1. .
    burada bahsedilen turistik mekan, yabancıların uğrak yeri olan, sizin yabancısı olmadığınız turistik mekandır. yani memleketinizdeki turistik mekandan bahsediyoruz.

    turistik mekan esnafı tarafından pek sallanmadığınızı, esnafın yabancılara ilgi gösterdiğini fark ettiğiniz an yaşadığınız hüzündür.

    eminönü'ne ilk gidişimdi, on yıl önce de gitmişim de hatırlamıyorum. kadıköy'den vapura bindim, eminönü iskelesi'nde indim. mısır çarşısı'nda gerçekler tüm acımasızlığıyla vuruluyordu yüzüme. ehlen ve sehlen, adios amigos, hello ma'am gibi selam ve hitap cümleleri duyuluyordu etraftan. su satan abi bile "van lira" diye satıyordu suyunu. biraz dolaştım, iki tur attım, döndüm. merak ediyordum, acaba bana yabancı turist muamelesi çekecek bir baharat esnafı çıkacak mıydı? hayallerim vardı, italyana, ispanyola benzeteceklerdi güya beni. benzetmediler, çok yerli duruyordum. evvela bir hayalkırıklığı yaşadım; ama sonra bunun iyi bir şey olduğuna karar vererek avuttum kendimi. memleketimin tüm özelliklerini barındırıyordum kendimde. iyi olsa gerek. yine de en azından araba benzetmelerini bekliyordum. kimse itimat etmedi, itibar göstermedi.

    aynı muameleyi kapalı çarşı'da, eminönü'nde ara sokaklarda, sultanahmet meydanı'nda hatta ve hatta kadırga'ya doğru inerken de gördüm. hüzünlendim.
    1 ... kemalturna