dedenin olmesi 


/ 4
kapat
  1. acıyı en beterinden yudumladığın,unutulmayacak bir hadisedir dedenin ölmesi.

    yıllarca sana emek vermiş adam etmiştir.küçükken ayakkabının bağcıklarını o bağlar sen beceremezsin,çorabınıda giydirmiştir o minik ayaklarına,yemek yapmış,dağınıklığını toplamıştır yıllarca.babandan çok sevmişsindir.19 yıl senle olmuştur hep.
    hatırlarsın eski günleri.
    cıvıl cıvıl yaz gününü hatırlarsın hani bisiklet kullanmayı öğrettiği o sıcak öğle vaktini.süremezsin bisikleti düşecek olursun.... arkandan damarlı,kırışmış yaşlı bir el belirir tutar seni düşmezsin.arkana bakar gülersin bir an devam edersin sürmeye çocuksundur.
    bilemezsin bir gün o elin kaskatı kesileceğini.gün gelecek ''yavaş git''sesini arar olacağını.
    nerde o bisikletim,arkamdaki dedem dersin.ama ne o küçük bisikletin nede deden yoktur artık.bir damla yaş süzülür yanaklarından.silecek dedende yoktur artık,ciğerin yanar düğümlenir boğazın.haykrımak istersin gecenin karanlığında ama nafile haykıramadığın gibi fısıltına cevap verecek bir deden de yoktur arık.
    yeteeeeerr diye bağırmak istersin ama yeter demekle acı dinmez.acı hiç dinmez,dinemez.o geri gelmedikçe sende saplı kalacaktır o acı bilirsin bunu.susarsın sadece.susarsın...
    #46351 (Mosquito, 31.01.2006 00:23 ~ 00:24)
  2. hissettirdikleri dedeye göre değişir, eğer torunun hatıralarında sevgiye dair ufak bir kırıntı yoksa zaten boşa yaşamıştır, ölmesinde de mahsur yoktur( mukadderat).
    #46420 (yıllar sonra, 31.01.2006 00:59)
  3. süper kahramanlar ölür mü?

    amcam vardı benim. ileri derecede sara hastası. doktorlar 40-45 yaşına kadar yaşar demişlerdi.39 yaşına kadar yaşayabildi.d eniz mavisi gözleri vardı amcamın.

    dedem vardı benim. 39 sene sara hastası oğluna bakan dedem. bir kere bile yakınmayan, bir kere bile onu bakımevine bırakmayı düşünmeyen tonton dedem. 35 gün dayanabildi oğlunun ölümüne. sonra gitti o da bu diyardan. onun da gözleri deniz mavisiydi.

    süper kahramanlar ölür mü?
    benim süper kahramanım öldü?

    ve benim aklımda şimdi 2 şey var...

    iki çift deniz mavisi göz.
    #439291 (pulp fiction, 19.07.2006 00:20 ~ 03.09.2007 09:12)
  4. %95 Torunların temammülen üzüldüğü hadise.
    #439293 (uzaklarda, 19.07.2006 00:22)
  5. omrum boyunca belki cok tanıdıgımı kaybetmisimdir belki cok acı yasanmıstır ama gun olur hala da aklımda bir o kalır 24 ekim 2002 tarihinde kaybedilen bir dede.omrum boyunca en cok yanında huzur hissettigim omrum boyunca tum kalbimle sevebildigim tek insan.dedenin olmesi insana ne acı verir kim bilir ama hayatımda karsıma cıkan ender guzelliklerden bir tanesinin erken yasta olmesi inanılmaz bir huzun verir bana.
    #439306 (ümit, 19.07.2006 00:26 ~ 00:28)
  6. benim adimi dedem koymuştu,bahadir yigit olsun atilgan olsun demis ezan okuyup kulagima fisildamiş 3 kere.ne annesi ne babasi olan bir cocugun baba sefkatini aradigi kisidir dedesi.omzunda parka gitmek,onun anlattıgı hikayeler ve anılarla büyümek,gecenin yarısında kalkıp ben korktum deyip yanına yatmak,hasta oldugunda başından ayrılmaması,kendi hasta oldugunda hatta ölürken bile uzulme evladim hadi git ben iyiyim demesi.insanin mezar tasina idrak edemeyen gozlerle baktıgı.daha once hic olebilecegi dusunulmemis olan yada öldügu bir turlu kabul edilemeyen ne yapsam hakkını odeyemeyecegim dedem.aralik ayı onsuz daha soguk.
    sozluk formatı dışında oldu biraz ama mosquito duygularimi deprestirdi.
    #439462 (BoHeMiaN, 19.07.2006 01:25)
  7. aksiliğiyle kimseyi yanına yaklaştırmayan, aslında ne kadar sevgi dolu olduğunu yalnızca bir kişiye söylediği güzel sözlerle herkesi şaşırtarak gösteren adam..
    aksiliği yüzünden oksijen tüpüne bağlıyken bile sigara içen adam..
    sırf aksiliği yüzünden yine yoğun bakıma alınan adam..
    bir hafta yoğun bakımda kaldığı için yüzünü göremediğim adam..
    yüzünde sonsuza kadar bir tebessümün kaldığı söylenen adam..hep somurtmasına ve hep sinirli olmasına rağmen..
    sonra evinin kapısına bir tabutla gelen adam..

