1. 1.
    gün boyu insan kalabalıklarının arasında dolaştım. omzuma çarpan insan selini umursamadan, sadece yere bakarak caddelerde yürüdüm. güneşin batmaya yaklaştığı şu saatlerde yüksek bir yerde soluklanıp güneşin batışını izlemeye karar verdim.

    bir binanın tepesindeyim. ankara tamamen ayaklarımın altında. sadece o değil, tüm hayallerim ve umutlarım dahi bu karmaşanın içinde bir yerlerde hapsolmuş durumda. ufka doğru bakarken bu karanlık şehrin içinde kaybettiğim yılları düşünmeye başlıyordum. gözlerimi kapattığım an en hüzünlü anılarla karşılaşmaktan ve onların acısını her doğan güneş ile beraber taşımaktan usanmıştım.

    şimdi ise önümde koca bir sonsuzluk vardı. bu binanın tepesinde, sadece bir adımla, hemen her keşmekeşten rahatlıkla kurtulabilirdim. sadece bir adımla kaybolan hayallerimin ardından bana ağıtlar yakılmasını ve akan yaşları izlemeyi tercih edebilirdim. ama olmuyor; ne ben bunu yapabilirim, ne de tanrı tarafından affedilebilirim. hayat omuzlarıma yüklediği bu koca yükle beraber yaşanmak zorundaydı. ne geceler boyu ağlamamın, ne de gündüzleri kendimi insanlardan sakınmamın bir anlamı vardı. derin bir boşluğun içinde yok olmaya ve bu karanlığın içinde yüzmeye zorlanıyor gibiydim. yapmam gereken tek şey güneş batarken ufukta saklanan hayalleri gülümseyerek geride bırakmaktı.
    ... bay polar