1. 1.
    Kıyamet kopmuş, kamburum yüzünden beni zorla sığdırdıkları tabuttan kalkıp gidiyorum mahşer yerine, ise bulanmış yüzümle akrabalarımın ruhlarının yanından geçiyorum. Onlar diyor ki: “işte bu, dünyada günah işleyenlerden, kitaba uymayanlardan, o sebepten yüzü simsiyah is içinde, boynuna kadar ter içerisinde. “Ayağım, elim, gözüm, kamburum, hepsi dile gelip dünyada yaptıklarımı şikâyet ediyor, sonra kalbim dile geliyor.
    Sık sık gördüğüm kâbus bu.
    Adana'nın bilmem kaç kilometre sonra… Nemli sıcağı boğan, kuş uçmaz kervan geçmez bir yer. Buraya atanalı çok oldu, biraz da ben istedim. iblislere dönüşmüş insanlardan uzaklaşmak için... Onların bakışlarından, horlamalarından kaçtım. Bölge müdürlüğü beni burada unuttu, unutulmak iyidir. Hele ki sırtımdaki artık daha zor taşınırken...
    “Koparılmış melek kanatları,” diye severdi kamburumu Benli Safiye. Melek falan değilim, iblisin koparılmış kanatları bu. Ağrıları günbegün artan, canımı yakan, bir bıçakla kesilip atılsa diye feryat ettiğim. Kamburuma kaderim dedim, sineye çektim. Sürekli hissettirir kendini otururken, kalkarken, yatarken, secdeye varırken. Ben kaderini sırtında taşıyanlardanım.
    Köyün en ucundaki evlerin birinde kalıyorum, ezan sesi, şimşek gibi pencerelerin içinden geçsin diye boş bir bahçe ortasına kondurulmuş. Köylü "Yaban" der bana, beni sevmezler, anca alışverişte, bayramlarda görürler. Evin kapısı ben evde yokken zorlanır, anlarım. Evden çıkarken terliklerimi kapının arkasına koyarım, birileri dışarıdan kapıyı açıp içeri girdiğinde terliklerin yeri değişsin diye. Ne ararlar ki benim gibi garibanın evinde? Para mı? Maaşımı alınca hemen bankaya yatırırım, bana yetecek kadarını eve getiririm. Evde de bir şey yok zaten. Bir küçük sofa, bir yatak, içine yiyecek tıkılı tel dolap, soba, halı, kilim, kap kacak, duvara çivili kırmızı kadife heybe içinde Kur'an. Paramı heybenin içinde açtığım gizli göze sokarım, Yemek pişmezdi evde, anca patates kaynatır veya yumurta kırardım, ta ki o gelene kadar... Ne zamanki o geldi, evin içi ısınmaya, yemek pişmeye başladı. Ev onun nefesiyle kıpırdandı.
    5 -1 ... notaiscisi