le temps qui reste 


kapat
  1. türkçeye veda vakti olarak çevrilen 2005 yapımı francois ozon filmi.
    yirmibesinci uluslararasi istanbul film festivali'nde gösterime girmiş şimdi ise vizyondaki yerini almıştır.

    "Ozon'un ölüm üzerine üçlemesinin ikinci bölümü olan bu "erkek melodramı", insanın kendi ölümüyle başa çıkması üzerine. Yakışıklı ve başarılı moda fotoğrafçısı Romain, ölümcül bir tür kansere yakalandığını öğrenir. Kendi isteğiyle asgari tedavi gören Romain, hastalığını ailesinden saklar ve ilk başlarda onlara hakaret eder. Bir sonraki adımı ise, hastalığından habersiz olan erkek arkadaşını terk etmek olur. Durumunu sadece büyükannesine anlatır; ona göre yaklaşan ölümü kabul etmenin başlangıcı budur."
    #265294 (cikarinbeniburdan, 20.05.2006 23:10)
  2. --spoiler--
    3 ay sonra öleceğinizi bilseniz ne yapardınız?
    --spoiler--
    #916458 (istanbul icin efkar vakti, 27.11.2006 13:52)
  3. insan; kendisinin öleceği düşüncesini sürekli erteler. bir gün ölümünüzün yakın olduğunuzu öğrendiğinizde neler hissedeceğinize, geride kalanlara neler bırakacağınıza dair...
    duyguların fazlaca karışmasına neden olacabilecek türde francois ozon'un ölüm üzerine üçlemesinin ikincisi, uzun zamandır gördüğüm en ilginç sona sahip film.
    #2137309 (sokak gizi irma, 15.08.2007 14:27)
  4. gouttes d eau sur pierres brulantes'den sonraki en ba$arılı ozon filmi, izlediklerimden.

    kokocu romain -melvil poupaud- gay barda gezinirken bir hayli gülümsetti o halterci tipli aktif'ler.
    #3391836 (ceviz agaci, 13.05.2008 14:32)
  5. Bir francois ozon filmi.

    Aşağıdaki ise; filme dair şahsıma ait yorumdur.

    Duygusallığı hünerli bir terzi edası ile filmlerinde işleyen François Ozon bir kez daha ama bu sefer dramatik öğelerin ağırlıklı olarak yer aldığı bir yapıma imza atmış. Yönetmenin alışık olunan tarzının biraz dışına çıkmış olduğu görülmekte ve bu kulvar değişikliğinin; diğer filmlerine egemen olan aşk, duygusallık, cinsellik, tutku, yalnızlık, terkedilmişlik, hüzün, kadın ile erkek arasındaki ilişkinin irdelenmesi gibi unsurlara bu sefer de oldukça ağır bir dramı ve çaresizlik duygusunu katması ile eşcinsel bir erkeğin hayatının gidişatını altüst eden gerçekle sarmalanması işlenmiş ve bunun usta işi bir var edişle sonlandırılmış olduğu görülmektedir. Bunu gösteren ise le temps qui reste nin ta kendisidir.

    8 femmes i saymasak Ozon sinemasının genelini ağır bir duygusal örtünün kapladığını rahatlıkla söyleye bilirim. Kadının dünyasına özel bir ilgi duyduğu ve Le Temp Qui Reste ye kadar hep bu dünyayı işlediği, inişleri ve çıkışları resmettiği, gelmeler ile gitmeleri betimlediği görülür. Ama ilk kez kamerasını bir erkeğin her şey yolunda giderken aniden kararan dünyasına çevirmekte Veda Vakti ile. Belki de artık erkeğin bilinmeyenine dair kapıyı aralamak istemiştir Ozon kim bilir. sous le sable de bir kadının ansızın eşinin kaybolması ile yaşadığı kaybolmayı işleyen Ozon, cinq fois deux ta kadın ile erkek arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkide yıllara boyun eğmiş aradaki bağı sorgulayan Ozon, veda vakti n de ise bir erkeğin hayatın sonuna giden adımlarını bizlere takip ettiriyor.

    Her ne kadar filmlerindeki karakterlerine biçtiği kader ile örtüşmese de, Veda Vakti inde Romain karakterine biçtiği kadere eklediği benzer öğelerle Ozon sanki, Romain karakterine egemen olacak kaderi diğer filmlerindeki karakterlerine egemen olan kader ile örtüştürmek istenmiş. Tek fark diğer filmlerindeki karakterlerin kadın ağırlıklı olması ve kaderlerinin ise Romain karakterinden farklı olarak bir şekilde kayboluşa savrulmaktan kurtulması. Tabi angel lı saymaz isek. Angel filmindeki kadın karakter neticede Veda Vakti ndeki karakter gibi benzer bir acıyı yaşıyor. Acıya sebep olan durum farklı olsa bile kaderler aynı oluyor ne yazık ki. Ozon son iki filminde bir yandan erkeğe ve diğer yandan da kadına acı çektiriyor. Bu açıdan hayatın gerçekleri ile izleyiciyi buluşturmak istediği kendini fazlasıyla hissettiriyor.

    Veda Vakti isminden de anlaşılacağı üzere bir veda edişi işliyor. Sevdiklerine veda etmeden gerçekleşen bir veda bu. Belki de zor olduğu için ayrılık, habersiz ve hiç hissettirmeden yaşamlardan çıkmak bir yol olarak seçiliyor. Ama zor bir karar, sevdiklerini geride bırakarak istenilmeyen bir yolculuğa çıkmak. işte bu zor kararı veren ve geride fotoğraf karelerinde yaşatılan bir hayat bırakan Romain her şeyi ardında bırakarak geri dönüşün olmadığı bir yola giriyor. Sade bir yol bu. Sessiz ve bir o kadar da kısa. Ve bir o kadar da çıkılması, çıkacak olan için kabullenmesi zor bir yolculuk. Ama sevdiklerinin üzülmemesi için bu fedakarlığı yapmaktan başka seçeneğin olmadığı bir yolculuk bu.

