turk sinemasi 


/ 2
kapat
  1. köklü değişikler yaşayan bünyesinde fahrettin cüreklibatur, kadir inanır, türkan şoray, küçük emrah, kemal sunal, şener şen ve daha nicelerini barındıran nacizane sektör. (bkz: yesilcam)
    #60620 (hercumerc, 10.02.2006 20:05)
  2. harika bir oyuncu database i içeren web sitesi. Hep yüzünü görüp de ismini bilmediğimiz yesilcam emekcileri'ni orada görüp, hah bu adam demek mümkün. Girilesi..

    http://www.turksinemasi.com
    #376694 (john doe, 26.06.2006 21:22 ~ 21:40)
  3. sinema yazarı değilim. iyi bir izleyici de değilim. lakin, bildiğim birşey var;

    70 ,li yılların gerisine düşmüş bir sektördür; şu anki haliyle, zira; 70li yıllarda çevrilen filmleri hala izleyebiliyor/gülebiliyor/ağlayabiliyor

    ez cümle duygulanabiliyoruz. bir de 2 sene önceden aklımızda ne var diye soracak olsam kendi kendime bir iki isimden başka; hiçbirşey yok.

    yakalayan tekrar izlesin; ordaydım belgeselinde halit akçatepe hababam sınıfı filmlerinin arka planını anlatıyordu. neden gerilediğinin de ipuçları vardı o sohbette.

    ha bir de unutmadan; hababam sınıfı filmlerinden birinde ( kaçıncı anımsamıyorum. anımsayan mesaj atarsa yazarım) halit akçatepe ve 2 hababamlı ekose etekler giymiş şarkı söylüyorlardı; ve o zamanki medya ayağa kalkıp da '' vayyy erkekkk etek giydi'' veyahut anlı şanlı erkekkk köşecilerimiz '' etek giyilir mi'' konulu yazılar yazmamış/sinemacılar tartışmamışlardı.

    demem o ki; bu coğrafya geriye gitmiş. sineması da tiyatrosu da geriye gitmiş.

    kafalar mı? e zaten sanat denen şey onunla yapılıyor be anam. memeyle, popoyla değil.
    #617318 (penahi, 08.09.2006 16:22)
  4. hala sektör olamamıştır. endüstri hiç olamayacaktır.
    #762762 (zlatan1937, 22.10.2006 05:19)
  5. gösterime gireli kısa bir süre olmasına rağmen televizyon kanallarında "tv'de ilk kez" ibaresi ile gülünç duruma düşen yapıtlar.
    #879423 (Eqin, 19.11.2006 05:09)
  6. (bkz: kizilcam)
    #933206 (alfred hickorkmaz, 01.12.2006 02:11)
  7. (bkz: dünyayı kurtaran adam)

    baba neydiki oğlu ne olsun
    #933210 (babilibabilibuu, 01.12.2006 02:13)
  8. bir türlü "olamamış" bir meyvedir. hamdır! arasıra bazı dallarında, mucizevi, şaşırtıcı yemişler çıkıverir ama ağacın genel görüntüsü içinde maalesef yokolup gider. kökünü inkar eden ağaç ne kadar meyve verebilir ki?

    bu yüzden dünyada; "iran sinemasi" var!

    "kore sinemasi" var!

    "hint sinemasi" var!