    bremen mızıkacılarını kahkahayla anlatırkenki halini ve ben 5-6 yaşlarındayken evimize her gelişinde enteresan şekerler getirdiği için görmenin daha da tatlandığı anları ve daha birçoğunu bozuk plak gibi kafamın içinde tekrarlatan olay. bir tek beni seven ve hayatımda sadece birinin beni gerçekten sevdiğini hissettiren adam; tabutu kapının önünde duran ve herkesin beni o oradayken teselli etmek için çıkardığı teneke seslerinden farkı olmayan sesler.. "bir tek seni severdi. ağlamana üzülürdü, üzülme" diyenlere içimden içtenlikle "evet bir tek beni seviyordu" derken bundan emindim. çünkü bir gün bile bundan şüphe duymama sebep olmamıştı ve şüphe edeceğim zamanlar artık sona ermişti.
    hergün bir anda karşıma çıksın diye dua etmeme, hep rüyalarımda görmeme ve gömülürken sadece mezarına bakıp ağlamama sebep veren dünyanın en çaresiz anı.
    #439530 (kermitiye, 19.07.2006 01:55 ~ 01:57)
  8. sırf adını taşıyor diye,torununa daire alan *,bütün mallarını erkek çocuklarının üzerine yapan,yaşamı boyunca dört ya da beş kez sizi gören bir dedeyse,sadece,özel üniversite finansmanını kaybettiğiniz için üzülünecek bir durumdur...
    #439542 (gazoz_kapagi, 19.07.2006 02:02)
  9. bazen deden hayattadır fakat varlığı ile yokluğu birdir.sonra sabahın köründe ölüm haberi gelir.o zaman anlarsın varlığı ile yokluğunun bir olmadığını ve koyar insana...
    #439548 (med cezir, 19.07.2006 02:05)
  10. vereceginiz tepki dededen dedeye göre degisir. hayati boyunca size sokaktan gecen bi insana verdigi deger kadar deger vermemisse, siz çok küçükken annenizin verdigi bozuk paralarla dedenizin marketine gidip bi ekmek almak istemisseniz ve dedenizin verdigi cvp "elindeki parak eksik, bu paraya ekmek olmaz git osmanlarin marketten al ekmegini'' demisse ve sizin o çocuk kalbiniz henuz tam anlayamadiginiz bi siziyla acimissa.. ve büyüdükce aslinda sizin hicbirzaman bi dedenizin olmadigini anlamissaniz, büyük konusmamak gerek ama bu durumda belki de fazla üzülmeyeceginiz bi durumdur dedenin vefaat etmesi.
    #439566 (sucuklu yumurta, 19.07.2006 02:16)
  11. (#46351)) kesinlikle doğru.dedemi kaybedeli 4 sene oluyor.bu dünyada en çok annemi,sora dedemi severdim..halada seviyorum.salı günü sabahıydı.5:30 gibi.annem kaldırdı beni bende bırak anne uyuyacağım dedim.bana yaklaşıp deden öldü kızım kalk demesini hayatımın sonuna kadar unutamam.sonraki yarım saat ağzımı açmadım,sadece üstümü değiştirip babamı bekledim.babannemi görmek beni kendime getirdi.hayatta en çok sevdiğim insan ölmüştü ve ben yaşıyodum.o günden beridir aklımdan hiç çıkmadı.beni çok sevdiğini hatırladım hep,6 sene bana baktığını,geceleri kalkıp sütümü ısıttığını hatırladım.bi gün bile olsun beni kırmadığını hatırladım.onu her düşündüğüde ağladığımı hatırladım.o benim için çok farklıydı.ve şuan yanımda olmadısı herşeyden çok isterdim.belki şu an beni görüyodur yada duyuyodur.seni çok seviyorum dedecim!4 senedir değişmedi.hiçte değişmicek.
    #439602 (dnzz, 19.07.2006 02:46 ~ 15:03)
