filistin 


/ 6
kapat
  1. Toprakları illegal bir şekilce israil tarafından işgal edilen,tüm dünyanın bu olayı sadece seyredip bir de sırf Yahudilere yaranmak uğruna israil'in tüm zalimliklerine göz yumarak ihmal ettiği ülke.
    #119651 (italiano, 18.03.2006 14:23)
  2. israil e karşı beslediğimiz duyguların ortak olması açısından sempati beslediğim ülkedir.
    #119737 (electronica, 18.03.2006 16:19)
  3. 2.abdülhamid in osmanlı da her zaman itibar gösterilen bir azınlık olmasına rağmen yinede yaranmayarak isyan ettikleri için , ağır bir beddua ettiği rivayet edilen ülkelerden biri..
    netekim asla rahat etmemişlerdir osmanlı dan koptuklarından beri ..

    bu bedduayı yediği rivayet edilen diğer azınlıklar için ;

    (bkz: bosna hersek)

    (bkz: arnavutluk)

    (bkz: kırım hanlığı)

    şimdilik tutmuş gibi duruyo ama neyse *
    #226807 (postsinaptik golge, 10.05.2006 06:54 ~ 21.12.2006 03:29)
  4. haziran ayı sonunda gazze şeridindeki israil karakollarına bir dizi saldırı gerçekleştirmiş bulunmaktadır.kaçırdığı askeri bahane olarak kullanan israil tarafından gazze nin kontrolünü kısmen kaybetmiştir an itibarı ile!
    #391468 (Disco Inferno, 02.07.2006 14:53)
  5. kimlik kartı/mahmut derviş
    ........
    Kütükte kayıtlıyım.
    Arabım.
    Saçlar: Kara.
    Gözler: kahve rengi.
    Özel belirtiler:
    Alnındaki bir çatkı.
    El ayası deniz kabuğunun içi gibi kırmızı.
    Uyuşturur tuttuğu eli bu eller.
    Ayrıca zeytin yağını,
    bir de kekiği çok severim.
    Arayan bulsun beni
    bir yitik köyde,
    adsız yollarda unutulmuş.
    Tarlalarda ter döker insanlar,
    taş ocaklarında ter döker.
    Özlüyor insanlar
    insan gibi yaşamayı.

    Kütükte kayıtlıyım.
    Arabım.
    Atalarımın üzüm bağlarını sen aldın elimden,
    çocuklarımla ektiğim toprağı
    sen aldın.
    Bıraktın bu taşları
    bize, çocuklarımıza.
    Alacakmışsınız
    elimizden bu taşları da
    doğru mu?

    Bir daha diyorum!
    Bir daha!
    Kütükte kayıtlıyım.
    Birinci sayfanın ta başına.
    Nefret etmem insanlardan
    saldırmam hiç kimseye.
    Ama aç korlarsa beni,
    korlarsa çırılçıplak,
    yerim etini beni soyanın,
    hem de çiğ çiğ.
    Açlığımı kolla benim
    ve öfkemi.

    Damarıma basma.

    (çev. a. kadir - afşar timuçin)
    #426227 (zibende, 14.07.2006 21:25)
  6. Orta Doğunun kanayan yarası olarak adlandırılabilir ve bu gidişle kanayacağa da benzer.
    #426317 (Ortouch, 14.07.2006 21:55)
  7. israilin vampirliğine göz yumulması neticesinde, sılahsız insanlarının son teknoloji füzelerle parçalandığı, dünyanın b.. varmış gibi izlediği fakat kılını kıpırdatmadığı öksüz ülke.
    #426376 (Hayati Tehlike, 14.07.2006 22:09)
  8. "taş

    şaraba yüz çeviren militan
    kesti şahdamarını
    kanla mayalandı evren
    ve pıhtılaştı toprak

    fil ordusuna direnen
    son ebabil kuşları
    bir bir düştü toprağa
    fil üstün..

    oysa filistin
    kalmalı
    coğrafyada adın
    ve gagalara yakışan taş
    yürek diye
    taşınmamalı bedenlerde"