    "japon sinemasi" var

    ama

    "turk sinemasi" yok!!
    #964367 (saygisiz tip, 07.12.2006 18:59 ~ 19:05)
  9. şu gün itibariyle sadece dram ve komedide prim yapabilen olgudur.oysa ki macera, bilimkurgu, gerilim, korku gibi film çeşitleri de vardır bilindiği üzere... bu sıfatlar altında çevrilen filmler ilgi görmemektedir... nedenini yapımcılar bilir.
    #964494 (dom dom bullet, 07.12.2006 19:27)
  10. cogu zaman sicip batirmis olsa bile, son donemdeki cikislari ile yinede gogsumuzu kabartan, yeni yurumeyi ogrenmis bir cocuk gibi kipir kipir, bizi bize anlatan sektor.
    acimasizca elestirilecegine biraz mantikli dusunulursek ve destek olursak daha hizli yol alacagi kesin.
    #1220998 (mese odunu, 28.01.2007 02:29)
  11. dramda üstüne yok aslında haksızlık etmemek lazım dediğim; belki de bizden bir şeyler bulduğum için ...
    #1328704 (leggare, 21.02.2007 00:21)
  12. türk sinemasında ağırlıklı olan türler;
    melodram, komedi, macera, tarihsel ve son yıllarda korku.
    (bkz: türk korku sineması)
    (bkz: melodram)
    #1463725 (ArsMagna, 28.03.2007 18:46 ~ 29.03.2007 10:16)
  13. (bkz: turk filmlerindeki klise hikayeler)
    #1463730 (der ve uzaklasir genc adam, 28.03.2007 18:47)
  14. geçtiğimiz sene yaklaşık 15 milyon izleyici çekmiş sinema. 15 milyonun yarısından fazlasını 2 filmin oluşturması ise gariptir. (bkz: yavaş yavaş olacak abisi)
    #1527256 (wtasyh, 14.04.2007 20:13)
  15. en boktan, en tırt filmlerin büyük gişe yapmasının nedenini açıklıyorum. hababam sınıfı, maskeli beşler, çılgın dersane, okul gibi filmsiler * 1 milyon sınırını nasıl aşıyor? Tamam çocuklar gidiyor elbette bu filmlere, yani 8-12 yaş arası çocuklar. Peki bu ülkede bu kadar çocuk var mı lan sinemaya giden? Yok, hakikatten yoktur. Fakat bu yapımcı denen kurnaz tilkiler filme bel aşağı diyaloglar, argo kelimeler koyuyorlar ki sinema kurulu bu filmler için "Yanında bir büyükle izlenmeli" ibaresi koysun, hal böyle olunca 40-45 yaşındaki herif mecburen refakat ediyor çocuğuna. Sonra hanımına diyor "Yav hatun madem çocuğu sinemaya götürüyoruz, sende gelde film sonrası yemek yeriz" diyerekten yapımcıların bir taşla 3 kuş vurmasını sağlıyorlar. Eğer ki bu ülkede çocukları tek başına gitmelerine izin verilmiş olsun bak bakalım bu filmler 100.000 rakamını yakalıyor mu..
    #1614155 (zabalayn, 06.05.2007 16:14 ~ 16:15)
  16. sanatçı tanıtımı her filmnde aynıdır. afişin üstüne atılan plaklardan sanatçı tanıtılır.
    #2293787 (bob marley faruk, 10.09.2007 16:48)
  17. (bkz: yine de yeri ayrı be abi)
    #2293793 (Lucky Strike, 10.09.2007 16:49)
  18. Her ne kadar eleştirilse de çeşit yok diye, zamanında kısıtlı imkanlara rağmen, kızılmaskeden süpermene, kötü ruhtan vampirlere kadar birçok çeşidi denenmiş çekilmiş sinema sektörüdür.

    Bu filmleri izlediğinizde genel olarak kopya edilmiş, imkansızlıklardan türlü geçiştirmelerle kotarılmış sahneler görürsünüz. Eğer aynı hızda devam etseydi eminim şimdi çok farklı yerlerde olacaktı bu filmler.

    Efenim şahsımın görüşüne göre bir dönemden sonra arabest illetinin aziz türk milletine musallat olması ve buna ilaveten geçim sıkıntısı, ideoloji ve fikir çatışmaları münasebetiyle türk sinemasında sadece bol acılı, lahmacun, çiğ köfte ve tavernalı aşk, meşk, kavuşamama filmleri çekilmiştir. Talep arzın devamı olduğundan bakmış ki yapımcılar, türk halkı salya sümük ağlamaktan garip bir zevk alıyor, napsınlar, bu türlere yönelmişler.

    Türk sinemasının kısırlaşmasında, olduğu yerde kalmasında, hatta geriye gitmesinde yapımcıların olduğu kadar toplumun rengi de büyük rol oynamıştır. Bizler daha yeni yeni arabesk kimliğinden sıyrılma çabaları içerisine girmişken, bir de baktık ki cem yilmaz adında bir komedyen gora isimli filmi çekerek türkiyede bir çığır başlattı, iyi de etti.

    Şimdiki yapımları beğenmeyebilirsiniz, çünkü atalarınız da daha öncekileri beğenmemişti. Peki ya denemeden başarı ve kalite nasıl yakalanabilir?

    dunyayi kurtaran adamin oglu senaryo olarak bir boka benzemeyebilir ama görsellik açısından bizlerin de birşeyler becerebildiğinin kanıtıdır.

