1. .
    Magazinciler ya çişini eden milletvekilinin peşindeler, ya da kitabı satmayan politikacı kızın.

    Hani Seda'nın göbeği üzerinde yoğunlaşsalar, vallahi destek vereceğim. Seray'ın dudakları da olur.

    Ama yok, ille dön dolaş Fikret Şeneş'in gizli aşkı, ya da Alaçatı dedikoduları...

    Şimdi Ramazan münasebetiyle okurun dindar kesimini gıdıklama çalışmaları da başlar: Otuz kupona En'am Cüzü, kırk kupona Elmalı tefsiri, iftar çorbası tarifleri, sahurda sağlıklı diyet... Ön sayfanda auuu diye ney çalar, iç sayfanda başını bağlayan kadınlara küfür ettirirsin... Senin rızan için oruç tuttum, senin rızanla orucumu açtım, beni, ülkemi, milletimi ve bürokrasimi kötülüklerden koru... AKP'nin kaybedeceği yeni bir seçimi esirgeme ülkemizden...

    Bildiğiniz gibi ben akılsız, fikirsiz bir adamım, üstelik de yazar bile değilim. Akıllı fikirli bir magazinci olsaydım, bugünlerde Ahmet Efendi'nin peşine düşerdim.

    Hangi Ahmet Efendi'nin? Vatandaş Ahmet Efendi'nin.

    Emeklilik günlerini nerede değerlendiriyor? Sonunda huzura kavuştu mu? Onun da mide ağrıları vardı da geçti mi? Evine başı açık kiracı bulabildi mi?

    Elinde filesiyle Gima'da kuyruğa giriyor mu? Ne alıyor? Kars gravyeri mi sever, Mağlıç peyniri mi?

    Kırmızı ışıkta duruyor, bekliyor mu? Işıklarda onunla birlikte bekleşenler onu tanıyorlar mı, hatırlıyorlar mı?

    Emekli maaşını Ziraat Bankası'ndan mı çekiyor, Vakıfbank’tan mı, yoksa postaneden mi alıyor?

    Ne okuyor? Turgut Özakman'ın Resimli Osmanlı Tarihi oyununda dediği gibi emekli olduktan sonra kendini rakıya ve tarihe verdi mi? Örneğin sözkonusu Özakman'ın Çılgın Türkler isimli çok değerli eserini bitirebildi mi? Bu kitabın okuyucuları ikinci olarak da Hitler'in Kavgam adlı eserini alıyorlardı, okumayı düşünüyor mu?

    Hobileri var mıdır? Resim yapar mı? Resimlerinde çıplak kadın figürlerini mi tercih eder, yoksa soyut mu takılır? Acaba Picasso'nun yaptığını o da yapabilir mi?

    Artık resmi kimliği kalmadığına göre tuttuğu takımın maçına gidip şöyle gönül rahatlığıyla bağırır çağırır mı, yoksa futbol gibi alt tabaka sporlarıyla ilgilenmiyor mu?

    ismet Paşa sevdiğine göre o da viyolonsel sever mi? Yoksa Atatürk gibi Türk San'at Musikisi ve Rumeli havaları mı tercih eder?

    Ne bileyim, bir emekliye daha başka ne sorulur yahu? Kızı evlendirdi mi, damat hayırsız çıktı mı, torun haylaz mı, ders çalışmıyor mu, aklı fikri topta mı? Defter kalem el yakıyor mu? Maaş farkları ödenecek mi?

    Birikimlerinin faizini yıldan yıla mı alıyor, yoksa aylık ödemeli mi yaptırdı? Vade dolunca faizi çekip geri kalan anaparayı mı tekrar yatıracak, yoksa faize dokunmayıp onu da anaparaya mı ekletecek?

    Emin Çölaşan'ın hangi gazeteye girmesini tercih eder? Hasan Pulur'un bugünkü yazısını beğendi mi? Oktay Ekşi'ye kahvaltıdan sonra mı göz atacak? Hürriyet'in bulmacaları mı daha güzel, Milliyet'in mi?

    Sabah herkesten önce kalkıp çayı demliyor, bakkala gidip gazeteleri alıyor mu, yoksa kapıcı mı getiriyor?

    Ben hipertansiyonum için beş miligram Delix, on miligram da Norvasc kullanıyorum, acaba o muhterem ne kullanıyor? Beta bloker ilaçlar bana yaramıyor, ona iyi geliyor mu? Şunların adını bir kâğıda yazayım mı, “yakın gözlüğünü” takıp bakar mı?

    Ara sıra içinden 'birilerinin kafasına bir şey fırlatmak' geçiyor mu?

    Geçkince bir bayan, Anıtkabir'de onun için kendini yerlere atmış, göğüsünü bağrını parçalayarak onu istediğini haykırmıştı... Zor yatıştırdılar, alıp götürdüler... Yok, camı kıran değil, camı kıran başka.

    Örneğin bu hususta Semra Hanım ne düşünüyor? Evde olay çıktı mı?

    Bu magazinciler işlerini bilmiyorlar, gidip kapısının önünde sotaya yatmıyorlar, çöp tenekesini karıştırmıyorlar. Peşinden koşup soru sormuyorlar.

    Hayır, söyleşi yapsam 'sıradan vatandaş olmak nasıl bir duygu' diye sormazdım ben de...

    Şimdi olmuşluğu yok, daha önce de başka biri değildi ki...

    engin ardıç
    ... mulayim