, Transformers'da bunu açıklıyoruz.

SORU: Bu zorlayıcı bir çekim mi oldu?

MICHAEL BAY: Evet, her zaman kendinizi zorlamaya çalışırsınız. Bence bu film, ilkine göre çok daha eğlenceli ve de tutku dolu. Bu yüzden farklı geliyor. Gerçekten harika görüntüler çektik, kesinlikle görüntüler açısından daha iyi bir film.

SORU: Bu filmin bir kısmını IMAX formatında mı çektiniz?

MICHAEL BAY: IMAX olayı gerçekten harika. Devasa kameralarla IMAX formatında sahneler çektik. Biraz daha uzun sürüyor fakat çok iyi görüneceğinden eminim. Karanlık Şövalyeyi IMAX olarak izlemek beni etkiledi. Ancak o filmin aksine biz efektleri IMAX kalitesinde hazırlıyoruz. Çözünürlük olarak 10 kat daha fazla.

SORU: Çekimleri çok hızlı yapıyorsunuz. Tüm filmin storyboard'unu mu hatırladınız?

MICHAEL BAY: Efektler için storyboard hazırlarım fakat film için hazırlamam. Bunu kafamda yapabilecek kadar uzun süredir bu işi yapıyorum ve sete geldiğimde ışığa bakıyorum, kamera açılarını kontrol ediyorum. Çekim yapacağım yeri hep önceden gözden geçiririm. Ben böyle çalışırım.

SORU: Devam filmlerinin, ilkine göre biraz daha kara olması söz konusu. Burada da öyle mi?

MICHAEL BAY: Bu film yaş sınırı aldı (espri)

SORU: ilk filmde çok sayıda insan ölmedi. Bu filmde karşılıklı daha çok hasar var mı?

MICHAEL BAY: Evet, biraz daha var. Biraz daha dünya çapında bir olay bu. Son filmde tehdit biraz daha küçük ve silik bir şehre yönelikti. Bunda ise tüm dünyaya yönelik. Belli kıtaları etkiliyor... Avrupa, Amerika ve Kuzey Afrika. Biraz daha kıyametimsi bir film.

SORU: ilk filmin büyüsü, dünya çapında geniş seyirci kitlelerine ulaşmasıydı.

MICHAEL BAY: Ve bunu başarabileceğini sanmıyordum. Ne zaman bir film yapsanız, başarılı olup olamayacağını bilemezsiniz. ilk filmi çektiğimde, herkes bunun kötü bir fikir olduğunu düşündü. Çöldeki Scorponox sahnesini çektim ve bazı dostlarıma gösterdim. Bu filmi tam olarak anlamadıklarını söylediler. Ancak gerçek görüntüler ile robotlar yanyana geldiğinde... ;Şimdi anladık. ; dediler. O anda robotlarımız ve karakterlerle yapabileceğimizle ilgili görünenler sadece buz dağının tepesiydi. Fakat şimdi daha eğlenceli karakterler ve daha çok çeşitli robot var.. Aptallardan tutun, yaşlılara ve gençlere varana kadar.

SORU: Hareketli sahneleri bir dublör koordinatörüyle mi çalışıyorsunuz?

MICHAEL BAY: Hayır, ben burada tek başıma oturup müzik dinliyorum ve ne yapmak istediğimi düşünüyorum. Böyle yapıyorum. Hangi tür müzik mi? Her tür müzik. Bazen Transformers müziği, bazen Gladyatör ya da ilk Batman filmini. Hans Zimmer müziği. Hans bu film için birkaç beste daha yapacak. Ben hep böyle yaparım. Bir odada oturur ve düşünürüm.

SORU: Bu filmde özel aksiyon sahneleri var mı?

MICHAEL BAY: Aksiyon biraz daha farklı. Küçük bir araba takip sahnesi var. Daha önce yaptıklarımdan farklı. işin içinde ordu da var. ingiliz/Amerikan tarzı bir şey. Diego Garcia'da konuşlanmış özel bir tim var.

