ozgurluk heykeli 


kapat
  1. Heykel, 19. yüzyılın ortalarında Türk toprağı olan Mısır'a dikilmesi maksadıyla Fransızlar tarafından hazırlanmış ama sonradan yaşanan bazı şanssızlıklar yüzünden Mısır yerine Amerika yolunu tutmuştu. işin daha da garip tarafı, heykelin masraflarının büyük kısmının, zamanın hükümdarı Sultan Abdüláziz tarafından bizzat ödenmiş olmasıydı.

    'NEW York' dendiği zaman, çoğumuzun hatırına ilk önce Manhattan'daki gökdelenler ve şehrin hemen önündeki adada yükselen, kaidesiyle beraber tam 93 metrelik 'Özgürlük Heykeli' gelir. 1880'li senelerde Fransa'da yapılan Özgürlük Heykeli'nin masraflarının büyük kısmının bizden çıktığını, projesinin New York'a değil, o yıllarda Türk toprağı olan Mısır'a dikilmek üzere hazırlandığını ve son anda yaşanan bir talihsizlik neticesinde Amerika'ya gittiğini bilir misiniz?
    #1135193 (il010471, 10.01.2007 22:32)
  2. heykelin elindeki hukuk kitabının üzerinde de 4 temmuz 1776 yazar latince.
    #1135211 (aangelicaa, 10.01.2007 22:35 ~ 22:36)
  3. Fransa tarafından kuruluşunun 100. yılı nedeniyle ABD'ye hediye edilmiştir.
    #1224653 (kirmizi baslikli istasyon sefi, 28.01.2007 21:18)
  4. (bkz: statue of liberty)
    #1627091 (sylviaplathh, 10.05.2007 05:44)
  5. liberty island üzerinde bulunan devasa heykel. ziyaretçilerin çıkabildiği en yüksek nokta olan meşalenin yerden yüksekliği 93 metredir. meşalenin alev kısmı 24 ayar altından yapılmıştır.
    #1731897 (justuur, 06.06.2007 08:16 ~ 08:19)
  6. her görenin aklına a.b.d.'yi getiren obje.

    (bkz: nükleer başlıklı kız)
    #2923199 (minder amiri, 31.01.2008 01:35)
  7. amerika'nın bağımsızlığını ilan etmesinin yüzüncü yılında fransa müttefikine bir heykel armağan etmeye karar verir. bu nedenle 1871 yılında fransız heykeltraş frederic auguste bartholdi heykelin konulacağı yeri seçmek için amerika'ya gider. new york limanının girişindek bedloes adasını görünce ''işte benim heykelim burada yükselmeli, insanların yeni dünyayı ilk gördüğü bu yerde'' der. ve yer seçilmiş olur.
    paris'e dönen bartholdi model üzerinde çalışmaya başlar. fransız heykeltraş, mısır'daki anıtlardan, rodos'taki ünlü colossus heykelinden ve italya'nın arona kentindeki st. charles borromeo'nun bakır heykelinden esinlendiğini söyler. bartholdi'nin kız arkadasını model olarak kullandığı söylense de o dönemde heykeltrasın kız arkadası yoktur. heykelin önce küçük bir modelini yapan bartholdi'nin bu modeli seine nehrindeki bir adacıkta durmaktadır
    fransızlar heykeli 4 temmuz 1884 gününe yetiştirip amerikalı bakana teslim ederler. parçaları dev kutulara konan heykel 17 haziran 1885'te new york'a getirilir. parçalar halinde limanda sergilenmeye başlanır ve bunu nedeninin heyecanı arttırmak olduğu açıklanır. oysaki gerçek farklıdır. asıl neden parasızlıktır. new yorklular bir komite kurarak para toplamaya başlarlar ancak bu çabalar sonuç vermez. philadelphia heykeli dikemiyorsanız bize verin gibi bir açıklama yapar ve geçen zaman içinde heykelin dikilememesi sonucu boston, milwarkee, vermont gibi kentler de özgürlük anıtına talip olur.
    yoksul bir gazeteci çıkarmakta olduğu new york world gazetesinin logosu olarak özgürlük anıtını kullanır ve ''böylesi bir anıtı koyacak yer bulamıyorlar. gelin bu işi milyonerlere bırakmayalım''...diyerek bir kamöpanya başlatır. bu şekilde başlatılan kampanya ile para toplanır ve kampanyaya katılan herkesin adı gazetede yayınlanır. özgürlüğü yoksul göçmen halkın sahiplenmesinden rahatsız olan zenginler gerekli parayı çok kısa sürede new york komitesine verir. bu arada bu kampanyayı başlatan gazetecinin ismi öldükten sonra adına ödül verilecek olan joseph pulitzer'dir.
    emma lazarus heykel için bir sonnet yazar. şiirde heykeli klasik bir tanrıça değil, sürgünlerin annesi olarak ele alır. bu şiir özel hazırlanan bir kitaba konur ve kitap açık artırmada 1500 dolara satılır. şiiri okuyan james russell şiirin heykelden daha güzel olduğunu söyler ve şiir lazarus'un anısına bir plakete yazılarak 1903 yılında özgürlük anıtının içine konur.
    bir elinde bağımsızlık bildirisi, diğer elinde meşale tutan bu heykelin kaidesi 27, kendisi ise 46 metre yüksekliğindedir.

