1. .
    kimi yazarlarda olan, kimi yazarlarda olmayan anlayışlar. bazen anlayışsızlıklar olarak da tabir edilebiliyor. şimdi doğrudan türban'dan dem vurmayacağım. hatta kontra atak yapmayı planlıyorum. ama hep kontra atak da yapılmaz. azıcık normal oynamak lazım ki paslaşarak oynayalım. yoksa çok şahsi oyun oluyor. güzel olmuyor.

    öncelikle şunu söylemek zorundayım ki, şu an laik-elitist kesim hiç de demokratik bir tavır sergilemiyor. zira %47 oy alan sevgili partimiz de ülkenin sahibi olduğunu varsayıyor. yok öyle bir şey.

    demokrasinin mantığı çoğulculuktur zaten. siz oturur birilerini dışlarsanız, 'hadi len defolun bu ülke bizim' derseniz komik olur. dtp ve mhp'ye hiç değinmeyeceğim zaten. onlar oldukça samimiyetsiz. bu partileri destekleyen yazarları da çok beğenmiyorum. nitekim dtp'nin biraz daha fazla kredisi var, çünkü dtp kadrosunda türk milliyetçiliği oranında kürt milliyetçiliği yapmayan vekiller var.

    her neyse. chp yandaşı yazarların sürekli akp'ye bok atmasını çelişkili buluyorum. zira bu kesim tarih boyunca fakirleri gözardı etmiş bir kesim. küçük burjuva'dan bahsediyorum daha ziyade. işyerinde çalışıp, kendisinin işçi olduğunun farkına varmayan guruh. buna rağmen 1 mayıs'ta akp'nin kötü icraatlarına bik bik konuşup, 1 mayıs'taki işçiler üzerinden prim yaptıklarını üzülerek seyrettim.

    ha, bütün chp'liler böyle mi? tabii ki değiller. kendi bilincinde olan bir grup atatürkçü insan var, ve bu ülkenin esas aydınlık kesimi o kesim.

    zaten akp yandaşlarının çelişkilerinden bahsetmeyeceğim. halkı aç bıraktıktan sonra rüşvetle oy toplayan bir partinin demokrasi anlayışını oldukça sert bir şekilde sorguluyorum. dtp kapatma davasına kaş göz edip kendi kapatma davalarına nah çekiyorlar. demokrasi bu değil. zaten türban meselesinden tutun da, 'ananı da al git'e kadar geniş bir yelpazeyi savunuyorlar.

    kaldı ki akp'nin döneminde en çok değişen yasa ihale yasası. akp'li yazarlar demokrasinin işleyişini buradan savunamıyorlar ne yazık ki.

    ancak bakıyorum ki, kendini laik adleden insanlar da türban meselesine karşı koydukları tavırla garip bir durumdalar. zaten türkler dışındaki ırklara karşı besledikleri ırkçı tavırları sürekli bir şeylerle gizleme çabasındalar. bazıları 'ya sev ya terk et ulan' durumuna yakın. kendi özgürlüklerinin peşinden koşarak diğerlerini umursamıyorlar, ve onlar da kendilerini kurtarmak için sürekli bok attıkları güruh ile oldukça benzeşiyorlar.

    bu çevrelerden bazıları ise sosyal demokrat takılıyor, bu sosyal demokratlara fazla sözümüz yok. demokratik görüşleri nispeten olgunlaşmış ve daha sağlıklı düşünen insanlar.

    daha sosyalist çevreye baktığım zaman ise, partilere karşı olan bir tutuculuk ve bağlılık görüyorum, ancak aynı bağlılık düşüncelere karşı da var. demokrasi anlayışı sözlüğün bu kesiminde de oldukça gelişmiş, ve çok hoş entarileri olan yazarlarımız mevcut.

    özetlemem gerekirse, akp çevresi ve milliyet duygularına çok sıkı bağlanmış burjuvalar demokrasi anlayışından oldukça yoksunlar. gerisi güzel, seviyoruz. mhp ve dtp çevrelerine değinmedim zaten. ama bu onları tamamen yok saydığım anlamına gelmiyor.

    bu insanlara önyargıyla yaklaşmamı sağlıyor mu veya gruplamamı? pek değil. zaten yazdığınız entrylere göre yorum yapıldığı için, bir etiketlenme durumunuz yok. sadece kuşbakışından bu gözüküyor.

    (bkz: demokrasi parayla satılmaz)
    1 -2 ... kacak dovusen ayi