bugün

Yeni zelanda saldırısının 18 mart çanakkale zaferinin hemen öncesinde yapılması durumudur. Arada tam 2 gün var. Acaba birileri bu saldırıyı özellikle mi mart ayına denk getirdi diye insan sormadan edemiyor kendi kendine. Acaba küresel sermayenin yeni bir oyunu mu bu? Zira bazıları savaş ve kandan beslenir. Dünya üzerindeki tüm terör eylemlerinin finansörü ve arkasındaki gücün bu seferki hedefi ve planı ne?
(bkz: sen ne diyorsun la değişik)
Medeniyetler çatışması kimin işine gelir? işte soru bu. Oda tv Yazarı sayın türker ertürk'ün bir yazısını paylaşmak istiyorum zira sorumun cevabı mahiyetinde. Tarif edilmemiş Yeni bir savaş stratejisi var orta yerde. 11 eylül de tesadüf değildi. Sanki birileri dünyayı karıştırmak, çok büyük ölçekli bir dünya savaşı çıkartmanın peşinde. Burada siyasi ve dini motifleri kullanmaları boşuna değil.

--spoiler--
Yeni Zelanda saldırısının hedefi ne
Türker Ertürk yazdı
16.03.2019

Dün (15 Mart 2019), bize göre neredeyse dünyanın öbür ucunda sayılabilecek, Türkiye’den 16 bin 587 km. uzaklıkta ve uçakla bile direkt uçulduğu takdirde 24 saat mesafede bulunan Yeni Zelanda’da yaşanan büyük bir katliama tanık olduk.

Yeni Zelanda’nın isa Kilisesi anlamına gelen Christchurch kasabasındaki iki camide, ibadet esnasında 49 insanın öldüğü ve 20’sinin durumu ağır olmak üzere en az 50 insanında yaralandığı bir vahşet yaşandı. Yeni Zelanda polisine göre katil yalnız değildi ve soruşturma bütün hızıyla sürüyor. Bizzat katil tarafından filme alınan, sosyal medya aracılığı ile de tüm dünyaya yayılan görüntüler, gerçekten izleyeni eğer yüreği kaldırabilirse, dehşete düşürüyor. Katil ve arkasındakiler bu görüntülerle; tüm yerküreye, islam dünyasına ve Türkiye’ye bilinçli olduğu anlaşılan mesajlar vermeye çalışmış.

DÖRDÜNCÜ NESiL SAVAŞ

ilk bakışta, katili ve ona destek verenleri deli, manyak, çıldırmış, akli dengesini kaybetmiş insanlar olarak değerlendirebilirsiniz. Ama olay, öyle hafife alınacak gibi değil. Bugün, yaşadığımız dünyada hiçbir şey tesadüfen olmuyor. 11 Eylül 2001’de Amerika’da yapılan saldırılar, Arap Baharı, Irak’ta, iran’da, Libya’da, Ukrayna’da meydana gelen gelişmeler, Mart 2011’de Suriye’de başlayan ve gaz kesse de bir şekilde hala devam eden vekâleten savaş; aynı planın parçalarıdır.

Demem o ki; Yeni Zelanda’da hunharca işlenen katliam; islam’a, Müslümanlara, Türklere ve göçmenlere karşı kin ve nefret kusan kişisel bir fanatiğin işine benzemiyor. Bu; aynı planın gerçekleştirilmesine yönelik hamlelerden biri ve Türkiye’nin de dâhil olduğu Ortadoğu bölgesini, zenginliklerini ve enerji kaynaklarını kendi lehine yönetmeyi öngören, hatta bunun da ötesinde küresel bir kurguyu vizyona koyan bir iradenin arkasında bulunduğu Dördüncü Nesil Savaş’ın (Forth Generation Warfare) bir operasyonuna benziyor.

EMPERYALiZM iÇiN ÖLENLERiN KiMLiĞi ÖNEMLi DEĞiL!

Bu savaş, bildiğiniz savaşlardan değil. Bu savaşta asker ile sivil, barış ile çatışma, cephe ile emniyetli bölge, dost ile düşman kavramları arasındaki ayrımlar bulanıktır ve görünürde dost ve müttefik olanlara karşı da uygulanır. Bu savaşta devlete bağlı olmayan aktörler yaygın olarak kullanılır. Terörizm, yaptırımlar, STK’lar, medya, ekonomik manipülasyonlar, algı operasyonları, siyasi yöneticilere şantaj, beyin yıkama ve hacklemek (zihnen ele geçirmek) bu savaşın enstrümanlarındandır.

