1. 1.
    Çok Gerginiz
    Gerginliğimiz sanki şehzadenin “ya hak!” diye hedefine gönderdiği ok gibi değil de yerinde zangırdayan yay gibi.

    Gene metro diyeceğim “öf be” diyeceksiniz ama napiim, benim günümün önemli bir kısmı metroda geçii.

    Bugün tren kapısının dibinde keyif alarak yolculuk eden bir adama kızdı kadıncağazın biri. “Beyefendi, kapının önünde dikilmeyin de geçelim” diye söylendi. Ama adamdaki hiddeti görmeliydiniz. “Niye çekileceğim be, al arkamda sana bir boşluk, geçmek istiyorsan geç!” dedi adam. En sonunda da “Allah Allah!” diye hatta şöyle içten “halla hıalla” diye de zikir çekmeyi ihmal etmedi. Zikir çekerken de kafa sağa sola tabi ki döndü. E biz de haliyle ses etmedik. Adam bağırıyor ama en azından zikirlerine yol yapıyor deyi içimize teselli saldık.

    Bu bir değil. Geçenlerde sıkışık günün birinde bir amca trene zaten bağırtıyla girmişti. Dersin ki binmeden önce bağırma metni hazırlamış, saydı da saydı. Onun da hedefinde bir kızcaaz var idi. Adam orta yere bağırır gibi kızı paralıyor. Kızın cılız cılız cevapları var ama amcanın aradığı cevaplar değil. Amca saygınlık oluşturup kendine yer verecek kindar bir yiğit yetiştirme derdinde. Biz yine köşemizde umursamaz tavırlarla pür dikkat dinliyoruz. Ortalığa saygısızlık yapan adama bir saygısızlık olmasın diye saygısızlık etmiyoruz. E saygıda kusur etmeyi seven bir millet değiliz.

    Gerginiz, birbirimize tip tip bakıyoruz. Biri çıkıp ne tip tip bakıyorsun dese 90’lara döndük diye de sevineceğiz ama yok. Kimse kimseyle iletişim kurmuyor. Sadece tip tip bakışıyoruz. Çarpışınca da Fransız beyefendisi edamız var “pardon” demeyi asla ihmal etmiyoruz. Pardon demeyi çok seven kultürlü bir halkiz.

    “Bizi kim gerdi, kimin derdi bizi gerdi?” bilmiyorum fegat bu metni siyasete bağlamak isteyirim. Siyasetin içinde olmadığımdan ötürü pek sevilmez siyasi fikirlerim. içinde olanın da seveni çoktur en az yüzde ellidir, bilemedin otuzdur en vahim ihtimalle yüzde dokuzdur.

    Ben selamlaşan bir halk gelecek, gülümseyen insanlar en çılgın projemiz diyen bir parti olsa onu koyarım sepete.
    Bir siyasetçi metroda herkes oturacak diye vaatte bulunsa onu en gerçekçi vaatlerden biri sayarım.
    Şiddeti bitirmek için notere giden birinin noter tasdik ücretini karşılarım.
    Ucuz Milli etçilik diyen biri çıksa koyunu ona veririm.
    Bağırmadan konuşandan eski parayla bir milyonumu esirgemem, mitingine de giderim.
    Toplu kaşımacılıktan vazgeçecek siyasi seviyeye çiçek yollarım.
    Herkes günde en az bir saat koşacak diyen yasakçı zihniyete de destek mesajı atarım.
    "Ekmeği az yiyin vicdansızlar" diyecek siyasetçinin dabağını sıyırırım.
    Dönerci ve Tabi Kaymaklar Bakanlığı'nı açacak siyasetçinin masasında olurum.

    Bu benim siyasete karşı yanlı bakışım. Herkesin -dabi canıım- kendi bileceği şey.
    Oy verin gitmesinler ya da koyverin gitsinler…
    ... yunlu dusunur