1. 1.
    bir kafka hikayesi. ceza sömürgesi kitabının içindeki kıpkısacık öykü.
    itaat, sorgulamadan kabulleniş nedir? bunu mu anlatır belki evet. ama bağıra bağıra "kahrolsun emperyalizm" ya da "otorite" demez. sakin, sessiz ve kırgın dökülür kelimeler. bir adam vardır, yasanın kapısının önüne gelir, bekçi içeriye giremeyeceğini söyler, adam önce gizlice girmeye çalışır, ama yasanın bekçisi hemen şevkini kırar. bu kapı en kolayı, diğerleri daha korkunç der. gel zaman git zaman adamın ölüm vakti gelir ve tek soru sorar: "bunca yıl benden başka kimse gelmedi neden?" bekçi: "çünkü bu kapı bir tek sana açılabilirdi ve şimdi kapatıyorum."

    bu kabaca özeti gibi gibi. ama defalarca okuduklarımdan kalanı yazabilmem için benim de o kadar sessiz bir çığlık atabilme kabiliyetimin olması lazım. her birimizin.

    ceza sömürgesi'nin içindeki bu kıpkısacık öykü, itaati sorgulatıyor. hayata itimadınız yoksa eğer benim gibi, kendi el yazınızla siyah bir kağıt bulup, gri bir kalemle yazın bu öyküyü, ve cüzdanınızda taşıyın. ne işe yaradığını bilmiyorum ama en azından hayatınızın absürd sahnesinde sizin küçük sırrınız olarak kalacaktır. insanlarla hiç bir şey konuşmak istemediğinizde pratik bir şekilde cüzdanınızdan çıkardığınız bu hikaye size sufle verecektir.
    5 ... oyuncakdunya