1. 1.
    atalarının canı pahasına savunduğu topraklarda, milli kimliğini dilediğince yaşayamamak, ulusal çıkarları savunan en ufak bir düşünce sonucunda faşistlikle suçlanmak, sırtını ab'ye dayamış gayri türk aydınların(!) bitmez tükenmez hakaretlerine maruz kalmak, bir etnik kimliğe indirgenmek, dizilerle, filmlerle dayatılan, aşiret kültürüne tabi tutulmak, araplar gibi yaşama özendirilmek ve bunu özgürlük olarak dayatanlara katlanmak ve daha onlarcası sayılabilecek olumsuzluk.
    9 -6 ... shalamar
  2. 2.
    (bkz: ne mutlu türküm diyene)
    3 -2 ... scarface
  3. 3.
    (bkz: turkiye turklerindir demek artik suc)
    5 -1 ... tfcvbg
  4. 4.
    azınlık olmaktır malesef.
    sesimiz daha çok çıkmalıdır.
    3 -5 ... delikanlımühendis
  5. 5.
    (bkz: yurtdisinda türk olmak)
    1 -1 ... ohrschmerz
  6. 6.
    yavaş yavaş azalmaktır. iş yerimin arkası pkk mahallesi. * * her evden rahat 10 çocuk fırlıyor. bir apartmanda 100 çocuk eder bu. biz 1-2 çocuk yaparken onlar bu hızda devam ederse; türkiyede türk olmak azınlık olmak olacaktır.

    edit: pkklı bol sanırsam.
    5 -6 ... serenitytheone
  7. 7.
    özellikle tatil bölgelerinde 10 katı fiyat verip rezil olmaktır. Elin öküz almanı gelir memleketimde benden değerli olur. Benden çok daha az para vererek benden değerli olur. Sinir bozucu durumdur.
    6 -1 ... jacksparrow
  8. 8.
    her dakika risk altında ve tehlike içinde yaşamayı gerektiren olgudur.

    Her an soyulabilir ya da vurulabilirsiniz...

    Her an faşitslikle ya da şeriatçılıkla suçlanabilirsiniz...

    Her an ab'ye girebilir ve çıkabilirsiniz...

    Her an salak yerine konabilirsiniz...
    1 -3 ... kizilmaske
  9. 9.
    (bkz: tck 301)
    -1 ... cupid
  10. 10.
    insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;

    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;

    Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

    Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir

    Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.

    Akışta denetlenmiş, büyük, küçük, kainat;

    Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

    Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,

    Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;

    Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.

    Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

    Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,

    Sırtına Sakarya'nın, Türk tarihi vurulur.

    Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?

    Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..

    Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!

    Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

    insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal!

    Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.

    Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;

    Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;

    Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;

    Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an!

    Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;

    Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

    Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;

    Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

    Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?

    Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir!

    Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,

    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya! *

    Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,

    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

    Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;

    Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

    Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,

    Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

    insan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su;

    Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

    Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;

    Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

    Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl!

    Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

    Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,

    Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun

    Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;

    Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

    Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;

    Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

    Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;

    Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!

    Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya!

    Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..
    1 -2 ... cupid