1. 1.
    Transistör çağına hoş geldiniz.

    içinde bulunduğumuz çağı, internet, bilgisayar, uzay veya atom çağı diye adlandırmak taraftarı olabilirsiniz.

    Çünkü bunca çığır açan buluşun ardında aslında transistörler var. Size bir bilgisayarda ve bir cep telefonunda milyonlarca transistör olduğunu söyleyebiliriz.

    (bkz: transistör)

    ---

    Apollo 11’i kontrol eden bilgisayar 0.043 MHz hıza sahipti. Yani günümüz elektronik tost makinelerinin işlemci hızıyla aynı. Şimdilerde arabaların, uçakların, gemilerin de mikroçipli kontrol sistemleri var, bütün diğer elektronik eşyalar gibi.

    Transistörü 1947’de ilk defa yapan ekip: John Bardeen, Walter Brattain ve William Shockley’den oluşuyordu. Ama bu bilim insanlarından ziyade bu üçlünün çalıştığı yere değinmek lazım; Bell Laboratuvarları. Telefonun mucidi Alexander Graham Bell’in ta kendisinin Volta -evet aklınıza Volt(aj) gelmeli- ödülünden kazandıklarını kullanarak kurduğu araştırma şirketi.

    Bell laboratuvarı, parçacığın aynı zamanda dalga da olduğunu, evrenin kozmik dalga arkaplanını, atomların lazerlerle soğutulup hapsedilmesini, dağınık ve manyetik sistemlerin elektronik yapısını, kuantum akışkanlarını, floresan mikroskobunun geliştirilmesini, dijital kameralarda kullanılan (yük-eşleşmeli algıç – Charge Coupled Dedector) CCD’yi ve transistörün bulunması/yapılması gibi 8 nobel ödülü getirecek çalışmalara imza attı (J. Bardeen transistör dışında, süperiletkenleri açıklayan B.C.S. teorisiyle bir nobel daha alıp bu sayıyı 9’a çıkarmış diyebiliriz).

    Bell laboratuvarı (Bell-Lab) çalışanlarının Unix/Linux ve C-programlamasını da bulanların çalıştığı şirket olduğunu da eklemeliyim. Yine Bell-Lab öncülüğünde kurulan AT&T (American Telephone and Telegraph Company) halen daha dünyanın en büyük iletişim şirketidir. Bell-Lab’ın ardındaki bu büyük deha Alexander G. Bell’in adı, çoğumuzun farkında olmadığı güç, radyo ve ses dalgalarının şiddetinin karşılaştırmalı birimi olan deciBel (dB)’de varlığını sürdürüyor.

    Peki ya çığır açan bunca buluş değil de neden transistörün adı bir çağ olmalı? Transistörü bu kadar önemli ve farklı kılan ne? Bu sorulara yanıt vermesi için Shakespeare’in Hamlet’ini hatırlamak lazım: “olmak ya da olmamak”.

    Bilgisayarların (ve transistor-mikroçip barındıran bütün elektronik aletlerin) aslında 0 veya 1 ’lerden oluşan bir mantıkla çalıştığını -kontrol edildiğini- duymuşsunuzdur. O zaman basit bir mantık yürütelim, bir devrede elektrik akımı/voltajı oluşursa ona 1, oluşmazsa 0 diyelim. Haydi birlikte BABA yazabilen bir kod yazalım. A harfi 0 (voltaj yok) olsun, B harfi 1 (voltaj var) olsun mesela. BABA sözcüğünü oluşturmak istersem 1 0 1 0 şeklinde 4 bit-lik “dijital” bir bilgi yaratmalıyım; bunun için transistörümün 2 defa üst-üste voltajı aç-kapa yapması yeterli. işte bunu yani voltajı aç-kapa işini bir saniyede 1 milyar kere yapmaya –bilgisayarlarda da hızı anlatmak için kullandığımız- Gigahertz diyoruz. Ek bilgi: giga latince milyar demek, ama 2-sonuçlu (0 veya 1) bir durumla uğraştığımız için herşeyin 2’nin kuvveti yapmamızı anlayışla karşılamalısınız, mesela 1 byte = 8-bit, 1024 byte= 1 kilo-byte, 1024 KB= 1 MB, 1024 MB= 1 GB. Yok 2’nin katları yapmayalım; latincedeki gibi: bine kilo, milyona mega, milyara giga diyelim derseniz de; 8 GB olarak aldığınız usb belleğinizin 7 Bin küsür MB’lık depolama alanı sunmasına kızmamanız gerekiyor.

    fizikist'ten salim ogur.
    4 ... bay efendi
  2. 2.
    Nano teknolojinin. Cep telefonlarının, dizustü bilgisayarların arabalardaki navigasyon, müzik, yol bilgisayarı sistemlerinin. Hastanelerdeki tıbbi cihazların, en basiti kredi, banka kartlarınızın, akbillerinizin icadının başlangıcıdır transistörün icadı. Elektronik aleminde bir devrimdir. Makina aleminde tekerleğin icadı ne ise elektroniktede transistörün icadı ve devamında gelen çağı odur.
    1 ... uzunkartal