1. 1.
    ah fakir dostlarım...o masaya belki bir metre kadar yakınlar o yayları çıkmış vintage adayı koltuklarından beyaz cama bakarken . oysa aynı zamanda o masaya o kadar uzaklar ki..."işte osmanlı mutfağından eşsiz bir lezzet" diyen çizgi film karakteri kılıklı dış sesi dinliyorlar mı sanıyorsunuz siz? yemeklerin muhteviyatını önemsiyorlar mı ha sorarım size?

    her gün yeniden dünyaya gelmek için dua eden bir zavallının sessiz hıçkırıkları, kentin acılarından kahrolan genç werther'in tükenmişliği, yabana kaçmaya çalışan london'un çaresizliği, sex&drugs and rock'n roll'u düstur edinmiş özgür ama bir o kadar da yitik bireyin küçük pis bir odada yok oluşunu izlemenin acısı, mickey rourke'lu the wrestler filmi, bir sürü requiem... çok fazla acı, çok fazla yalan olmuş rüya gördüm.

    şimdi daha fazla üzülemiyorum. fakirler için akıtacak gözyaşım yok. oysa onların masanın etrafında oturanları izlediği , asla bir sandalye çekip de gruba müdahil olamadığı bir sofra düzeninde söylenecek o kadar çok şey var ki. uludağ'da sabah skici olup akşam da otel odasını layığı ile kullandığınızda bile beyninizde yankılanıyor bazı şeyler. bazen bu sesler beni uyutmuyor..."çatal o tarafta değil de öbür tarafta olmalı" diyor birileri televizyonda. kapatıp yatıyorum sıcak yatağıma , daha fazla dayanamıyorum .
    -2 ... umbertobaggio
  2. 2.
    oha dedirten kendine has işkence şeklidir.
    (bkz: mazoşizm)
    ... portobello cadisi
  3. 3.
    eğer diyetteyseniz kesinlikle hüzünlenirsiniz. elin şımarık sıskası tatlıyı beğenmesin siz neredeyse bir aydır tatlı yememiş olun. reva mı canım bu.
    -1 ... kosucukaplumbaga