SORU: Shia ve Megan'ı bu kadar özel kılan ne?

MICHAEL BAY: Megan'ı gerçekten sıfırdan buldum. Stüdyolar onun o güne kadar bir şey yapmadığını söylüyordu. Fakat ben onu seçmelere inatla getirdim ve yapabileceğini gösterdim. Bu filmde gerçekten büyük ilerleme kaydetti. Bu filmde gerçekten harika performansı var. Shia ise bir mücevher! Baş belası bir 22 yaşında genç fakat bir mücevher. (güler) Ona abisi gibi davranmak zorunda kalıyorum. Gerçekten yetenekli bir aktör ve çok uzun bir yol kat etti. Bu filmde bir lider ve daha karizmatik.

SORU: Şu çarpık mizah anlayışınızdan dolayı mı John Turturro, o sıcağın altında yakası kürklü deri montla dolaşıyor?

MICHAEL BAY: Evet! (güler) John gerçekten de komik. Beni güldürüyor. Bu filmde de yer almasına sevindim. Bu filmde Sektör 7'den atılmış durumda ve New York'ta annesinin şarküterisinde çalışıyor. Bu yüzden büyük bir acısı var aslında. Yeni adamımız Ramon Rodriguez de komik bir karakter. Shia'nın üniversiteden oda arkadaşı. Seyirciden biri filmin içine katılmış gibi. Onun garajında bir uzaylı olmadığı için her şey onun için sürpriz.

SORU: En zor çekilen sahne hangisiydi?

MICHAEL BAY: New Mexico'da devasa bir Mısır kasabası kurduk. Çok karmaşıktı. Neler olduğu konusunda sürekli kafa patlatıyorduk ve sadece benim cevaplarım vardı.

SORU: Bu filmdeki yeni Transformer karakteri iki küçük arabaya ne demeli?

MICHAEL BAY: Onlar gerçekten komik ve çocuklar için harika küçük kahramanlar. Bu iki şapşal Transformer'ı eklemek benim fikrimdi. Adları sürekli değişti. Onlar sürekli birbirine sataşan iki küçük kardeş gibi. Fakat filmde kahramanca davranıyorlar ve Bumblebee ikide bir onları haşlıyor. Yanlış şeyler yüzünden kavga ediyorlar. Artık Bumblebee mizah unsuru değil. Bu sefer biraz daha ciddi davranıyor. Bumblebee'nin dünyanın en ünlü arabası olabileceğini düşündük.

SORU: Filmin olay örgüsüyle ilgili olarak insanlara verdiğiniz yanlış bilgilere ne demeli?

MICHAEL BAY: Yanlış çekimler dağıttık, böylece bunlar senaryoda var gibi görünecekti. Bunları belli yerlere bıraktık, insanlar bunları aldı ve Internete koydu ve hatalıydılar. Yanlış karakterler ve komik şeyler yazdık. Ekip bunun ne olduğunu bilmiyordu çünkü çok az senaryo vardı.

SORU: Kariyeriniz boyunca en eğlenceli filminiz hangisiydi?

MICHAEL BAY: Bu çok eğlenceli. inişleri ve çıkışları var. Zorlayıcı çünkü bu filmleri çok çabuk çekiyorum. Büyük filmlerde çalışan yönetmenlerinin çoğunun sürekli çalışan ikinci bir ekibi var. Benim ikinci bir ekibim yok. Bu yüzden her şeyi kendimiz yaptık. Ben vizyonumu yansıtmayı ve filmi bütçe dahilinde çıkarmayı seviyorum. Bu filmi, ikinci bir filmin normalde maliyetinden 30-40 milyon dolar daha ucuza çektik.

SORU: Fakat aksiyon sahneleri yine de inanılmaz.

MICHAEL BAY: Sonlara doğru Destructicon'un olduğu sahne çok eğlenceli ve devasa.

SORU: John Torturro piramitte ne kadar yükseğe tırmandı?

