1. 1.
    vapurda enstrüman çalınmasını normal karşılayan tip şeklinde açacaktım başlığı lakin, karakter sınırı müsaade etmedi.

    (bkz: burkuk surat)

    neyse zall ı kızdırmadan; kendi özgürlüğünün diğer insanların özgürlüğüne ipotek koyduğunun farkında olmayan tiptir.

    otobüste, metrobüste sevişenlere de tepki göstermez bu tip. sorsan, "hayatın renkleri" diyerek bu "hayatın renkleri" konusunda çeşitli fikirlere, zevklere, görüşlere sahip olan insanları küçümser.

    çünkü ona göre doğru olan onun yaptığıdır. aksini iddia eden ise yobazdır. ya o kafa şişirdiğiniz toplu taşıma araçlarında onlarca insan var, değişik ruh haline, alışkanlıklara, duyarlılıklara, hayatın renkleri konusunda çeşitli fikirlere sahip.

    siz ne hakla çıkıp sadece kendinizin hoşlandığı, olmasını istediğiniz etkinlikleri dayatabiliyorsunuz ki, üstelik bunu ironik bir savunma şekli ile.

    bakın ben, müziğe, sanata, eğlenceye karşı biri değilim ama, anlatmak istediğim "metro, metrobüs, otobüs, vapur, tramvay" gibi ulaşım araçları olması gerektiği olmalıdır.

    insanlar sadece işine gitmek için binip seyahati bittiğinde inmelidir. o zaman müslüman bir kaç gençte çıksın "hayatın renkleri" diyerek vapur da , metroda ilahi söylesin.

    tepkiniz ne olur? pek olumlu olabileceğini sanmıyorum. o yüzden empati kurmakta fayda var diyorum. yani benim düşüncem bu.

    belki entel dantel kelimeler kuramadım, fikirlerimi siz medeni, okumuş, tahsilli insanların anlayacağı şekilde anlatamadım ama, umarım anlarsınız.
    8 -10 ... frktmz krds frktmz
  2. 2.
    sokak çalgıcıları, metroda koridordaki çalgıcılar vs hayatın tuzu biberi oluyor. allah var güzel de çalıyorlar.

    ama oradan geçtikten sonra maruz kalmıyorsun, bitiyor.

    maruz kalmak istersen başında durup istediğin kadar dinleyebiliyorsun.

    ama vapur bir toplu taşıma aracı. 20-30 dakika bir yolculuk süresi mevcut. birilerinin tüm bu süre zarfı içerisinde insanları maruz bırakmaya hakkı yok.

    bir günlük hayat rutininin tek noktasını etkilemek tamam, ama bir parçasını maruz bırakmak hak değil.

    metroda vagonların içinde kimse müzik aleti çalmıyor. neden? çünkü insanlar rahatsız olabilir, ve o metronun alternatifi yok.

    vapur da aynı şekilde. ben oturup kulaklıkla müzik dinliyorum o müziği bastıracak şiddette sesle enstrüman çalıyorlar.

    ve 25 dakika duymak zorunda bırakıyorlar.
    sanat da olsa kuru gürültü de olsa sınırsız özgürlüğe tabi olamaz.

    edit: gündemdeki kavga olayından münezzeh olarak yazılmıştır.
    3 ... raduyev
  3. 3.
    alınmış ya. kıyamam. işi dine bağladığımdan falan bahsetmiş. o kısmı düşüncesizce yazmış olabilirim.

    o cümleyi ," sizi rahatsız edecek biçimde davranan gençler" diyerek değiştirebilirim , farazi.

    yani maksadım işi dine bağlamak falan değildi. her neyse. lafı uzatma taraftarı değilim.

    belli ki, siyaset dışında çoğu konuda hem fikiriz senle totonok"cum. dün yazdığım şu yazıdan bir kesitte bunu tasdik eder nitelikte sanırım.

    yani; neşeli bir grup musevi gemide ibranice hava nagila'yı söylese, haz etmesem yerimi değiştirir sorunu çözerim. senin deyiminle kanalı değiştiririm.

    ve yine iddia ediyor , hatta savunuyorum; metroda, vapurda, otobüste bu şekilde atraksiyonlar sergilemek hoş değil.

    vapurda enstrüman çalanları normal karşılayan tip
    3 -4 ... frktmz krds frktmz
  4. 4.
    maldır. ulan sabahın köründe, daha afyonum patlamamış, diğer yakaya işe gidiyorum. daha vapurdan sonra otobüse de binecem. sen geleceksin kafamın dibinde gıygıy yapacaksın. o gitarı alır g.tüne sokarım adamın. diyorlar ya "güzel olan her şeye düşmanlar" diye. ulan nesi güzel. yaptıkları müzik de y.rak gibi. en sevdiğimiz şarkıları çalıyorlar, şarkının resmen anasını s.kiyorlar. bir dayak da bunun için atarım.
    3 -1 ... don dale