  12. eğer aynı evde yaşıyorsanız sarsıntısı hepten büyük olacak durumdur...bu dede birlikte şarkılar söylenen(susamsokagı kız,güzel kız,şimdi sen nerdesin, nerde senin o güzel sesin.*),oyunlar oynanan(milli bayramlarda evde oklavanın ucuna kırmızı bez takıp marşlar söyleyerek dolaşmalar,onun taa çocukluğundan hatırladığı şarkıları öğretmesi vs...)bir dedeyse, şu dünyada tanıdığınız en sağlam, en temiz erkek, adam ve insansa, size 21 yıl boyunca babalık etmiş, gözü gibi bakmışsa acıların en büyüğüdür. o gittikten sonra hiç bi şey aynı kalmamıştır. bi anda büyütmüştür hayat sizi.trtdeki şarkılar daha bi hüzünlü olmuştur, son zamanlarında yattıgı hastanenin önünden geçen otobüs sık sık karşınıza çıkar olmuştur, bikaç gün yağmurdan sonra açan güneş daha bi sızlatmaktadır içinizi.böyle sürer gider.mekanı cennet olsun tüm dedelerin...
    #440308 (susamsokagi, 19.07.2006 13:26)
  13. geçen sene yaşadığım ve etkisinden yaklaşık 1 ay kurtulamadığım acı olay. etkisinin bu kadar uzun sürmesinin bir sebebi sanırım ilk kez bir yakınımı kaybetmiş olmamdır.
    #482014 (arude50, 31.07.2006 21:20)
  14. (bkz: çınar devrilmesi)
    #482142 (fayaka, 31.07.2006 21:51)
  15. 2 dedemde benden önce vefat ettiği için o acıyı ve onun şefkatini bilmediğim duygu.
    #482143 (Asabisin galiba, 31.07.2006 21:52)
  16. Dedeyle araya konulmuş ciddiyet duvalarının yıkıldığı andır.Onunla birlikte olup da sanki o yokmuş gibi geçirdiğiniz zamana küfredersiniz.
    #482159 (dogancan, 31.07.2006 21:56)
  17. Acılı bir duygudur.Ama mutlaka yaşanan bişidir.
    #482264 (BaL, 31.07.2006 22:25)
  18. zenginse yüklüce bir mirasın kaldığı andır
    #482626 (firtina, 31.07.2006 23:45)
  19. üzerinden 1 hafta geçmiş olan olaydır...
    güle oynaya kapadokya gezisinden dönüyordum, artık dönüş yolundayım diye alıştırmak maksatlı "deden rahatsızlandı hastaneye kaldırdık, yoğun bakımda, bekliyoruz." şeklinde annemler bana haber* vermişlerdi. artık o yol gözümde büyümüştü, nasıl bitecekti... aklıma geliyordu bazı şeyler ama konduramıyordum. ne de olsa daha önce ölüm bu kadar yakınıma gelmemişti. kimseye yakışmadığı gibi dedeme de yakışmazdı. yok yok geçen seferki gibi yine iyileşecekti diye düşünüyordum... ama öyle olmadı işte, otobüsten indim, çoktan gerçekleşmiş olan haberi aldım, geriye kulaklarımdaki sesi, evindeki hayali kaldı, içim acıdı...
    #665815 (bettyboop, 25.09.2006 21:15)
  20. hatıraların gömülmesi, acıların dirilmesidir. bir seyahat sonrası ankara'da onlarda kalma isteğinin kafama dank etmesi, kahkahalarla geçen şahane bir gün, ve yemek ısmarlaması, üstüne bir de kaymaklı ekmek kadayıfı yedirmesi.. unutulmaz doyumsuz bir sohbet, akşam avrupa yakasında burhan altıntop'a kahkahalar atmak..kim derdi ki bu güzel günün altın değerinde bir final olacağını. meğerse öyleymiş, dedelerin en güzeli beni asil bir vedaya çağırmış, son kez kollarına sarmış. sonra geceyarısı dedemin anormal nefes alışverişlerine uyanmak, acil servise kaldırmak..en kötüsü de kocatepe camiinde onun o güleryüzlü resmini cenaze aracında görüp kabullenemeyip katıla katıla ağlamak..küçüklüğün ve gençliğin en tatlı tanığı güzel dedeyi kaybetmek böyle birşey işte.. *
    #665844 (krmyrdsn, 25.09.2006 21:24 ~ 01.12.2006 03:05)
  21. siz dogduktan sonra ölen en yakın akrabanızsa ve ölüm sebebi akciğer kanseri ise hele birde onunla yaşamak istediklerinizin hiç birini yaşamadıysanız daha ufacıkken size aldıgı hediyelerden başka cok az şey varsa onunla ilgili hatırınızda tekrar tekrar koyan hadisedir.*
    #665868 (Rurouni Kenshin, 25.09.2006 21:34)
  22. o gitti ...