Görünürde fanatizm ürünü olan Hıristiyanlardan Müslümanlara yönelik olan bu saldırı, ister istemez Müslümanlardan Hristiyanlara yönelik başka bir saldırıyı tetikleyecektir. Daha öncede olduğu gibi! Umarım yanılırım ama biliyorum ki; bunun iklimi günümüzde, dünyanın çeşitli yerlerinde ne yazık ki var! Hedeflerine ulaşmaya çalışan emperyalizm için hangi taraftan, kimin öldüğü hiç önemli değil.

SIRPLAR “iŞiN iÇiNDE DEĞiLiZ” DiYOR!

Emperyalizm, bilgi çağına geçmiştir. Artık savaşlar politik ve ideolojik çatışmaların üzerine değil, kültürel ve dinsel fay hatları üzerine inşa edilmektedir. Çatışmaların yaygınlaştırılması, sürekli hale getirilmesi, vekâleten yapılması, terörizmin bir enstrüman olarak yaygın şekilde kullanılması, bilgi harbi ve psikolojik harekat; bu çağın en bariz özellikleridir.

Sırbistan Dışişleri Bakanı Ivica Dacic, Yeni Zelanda'daki terör saldırısını gerçekleştiren teröristin camiye giderken, aracında Sırpça Çetnik şarkıları dinlemesi ve silahının üzerinde Sırp tarihi figürlerinin isimlerinin bulunması üzerine açıklama yapma gereğini hissetti ve “Biz bu terör saldırısının içinde değiliz” dedi. Bence de değiller!

DOĞU’DAKi GELENEKSEL!

2011’de, Norveç’te 77 kişiyi katleden, 21 yıl hapis cezasına çarptırılan, akli dengesinin yerinde olduğuna hükmedilen ve kendisini “Norveç’in islamizasyonuna karşı bir savaşçı” olarak nitelendiren Anders Breivik ile Yeni Zelanda katliamcısının ortak yanı; ikisinin de hacklenmiş yani zihinlerinin üst akıl tarafından ele geçirilmiş olmasıydı. Evet, modern yöntemlerle insanın beynini ele geçirmek, onu belli hedeflere yönelik olarak kullanmak ve bir katliamcı yaratmak mümkün.

Bu iş, Batı’da artık yapılabiliyor! israilli bir tarih profesörü olan Harari, kitaplarında ve konuşmalarında bunun ipuçlarını veriyor! Bu iş, Doğu’da, islam dünyasında da yapılıyor ama daha geleneksel yöntemlerle! Çok küçük yaşta başlatılan yoğun din eğitimi ile sorgulamayı yok ederek, zihinsel işletim sistemini felce uğratarak biat kültürünü zihne monte etmek de bir nevi insanı hacklemektir.

MEDENiYETLER ÇATIŞMASINI TETiKLEMEK

Hacklenmiş bir insan varsa; onu hackleyen bir irade de var demektir. Acaba bu iradenin bazı hedefleri neler olabilir;

1. Norveç ve Yeni Zelanda gibi dünyanın en güvenli ülkeleri olduğuna inanılan ülkelerin bile yeterince güvenli olmadıkları algısının yaratılması,

2. Samuel P. Huntington’ın “Medeniyetler Çatışması” tezi kapsamındaki Hristiyan-islam gerginliğinin arttırılarak, küresel hegemonik savaşın üstünün örtülmesi,

3. Türkiye’de ve Ortadoğu’daislami fanatizmin reaksiyon vermesinin tetiklenerek, karşı saldırılar yapılması için alt yapısının hazırlanması,

4. Müslüman mültecilere karşı dünyanın her yerinde siyasi ve kitlesel tavır takınılmasının önünün açılması,

6. Yeni Zelanda saldırısı ile verilen mesajlarla, Slav dayanışması nedeniyle daima Sırplara yakın durmuş Rusya ile Türkiye’nin arasının açılması,

7. Yeni Zelanda, Avustralya ile birlikte Çin’in çevrelenmesine yönelik kurulan ikinci kuşak bölgede yer almaktadır. Bu saldırı ile Çin’in içinde ve çevresinde bulunan Müslümanların daha da radikalleştirilmesi ve azdırılması planlanmıştır.

https://odatv.com/yeni-ze...hedefi-ne-16031954_m.html
--spoiler--

görsel
güncel Önemli Başlıklar