6

hayata dair iç burkan detaylar

  1. 5997.
    yıllar önce bir sabah uyanınca deseydiniz ki ; borcuna yarım milyon türk lirası daha eklendi. size inanmaz güler, ben düzgün ticaret yapıyorum derdim. ama öyle olmadı, bir sabah uyandım ve yarım milyon borcum vardı. iş yaptığım bir adam kaçmıştı ve bu bana yazdığı çekleri de ödemeyeceği anlamına geliyordu. o sabahtan sonra telefonum hiç susmadı ta ki 3 ay sonra numaramı değiştirene kadar. bir ev bir araba satıp bankada biriken paramla bir şeyler ödemeye çalıştım ama yetmedi. kalanın bir kısmını halen ödüyorum aslında. yani bırakmadım hayata olan inancımı. bir gün sıfır olursam o gün yeniden doğacağım derim hep.

    neyse aslında hikaye şehir değiştirmemle başlıyor. istanbula döndüm bir işim yok olanı da aptalca borç ödemelerine hunharca kullandığım için beş parasız sabahlara göz açıyordum, evli olduğum dönemlerdi. psikolojim o kadar berbattı ki sabah yataktan çıkmak istemiyor kimseyle konuşmuyordum. tüm çıkış yollarım kapanmıştı. o dönemde güzel insanlarla da karşılaştım. hayatıma etki eden insanlar ile ;

    mesela uğur abim mahallenin tekeliydi. çok severdi beni, sağolsun. ilk bir kaç gün olan param bittikten sonra bir gün gidip dedim ki ;

    - uğur abi param yok ama sigara içmeden duramam. bana yardımcı ol. adam bana neden çalışmıyorsun da demedi iyi kötü hikayeyi biliyordu çünkü. ilk gün cebime sıkıştırdığı 100 lira da dahil olmak üzere o dönem 2820 lira hesabım olmuştu ve o adam bir gün olsun ağzını açıp bir şey demedi ilk yaptığım işten para kazanıp yeni doğmuş bir çocuk edası ile borcumu ödemeye gittiğim güne kadar. teşekkür ettim saçmalama dedi biz abi kardeşiz. ve ben 30 lu yaşlarımı çoktan geçmeme rağmen evet çok isterdim bir abim olsun ve uğur abi gibi bir karakteri.

    akabinde hikayenin ikinci kısmı bir arkadaşımın annesine ait. oğlu benim liseden arkadaşım 20 yıla yakın dostluğumuz var bugün. o günlerde arkadaşım da evli benden farklı olarak çocuklu idi. ve işsiz kalmıştı. neyse ki oturduğu eve kira ödemiyor ama eşi de çalışmıyordu. o dönemde sevgili annesi/annemiz dudu teyze aldığı emekli maaşını arkadaşıma veriyor. eşinin emeklisi ile de yaşamaya çalışıyordu kendisi. bir gün arkadaşım beni aradı ;

    - ibo akşam gelsene emanetin var bende dedi. lan dedim ne emaneti silah mı aldın bari içine tek bir kurşun koy , kurşun alacak param yok dedim. neyse dedi akşam gel. gittiğimde dudu teyze aldığı maaştan bana 50 lira ayırmış oğlum bunu ibrahime ver demişti. o an anlatılmaz işte yaşanır şimdi bile düşününce gözlerim doluyor, hüngür hüngür ağladım sarılıp. almadım değil aldım ama ertesi sabah bütün para ile kızlarına oyuncak alıp gittim.

    bu iki insan bana hayatta iyilerin de var olduğunu , parasızlığın çok önemli olmadığını ama umudunu kaybedersen hayatın bir önemi kalmadığını anlatmışlardı bir şekilde. çünkü hala benden umutları vardı ve üzme lüksüm yoktu bu insanları.

    o zaman öğrendim umudu kaybetmemek gerektiğini.

    bu da ne zaman düşünsem yüreğimi burkar..
    #36070522 :)
bu entry yorumlara kapalı.

Advertisement
Advertisement