bugün

adı üzerinde. uçaktan değil yamaçtan atlanır. uçak tutacak parası olmayanlar için.
neden böyle bi gereksinim duymuşlar anlamadım ama yamaçtan koşarak kendini boşluğa bırakma ve adrenelinin hat safhaya çıktığı an.
yeryüzünün her coğrafi şeklini bir spor dalına uydurmak amacı ile icat edilmiştir bu aktivite.

ilk başlarda yamaç futbolu denenmiştir. ama her maçta kaçan topu beklerken 6-7 saat geçtiği için sporcular çok soğumaktaydılar. daha sonra topsuz bir spor denendi. yamaç uzun atlaması... ne yazık ki çok değerli atletler gerçekten çok uzun atladılar, rekorlara rekorlar eklendi ama hiçbiri bunu göremedi.

en nihayetinde doğru spor bulundu. şimdi ne top kaçmakta ne de sık sık sporcular ölmektedir. arada sırada oluyor ama yine de.
fethiye ölüdeniz de asagıdan izlenildiginde cok güzel gorunen ama yapabilmeyi cesaret edenleri icinde yukardan asagıyı izlemenin cok guzel oldugu spor
profesyonel parasut pilotları ile uctugunuz olaydır,adrenalin seviyeniz milyonlara ulasır.
aslında gerçek paraşütçülerin burun kıvırdığı gereksiz bir aktivitedir. çünkü adrenalini tavan yaptıran asıl olay uçaktan çıkma anı ve beraberindeki serbest düşüş esnasında yaşanan o tarif edilemez duygudur, akabinde paraşüt açıldığında yere inerken yaşananlar sadece alınan müthiş bir hazdan sonraki rahatlama devresidir sadece. o yüzden uçaktan kapı çıkışı yapmış insanlar için adrenalin açısından pek de tatmin edici olduğu söylenemez.
iki dakikalık uçuş için dakikalarca tepeye tırmanıp* kendilerini bırakmalarıyla gerçekleşen ekstrem bir spordur. cross, akrobasi gibi dalları vardır. cross da saatlerce havada kalıp, kilometrelerce yol katederler. akrobasi de havada tehlikeli hareketler yaparlar. eğer bu hareketler iki kişi tarafından simetrik yapılıyorsa görsel bir şölen izlemeniz muhtemel. bu sporu yapabilmek için kişide deli cesareti olması gerek gibi görünse de bu sporu yapıp sağ kalabilmek için aksine kontrollü ve aklı başında olmak gerekir.
serbest paraşütçülerin, "ulan biz atlayış parası vermeden nasıl uçarız" gazına gelmelerini takiben, 30 yıl evvel tepelerden serbest paraşütleriyle havalanmaya başlamalarıyla vukuu bulmuş bi spor branşı olmakla birlikte bir extreme spor da değildir.

yamaç paraşütü yapanlara "paraşütçü" denilmez, yazıktır. kendileri paraşütçü değillerdir şayet bir nesneyi ve/veya aleti özel olarak kullanma becerisi içinde olanlara "pilot" denildiğinden, "yamaç paraşütü pilotu" olarak aksettirilmiş güzide isimleri mevcuttur.

bu arada çok buhranlı bir spordur. insanın yere inesi gelir biran evvel. illa manzara insanıysa kişi, uygundur hatta gün batımında uçurumun kenarında pardesüsünün eteklerinin rüzgarda uçuşması falan olayı daha da manidar kılabilir.

bilinenin aksine serbest paraşütten daha güvensizdir. her gökyüzü sporunda olduğu gibi, kişi tüm kurallara uyduğu ve limitleri içerisinde uçtuğu müddetçe başına hiçbir atraksiyonel hede gelmez. o anlamda gayet güvenlidir.

"ters rüzgar akımına kapılmak" diye bir tabir ya da o eblek cümlenin anlatmaya çalıştığına benzer bir kaza sebebi yoktur. kim uydurmuşsa makadına sağlıktır.

ayrıca bu sporu yapanların yaptığı işlem "uçuş"tur, "atlayış" değil.
açık bir para$üt ile yüksek bir yamaçtan kendini fırlatma olayıdır. yapılması $iddetle tavsiye olunur. adrenalin artar, kan dola$ımı hızlanır, bel ağrısına birebirdir. kolesterol dü$er, aniden sıçma isteği doğar. beyin amcıklama geçirir, kalp krizi riski tavan yapar. *
sırtında bir kanatla bilmem kaç metre yükseklikten koşarak kendini aşağı bırakıyorsun... çok akıl kârı olmamakla birlikte uçmanın ve özgürlüğün gerçek tanımı. *
paraşütle atlamanın en güvenli olan yollarından biridir. paraşütün açılmaması gibi bir riski yoktur.
bayanlar kategorisinde, şu an için ilk ve tek birincilik madalyasını elimizde tuttuğumuz keyifli spor dalıdır.

sporcumuz, 39 derece ateşle yanarken bile yarışmadan çekilmemiş, bu ilk müsabakada ilk birinciliği ülkesine armağan edebilmek için -18 derece soğuğa hasta haliyle meydan okumuş ve hedefe en yakın inişi yaparak altın madalyayı kazanmıştır.
(bkz: paragliding)
(bkz: kas)

her zaman hava sartlarina bagli olarak gerceklesmeyen , dag yolunu bosuna sabahin korunde tirmalamaya sebep guzel bir spor.
bilinenin aksine en tehlikeli paraşüt sporudur. gelecek bir ters rüzgar veya hava dalgasında yere çakılmanız gayet kolaydır.

http://www.hurriyet.com.t....asp?gid=229&sz=11459
http://videogaleri.hurriy...deo.aspx?s=5&vid=2399
ters rüzgar akımı gibi atmasyon bir akım icat eden türk medyasını takip edenler için tehlikeli bir spordur.

yapılan olaya atlayış değil, uçuş denilir.

(#1731775)

(bkz: öğrenmek)
dayım'ın yapmakta olduğu iş ve çok çılgın bir spor dalı.
adrenalinin doruklara çıktığı, insanın uçma isteğini bir nebze de olsa karşılayan harika ama tehlikeli bir spor.
Gariban insanların yapmasının mümkün olmadığı bir spor...
adrenalin için birebir olan çok güzel ve çılgın bir uğraş .
denilince direk akla kayalıklı yamaçlar gelen , aslında kayalıksız dağlarda da yapılabilen adrenalin sporlardan biridir. başlangıç seviyesinde tehlikesi azdır, çakılmalar genellikle ileri seviyelerde yaşanmaktadır.
sebep-diyalog:
-oldum ben abi! aha gör bak şimdi stol yapıyorum hem de tam. (bkz: tam stol)
(bkz: beni de götürün hışırtıyı duymak istiyorum)
tekirdağ uçmakdere köyünde gercekleştirilebilen uçuş sporu.**
adrenalin dolu bir aktivite olsa gerek.
hele türkiye'de.
zira kontrolsüz ve güvenlik tedbiri olarak daha az önlem alınıyor gibi hissediyor insan. *
ayrıca çok yapmak istediğim olay.
yazın kısmetse olacak gibi. *
avrupa'nın pek çok ülkesine göre, ülkemizde oldukça güvenli yapılan doğa sporu. ülkemizde de kelle koltukta uçan pilot yok mudur? tabi ki vardır. ama en azından kasksız uçuş yapılmaz. kasksız uçanı camia kınar. gerekirse uçuşu engellenir. oysa ben, bırakın kaskı, normal şapkayla uçan hollanda'lı pilotların varlığına şahit oldum. yamaç paraşütü kaskları, bisiklet ya da motorsiklet kasklarından farklı, sadece yamaç paraşütü ve yelken kanat gibi hava sporları için üretilmiş özel kasklardır. buna rağmen bisiklet kaskıyla uçan yabancı pilotlar da gördüm.

bunun yanında, her sene fethiye'de gerçekleşen ölümlü kazalar incelenirse, gerçekleşen kazaların büyük bir çoğunluğunun yabancı pilotlar tarafından yapıldığı da görülebilir. özetle; ciddi bir eğitim süreci sonrasında, risk limitlerinizi bilerek uçtuğunuz takdirde, araba kullanmaktan, motorsiklete binmekten çok daha güvenli bir iştir. gerçekleşen kazaların tamamı da pilotaj hatasıdır.

ayrıca yamaç paraşütü ile atlanmaz, uçulur. yamaç paraşütü uçurana paraşütçü denmez, pilot denir. sivil havacılık genel müdrlüğü'nün, çok hafif hava araçları yönetmeliği'ne tabi bir hava aracıdır.

not: söylediklerim tandem değil single uçuş için geçerlidir. ticari tandem uçuş, tamamen sizi uçuran pilota bağlı olduğu için hangi şirketle uçuş yapılacağı iyi seçilmelidir. perte çıkmış kanatla yolcu uçurup, havada kanadı ikiye ayrılan ve yedek atmak zorunda kalan şirketlerin varlığı sır değildir. gazete haberlerine bile konu olmuştur. ticari bir faaliyet olduğu için buradan açıktan isim vermem ama, isteyene özel olarak, fethiye'de hangi şirketlerin bu işi ciddiye alarak, hangilerinin kelle koltukta uçuş yaptırdığı bilgisini verebilirim.
yaz mevsimi boyunca, dakikada bir gördüğümüz zamazingo. tamam, yapsınlar eyvallah da, konu ve yaratıcılık yoksunu bir tv programında birisi uçuyor paraşütle ve aşağıda eli mikrofonlu sunucu "eveeet, şu an arkadaşımız tepede" falan diye anlatıyor.

sanki kazaya uğramış bir uçak veya superman veya ufo iniyor, amına koyayım.
hani şimdi "adrenalinim tavan yaptı, öküz gibi eğlendim" deyip, hava atmak istemiyorum, çünkü öyle olmadı.

ölüdeniz'de yerden havada uçan paraşütçütelre bakarak "ölmeden önce yapmalıyım" deyip parayı bastım* atladım.

ayaklarınızın yerden kesildiği ilk saniyelerde heyecan hat safhada ama bir milli maçtaki panaltılara kalma heyecanının yanından dahi geçmez. hatta sizi uçuran kişiye "abi ben sıkıldım ne kadar sürecek bu" diyecektim ki dönerek irtifa kaybetmeye başladık.

işte orada yihu'dan tutun da obarey'e, oradan da tey tey'e kadar envayi çeşit heyecan naraları atmaya başladım. kamera çekiliyor, fotoğraf çekiliyor falan fıstık iyi dedim mınakey, aşağı indik ki videoya 75tl, fotoğrafa 75 tele bir de inişte biri şlak şlak yerden fotomuzu çekmiş o da 75 tl dediler.

hepsini alacam derseniz 115+75+75+75= ebesinin amı.

çingene pazarlığı ile adamın paçasına sümüklerimi sildim, sadece fotoğrafları 40 tl'ye aldım.
milas örende yapabileceğiniz aktivite.
(bkz: http://www.oren-bld.gov.tr/ypr.asp)
babadağ da yapılabilesi adrenalinle perçinlenmiş bir spordur.ilk olarak yapılacakasa doğum gününde olmaması tavsiye edilir.Nitekim hayatı film şeridi gibi izlemekten adrenalini yaşayamama ihtimali yükselebiliyor.
thy ile yaptiktan sonra (egitimini almadan tandem olur ancak) elinize bir sertifika verilen uzerinde havada ne kadar kalindigi yazan aktivitedir,
birazcik tehlikeli olsa gerek ruzgardan dolayi, ha bide bi next tab deyip google la yillik olum oranlarini gorebilirsiniz sanirim.

bkz: madem atlayacaksin niye ciktin.
sırtınıza büyükçe bi poşet bağlayıp uçuruma doğru koş koş koş komutu ile ayakların kesilir yerden. ve tekrar buluştuğunda artık o eski sen değilsindir...
özellikle ölüdeniz-babadağ'da sabah saatlerinde yapılması gerekendir. sabah'ın 7'sinde kalkarsınız. herkesi otelinden toplarlar, pick-up, kamyonet kırması bir araca doldururlar. istikamet uçuş pistidir. tırmanış esnasında uykudan eser kalmaz. mis gibi dağ havası ciğerlerinizde kolbastı oynar adeta. 1900 metreye ulaştığınızda artık geri dönüş şansınız yoktur. ya uçacaksınız ya uçacaksınız. paraşüt yere serilip, kask-tulum giydirme işlemi bittiğinde "ne yapıyorum a.q ben" diye düşünmeye vakit kalmadan,pilot efendi ne yapmanız gerektiğini söyler ve koşmaya başlarsınız. artık gökyüzünde süzülmektesinizdir. ayaklarınız boştadır. kısa süren bir heyecanın ardından manzaranın tadınız çıkarmaya başlarsınız. kumsaldaki şezlonglar, denizdeki tekneler karıncadan farksızdır. iniş anı belki de en güzel anıdır. indikten sonra "50 kere daha atlarım dersiniz".aklınızı başınızdan alır. velhasıl ölmeden önce yapılması gereken bir aktivitedir yamaç paraşütü.
uçmayı sağlayacak bir kanat*, kuşanmanızı sağlayacak bir harnes* ve düşerseniz darbelere karşı başınızı korumanızı sağlayacak bir kask ile yapılan spor. teorik eğitimden sonra yapılan birkaç haftalık yer çalışmasından sonra 15-20 metrelik eğimden ilk süzülüşünüzü yapıp, birkaç denemeden sonra 50-70 metre irtifalı bir yamaçtan ilk uçuşunuzu yapabilirsiniz. sanılanın aksine, yüksek bir yerden* atlayış yapılmaz bu sporda.

türkiyenin coğrafi yapısı elverişli olduğundan dolayı hemen her şehirde kalkış yapılacak uygun bir tepe bulunur. fethiye-ölüdeniz'de yılın her ayında uygun hava koşulları olduğu için dünyanın dört bir yanından gelen pilotlar burada hem tatil yapar, hem uçuşlarının keyfini çıkarırlar. bunun dışında, denizli-pamukkale, kayseri, çankırı-bayramören de bu spora ait şampiyonaların yapıldığı başlıca yerlerdendir.
2 hafta sonra fethiye'de gerçekleştireceğim spordur. muhtemelen yere inildiğinde insanın elinin ayağının tutmadığı bir durum söz konusudur.*
(bkz: babadağ)
okurken bile heyecanlandığım ama ilerde bir gün, mutlaka yapacağımı düşündüğüm harika bir heyecandır.
görsel
http://www.radikal.com.tr...08.2011&categoryid=79
Oldukça zevkli olmasına rağmen ölümle sonuçlanabilme ihtimali olan spor. Genelde akdeniz ve ege' de yapılır.
türkiye'de çokta (en azından fethiye-babadağ bölgesinde) kontrollü yapılmadığını birkaç senedir gidip geldiğimden gözlemleyebiliyorum.

pilotların sertifikalarında günlük atlayabilecekleri sayı yazar ki; benim denk geldiklerim hep 4(dört)tü.(bağlı bulundukları şirketlerde görebilirsiniz bu sertifikaları genelde duvarda asılı olurlar).
ama gün içinde aynı pilotun 6 kez atladığını biliyorum. sayı tamamen ellerindeki zamana,müşteri yoğunluğuna ve firma sahibinin baskısına göre değişiyor. çokta bilgim yok ama sanırım malzemeninde bir dayanma gücü vardır. öyle olmasa aynı anda pilotlar eşliğinde 2li olarak atladığımız bir arkadaşım akrobasi yaparken paraşütü kopup denize çakılmazdı. ama çoğu pilot orada yıllardır bu işi yapmaktadır. bireysel olarak çok tecrübeli ve iyi niyetli insanlardır. herşeye rağmen harika bir spordur. düz uçuşlar keyiflidir. ama ölüdeniz'in üzerinde akrobasi yaparak döne döne alçalmak başka bir heyecandır. tavsiye ederim.
atlarken duyulan heyecanın on hatta yüz katının inerken duyulduğu aktivitedir. atladıktan sonra sakince çevreyi izlemek güzel tabii. ama sonra havada dönüp durmaya başlayınca "benim burada ne işim var? düşecek miyim, ölecek miyim?" cümlelerini içinizden geçirir durursunuz. daha da gelmem der çekilirsiniz. *
alanya'da en çok alanya kalesi'nden yapılır. alanya bunun için en riskli yerdir çünkü her taraf kayalık ve çalılarla doludur. fazla yükseğe çıkma şansınız da oldukça azdır.
2008 yılında fethiye ölüdeniz'de gerçekleştirdiğim aktivite.

pilotla yaşadığım problemler olmasa daha güzel anılarla hatırlayabilirdim, adamda haklı bir yerde. 25 kişilik kafilede 3 erkekten biri denk gelmiş surat beş karış. kadınların tamamının turist olduğunu da hatırlatıyım.
spil dağında gerçekleştirebileceğiniz adrenalin dozajı yüksek aktvite.
bu yaz yapmayı planladığım ve herkesin yaşaması gereken heyecan dolu anlara sahne olan aktivite olsa gerek.
merak salınacak ekstrem bir aktivite. önümüzdeki hafta manisa da bulunan kulübe üyeliğim ile profesyonelleşmeyi düşünüyorum bu alanda. sonra da çatıdan pencereden atlar dururum. *
yaşam boyu 1 kere de olsa yapılması gereken spor. kuşlar gibi özgür olduğunu hissetmek. yeryüzüne tepeden bakmak.
thk inönü de eğitimi ve sertifikası verilen spor dalıdır.
milas ören'de de yapılabilen spor. aşağı inene kadar izlemek pek heyecanlı oluyor.
her yiğidin şi değildir. hele ki birde beceriksizse bi yerlerini kırması an meselesidir. uzak tutunuz.
son derece keyifli bir spor. yapılacaksa ve imkan varsa fethiye seçilmeli. imkanlar kısıtlı derseniz, istanbul'a yakın olanlar için merkeziniz ekim ayı sonrası sakarya-serdivan olacaktır. 150 tl'ye ulaşımı, kahvaltıyı ve uçuşu birlikte veriyorlar. ancak fethiye gibi 2000 mt'den değil, 200 mt'den atlıyorsunuz. süre aynı.

ama 2000 mt'nin verdiği keyfi veremeyecektir. paraya kıyın ve uçun. çok ayrı bir keyif.