    Daha çekilebilecek bir çok konu vardır. Tarihimiz konularla doludur, anadolu efsanelerle doludur. Yeter ki isteyelim, isteyince pekala yapabiliyoruz.
    #2293890 (KIZILMASKE, 10.09.2007 17:09)
  19. geçen seneki çıkışı için, eleştirmen ve sinema severler 'bu senede sürecek' diyorlar. haydi inşallah...
    #2322164 (wtasyh, 15.09.2007 19:46)
  20. yıllara göre türk filmlerinin olduğu böyle bir siteye adını veren sinema.
    http://www.turksinemasi.com/filmler/filmler.asp
    #2483853 (pilotmont, 18.10.2007 04:55)
  21. bizden başkaları için bir muamma olan sinemadır. bizim de pek anladığımız söylenemez ama. öyledir bu kıvır zıvır. misal ver koçum misal diyorsanız veririm elbette! şu bahçede çocuğu top oynarken mavi plastik leğende çamaşır yıkayan cefakar, çilekeş ve fedakar türk kadını imgesini bilirsiniz hepiniz. sinema yönetmenlerimiz bayılırlar bunlara. kadıncağızın hasbelkader baldırı göründü diye tecavüzcü coşkunun gadrine uğramasını bir yabancı anlayamaz. kültürel, bilimsel aletler ve avadanlıklar toplumların bilinçaltlarını da yansıtır. sözgelimi ben, "pilli bir alet icat edip kıçıma sokmayı" hiç düşünmedim. bilinçaltları öyle adamların. ya seninki? e efendim biz aslında öyle değiliz, salon beyefendileriyiz biz de şu cahil cühela kafir takımı bizi yanlış anlıyor. lan dallama, böyle filmler üretiyorsun ondan sonra da çıkıp biz böyle degiliz diye ciyaklayıp duruyorsun. olacak iş değil!
    #2583214 (imam of the cemaat, 12.11.2007 15:17)
  22. hiç bir zaman eski kalitesine ulaşamıyacak olan bir zamanların sektörü. geçmişte yılda çekilen 200 filmle dönemin insanlarının tek eğlence kaynağı bir zaman makinasıydı yeşilçam. en masum en saf insani duyguları hiç bir mesaj kaygısı gütmeden henüz kirlenmemiş bir dünyanın insanlarına sunuyordu. bugün hala eski filmleri televizyonda izliyorsak bu filmlerin çok kaliteli olmasından değil bir samimiyet bir güven duygusu vermesindendir. evet şimdiki sinemamızın haline bir bakın çırpınıyor batmamak için yapılan işlerin kalitesi günümüz sinema normlarına uygun ama eksik olan bir şey var ve insanlarımıza hala bunu veremiyor. belkide biz çok kirlendik yada dünya eski dünya değil.
    #2771177 (sex files, 31.12.2007 14:40)
  23. içimizdeki onca zenginliğe ve kıskanılacak tarihi bir geçmişe sahip olmamıza rağmen, kendi kendimizle didişmemiz nedeniyle bir türlü hak ettiği yeri bulmayan, seyirciden kopuk yaşayan sinema.
    #2771278 (hallulejah, 31.12.2007 15:07)
  24. 2006 yılındaki toplam seyirci sayısı sayısı yaklaşık 31 milyon iken, 2007 yılında 26 milyon civarında olan buna rağmen 2007 yılında pek çok filmiyle yurtdışındaki festivallerin çoğunda adından bahsettiren ve ödüller alan sinemadır.
    #2771312 (eksik bir sey, 31.12.2007 15:17)
  25. yalandan bir canlanma moduna giren, fekat kısa sürede yeni bir açmazla karşılaşan sinemamız. hala çağa ayak uydurmaya çalışılmakta. velâkin, o havayı yakalamak için önce niteliği artırmak gerekir.

    niteliği artırmak derken, cem-i cümle birleşip "haydi gelin hep beraber almodovar'a özenelim. dur biraz da haneke katalım üstüne. olmadı yeni-eski dalgalardan alırız bir tutam. bak tarkovski'yi unuttum. onu da ilave ettik mi, al sana mükemmel bir film." çekelim demiyorum elbette. bu ülke insanı bu tip şeylere uzaktır çünkü. ya gerçekçi olacaksın, ya da gerçekle dalga geçeceksin. ha, kişisel filmini yap, dursun bi kenarda. ama sürekli de aynı zihinsel oyunları, aynı ruhsal çıkmazları didikleyip didikleyip çıkarma karşımıza. daha bizden ol, her zaman da bizim senden olmamızı bekleme. biz seyirciler kolay sıkılırız çünkü.
    ayrıca, ben tarkovski'yi zaten izlemişim. bi daha neden aynı depreşimleri senle yaşayayım? değil mi canım?
    niteliği özgünleşerek, öze ayna tutarak artıracaksın. özü kendinle sınırlamayacaksın. genele yayacaksın. ortalığı mustafa altıoklar'a neyin bırakmayaksın. aman diyim...
    #2771363 (el cordobeslerin yedincisi, 31.12.2007 15:30 ~ 17:23)
/ 2
© 2008 - uludağ sözlük

turk sinemasi başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. turk sinemasi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu turk sinemasi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» sinek ilaci puskurten aracin arkasindan kosan sinek » sekuler olmayan ulkelerin gelisemeyecegi gercegi » amerika birlesik devletleri » arog » a series of unfortunate events » half life » taytanik » yaran fikralar » protest sanayici » anything is possible a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci