1. 1.
    aslında çok zor olan, bilim ana dilde olmalıdır mantığıyla çelişen bir sistemdir.
    ha başarılı olanlar yok mudur, elbette vardır.
    ülkemizde bilumum evrenkentimizde vardır bu eğitim.
    en yaygın diller ingilizce, almanca ve fransızcadır.
    oktay sinanoglu der ki:
    yabancı dil öğrenilmelidir elbette; fakat bilim ana dilde öğrenilmelidir.
    7 ... trinfr
  2. 2.
    çoğu insanın evrenkentten mezun olurken pek fazla bir şey öğrenememesine sebep olan, fakat mezun olduktan sonra * iyi para kazanmaya yardımcı olan şey.
    3 ... trinfr
  3. 3.
    bütün evrenkentleri ingilizce kursuna dönüştürmek isteyen, bizlere "ingilizce bilmeyene kız bile vermezler" fikrini aşılamaya çalışan, Oktay Sinanoğlu sayesinde uyandığım uyku neticesinde artık yutmadığım, direnmeyi dava edindiğim şerefsiz bir harekettir.
    2 ... delikanlımühendis
  4. 4.
    gorus acisi turkiyeden oteye gecemeyen insanlarin, neyi elestirdiklerini bilmeden elestirdiklerinin ismi olmustur yabanci dilde egitim. yabanci bir memlekete gidip orada okuyanlarin gozden kacirilmasindan bahsetmiyorum. elestirilmege calisilan sey, turkiye'deki egitim sistemi.. hatalari, eksikleri acikca gorup analiz etmektense bi isimle yaftalayip, sora vurun kahpeye tadinda gozleri kapali saldirmak ne kadar da kolay geliyor insanlara.

    efendim, egitim sadece ve illa ki bilimle alakli bir sey degildir bu bir. bilimin kendi dili vardir ve bunun uzerinde pek de oynayamazsiniz zaten. ve her dil bilim dili olamaz. bilim dili olmak yuzyillarin getirdigi kulturel ve arastimaci bir birikim sonucunda, mukemmellesmis bir dil ister. keza edebiyat dili diye bir sey de mevcuttur. her dilde edebiyat yapilmaz, yapilsa da belli bir kalite seviyesinin uzerine cikilamaz. vahiy dilleri de vardir bir de, vahiy her dilde inmez. belli bir seviyeye gelmis, belli bir dunya anlayisiyla yogrulmus dillerde gelir, ve o dilleri daha da mukemmellestirir. bir de konusma dilleri vardir ki, artik gunumuzde yazi ve yazmak her ne kadar ele ayaga dusmus de olsa, her yazilabilen dil yazi dili olamaz.

    neyse evet, simdi uc dort tip dilden bahsettik. bilim, edebiyat, vahiy, konusma gibi. bunlar salt dilleri tasnif etmek icin uretilmis degildir. ayni zamanda dillerin kendi icinde de acik bir sekilde katmanlar vardir ki, onlara da tekabul ederler. binaenaleyh, yabanci dilde egitim zorunlu ve kacinilmazdir.
    eger, mesela, turkce'de bilim egitimi yapmak istiyorsaniz, turkcenin konusma dilini kullanamazsiniz. bir bilim dili olusturmaniz gerekir, ve turkcede boyle bir mefhum cok yakin zamana kadar yoktu. peki, ne yapildi, anadilde egitim gibi bir mefhum ortaya cikarildi. ve bilim jargonu, terimleri ve anlayisi turkcelestirilmeye calisildi. ancak, boyle bir dilin oturmasi yuzyillar alir, ve buyuk adamlarin cikmasini gerektirir. sadece o degil, sosyal ve ekonomik sartlarin da, en azindan cevre kulturlerin de buna katkida bulunmasi gerekir. yoksa, hali hazirdaki egitim sisteminde oldugu gibi, turkce, egitimin kalitesini sinirlayan bir olgu olmaktan oteye gecemez. cunku zaten aslinda yabanci olan bir dil, yeni hicbir sey uretmeden, turkcenin sinirlari icerisine sigistirilmaya calisiliyor ve turkcenin yetersiz geldigi yerlerde bilim kisitlaniyor. keza diger bahsettigim dil cesitleri icin de bu gecerlidir.

    kabul edilmesi lazim artik, turkce iyi bir konusma dilidir, ve konusma dili olarak diger bircok dilin de otesine gecmistir. ama ne bir bilim dili, ne bir vahiy dilidir. edebiyat dili olarak da, arapca ve farsca'daki kokenlerine bagli kaldigi kadariyla basarilidir. ozturkcelesmis bir edebiyat, "yazin" olmaktan oteye gecememekte ve tadi tuzu olmayan bir nevi keciboynuzuna donmektedir.