MICHAEL BAY: Bayağı yükseğe tırmandı.

SORU: Kayıp yaralanabileceğinden endişelenmediniz mi?

MICHAEL BAY: Gözüne bir şey battı, parmağı kırıldı, bu tür şeyler oldu. Bence yeterince dikkatli biri. Beni esas Shia endişelendiriyor çünkü macera yönü ağır basıyor. O daha genç ve kendini sakatlamasın diye yapma dediğim şeyler yapıyor. Gençler yenilmez olduklarını hissediyor.

SORU: Ramon ilk olarak bir sporcu istediğinizi söyledi.

MICHAEL BAY: Atletik yetenek gerektiren şeyler yapıyoruz. Esnek olmalılar, çok fiziksel bir şey.

SORU: Piramit sahnesi IMAX mi olacak?

MICHAEL BAY: Evet. Bir bölümünü çektik. Helikopterden IMAX çekimleri yapmayı düşünüyoruz ama izin verirler mi bakalım.

SORU: Çok sakin görünüyorsunuz.

MICHAEL BAY: Film çok temel bir film. Bu tür şeyler gerçekçi görünmesini sağlayacak.

SORU: Gece aklınıza fikirler gelebilir diye baş ucunuzda not defteri bulunduruyor musunuz?

MICHAEL BAY: Bazen. Son zamanlarda rüyamda yönetmenlik yapıyorum. Bu çok kötü. Yarı uyanık yarı uykulusunuz ve rüyanızda çekimleri görüyorsunuz.

SORU: Devam filmiyle ilgili baskı var mı?

MICHAEL BAY: Her zaman baskı var. Her zaman daha iyisini yapmak istiyorsunuz?

SORU: Bunun savaş filmine benzediği söyleniyor.

MICHAEL BAY: Savaş filmi değil. iki tarafta da daha çok robot var. Bence sonu biraz zayıf kaldı. Bu film daha tutkulu ve duygu dolu. Duygular daha ön planda ve tehlike daha büyük.

SORU: Sanatçı olarak asla tatmin olmamanız normal bir şey mi?

MICHAEL BAY: Evet, elbette. Son filmde gerçekten filmin başarılı olmasını istiyorum.

SORU: Rakamlar gelmeye başladığında ve başarılı olduğunu gördüğünüzde ne yaptınız?

MICHAEL BAY: Testler sırasında elimizde özel bir şey olduğunu biliyordum. Testten 95 gibi yüksek bir sonuç aldık. Testte oturmuş düşünüyordum. Pekala, çocuklar sevecek ama film kötü! Çok aptalca! Gençler esprileri sevdi ancak bu aptalca bir film. Sonra 95 notu aldı. Tamam, gençler için bir film dedim. Sonra da yetişkinler için prova gösterimi yapıldı. Bir yetişkinin yanına oturdum ve filmi beğenip beğenmediğini sordum.. Yok dedi. Sonra yetişkinler de esprilere gülmeye başladı. Bir fokus grubu kurduk ve 95 notunu aldı. Fokus grubuna filmi neden beğendikleri soruldu ve 40 yaşlarındaki bir kadın elini kaldırıp ;Pelerinleri, süper kahraman giysilerini gördük, bu yeni bir şey ; dedi. Bence bu çok iyi bir cevaptı. Sonra ilk ve ikinci gün rakamları geldi ve ben herhalde hayranlardır dedim. Sonra üçüncü gün, tamam, film tutuyor dedim. Jerry Bruckheimer, ikinci hafta sonuna kadar gurur duymaya başlama dedi. Erkeklerle, gençleri ayıran şey bu işte. ikinci hafta sonuna geldiğimizde çok başarılı olduğumuzu anlamıştık. Kulaktan kulağa yayıldı ve tahminimizin üzerinde yaştaki insanlar filmi seyretti.
her şeyi patlatan yönetmen. istisnası yok, adam parayı buldu mu ne varsa patlatıyor.
sanatkar değil, zanaatkardır. ama iyi zanaatkardır.
filmlerinde ufaktan degil, gözümüze soka soka amerikan milliyetciligi yapan, otu boku patlatan, ufacik kadraja kocaman nesneler koyup gözümüzün anasini aglatan film ceviren sahis. yönetmen yazmaya elim gitmiyor!
prodüktörden torpilli bir yönetmendir. transformers öncesi hemen hemen tüm filmlerini jerry bruckheimer gibi dev üstlenirken artık daha sağlam adımlarla kendi prodüktörlüğü ve spielberg ailesiyle yakınlaşmalar içerisindedir. patlamak efekti, bol aksiyon ama özünde beş para etmez filmler çekerek hollywood'un boş bir sektöre dönmesinde sağlam emekleri geçmiştir.

