1. 1.
    hal hatır soran arkadaşlarınıza yalnız hissediyorum dediğinizde "aaaa olur mu öyle şey,biz ne güne duruyoruz,yalnız değilsin ki" tepkisini almak olağandır.herkes bilemez ki yalnız olmak ve yalnız hissetmek arasında ki farkı.

    Aslında ikisi arasında ki farkı anlamak için feleğin çemberinden geçmeye lüzum yoktur.Örneğin sizinle aynı dili konuşmayan,aynı takımı tutmadığınız,aynı siyasi görüşleri paylaşmadığınız ortamlarda da yalnız hissetmeyi tadabilirsiniz.Lakin,
    farklı "hissediyorsanız" çevrenizdekilere karşı,işte burada bahsi olan durumla karşı karşıyasınız demektir.
    şüphesiz ki yaşanılan tüm acılar ve mutluluklar milyonca kez yaşandığı halde marji naldir.
    2 ... mubayka
  2. 2.
    yalnız hissetmek; etrafınızı saran onca insan içinde sizi anlayacak tek kişinin dahi olmadığını bildiğiniz an.
    1 ... aseflatun
  3. 3.
    yalnız olmak mecburiyet ama yalnız hissetmek kişinin ruh halidir. ikiside çok tehlikelidir.
    ... ultracan
  4. 4.
    "kimse beni anlamıyor" tarzında ki ergen triplerinden farklıdır.farkını tam olarak bilmiyorum ama kesinlikle yaşlı bir duygu benim hissettiğim yalnızlık
    ... mubayka
  5. 5.
    bazı durumlarda iyi olan duygu. insan yalnız kalmak da ister bazen. ama hep değil.
    2 ... pringles sever
  6. 6.
    Korkulcak yahut kaçılcak bişey değildir. Genel de çok güzel bir duygudur. Karışamaz kimse size istediğinizi yaparsanız. Canınız isterse tv izlerseniz ya da muzik dinlerseniz. Ne istiyorsanız onu yersiniz. Kaçta isterseniz o saatte kalkarsınız ne zaman isterseniz o zaman temizlik yaparsınız. kimse tv nin sesini kıs demez ya da eşyalarını şurdan toplarmısın demez. onun dışın da istediğinizi düşünebilirsiniz. saatlerce bir noktaya bile bakabilirsiniz. günlerce susmanın saltanatını da yaşayabilirsiniz.

    (bkz: yalnızlığa aşık olmak)
    1 ... bal
  7. 7.
    kalabalıkların arasında hergün yalnız kalıyoruz.
    ... arkadayervarilerleyelim
  8. 8.
    iç sesin fazla yüksek olması dolayısıyla hayattan kopma durumudur. kendi kendine değerlendirir yalnız insan her durumu, her olayı, her olmuşu... o kadar çok konuşur ki kendi kendine; başkasının sesine kulakları tıkanır, kendi sesi dışındaki tüm sesler birer mırıltıdan ibaret kalır.

    çevresindekiler anlayamaz neler geçtiğini yalnız insanın aklından. kendilerini yakın sanar çoğu da hatta o insana. ama kolay kolay içine giremeyeceklerini bilemezler, kavrayamazlar. yalnızlık bi nevi lanettir doğum itibariyle. öyle bir lanet ki; acının da mutluluğun da aşkın da tek bir ruhta en yıpratıcı haliyle vücut bulmasına sebep... ''iç dökme'' denilen mefhumdan uzak, mırıl mırıl bir hayata hapseden...

    düz insan olmayı diler bazen yalnız insan... daha düz, daha az iç sesi olan, daha az düşünen ve hatta daha az hisseden... dener de hatta... ama berecemez.

    işte yalnızlık bu beceriksizliğin sonucu olarak yapışır kalır bünyeye. insanları sıkmamak için az konuşur, çok güler. ama her yutulan her kelime, içe atılan her duygu sizi sona yaklaştıran bir yeni adımdan başkası değildir.
    ... mademoiselle cocotte
  9. 9.
    Yalnız olmak ayrı, yalnız hissetmek ayrı da ikisini bir arada yaşamak okyanusun tam ortasında olup da susuzluktan ölmek gibi etrafın su doludur ama içmeye bir damla su yok...
    Sonunda yalnızlık abidesi değil de abidevi bir yalnız olur çıkarsın işte...
    ... ad hominem
  10. 10.
    ikisinide buram buram yaşamaktayım...
    ... agestis