    ayrica, turkce/(#128870).
    3 -4 ... child
  5. 5.
    bilim dili matematiktir, diğer dillerle alakası yoktur. yani her dilde bilim olur. dolayısıyla da şu dille bilim olur bununla olmaz gibi bir anlayış art niyetli bir anlayışsızlıktır.
    kaldı ki, binlerce yıllık bir temeli olan eşsiz dilimizin ingilizce gibi kıçıkırık latinceden bozma, kelime üretebilmekten aciz bir dilden aşağı kalır tarafı nedir, o da merak konusudur.
    türk milletinin tarihine şöyle hafiften baksanız görürsünüz ki, ne zaman ki biz değerlerimize sıkı sıkıya bağlanmışız, bilim de dahil her alanda en iyisini üretmişiz. ne zaman ki kimliğimizden uzaklaşmışız, işte o zaman bi bok üretememişiz, birilerinin bizi kurtarmasını beklemişiz.
    türk milletinin ihtiyacı olan tek şey özgüvendir, bizi içimizden sömüren, bilim yuvalarımıza amerkan bayrağı çeken bir zihniyet nasıl olur da bu millet için birşey üretebilir?
    amerikan aşkı aşılanmış bireylerin en güzel evrenkentlerimizde öğrenim görüp birikimini yurtdışında üretmek için kullanması, okulu bitirir bitirmez amerikaya uçmak istemesine başarı diyorsanız siz bilirsiniz, ben buna ancak vatan hainliği derim. bilim öğrenmek için gidersin, lafım yok, ama dönmeyi hiç aklından geçirmiyorsan, yazık senin için canını veren atanın kanına... yazıklar olsun...
    ayrıca bedeni türkiye de yaşayıp bazen ırk bazen fikir olarak dışarılarda biryerlerde yaşayanlar vardır ki onlara bakmayın, bizi bizden soğutmayı amaçlıyorlar o kimseler..
    7 -3 ... delikanlımühendis
  6. 6.
    bilim anadilde öğrenilmelidir. fakat;
    her yabancı dilde eğitim gören insana da "ülkesini sevmeyen, dilini korumayan insan" olarak bakmamak gerekir.
    önemli olan bu ülke için bir şeyler yapmaktır.
    bunun da sadece anadilde egitim görerek yapılacağının garantisini kimse veremez.
    5 ... trinfr
  7. 7.
    genel olarak sevimsiz ve hatta aşağılayıcı gibi gelsede,

    özellikle mühendislik bölümlerinde icraası bazen mecburiyet haline gelen durum.
    bilhassa bilgisayar mühendisliği gibi neredeyse 6 ayda bir güncellenen ve türkiye gibi neredeyse hiç birşey üretmeyen bir ülkede eğitimi nasıl sağlayacaksınız.
    bir kitabın alınıp türkçeye çevrilmesi,satılması,müfredata girmesi en azından 5 yıl almaktadır.
    türkçe eğitim yaptığınızda dünyayı teknolojik açıdan yıllar öncesinden takip etme durumunda kalırsınız..

    maalesef..
    ama yabancı dilde yaparsanız,şu anda ABDdeki bir öğrenci kullandığı kitabı ve uygulanan müfredatı kullanırsınız.

    acıdır,ama gerçektir...
    4 ... azorka
  8. 8.
    üniversitelerden bahsediyorsak, ki onlardan bahsediyoruz, öğrenciye neyi öğretir? sadece problem nasıl çözülür onu öğretir. üniversite müfredatı eğitimin türkçe veya ingilizce olmasıyla ne geride kalır ne de ileri gider. anlatılanlar değişmez.
    peki bilim nasıl üretilir? üniversiteden öğrendiklerinin üzerine daha fazlasını ve daha iyisini katmakla olur. yani öğrenci kendisini geliştirir.
    zannediliyor ki türkçe yi savunanlar ingilizceye tamamen karşıdır. klesinlikle yanlış bir düşüncedir bu. zira, kendi adıma konuşuyorum, iyi derecede bir ingilizcem vardır ve elektronik mühendisliğinde kendimi geliştirebilmişsem bu yabancı dilim sayesindedir.
    demek ki üniversite müfredatı güncel teknolojiyi zaten takip etmiyor. kirşof kanunları hep aynı, pisagor teoremi hep aynı.. müfredat değişmiyor. dolayısıyla güncel teknolojiyi takip etmek gibi bir kaygı yok eğitim öğretimde. sadece temel bilgilerin aktarılması var.
    şimdi bir ırak a bakın. orada da üniversiteler var. orada da öğrenciler var. ama kampüs bahçesinde amerikan askeri var. onlarda bu açık seçik ortada. bizde de eğitimin ing. verilmesiyle gizli olarak yürüyor bu olay. anaokullara kadar ing. getirmeye çalışıyorlar. allah aşkına nedir bu telaş yahu? çocuğum kendi dilini güzel konuşamasın, sorun değil ama ing. i ingilizden iyi konuşsun. bunun mantığı yok.

    uyanın artık uyutuluyoruz....
    2 -1 ... delikanlımühendis
  9. 9.
    abece devrimini üç ayda yapmış atatürk'ün çocukları olduğumuzdan, terkedilmesi imkansız olmayan eğitim biçimi.
    2 ... yedinin yedincisi
  10. 10.
    üzerine çok şey söylenesi ama özetle örtük biçimde sömürge devleti olmanın diğer adıdır.
    2 ... kassandra