1. .
    evet... kendine güvenmeyen nispeten içe kapanık olan kişinin yazmaya bulasması ile kendine güvenmesi, icindeki duyguları kesfetmesi ve fikrini söylememekten cekinmemesi olayı.

    insan böyledir... her zaman ilkler zordur. insan kendine güvenmez pek ilk başlarda bu normaldir tabiki. ama yazdıkca acılır, yazdıkca coşar, yazdıkca daha çok yazmak ister. tıpkı obezite hastalıgı gibidir yazı yazmak bir kere başladınmı duramazsın.

    öbezite öyledir. yemek yiyen bünye acıkır, acıkan bünye yemek yer, yemek yiyen bünye daha cok acıkır ve paradoks olur sonunda kendini durduramaz ve obezite denilen hastalığa yakalanır.

    yazı yazmakta öyledir. insan bir kere yazmaya görsün yazdıkca yazmak ister, sonra okuyanlar oldugunu gördükce durduramaz kendini yazar, yazdıkca okunur, okundukca yazar ve paradoks olur ama ama bu paradoks onun hayatını genelde iyi yönde etkiler.

    daha bir özgüven sahibi lustur artık. fikirlerini acıklamaktan korkmaz tepki alsa bile buna alısıktır.
    yazar, yazar, yazar, hep yazar, yazar, yazar.. durdurulamaz yazdıkca yaza...
    4 -1 ... damdaki deli
  2. .
    aslında var böyle bir şey. yani bahsettiğim güven pısırık bir insanın yazdıkça iç dünyasından kopup bir anda fırlama, öz güven sahibi birey haline gelmesi değil tabi ki...

    yazdıkça daha doğrusu olumlu tepkiler aldıkça(artı oy, mesaj ya da nick altı şeklinde) insanın yazma bazında kendine güveni geliyor. isim daha doğrusu nick vermiyim bir arkadaşım burada yazar oldu ki hala da yazar aslında; ama yazdığı entry sayısı 30-40 ile sınırlı. yazsana kardeşim diyorum, zorluyorum eksilere takıyor oy alamamaktan şikayet ediyor. kimse okumuyor ki diyor. yazdıkça açılırsın diyorum, cık olmaz.* bide çok komik bir durum var yazınca "beşinci nesil şöyle beşinci nesil böyle" diye başlık açıyolar diyor. "yahu manyak mısın zibilyon tane beşinci nesil var sana yazmıyolardır onu diyorum" yok kardeşim nuh diyor peygamber demiyor. size dedim açmayın o başlıkları diye!
    2 ... trink