1. 1.
    lise, üniversite yıllarından sonra olgunlaştıkça kimim, nereden geliyorum ? sorularıyla gelen histir.
    şimdi çeşitli görüşlerden arkadaşlar başlığı okuyup yine bizim millete has bir tavırla içeriği okumadan eleştirmesin diye laflar hazırladım lütfen sabırla okuyunuz.

    sevgili ahali, kendini ifade etme konusunda "hele de sözlükte içerik yazarken" başarılı biri değilim. bir içerik yazarken ne ekşiciler kadar özenli olabiliyorum ne de buna sabrım var. Fakat durumu olağanca anlaşılırlığıyla tasvir etmeye çalışacağım. zira bir ton okumuş etmiş iyi yerlerde olan arkadaşlarım bu türk olmakla barışma olayını hala kanıksamış değiller.

    Lise yıllarında kişiliğin şekillenmeye başladığı ergenlikle kimlik bunalımları yaşanan yıllarda, şimdi dahi okurken zorlandığım çeşitli kitaplar edinmiştim. (bkz: kropotkin) (bkz: bakunin) (bkz: hikmet kıvılcımlı) (bkz: engels) kitaplar genel itibari ile sol fraksiyon çizgisinde ilerlemekte sosyolojik ve ekonomik durumları bize ait olmayan kimliğimizden çıkmamış bir takım ithal fikirlere dayandırarak anlatmaktaydı. (bkz: bilimsel sosyalizm) (bkz: komünizm) konuyla ilgili olarak aziz nesin bizim olanı aramamız gerektiğini anlattığı güzel bir konuşma şuraya koyuyorum. https://video.uludagsozluk.com/v/aziz-nesin-63810/

    Daha sonra bu fikirler üniversite hazırlık süreciyle rafa kaldırıldı. bunların yerini müzikler şarkılar aldı. fakat bu şarkılar da hep ecnebi adamların menşeinde olan parçalardı. çünkü o zamanlar takdir edersiniz ki yabancı dinlemek bir 'cool' luk göstergesiydi. duman dinleyen tiplerle daşhuk geçiliyordu.(duman çok iyi gruptur) envai çeşit müzik grubunu müzik tarzını kesinlikle yerel sanatçıları dinlemeden tüm arkadaş grubuyla dinliyor kritiğini yapıyorduk. saykodelik rock deyince akıllara pink floydlar onlar bunlar gelir, fakat hiç bir zaman yerel muadilleri bu kültürden beslenerek çıkmış gruplar gelmezdi 1994 lerde başlamış gayet daşhuklu saykodelik müzik yapan (bkz: nekropsi) yi universitede tanıdım. yıllarca metallica megadeth efendime söyleyeyim amon amarth dinlerken, (bkz: knight errant) (bkz: metaroth) (bkz: marry jane hits) gibi grupların varlığından bile haberdar değildik. tabi bu arada müzik evrensel bir olgudur. burada sizlere ecnebileri siktir ediniz. her şey "gururla yerli" olsun edebiyatı yapmıyorum. tezime iyi niyetle yaklaşırsanız, ne demek istediğim biraz ortaya çıkmış olacaktır.demem o ki hep bir yurt dışı seviciliği ile büyüdük. tarih kitaplarındaki kökenlerimiz bizim için yazılıda çıkacak herhangi bir soru olmaktan öteye geçemedi o zamanlar. kül tigin kim amk? şeffaflığındaydık. anlaşılıyor mu lan az çok ? dediğim gibi kendimi ifade etmeyi pek beceremiyorum. ayrıca sıkılmaya başladım bile*
    daha sonra üniversite bitmeye yakın bir zaman diliminde "abi türkiye yobaz, memlekette kültür sıfır'cılar" "bu gruba ben de dahildim" yurt dışı planlarına başladık. kimimiz temelli yurt dışına yerleşti kimimiz akademik işler yapmaya gitti birer birer uzaklaştık memleketten. fakat ben üniversitede 6 aylık bir italya macerasından tecrübeli olarak memleket özlemini yaşadığım için diğerlerine nazaran biraz daha mesafeliydim. yine de kuzey avrupa da yaşamayı istiyordum. Bir kez kophenhag da bulunmuştum. gerçekten adamlar çok seviyeli ve saygılılar diyerek yana yakıla danimarka, isveç, finlandiya da iş ilanlarına bakmaya başladım. o sürece türkiye' de kırmızı ışıkta durmayıp üzerime süren araçların, yolda balgam çıkaran dayıların etkisi de oldu tabi. neyse bir şekilde vazgeçtim o işlerden. memleketi iyi ve kötü halleriyle benimsedim artık. evet belki eğitimsiz bir çoğunluk var ama buna rağmen belli bir ahlak etik hala mevcut. bunca yoksulluk bunca iç savaş olayı 90 yıl önce sıfırdan kurulmuş başka bir ülkede olsaydı sanırım çok daha kötüsü olabilirdi. belki de olmazdı bilemiyorum.

    sonuç olarak son bir aydır youtube önerilenlerinden farkettiğim üzere, şöyle şeyler var. ilk türk devleti, türklerin diğer medeniyetleriyle etkileşimleri vs. sanırım yavaş tavaş barıştım kendim olmakla ve bence yalnızlaşma yabancılaşma en önemlisi mutsuzluk sorunu insanların kendileriyle ve kökenleriyle barışmasıyla düzelecek.
    not: buradaki türklük bilinci bir gruba veya siyasi oluşumla bağdaştırılmasın. ülkücüler filan yahut islamcı fetvacı arap sevicileri türk tanımına verdikleri zararı oturup düşünsünler lütfen.
    ... alemi menam