    *
    #426389 (kodes, 14.07.2006 22:11)
  9. dünyanın hırçın ve şerefli çocuğu...tek başına emperyalzmle alay etme baş eymeme gibi yetenekleri var...
    yıllardır sefaletten kırılıp bir tane islam ülkesini arkasına alamayan ülke baş eymeyen ülke
    kutsal topraklar...mescidi aksa ....kudüs bu ülkenin baş kentidir...işgal altındadır..
    #426516 (Ben hakimim masum bey.., 14.07.2006 22:42)
  10. bütün dünyanın neler çektiğini gördüğü halde başka suni meseleler oluşturarak israil işgalini görmemezlikten geldiği,yada haklı göstermek için çabaladığı ülkedir.milyonlarca müslamım diyen insan ve onlarca ülkenin adeta kaderine terkettiği yalnız kahraman denebilecek cesaret ve gurur abidesi ülke..

    biçare yürekler param parça olmuş
    açlıktan sefaletten yorulmuş
    gururundan sefil olmuş
    ne olursa olsun teslim olmamış

    filistin ki islamın son cesaret kalesi
    filistin ki görene bişeylerin göstergesi
    ne olur artık dünya sende duy bu sesi
    ağlamasın artık anaların gözleri....
    #430269 (eşşağan ala gazuğu, 16.07.2006 02:54 ~ 02:57)
  11. türkiyenin kredi verdigi nadir ülkelerden birisi... belkide tek ülkedir...
    #430385 (imitasyon, 16.07.2006 03:41)
  12. -zamanında- topraklarını israillilere satmış vatandaşlara sahip ülkedir bu...
    evet kanayan yaradır; birilerine de ders olmalıdır zannımca...
    (bkz: ülke topraklarını yabancılara satan insanımsılar)
    #430404 (sidikli, 16.07.2006 03:46)
  13. türkleri kardes olarak gören ancak türklerin konusmaktan baska bir sey yapmadıkları yardım etmedikleri emperyalizmin saldırısı altındaki ülke...
    #442627 (imitasyon, 20.07.2006 02:52 ~ 02.08.2006 18:01)
  14. (bkz: kutsal direnişin kalesi)
    (bkz: son savunma mevzisi)
    #442695 (Ben hakimim masum bey.., 20.07.2006 03:28)
  15. (#398790)
    #442697 (roy mustang, 20.07.2006 03:30)
  16. sil gözyaşlarını ey yüreğim!
    aldırma yaralayarak geçen günlerin ağrısına
    eğri ucu paslı hançerlerin
    böğrüne böğrüne saplanışına
    dinle haykırışlarını filistinli çocukların
    ki onsun tarih yaşında yaraların;
    intifada intifada yine billahi intifada!
    #700438 (fatal, 06.10.2006 14:57 ~ 14:58)
  17. son dönemlerdeki olaylarla iç savaşın eşiğine gelen, müslümanların burnunun bu gidişle boktan kurtulmayacağını simgeleyen ülke. ülkeniz işgal altında siz hala birbirinizi yiyin enayiler.
    #1025741 (chilavert, 20.12.2006 10:57)
  18. ----spoiler------

    israil işgali ve zulmüne, emperyalist kuşatma ve siyasi-ekonomik ablukaya karşı direnmek durumunda kalan Filistin'de geçen hafta silahlar susmadı. Ancak bu kez namlular siyonist varlığa dönük değildi, kardeş kardeşi vuruyor ve vurulan her savaşçının kanı, Filistin'in özgürlüğü ve bağımsızlığı için severek ölümü kucaklayanlara tarifsiz acıları yaşatıyordu.

    Neler oluyor Filistin'de?

    Hamas ve El Fetih neden çatışıyor, bu çatışmanın zemini nasıl yaratıldı?

