1. 1.
    yurtsever cephe inisiyatiflerinden biri.

    --spoiler--
    Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliğini Türkiye'nin değil fakat kendi geleceğinin vazgeçilmez koşulu olarak gören sermeye düzeni bir bütün olarak AB'ye üyelik sürecine kilitlenmiş durumdadır. Hükümetten medyaya, çeşitli sivil toplum örgütlerinden kimi üniversite yönetimlerine tüm sermaye düzeni, Türkiye'nin geleceğinin AB'ye emanet edileceği bu süreçte hiçbir farklı sese tahammül edememekte, bu tür seslerin ortaya çıkmasını engellemek için de başta dezenformasyon olmak üzere pek çok yola başvurmaktadır.

    Son yirmi yılda Türkiye'deki üniversite sistemine ve bu sistemin toplumdaki saygınlığına indirilen onca darbeye rağmen, ülkemizde üniversiteler hâlâ toplumsal tercihler açısından göz ardı edilemeyecek kurumlar olmaya devam etmektedir. Bu nedenle üniversiteler, söz konusu dezenformasyonun işletilmesi ve AB'ci bir ideolojik havanın yaratılması için sermaye düzeni tarafından önemsenmektedir. Oysa Türkiye'deki emekçi halkın ve onun bir parçası olarak Türkiye'deki bilim insanlarının ve bir bütün olarak üniversitenin, ülkemizi pek çok açıdan yıkıma götürecek böylesi bir süreçte sessiz kalacağını düşünen Avrupa Birlikçiler yanılmaktadırlar.

    Tarımı yıkıma uğratılan, sanayisi daha fazla Avrupa'ya bağımlı hale gelen, sömürü mekanizmalarının daha da kuvvetlendiği, toplumsal eşitsizliklerin arttığı, dış politika alanında bağımsız karar verme yeteneğini tümden yitiren, farklı emperyalist ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarının yoğunlaştığı bir coğrafya haline gelecek bir Türkiye'yi, tüm toplum gibi üniversiteler de kabul etmeyeceklerdir. AB'ye katılım sonucunda doğması muhtemel olumsuz etkilerin pek çok yerde dile getirilmesine rağmen AB'nin özünde emperyalist bir proje olduğu gözden kaçabilmektedir. Üniversitelerin bu sürece karşı çıkışının temelinde, elbette, üzerinde yükseldikleri toplumsal yapının, sermayenin ve emperyalizmin tercihleri doğrultusunda tamamen yeniden şekillendirilmek istenmesi yatmaktadır. Fakat üniversitelerde AB karşıtlığının yükselmesinin bir diğer nedeni daha bulunmaktadır.

    Avrupa Birliği'ne uyum süreci çerçevesinde bir süredir Türkiye'deki üniversite sistemi yeniden yapılandırılmaya başlanmış durumdadır. Bu yeniden yapılandırma, AB ile imzalanan çerçeve programlarından, akreditasyon çalışmaları çerçevesinde müfredatların ve eğitim sisteminin değişmesine, AB fonlarıyla yürütülen projeler ile birlikte bilimsel üretimin ipotek altına alınmasına kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilmektedir. TÜBA örneğinde de görüldüğü gibi sosyal bilimler alanında verilen bursların AB ile ilişkilendirilmesi ve bu bursların tamamen AB denetimine verilmesi bu durumun en somut örneklerinden biridir. Bu yeniden yapılandırmayla, AB üniversitelerin yönetimlerini belirlemekte, hatta istemediğini rektörlükten aldırıp, kendi çizgisini belli etmektedir. Avrupa Birliği, ilerleme Raporu'nda da belirtildiği gibi, AB üniversitelerimizin sermayeye açılmasını yeterli bulmamakta daha fazla özelleştirme istemekte; sürecin sonunda bilimsel üretim açısından Avrupa'ya çok daha bağımlı bir Türkiye hedeflemektedir.

    Toplumdan ve bilimden yana bir üniversite isteyen bilim insanları olarak bizler, ülkemizin ve üniversitelerimizin sermayenin ve emperyalist kuruluşların çıkarları doğrultusunda yeniden yapılandırılmasını kabul etmiyor ve ülkemizin emperyalist-kapitalist bir birlik olan AB'ye girmesini istemiyoruz. Toplum üzerinde kurulmak istenen Avrupa Birlikçi ideolojik kuşatmanın yarılmasında, üniversitelerimize ve bizlere çok daha fazla sorumluluk düştüğünü biliyor ve sermaye düzeninin AB'ye üyelik sürecinde üniversitelerimize biçtiği karanlık misyonu yerine getirmeyeceğimizi ilan ediyoruz.

    Biz, bu sürecin tersine çevrilebilir olduğuna ve alternatifsiz olmadığımıza inanıyoruz. Bu amaçla, ülkesine karşı sorumluluk duyan tüm bilim insanlarını "AB'ye Karşı Akademisyenler" olarak bir araya gelmeye ve birlikte düşünmeye, birlikte üretmeye, üniversitelerimizden AB'ye karşı bir ses yükseltmeye çağırıyoruz.
    --spoiler--

    kaynak: http://www.yurtsevercephe.org/
    2 -1 ... steril mikrop