    -sunay akin'ın bir yazısının özetidir-
    #3388140 (johnnyturhan, 12.05.2008 17:24)
  8. (#3254856)
    #3388173 (arabam var, 12.05.2008 17:30)
  9. bir tv programında bahsi geçmişti, yine aynı tv programına göre ; özgürlük heykelini ilk sipariş eden ülke osmanlı devleti'dir.

    edit ; konuyla ilgili olarak alıntı.

    New York’un sembolü sayılan Özgürlük Heykelinin pek bilinmeyen öyküsü...

    Heykel, 19. yüzyılın ortalarında Türk toprağı olan Mısıra dikilmesi maksadıyla Fransızlar tarafından hazırlanmış ama sonradan yaşa- nan bazı şanssızlıklar yüzünden Mısır yerine Amerika yolunu tutmuştu. işin daha da garip tarafı, heykelin masraflarının büyük kıs- mının, zamanın hükümdarı Sultan Abdülaziz tarafından bizzat ödenmiş olmasıydı.
    1880’li senelerde Fransa’da yapılan Özgürlük Heykelinin masraflarının büyük kısmının bizden çıktığını, projesinin New Yorka değil, o yıllarda Türk toprağı olan Mısıra dikilmek üzere hazırlandığını ve son anda yaşanan bir talihsizlik neticesinde Amerika ya gittiğini bilir misiniz?

    işte, kaçırılan bu fırsatın kısa öyküsü:

    19. asırda Osmanlı imparatorluğunun toprağı olan Mısır, yüz- yılın ilk yıllarından itibaren Kavalalı Mehmed Ali Paşanın soyundan gelen 8217; unvanlı valiler tarafından idare ediliyordu ve içişle- rinde bağımsız hale gelmişti. Mısır valileri, sadece yabancı memle- ketlerle imzaladıkları anlaşmalarla mali protokolleri padişaha tas- dik ettirmekle yükümlüydüler ve istanbul, bu gibi talepleri genellikle her zaman yerine getiriyordu.

    Mısır Valisi Said Paşanın Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps’e 1854’te hazırlattığı ve Akdeniz ile Kızıldenizi birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı projesi de onaylanmak için Osmanlı hükümdarına sunulmuştu. Projenin arkasında Fransa vardı ama ingiltere, Akdeniz’deki ve Hindistandaki hakimiyetini sona erdirebilecek olan böyle bir hazırlığa karşı çıkıyor ve zamanın hükümdarı Sultan Abdülazizi, projeyi reddetmesi için devamlı bir baskı altında tutuyordu.

    Said Paşa, istanbulun tasdikini beklemedi ve 1854ün 30 Kasımında Fransız mühendise projenin hayata geçirilmesi için gerekli şirketin kurulması iznini verdi. Fransız sermayesiyle kuru- lan şirketin hisse senetlerinin tamamı satılınca ingiltere, Sultan Abdülazize daha da fazla baskı yapmaya başladı ve hükümdar, Mısır Paşasının projesini 12 yıl boyunca onaylamadı.

    Mısır tarafı ise, istanbul’un tasdiki gelmeden işe başladı ama Said Paşa 1863te birdenbire ölüverdi. Yerine geçen ismail Paşa ise Fransız değil, ingiliz taraftarıydı, bu yüzden iktidarının ilk yıllrında projeye gereken önemi vermedi ama daha sonraki senelerde Kanalın Mısıra nasıl bir hayati değişiklik getireceğini farkedince işe o da dört elle sarıldı. Kazılar neredeyse tamamlanmak üzereyken Fransız hükümeti, Sultan Abdülazize ingilizlerden daha fazla
    baskı yapmaya başladı. Sultan Abdülaziz, 1866nın 19 Martında yayınladığı fermanla Kanala izin verirken Kanal Şirketi ile Said ve ismail Paşalar arasında varılan anlaşmaları onayladı, üstelik Mısırın kanal inşaatı için yaptığı dış borçları da devlet garantisi altına aldı ve kendisi de Kanal Şirketinin hisselerine oldukça yüksek bir meblağ yatırdı.

