1. 1.
    zamanın birinde çok yüce bir bilgin varmış. bilgin sürekli mağarada inzivaya çekilirmiş.bu bilginin karşısına çeşitli insanlar çıkar akıl danışır ve yardım isterlermiş. koca bilgin herkese yardım etmeye çalışır, bilgi ve birikimini insanlarla paylaşmaktan gocunmazmış.

    bilgin yine mağarasında oturuken birden huzuruna üstü başı çamur içinde bir çocuk gelivermiş.bilgin şaşırmış, dikkatlice bakmış. başını okşamış ve;
    -hayrola küçük, derdin ne senin?
    +..(çocuktan ses seda yok)
    -utanıyor musun bakiiim sen benden.
    +...
    (sinirlenen bilgin sesinide yükselterek)
    -konuşsana be çocuk
    +ne bağırıyon lan o. çocuğu, pezevenk. topum kaçtı topumu ver piç.
    -yürü lan eşşeoğlusu.ananı avradını yaaa...
    +göttoş
    (sabrını korumaya devam eden bilgin(!) derin bir nefes alarak)
    -bak evladım. buraya geldiğin andan itibaren sende bir karanlık görmekteyim. daha evvel kimsede görmedim böyle bir şey. sen ileride çok büyük bir futbolcu olacaksın. bu sözlerimi dinler kariyerine bu yolda devam edersen, tanrı yeryüzüne 'sabri' adında bir yaratık göndermeyecek ve herkes refah içinde yaşayacak. eğer beni dinlemez de kendi yolunda gidersen işte o zaman tüm insanlık bunun cezasını çekecek..bu büyük bir felaket olacak... der ve cebinden bir kağıdı çıkarır küfürbaz çocuğa verir.
    'bu kağıdı kendi yoluna koyulduğun zaman, olur da işler sarpa sararsa çıkarıp okumanı istiyorum' der ve ekler: 'vaktinden evvel asla okuma'

    küçük çocuk büyür, büyür, büyür ve büyür. kağıtta ne yazdığının endişesi ve merakı içinde bir ömür geçirmiştir. bir gün, dostarıyla bir piyesteyken cebindeki kağıdı yoklar. perde kapanmak üzereyken cebinden kağıdı çıkarır ve okumaya başlar:

    van münüt.

    alkışlar eşliğinde sahne kapanır.
    şeklinde anlatılan bir efsanedir.
    -2 ... kosforrestkos