bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    tabii gönül isterdi ki başlığımız, ornella muti'nin veya hülya avsar'ın veya ne bileyim samantha fox'un ergenliğe etkisi olsaydı ama maalesef ki rahmetli turgut özal ergenliğimde bu şahıslardan daha çok rol oynamıştır.

    peki nasıl oluyor da bir dönemin cumhurbaşkanı böyle bir başarıya imza atıyor.

    efendim gün 11 nisan 1993 pazar, hürriyet gazetesinin haftasonu ekinde haftalık yayın akışını gösteren bir kısım mevcut. bir haftalık yayın akışında genellikle tutti frutti ile karşılaşan ve gece saat kurmak ve anne-babanın yatmasını bekledikten sonra sessizce salona akıp televizyonu açarak ileride kaanılabilecek tüm cinsel bilgileri çin çin müziği eşliğinde, televizyonun ışığı salon kapısına ve oradan da içeriye yansımasın -ki kapılar camlı idi, daha bir sıkıntılı- diye televizyon ile kapı arasında oturarak bir televizyon tutulması tadı yaratarak öğrenen ergen olarak o gün haftalık yayın akışında cuma akşamı yasemin isimli bir türk erotik filminin gösterileceğini görürüm. tarih 16 nisan 1993'e tekabül edecektir bu film. hatta gazetede film ile ilgili bir de küçük resim konulmuştur ki şimdi o resimlere caps diyoruz biz. hanım kızımızı -ismi yasemin olan herhalde- sadece yüzünü aldığı bir resim ile bir haftalık heyecan ve hayal dünyası başlamıştır. hafta geçmek bilmez ama aynı zamanda o önemli gece saat 2de gösterilecek olan filmi izleyebilmek için aile eşrafının nasıl atlatılacaği planlanır.

    hiç bir zaman ailenin gece evden ayrılmaması nedeniyle bahtsızlık yaşayan ergenimizin sonunda şans yüzüne güler ve anne-babanın cuma akşamı dışarı çıkası tutar.

    cuma günü gelmiştir, anne-baba saat 8da evden çıkar, kardeş hemen apar topar yatırılır ve uyuduğundan emin olunduktan sonra dışarıya ve salon kapısına televizyon ışığının yansımaması için tüm önlemler alınarak saat 09:00da televizyon başına oturulur. o oturma şekli koltuğun kenarlığında her an kalkacak şekilde, erotik film seyretme modudur. daha filme 5 saat vardır fakat kanal değiştirilmeden (filmimiz star'da) beklenmeye başlanır. hayatımda başka hiç bir şeye bu denli sabır gösterdiğimi hatırlamıyor ki yaklaşık 4 saat boyunca o koltuğun kenarında hiç kalkmadan ve hiç kanal değiştirmeden bekledim. film saati yaklaştıkça merak, adrenalin, heyecan seviyeleri tavana vurmuş idi.

    gün gece yarısını geçtiği için 17 nisan 1993'ı gösteriyordu, saatler ise 1 civarındaydı yanlış hatırlamıyorsam. işte bu noktada turgut özal devreye girer. politikanın "p"sinden habersiz yeni ergenimiz turgut özal'ı sadece televizyonlarda haber bültenlerinde görür iken, bir anda star'ın yayını kesilir ve turgut özal'ın kalp krizi geçirdiği ile ilgili flash haber devreye girer.

    en son saat gece 4 iken, belki normal yayına geçerler ve yasemin'imi bana izletirler düşüncelerinden arınmış ve bütün umutlarımı yitirmiş bir şekilde tv'yi kapatıp yatarım..

    turgut özal'ı rahmetle anarım şimdi, ama bana bir yasemin borcu var. hala unutmadım..
    3 -1 ... devedikeni