    Aslında Filistin direniş tarihine bakıldığında, buna benzer "iç çatışmalar" yaşandığını görürüz. Ancak hiçbirisi bunun kadar, "iç savaşa" evrilme potansiyelini güçlü şekilde taşımamıştı. Filistin'in BM yetkilisinin "iç savaş eşiğinin aşıldığı" sözleri bu yanıyla dikkat çekicidir. Daha da önemlisi, geçmişteki çatışmalarda kısmen güç savaşı bir unsur olarak karşımıza çıksa da, asıl olarak mücadeleye ihanet edip etmeme, direnişçi olup olmama üzerinde yaşanırdı. Yani bir yanıyla bir ilerici sonuç doğurma dinamiği de taşırdı.
    Oysa bugün yaşanan çatışma tamamen iktidar odaklıdır. Filistin cephesinden kazananı olmayacaktır. Görece amacına ulaşan ister Hamas isterse El Fetih olsun yine onlar da kaybedeceklerdir.
    Şu anda "ateşkes" sağlanmış olsa da, bir hafta içinde bunun üçüncü ateşkes olduğu düşünüldüğünde, her an yeniden bozulmasının an meselesi olduğu da görülecektir. Kaldı ki, çatışmayı doğuran nedenler ve anlayışlar halen orada canlı olarak durmaktadır. Her şeyden önce, Hamas'ı reddetmesine karşın, El Fetih lideri ve Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın aldığı erken seçim kararı, yeni çatışmaların da objektif zemini olarak önümüzde durmaktadır.
    5 Filistinli'nin ölümüne, çok sayıda yaralıya malolan çatışmaların sürecini kısaca hatırlayalım:
    Hamas'ın iktidar olması ile birlikte emperyalistler siyasi, ekonomik ambargo başlattılar. Hamas'ı güçsüzleştirip iç çatışmayı körüklemeyi hedefliyordu emperyalistler ve siyonistler.
    Nitekim beklenen oldu. El Fetih'in hakim olduğu güvenlik güçleri başta olmak üzere, maaşlarını alamayan memurlar gösteriler, işgaller ve protestolar yaptılar. Hamas'ın polis gücüne hakim olmak istemesi, ulusal bir uzlaşma sağlama yönündeki ufuksuzluğu ve politikasızlığı buna eklenince, protestolar silahlı çatışmalara dönüştü.
    El Fetih, emperyalistlerin ambargosunu, Hamas'ı iktidardan uzaklaştırma yönündeki politikaları da arkasına alarak, yeniden güç olmayı hedeflemektedir. 46 yıldır iktidarda olan ve asıl olarak toplum içindeki gücünü de iktidar gücüne dayandıran El Fetih açısından, iktidarı kaybetmek büyük bir hazımsızlığı da beraberinde getirmiş, hatta kendi iç çatışmalarını da körüklemişti. Ambargo karşısında, kendi halkının açlığını da göze alarak Hamas'ı yalnız bırakan Mahmut Abbas liderliğindeki El Fetih, Ocak 2006'dan bu yana Hamas'ın güç kaybettiğini hesap ederek, erken seçim ile yeniden iktidara gelmeyi hesap etmektedir.
    Hamas ise, bu bir yıl içinde ulusal birlik gibi bir hedef gütmemiş, böyle bir politikası olmamıştır. Giderek Filistin toplumuna hakim olma niyeti gizli saklı olmayan Hamas, bir yıl boyunca emperyalistlerin dayatmalarına bir şekilde direnmesini bildi. Pratik olarak ne yaptığı ayrı olsa da, silahlı mücadeleyi terketmedi. israil'i tanıma dayatmalarına boyun eğmedi, Filistin'e emperyalistlerce dayatılıp imzalatılan Oslo Anlaşması'nı reddetmeyi sürdürdü. Ancak, kuşatmaya karşı politika üretemeyerek, bir bakıma emperyalist-siyonist tuzağa da adım adım düşmüş oldu. Yalnızlaştırılması karşısında, Fetih'in kaçınamayacağı bir şekilde politik açılımlar yaparak ulusal birlik sağlama noktasında politika üretemedi.
    Elbette başta belirttiğimiz gibi, Hamas-El Fetih çatışmasında iç iktidar kavgası kadar, dış etkenler de belirleyici, tetikleyici durumdadır. Ambargo bunların arasında en başta gelmektedir. Bölgeye demokrasi götürmekten sözeden emperyalistler, bölgenin en demokratik seçimlerinden birinin sonucunu pervasız bir şekilde yoksayarak, bunun da ötesinde işlevsiz hale getirmek için ellerinden geleni yaparak, sorunun demokrasi sorunu olmadığını ortaya koymuşlardı. Lübnan saldırısına kadar BOP'un temelinin "demokrasi" olduğunu söyleyen Amerika'nın, Lübnan'da ölen sivillerin cesetleri üzerinde tepinerek, yaşananları "yeni Ortadoğu'nun sancıları" olarak nitelendirmesi, tam da bu sürece denk gelmektedir. Lübnan'da vahşi bir saldırı ile, Filistin'de ise "bizim istediğimiz sonucu vermeyen demokrasiyi tanımayız" pervasızlığı ile kurulacaktı "yeni Ortadoğu!"
    Evet bu bir iktidar mücadelesi. Ancak bu mücadele, israil ile ilişkilerden bağımsız değildir.