    bayram sabahı demekti benim için. erkenden kaldırırdı. o zamanlar şimdi ki gibi tatile gitmezdi kimse. bayramlaşılırdı. o zamanlar dediğime de bakmayın. çok değil, 20 sene öncesi. bütün aile arefe gününden toplanırdık o kasaba da, onun evinde. kuzenlerle birlikte hep aynı odada yatılırdı. sabah gelir, yanaklarımızı sıkıp uyandırırdı. ellerimizden tutar önce camiye, sonra da kabristana götürürdü. ardından ailece yapılan kahvaltı, el öpmeler, bayramlaşmalar, yine kuzenlerle gidilen bayram panayırları ...

    orta boylu, güler yüzlü bir adam ... her gören "oo azizim yaşını hiç belli etmiyorsun" derdi. hakikaten hiç belli etmezdi. yıllar yılı hacı dedemizdi o bizim. sonra büyüdük, ama bayramlarda yine gittik el öpmeye. 20'li yaşlarda koca eşekler oldugumuz halde hala bize harçlık vermeye çalışırdı, almayınca da okkalı bir küfür sallardı. derken bir gün hayat herkes gibi beni de çekti dişlilerinin içine. artık insanlar tatil yaparlarken, çalışmamı gerektiren bir mesleğim vardı benim. o bayram gidememiştim elini öpmeye, telefonda yine bir güzel kalaylamıştı o da. olsundu. sesini duymuştum.

    aradan birkaç gün geçince annemden duydum "deden kanser, keşke gelebilseydin, seni çok özlemiş" diye. sonra hemen gittim, onu ziyaret ettim. sevindi. lanet olsun, dönmek zorundaydım 7 tepeli şehre. döndüm. sonra bir gece telefon çaldı ...

    sabah omzumda bir ağırlık vardı, çok ağır bir yük, benle birlikte 3-4 kişinin daha taşıdığı ...

