1. .
    günümüz gençliğinin maalesef en çok prim verdiği üçlü...

    haftanın her gününe yerleştirilmiş bir diziyle beyinler hipnotize ediliyor. milyon dolarların döndüğü futbol sektörü ise yediden yetmişe tüm erkeklerimizi ağına düşürmüş. taraftarlık kısfesi altında cebindeki en ufak parayı da alarak, taraftarlık adı altında sömürüsünü gerçekleştiriyor. üstüne üstük hiçbir yarar vermeyen bu takımlar için kavga ve tartışma edilebiliyor.

    tarih bilgisi sıfır, genel kültürü kulaktan dolma içi boş yeni nesillerimiz yetişmekte. facebook ortamında kulaktan dolma bilgilerle siyaset tartışan; düşünme, araştırma, akıl yürütme, kuşkuyla bakma, okuma gibi alışkanlıkları olmayan; kitap kokusuna bile hasret yeni nesillerimize şimdiden hoşgeldiniz diyorum...
    7 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  2. .
    televizyon denen aletin bir takım fırsatçı ellerde ne kadar tehlikeli sonuçlar doğurduğunun açık kanıtıdır şu günümüzdeki gençliğin durumu.

    çok değil daha 90 yıl önce gerçekleşen kurtuluş savaşı'ndan bihaber olan ama sıra dizileri saymaya gelince tam otomatik bir makineye dönüşen gençliği yarattığı için acilen bu aletin yayıncılarına müdahele edilmelidir.

    gerçek dünyayla bağı kopmuş, sanal kahramanları hayalinde büyüten, onlar gibi olmayı kendine ülkü edinmiş, "damarlarındaki asil kan" coca colaya dönüşmüş, yeni bir nesil...

    yakın tarih sorulunca survivor'daki birinciyi söyleyen; darbelerden, savaşlardan, ekonomik bunalımlardan haberi olmayan el bebek gül bebek gençliği yetişiyor hayırlı olsun!
    1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  3. .
    insanı düşünemkten alı koyan bir yaşam biçimidir boş adam işidir.
    1 ... theowl
  4. .
    televizyon, futbol ve facebook kullanılmayı bilemeyen ellerde bu tarz kişilerin ağzına malzeme olmaktadır.

    futbol dediğimiz endüstri çok büyük bir endüstridir. bunu okuyup bilmeyen zihniyet sadece türkiye liginde olan bir takım olayların insan beynini meşgul edebileceğini sanır. oysaki futbol ingiltere'de doğmuş ve şu an tüm dünyada milyarlarca izleyicisi olan bi endüstridir. taraf olmak, taraftar olmak bir şeye para harcamak demek değildir sadece. o cebindeki son paranın sana yaşattığı hazdır. ve bu haz o parayı doğal gaz zammına vermekten çok daha keyiflidir.

    facebook denilen sosyal paylaşım sitesinin de sadece türkiye de değil tüm dünyada bir çok kullanıcısı vardır. eskiden farklı şehirlerde oturan arkadaşlarımızı bile göremezken şimdi dünyanın her yerinden insanlarla fikir alışverişinde bulunabiliyoruz. sohbet edip yeni şeyler öğrenebiliyoruz. yaşça küçük arkadaşlarımızda çocukluklarının yada gençliklerinin verdiği heycanla oraları kullanıyorlar. bunda kötü bir şey yok. insanlar hatasız değildir. ancak insanlara doğruyu göstermek için facebook zararlıdır demek en büyük yanlıştır.

    televizyona ise sadece dizi diye bakan zihniyet, bu sözüm de sana. bir yılda televizyon endistürisinden kaç aile ekmek yiyiyor, kaç ailenin karnı doyuyor biraz okuyup, incelemeni tavsiye ederim. tamam dizilerimiz azaltılsın yada ne bileyim daha kültürel şeylerde gösterilsin ancak insanların özgürlüğünü elinden almakta neyin nesidir. sadece çocuklar mı izlemektedir bu dizileri. çoğu amcalarımız teyzelerimiz o dizilerle emekliliklerinin tadını çıkartıyorlar kimi zaman. çocukları bozan şey o diziler değil. çocuklarımızın gelişimini etkileyen baş faktör aileden gelen kültürdür. yetiştirilme biçimidir. sen düzgün düşünürsen o dizilerden bir sürü düzgün şey kapabilirsin.

    insanlar, eğlenceli şeyleri sadece eğlence olarak görmemelidir. duygularımızla düşüncelerimizle yaşayan varlıklarız. kaliteyi yükseltmekle, özgürlüğün önüne geçmek farklı şeylerdir ve bunun ayrımı yapılmalıdır.

    bu söylenilenlerin hiç birinin türk olmakla, türk olduğunla gurur duymakla bir alakası yoktur. barcelona maçını izlerken yada dizi izlerken, facebookta gezinirken yada tweet atarken damarlarımızda sonuna kadar türk kanı dolaşmaktadır. ve bu kavramlar birbirine bu şekilde karıştırılacak kavramlar değildir.
    1 -1 ... uykusuzluktan
  5. .
    okuma ve algılama sorunu olan bazı insanların, sırf savunmaya geçebilmek için bu gerçeği savunabildiği durumdur.öncelikle futbol:

    benim ülkemdeki ya da dünyanın her hangi bir yerinde yaşayan daha doğrusu yaşamaya çalışan bir insanın hayatı boyunca kazanabileceği parayı sadece bir ayda cebe indiren futbolcuların, her türlü şike ve pisliğe bulaşmış yöneticilerin olduğu bir ortamda ben böyle bir zevki reddediyorum. her hafta statları doldurup deve yüküyle para veren taraftarlar, hemen her evde bulunan dijitürkler, bazı şeylerin göstergesidir ama tabi görmek isteyenler için.

    sırada televizyon ve diziler:

    olayı başka yere çekmekte usta olanların sanki televizyon yayıncıları kapatılsın gibi bir fikir sunmuşum gibi savunmaya çalıştığı büyük bir ihtimal dizikolik bir beynin ürünü fikirler... olanca insanın bu televizyon denen aletten ekmek yediği bu aletin yasaklanmasının en mantıksız hareket olacağı 3 yaşındaki çocuk için dahi sabit bir fikirdir. herkesin gördüğü bir şeyin enteresan bir olaymış gibi tekrar tekrar sunulması basit savunma ihtiyacından başba bir şey değildir. kitle iletişim aracı olarak nitelendirilen bu tv denen aletin şuanda kanallara ceza niyetine belgesel yayınlatıldığı ortamda, bilgi verici yayınların ceza gözüyle görüldüğü gayet aşikardır. her güne bir dizi, her gece beyne ayrı bir ninni kampanyasına devam!

    şimdi de türklük sorunsalı:

    yazılan yazıyı nasıl yorumlayıp nasıl okuduğunu bilmediğim kişilerin her fırsatta milliyetçiliğini kabarttığı durumdur. türklüğe karşı en ufak bir hakaret olmamasına rağmen; hatta türk ismi bile geçmemesine rağmen sanki bu konuya saldırılmış gibi yorum yapılmaktadır.

    tweet atmaya devam, face'de sürekli okey, muhabbet,oyun oynama ve ömür tüketmeye devam, ağızdan salyalar saçarak futbol kavgası yapmaya devam... aman sakın ha! alıp elimize bir kitap okumayalım. fikir üretmek yasak!!
    ... ruzgara karsi yuruyen adam