    Hamas'ın israil'i tanımaması.

    Emperyalistlerin halkın iradesini yok sayarak Hamas hükümetini tecrit etmesi ve ambargo uygulayarak halkı cezalandırması.

    Hamas'a yapılan "silahlı mücadeleden vazgeç" baskısı.

    işte tüm bu noktalar etrafında şekillenen bir iktidar mücadelesi ile karşı karşıyayız.

    Hamas'ın niyeti iktidarını korumak olabilir, El Fetih kaybettiği iktidarı yeniden ele geçirmek istiyor olabilir. Ancak tüm bu niyetlerden bağımsız olarak, emperyalist politikaların başarısı ya da başarısızlığı eksenindeki bir çatışmadır bugün yaşanan.
    El Fetih lideri ve Devlet Başkanı Mahmut Abbas, açık bir şekilde arkasına emperyalistlerin desteğini almıştır. ingiltere Başbakanı Blair'in, böyle bir süreçte Filistin'i ziyaret ederek Abbas'a desteğini açıkça ortaya koyması. ABD cephesinden yapılan Abbas'a destek açıklamaları, desteğin açık hale gelen görünümleridir. Ki, bu durum Abbas'ın Filistin toplumu tarafından "emperyalistlerin adamı" olarak görülmesi riskini taşısa da, Abbas, iktidarı ele geçirme uğruna bu riski hiçe saymaktadır. Kaldı ki, Filistin halkının direnişine düşman bütün güçlerin Hamas'ı güçsüzleştirme, iktidardan uzaklaştırma noktasında hemfikir olmaları ve bu nedenle de Abbas'a destek vermeleri yukarıda sayılan desteklerden çok daha boyutludur.
    Dişle tırnakla, kanla canla yaratıldı bu ülke, direnişle ayakta durdu, hepimiz Filistinliyiz ruhu ile direndi. iktidar hesapları ile direniş ruhuna, halkın birliğine vurulan her darbe, siyasi aktörlerine Filistin tarihi içinde büyük veballer yükleyecektir. Kurşunların üzerine taşlarla yürüyen genç kuşakları demoralize eden, inançsızlaştıran iç çatışmaların durdurulması, krizin aşılması elbette mümkündür. Krizi yaratan koşulları ortadan kaldırmak, uzlaşmaktan geçmektedir. "Bağımsız, özgür bir Filistin" bu uzlaşmanın en güçlü temelidir.
    Bu, "iktidar hırsıyla değil, Filistin'in çıkarları" düşüncesiyle hareket edilirse mümkündür.