    ASYANIN IŞIĞI OLACAKTI
    Said Paşa ile kanalın mühendisi olan Ferdinand de Lesseps arasında 1854&te varılan anlaşmanın çok ilginç bir maddesi vardı: Kanalın Akdenize açıldığı yere dev bir heykel dikilecekti. Heykel, firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklinde olacak ve elinde Asyanın ışığının Mısırdan geldiğini sembolize eden bir meşale tutacaktı. Sultan Abdülazizin ödediği paralar arasında yapılacak olan heykelin masraflarının bir bölümü de vardı.

    Paşa ve mühendis, eseri Fransanın tanınmış heykeltraşlarından olan Frederic Auguste Bartholdiye sipariş ettiler, hatta bir hayli avans da ödendi ve Bartholdi işe başladı. Dikileceği yerde monte edilecek şekilde parçalar halinde hazırlanan heykel birkaç sene sonra tamamlanmış, kanalın Akdeniz’e açıldığı yerde birkaç hafta içerisinde yerleştirilebilecek hale getirilmiş ve Marsilyadan bir gemi ile Mısıra nakledilmesinin hazırlıklarına bile girişilmişti.

    Ama, Said Paşadan sonra Mısırın başına geçen ismail Pa- şa, Müslüman bir memlekette böylesine büyük bir heykelin dikilmesinin halk arasında hoşnutsuzluk yaratacağını düşündü ve mühendis Ferdinand de Lessepse, heykelin Mısıra getirilmemesi talimatını verdi. Mühendisin Paşayı ikna çabaları neticesiz kaldı. Süveyş Kanalı 1869 Kasımında dünyanın dört bir tarafından gelen davetlilerin katıldığı büyük ama heykelsiz
    törenlerle açıldı. Bartholdinin eseri ise, Mısırda bu yaşananlardan sonra Pariste bir de- poya kondu ve tozlanmaya terkedildi.

    O yıllarda dünyanın bir başka tarafında, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında büyük bir muhabbet yaşanıyor ve taraf- lar birbirlerine jest üstüne jest yapıyorlardı.

    HEYKEL, AMERiKA YOLUNDA
    Pariste kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun lideri olan Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye, Fransız Hükümetini Amerikalıların Fransanın dostluğunu daima hatırlamaları için bir hediye gönderilmesi konusunda ikna etti ve hediyenin devasa bir heykel olması kararlaştırıldı. Heykel bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap tutacak, diğer elinde de Dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü olan bir meşale taşıyacaktı.

    Sipariş gene aynı heykeltraşa, Frederic Auguste Bartholdi ye verildi. Bartholdinin eseri zaten hazırdı, senelerden beri bir depoda beklemedeydi ve tek eksiği üst kısmında, yani elleriyle kollarında ve yüzünde bazı değişiklikler yapılmasıydı.

    Amerikalılar heykelin New Yorkun hemen girişinde bulunan ufak adalardan birine yerleştirilmesine karar verdiler. Bartholdi, kaidenin yerini görmek için New Yorka gitti ve Paris dönüşünde yeniden işe başladı. Bakır ve çelikten yaptığı heykelin mühendisliği ilgilen- diren taraflarını Parise kendi adıyla anılan bir kule dikmiş olan Gustave Eiffel ile beraberce çalışarak tamamladı ve 1884 Haziranın ilk günlerinde eserini Fransız hükümetine teslim etti. Bartholdi heykelin yüzünü tamamen değiştirmiş ve metale annesi Charlottein siluetini işlemişti. Birbirine monte edi- lecek şekilde yapılmış 350 parçadan oluşan heykel isere adındaki bir Fransız gemisine yüklendi ve 4 Kasım 1885 günü New York ulaştı.

    New Yorkta, bu arada heykelin kaidesinin yapımı için bir bağış kampanyası başlamış, ilk bağışı Macar göçmeni olan, New Yorkta World adında bir gazete çıkartan Joseph Pulitzer yapmış ve kaide için 100 bin dolar vermişti. Macar göçmeni gazeteci, daha sonra gazetecilikte dünyanın en büyük ödülü sayılan Pulitzerin de isim babası olacaktı.

    Kaidenin inşasından sonra sıra heykelin dikilmesine ve resmi açılışa geldi. Bartholdi, New Yorka yanına bu defa Süveyş Kanalı nın mühendisi ve heykelin fikir babası olan Ferdinand de Lesseps;i de alarak gitti ve 1886nın 25 Ekiminde yapılan törende eserinin açılışını bizzat yaptı.

    Hürriyet Gazetesi
    #3388223 (aclik kader olamaz, 12.05.2008 17:40 ~ 17:52)

© 2008 - uludağ sözlük

ozgurluk heykeli başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. ozgurluk heykeli ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu ozgurluk heykeli nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» yarim gonulle bir opus » mammoloji » dus bahceleri » acqusition » prince » sony playstation 4 » bejeweled 2 deluxe » shakira ya ozenmek » die hard 4 » luc longley a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci