1. 1.
    Bugünlerde belli türde korkuları olan insanlara karşı oldukça sert davranıyoruz: Yakınlaşmaktan korkan insanlar...
    Her gün oldukça uzun süreler yalnız başına kalmak isteyen, her zaman akıllarındakini kolaylıkla söyleyemeyen ve her daim alana ihtiyacı olan insanlar...
    Bu tür insanlarda "yakınlaşma korkusu" vardır.

    Karşındakini soruna sürükleyebilir. Yakınlaşma korkusunu eleştirmek kulağa doğru gelmez ya da üretici değildir. Hatta farklı bir yaklaşım çok daha iyi olur. Öncelikle, eğer birisi bir şeyden korkuyorsa ona bu nedenle sersem olduklarını, endişelenecek bir şey olmadığını söylemek iyi bir fikir değil, aksine" biz de biraz korkuyoruz ve endişelenmek aslında normal" demek daha etkili oluyor aslında. Daha sonra, korkuyu anlamak da iyi bir fikir haliyle o ayrı mevzu.

    Bu korku nereden geliyor?
    Neredeyse her zaman yakınlaşmaktan korkan birisinin bir hikayesi vardır. Diğer insanlarla yakınlaşmanın sonucunda canının yanmasıyla ilgili bir hikaye.. Böylelikle yakınlaşmak bir soruna dönüşmüş oluyor. Aynı zamanda yaşamın ne kadar büyük bir çoğunluğunun yakın olmamakla alakalı olduğunu değerlendirmek gerek. Konunun esası ve başı, bize erken yaşlardan itibaren güçlü, bağımsız ve cesur olmamız öğretildi. Duygularımızı gizlemememiz gerektiği öğretildi. içimizde olanları bastırmak öğretildi. Bazen tutum değiştirmeyi zor bulmamız ve yakınlaşma sanatının ustalarına dönüşemiyor olmamız boşuna değil. Sıkışıp kaldıysak ve tam olarak nasıl hissettiğimizi dile getireceğimizi pek bilmiyorsak bu çok da şaşırtıcı değil. Çok uzun süre dışarıda, dünyada kaldık. Savaşırken katılaştık ve buna alışkın da değiliz. Biraz zamana ihtiyacımız olabilir. Yakınlaşma korkusu olanlara çok fazla yüklenmemek gerek aslında, onlar kötü insanlar değiller (kalp kalp). Yalnızca zor şeyleri çetrefilli buluyorlar. Onlara nezaket ve anlayışla el uzatılmasıyla fazlasıyla yeterli oluyor bence.
    16 -1 ... diazepam