    ***

    israil ile yeni bir anlaşma daha

    Filistin'de yaşanan zulmü dilinden düşürmeyen, tabanını ve tüm halkı aldatmak için istismar eden AKP iktidarı, o zulmü yaşatan savaş makinasını beslemeye devam ediyor.
    Türkiye, siyonist israil devleti ile yeni bir anlaşmaya daha imza attı.
    Türkiye ile israil arasında imzalanan Karadeniz-Kızıldeniz Boru Hattı projesiyle petrol, doğalgaz, elektrik ve su birlikte taşınacak. Böylece, Ortadoğu'da tecrit olmuş durumda olan ve Ortadoğu ülkelerinden özellikle petrol ve su ihtiyacını karşılayamayan, bunun için Latin Amerika'dan, Avrupa'dan çok daha masraflı taşıma yapmak durumunda kalan israil'in imdadına yine Türkiye iktidarı koşuyor.
    Hem de "islamcı" bir hükümetin yönetimindeki Türkiye!
    Enerji Bakanı Hilmi Güler, gelecek tepkileri bildiği için, Filistin'in de su ihtiyacının karşılanacağı gibi masallarla halkı aldatmaya çalışıyor. Oysa, vananın başında israil oturdukça, bunun da Filistin halkını dize getirmek için bir araca dönüşeceğini herkes biliyor. Bugün, Filistin halkının en temel ihtiyaçları, ürünü, alt yapısı bizzat israil tarafından yokediliyor, halk açlıkla ve hastalıklarla "terbiye" edilmek isteniyor.
    Ve bu zulüm makinasının elinden tutan, ona güç veren Türkiye hükümeti, "Türkiye bölgede önemli bir enerji aktörü olacak... Filistin'in de su ihtiyacı karşılanacak" gibi masallarla bu gerçeğin üzerini örtmeye çalışıyor.
    Takke düşmüş kel görünmüştür.
    AKP iktidarı, dört yıllık icraatlarında olduğu gibi, bölgeye yönelik ABD-israil-ingiltere ekseninin belirlediği politikalar dışında en küçük bir adım dahi atamaz. Bu proje de "Türkiye'nin çıkarları" değil, israil'in çıkarları üzerine kuruludur.
    Projenin arkasındaki isme bakmak bile yeterlidir bunun için.
    Irak işgalinin kurmaylarından, 'karanlıklar prensi" dedikleri, Richard Perle. Petrol, doğalgaz, su ve elektrik hatlarının Ceyhan'dan israil'in Eilat Limanı'na uzanmasını öngören proje, ABD'nin uygulama çabasında olduğu Büyük Ortadoğu Projesi'nin de en önemli ayaklarından biri.
    Mesele bu kadar açık ve net!
    Su sorununun bölgenin, özellikle israil'in en önemli sorunlarının başında geldiği ve bunun için savaşların yaşandığı hatırlanırsa, AKP iktidarının israil'e sunduğu bu desteğin israil açısından önemi daha iyi anlaşılacaktır.

    ***
    #1059485 (LocK, 26.12.2006 15:13)
  19. Siyasi Suikaste Mahkeme Onayı

    Emperyalizmin hık deyicileri, Ortadoğu'da da israil'in gönüllü propagandistidirler. Propagandalarının temelini ise, israil'in bölgenin "en demokratik, hukuk devleti olduğu" yönündedir. işte size o hukuk devleti yargısının bir kararı!
    Filistinliler'e yönelik suikastler kanıksatılmış olsa da, savaş hukukunda gayri-meşrudur, suçtur. israil mahkemelerine bu konuda yapılan bir başvuru, 14 Aralık'ta sonuçlandı. Yüksek Mahkeme, ordunun Filistinli militanlara ve siyasi liderlere yönelik suikast düzenleme politikasını yasaklamayı reddetti.
    Oybirliği ile alınan kararda, ordunun militan olduğundan "şüphelendiği" Filistinliler'e suikast düzenlemesi yasal bulunurken, şöyle denildi: "Tüm suikastların uluslararası hukuka aykırı olduğuna önceden hükmedemeyiz. Aynı zamanda bu suikastların her birinin uluslararası hukuka uygun olması da mümkün değildir".
    Açık bir "biz terörist devletiz" itirafıdır aslında bu karar. israil Sol Meretz Partisi milletvekili Zehava Galon'in de belirttiği gibi, "utanç vericidir". israil'in terörist eylemlerine yasal kılıf sağlamaktır.
    israil, 2. intifada'nın başladığı 2000 Eylül ayından beri suikastlarda 210'unu militan, 129'u sivil olmak üzere, 339 Filistinli'yi katletti.

    yürüyüş.com
    #1059494 (LocK, 26.12.2006 15:15 ~ 25.04.2009 16:43)
  20. birileri ölüyor orada.

    ve birileride...

    http://www.youtube.com/watch?v=uwGvGdYdIys +
    #1082743 (diaspora, 30.12.2006 23:50)
  21. çağımızın kanayan yarası.. belki çok kılişe oldu ama harbiden böyle!.. yahudî zulmünden önce 70 bin yahudî, 7 milyon müslümanın yaşadığı filistinde bu gün 7 milyon yahudîye mukabil filistinli nüfusu 2 milyon bile değildir ve 4 milyon filistinli şuan mülteci durumundadır!..

    toprak parçası olarak biz Türklerin şahsî mülküdür, Ulu Hakan'ımız II. Abdülhamid'in tehlikeyi fark etmesiyle filistini hanedanın şahsî mülkü yapmıştı ama ittihat ve terakki denen tarihimizin en iğrenç topluluğu; filistini devlet arazisini halini getirir ve birkaç ay sonra ingilizler işgal eder filistini. O menfur herifler filistini osmanlı hanedanının şahsî mülkü olarak bıraksaydı bu gün oraların sahibi bizdik çünkü devletler hukukunda insan devletten üstün tutulur ve başka bir devletin gelmesiyle tapulu mal elden çıkmaz!..

    tarihi olarak yine bu topraklar bizimdir. evet şaşırabilirsiniz ama bizimdir arapların değil; çünkü filistin tarihine bakıldığında son 1000 yılında takriben 700-800 yılı bizim toprağımız olarak gözüküyor; osmanlı,eyyübiler,selçuklu (ve yine selçuklu ama suriye -filistin selçuklu devleti)... onu kurtaran ve imar eden de bizizdir; selahaddin-i eyyübi hazretleri onu haçlılardan kurtarmıştır, osmanlı sapıtmış memlüklerden kurtarmıştır ve birçok saldırıya karşı korumuştur!..

    ama manevi olarak filistinlilerin vatanıdır zaten mühim olan budur mal değil vatan olması!.. onun yoluna şehid olan filistinlidir, onu terk etmeyen filistinlidir!..
    #1095663 (sus konusma, 02.01.2007 20:41)
  22. antik çağda ismi "kenan" olan ülke.
    #1288660 (endustriyel siyah, 11.02.2007 06:43)
  23. topraklarını zamanında parça parça yahudilere satarak , ardından yahudilerin bu topraklarla israil devleti'ni kurmasıyla bi anda işgalci konumuna düşen devlettir.tarihdeki çoğu devlet ve millet para hırsı yüzünden özgürlüklerinden ve istikballerinden vazgeçmişlerdir.tarihteki hatalar günümüze mazlum ve gariban bir filistin'i yaratmıştır.
    #1288675 (nietzsche, 11.02.2007 07:09)
  24. hamas'ın hükümetten istifa etmesiyle terörist devlet statüsünden çıkmış devlettir.
    #1318905 (ilich ramirez sanchez, 18.02.2007 12:58)
  25. içinde bulundukları durumun sorumluluğunu sadece israile atıp küçük emrah rolünde islam alemine "benim hiç babam olmadı" mesajı gönderen ülke.

    topraklarını yahudilere satıp onların tarım kolonileri kurmalarına izin veren, seneler sonra durum vahimleştiğinde bile önce kendi içlerinde birlik olmayıp israile karşı mücadele vermeyen kişilerin bulunduğu yer. (bkz: hamas) (bkz: el fetih)

    *

    edit büdüt: yahudilerin mevzubahis toprakları osmanlının dış borçlarını kapatmak karşılığında satın almak istediğini fakat osmanlıların buna karşı çıktığını ayrıca belirtmek isterim.
    #1361013 (avedis, 01.03.2007 10:56 ~ 11:06)
/ 6
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

filistin başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. filistin ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu filistin nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about filistin. Copyrights of the articles are belong to their authors.