    Filmde Romain karakteri genç bir fotoğrafçıdır ve tedavisi olmayan bir hastalığa yakalandığını öğrenir. işte bu andan itibaren hayatını sorgular. Tam sorgulama da denilmez buna. Çocukluğuna dönüşler yapar ve özlem duyar. Belki de hep çocuk kalmak istediği için. sorgulamadan öte öğrenilen gerçeğin de etkisi ile yalnızlaşmaya karar veriri. Yani etrafındakileri bir biçimde kendisinden uzaklaştırmaya başlar. Ailesinden, birlikte yaşam sürdüğü erkek arkadaşından ve mesleğinden kopar. Bir anlamda hayata karşı kendisini tecrit eder. Filmin en can sıkıcı yanı da burada kendini hissettirir. Yaşamdan vazgeçmek, yaşamak için mücadele etmemek ve teslim olmak. kafada kocaman soru işaretlerine yol açan geri adım atışlar. Ozon un romain karakterine, neden doktorunun kendisine söylediği pes etmeme, hayata tutunma ve az da olsa yine de şansını deneme öğüdünü dinletmediği gerçekten merak uyandırıyor. Seçilen kolay yolun yani; tüm köprüleri yakıp da teslim olma durumu, filmin hüznünü ve karamsarlığını arttıracak olan çıkılacak yolculuğun başlangıcına ve izleyicinin de bu yolculuğa eşlik edişi ile hazmedilmesi zor bir yolculuğa dönüşüyor.

    Gösterişten uzak ve süslü sözcükler ile içi daraltılmamış bir anlatımın eşliğinde gayet yolunda ilerleyen ve hiçbir dolambaca sapmadan ne anlatmak istiyorsa onu anlatarak noktalanan bir eser Veda Vakti. Yüzler, diller, hareketler, bakışlar, duruşlar samimi. Yapmacıklıktan uzak ve duygusal bazlı sömürüden nemalanmadan işlenen bir konu. Haliyle izleyicinin kendisini bahsi geçen film karakteri ile özdeşleştirmesi bu bağlamda mümkün olmakta. Eşcinselliğin de diğer cinsellik gibi yaşamın içinde sıradan yüzlere hakim olan hayatlardan birisi olduğu ve eşcinsel olmayan insanlar gibi hisleri olduğu, tutkuları olduğu, seviştiği, ağladığı ve veda ettiğine vurgu yapılıyor.

    Bir yandan ise, insanın hiç beklenmedik ve hazır olmadığı bir gerçek karşısında kendini kaybedişi sergilenmekte filmde. Bu açıdan yani; bireyin olmadık bir zorluk karşısında hiç direnmemesinin işlenmsei, karamsar bir bakış açının filmin dokusuna hakim olması ve yer yer direnci kırılan bireyin yalnızlığı seçip kendi içine kapanmasının resmedilmesi, filmin içerisinden kendine mesaj çıkartmak isteyecek insanlar için yararlı olmayacağı kesindir. Tabi neticede gerçeklerden hareket edilmiştir. Kurtuluşun olmadığı bir pençeye düşüldüğünde bireyin vereceği tepki belki de gösterilmek istenmiştir. Ama çok iç burkar bir biçimde gösterildiği de bir gerçektir.

    François Ozon sorgulayıcı bir anlatım dili ile geçmiş ve bugün arasındaki mesafeyi Veda Vakti nde iyi tahmin ederek kurgulamış. insanın geçmişe yolculuğa çıkışını bugününden bilinçli bir kopuş ile olur kıldığına anlatılmış. Ozon un eserleri arasında çok farklı bir var edişe imza atılmış. iyi de yapılmış hani. Hayata gerçekçi bir bakışın ama biraz fazla karamsar çizgilerle atılması, netice itibariyle iyi ki atılmış denmesini sağlamakta.

    Yalnız Veda Vakti ni izleyecek bünyeler mümkün mertebe de selpak bulundursunlar yanlarında. Gözyaşlarına hükmeden bir film Veda Vakti, netice itibariyle ve bir de, uzun uzun iç çekişlere izleyeni alıp götürmekte.

    ----- Le Temps Qui Reste ( veda vakti ) -----
    #3541900 (bluevelve, 15.06.2008 19:54)
  6. ölmek üzere olan bir adamın hikayesi,duyguları ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi sanıyorum. hayatınızın sonunun geldiğini bilseniz ne yapardınız sorusunun en güzel cevabı, sevdikleriyle normal normal yaşayan genç başarılı bir fotoğrafçının öleceğini öğrenmesi ile başlıyor.
    #3541927 (danaid, 15.06.2008 20:04)

© 2008 - uludağ sözlük

le temps qui reste başlığındaki yazılar uludağ sözlük yazarları tarafından yazılmıştır. le temps qui reste ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu le temps qui reste nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur.

» mcdonald s in basortululeri kovmasi » beta knol ile wikipedia arasindaki farklar » mustafa safran » deluruk » html taglari » cevriye » muzik kulagi » yasama sevinci veren sarkilar » aforizma » cimlerin uzerine yatip gokyuzunu seyretmek a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 » sitemap » kısa » 20 haziran 2008 hirvatistan turkiye maci