1. .
    izmir için konuşacak olursak tek kötü tarafı kısa sürüyor olmasıdır. onun dışında ister akşam, ister sabah, kışın ya da yazın mutlaka kendini tercih ettirecek bir cazibesi vardır vapurla yolculuğun. bir kere kırmızı ışık diye bir şey yoktur. bazı seferleri saymazsak başka bir iskelede durup yolcu almak da yoktur. vapurun çalışmasıyla, durması arasında geçen sürede yapılan, kışın içerisi sıcacık, yazın dışarısı püfür püfür olan manzara izlemeli sallana sallana gidilen hoş bir şeydir. hele bir de güzel havalarda, üst katta manzara, konfor, ve kenarda bulunma kriterlerini sağlayan bir koltuk bulmuşsanız değmesinler keyfinize.
    bu süper ortam çantadan kitabı çıkarıp bir kaç sayfa okumak için de ayrıca uygundur. ancak ben bir erkek milleti üyesi olarak saçları rüzgarda uçuşan izmir kızlarını okumayı tercih ediyorum. ha kızarkadaşınız, hatta genelleyelim sevgiliniz varsa vapurla yolculuk etmek, beraber sinemaya gitmek kadar eğlenceli bir aktivitedir. hatta artırıyorum, fırsatınız var da vapura binmiyorsanız, körüklü ikarus otoobüslerin içinde akşam trafiğine yakalanırsınız inşallah. hem da ayakta.
    bir de tabi bu yolculuğu güzelleştiren vapurlardan da kısaca bahsedip, uzun uzun sevmek gerekir. onlar, iskeleleri, arkalarından takip eden martıları, külhanbeyi narası gibi düdükleri, tüten bacalarıı ve kendilerine özgü isimleriyle şehrinin birer fertleridir.
    -1 ... tahayyul