    kabristandan döndükten sonra o eve giremedim. o kasabaya da pek sık ugramıyorum. sadece bir mezarlıkta, bir çiçek var, her bayram gidip solmamasına gayret ettiğim ...
    #665875 (montajelemani, 25.09.2006 21:35 ~ 01.12.2006 02:52)
  23. Büyük acı, tarifi yok. Sekiz senedir alışamadım yokluğuna.
    #665920 (stanger, 25.09.2006 21:46)
  24. bugün itibariyle uzun bir yoğunbakım macerası sonucunda,önce haberini almakla,sonra hastaneye gidip işleri ile uğraşmakla,hem kendini hem de diğer yakınlarını**teselli etmek,gasilhaneye ilk defa girip,morgdan ilk alışımda o kaskatı kesilmiş buz gibi ayaklarını görünce dünyamın başıma bir şekilde ters girmesini sağlamış,akabinde ikindi namazına müteakipen gömmek suretiyle yaşadığım olay..
    belki kardeş, anne, baba acısı suretiyle aşağı bir yerlerdedir,ama bakış açınız diğer bir yerden olup da,dedenizin babanızdan daha yakınlık gösterdiği zamanlara denk geldiyseniz,ölümüne öyle kolay kolay katlanamazsınız,bir de öyle bir elzem olu yikama muhabbeti vardır ki;içinizi sanki neşterle narkoz-markoz muhabbeti olmadan deşerler,onun kaskatı kesilmiş vucüdunu bilinçsizce sabunlar,yeri ve zamanı geldiğinde sizin de bu hale geleceğenizi kestirmeye de çalışırsınız..arada bir de ama 20 ama 40 senelik yaşantınızda dedenizle geçirdiğiniz güzel günleriniz,ramazan olsa bile bir çayınızı esirgememeniz için kapınızı çalar,oturur o anılarla bir güzel dertleşirsiniz,arada bir ''dedenin sinirini tutamaması'' sonucu,kulak çekmeler de lafa girmek ister ama o anda o güzel anıları bozmamak adına ona izin vermezsiniz..aldığı çikolatalar,bayramlarda verdiği harçlıklar,uzun yolculuklar sonucunda denizin ortasında bir geceyarısı feribotun üst katında çay içişler,bir damla gözyaşı,arkada bir sürü insan..anıların sadece bir kaçıdır dededen arta kalan..bir devrin kapanması gibidir..üzerine ayağınızla bastırdığınız kazmadan aldığınız kuvvetle attığınız bir kaç toprak parçası esnasında,çevrenizden ''peeh gitti koskoca .. usta''diye gelen sesleri duyar daha da hüzünlenirsiniz..tanımadığınız kişilerin ''başsağlığı taziyeleri'' de cabasıdır işin..bundan sonrası içinse geriye kalanların hesabını yapmamak,dedenin huzurlu uyumasını sağlamak için elden geleni yapabilmek,dede için yapılabilecek en büyük katkılardan birisidir...oğlunun düğünündeki halleri,sünnetinizdeki el çırpışları aklınızdan,gözünüzün önünden gitmezken,şimdilerde ise yüzünüzü son gördüğünüz mosmor kaskatı hali kaplar..işte böyle bir acıdır...
    #687618 (faidelibilgi, 02.10.2006 22:02)
  25. geçen hafta dedeyi yitirmemize rağmen bu başlığın daha önceden açıldığını şimdi farkedip gecikmeli olarak da olsa entry girmeme neden olan hadise.
    #687706 (arcadian, 02.10.2006 22:20 ~ 22:21)
/ 4
Copyright © 2009 - uludağ sözlük

dedenin olmesi başlığındaki tanımlamalar uludağ sözlük yazarları tarafından yapılmıştır. dedenin olmesi ile ilgili tanımlamalar bulunmaktadır. yazılanların hepsi yalan olmakla beraber sadece uludağ sözlük yazarlarını bağlamaktadır. sitede yazanlar birinci dereceden el emeği göz nuru olup yürütülmesi durumunda iş bu kişi uludağ a tatile ıssız bir kulubeye davet edilecek 'ben içerdeyim gel canım nedir bu dedenin olmesi nedir problem' denilip uludağ gazozuna ilaç konmak suretiyle etkisiz hale getirilecek ve sonra ibreti alem için bilimum dağ hayvanatına yem yapılacaktır. ayrıca soğuk içilmesi tavsiye olunur ve bundan doğabilecek bir boğaz tahribatı durumunda bana ne denilir. feci şekilde bir ek$i sözlük klonudur. in this page you can find information about dedenin olmesi. Copyright of the articles are belong to their authors.