bugün

mantıklı düşünüldüğünde dönen dolapları farkettirecek sorulardır.

1- 11 yıldır iktidarda olan bir siyasi parti için neden dershanelerin kapatılma kararı alındıktan sonra bu iddialar ortaya atılır?
2- rte deli mi; bir güzel işleyen akan paralar varken dershaneleri kapatma aşkına bunlardan vazgeçsin?
3- bu adamlar iddia edildiği gibi onlarca katrilyon ( ulan katrilyon diyorum bu para ülke ekonomsine girdi mi olay değişir) götürüp ama bu kadarda yatırım ve hizmet yapabiliyorsa, bunlardan önceki 80 yıllık hükümetler ne halt yedi arkadaş,nerede bu paralar?
4- bir adam kafayımı sıyırmış ki bu kadar büyük bir yolsuzluğu planlayacak kadar dikkatli ve sistemli olsunda ama bir telefon görüşmesinde tüm isimleri soyadlarıyla tekrar etsin?
5- ses kayıtlarındaki her 2 tarafında birbirinden bağımsız cümleler kurmaları ne alaka?
Yolsuzluk yapan hükümet sizce bu kadar hizmet yapabilir miydi? Sorusudur.
daha ne kadar arsızlasa bilirsininz?
çaldıklarınız yetmedimi?
türk milletinden neyin intikamını almaya çalışıyorsunuz?
yalanlarınızı yiyen güruh hakkındaki görüşler iniz neler?
devamlı kafa kurcalayan sorulardır;
1- nasıl oluyorda kılıçdaroğlu tüm ses kayıtlarına ilk ulaşabilen oluyor?
2- nasıl oluyorda 17 aralık a kadar; ben ergenekon un avukatıyım diyen kılıçdaroğlu 17 aralık itibariyle ergenekon a ve paşalara sırt çeviriyor?
3- neden chp yerel seçim adaylarını ancak son gün açıklayabiliyor?
türkiyede günlük neredeyse bir milyar tl vergi toplanıyor (belki daha da fazla) işte bu vergilerin bir kısmı sizin hizmet dediğiniz yol-hastane-okul vb yerlere gidiyor (ki o yolların adam gibi yapılıp yıllarca bozulmaması gerekirken her sene yama yapılır ikinci yılını bulmadan da tekrar yol yapım çalışması başlar) işte bir kısmı da örtülü ödeneğe, sayıştayın denetleyemediği mit gibi kurumlara ve hazine müsteşarlığına gidiyor.

ah o örtülü ödenek! yaa bir kurum size hizmet edeceğiz diye insanlardan aldığı bir parayı nasıl olur da parayı veren kişilere açıklayamayacağı şeylere harcar. bu nasıl meşru olur?

neyse yani benim canım ilk soru gerçek mi değil mi sorusu değil artık!

esas soru: tam olarak meblağ ne kadar?
cevabını herkesin bildiği sorulardır. bu kaset tamamen kurmaca ve sahtedir. bunun bilinmesine rağmen işi bu şekilde ele almak muhalefetin kendisini iyi hissetmesine sebebiyet veriyor. ve zannediyorlar ki biz inanın dersek halk inanacak bu kurmaca kayıtlara.
halk neyin ne olduğunu 17 aralık tiyatrosunda anladı. siz hala izlemeye ve keyif almaya devam ediyorsunuz bu tiyatroyu. seçimler sonunda perde inecek ve herkes evlerine dönecek.
sabredin az kaldı. kaderiniz sizi bekliyor.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.