pearl harbor gibi 140 milyon dolarlık filmden 25 milyon dolar olarak yönetmenlik parası aldığı da ayrı bir ayrıntıdır.
transformers'tan çeksin elini, kapatsın dükkanı artık. optimus'u son filmde sentinel'e yalvartması ne kadar orospu çocukluğuysa tek koluyla optimus'un megatron'u deşmesi de o derecede seriye ayıp edilmiş bir yüzsüzlüktür. ayrıca manevi oğlu mudur, yoksa sahne arkası seviyeli ilişkilere girdiği bir arkadaşı mıdır bilemem shia labeouf u da alıp götürsün uzaklara.
herşeyi patlatarak yönetmen olmaya çalışan anladığım kadaryıla koyu bir amreikan milliyetçisi olan yönetmen... hiç bir sanatsal özelliği olmayan filmler çekip bol bol patlama koyarak insanların gözünü boyamaya kalkar bana sorarsanız kendisi.
Aksiyon sahnesi çekme konusunda üstüne tanımayacağım adam. En büyük sorunu senaristin özenerek kurmaya çalıştığı hikayeyi başlattığı aksiyonla piç edip bırakması. Mesela Transformers 3 te ilk yarı temeli atılan herşey ikinci yarı bitmeyen aksiyonla çöpe gidiyor ve hedef ıskalanıyor; tüm filmleri için bunu söyleyebiliriz. iyi film çekmek istiyorsa kendini iyi bir senaristin eline bırakması gereken kişidir kısacası. Bad Boys ve The Rockyüz akıdır.
transformers serisinin yönetmenidir. yıkıp dökmeye, patlatmaya pek bi meraklıdır. ayrıca müthiş bir fragman yapma yeteneğine sahip adamdır. en son yaptığı fragman ise need for speed the run adlı oyun için yaptığı fragmandır. http://www.youtube.com/watch?v=zp2HROFjxxk&ob=av3e
batman begins, the dark knight ve the dark knight rises'ı peş peşe 27 defa izleyip çizgi roman uyarlaması nasıl yapılır öğrenmesi gereken yönetmenimsi. bunlara ek olarak christopher nolan'dan özel ders ayarlayabilirse, kendi gelişimi için büyük bir adım atmış olur.
fimleri okadar kurgudan yoksundur ki kendi bile anlamaz ne yaptığını.
samsung'un kavisli tv tanıtımında konuşurken -daha doğrusu konuşmaya çalışırken- prompter bozulunca rezil olup sahneyi terk eden amele. iyi rezil olmuş amk amelesi.

http://www.bbc.co.uk/news...magazine-monitor-25639814
(bkz: çekme ananı bacını sikeyim çekme)
aksiyon sahnelerinde iş olduğunu bilen yönetmen.
Çocukluğumuzun hatıralarından birisi olan Transformers serisini piç etmiş yönetmendir.

Bırak ulan Optimus prime reyizin yakasını artık.
pek çok kişi sevmez ama benim resmen idolümdür.
Görsel Açıdan pek doyurucu işlere imza atan yönetmen. Aksiyon filmlerini patlamasız görmek adeta imkansız. The rock filmi en iyi filmlerindendir.