1. 1.
    direnme.
    1 ... sıçtırtma lamasına
  2. 2.
    (bkz: inat)
    2 ... child
  3. 3.
    Dar anlamıyla temerrüt, kiracının kira sözleşmesine göre vermesi gerektiği tarihte kira parasını vermemesi, ya da kira sözleşmesinde belirli bir zaman yoksa kiralayanın verdiği belli süre içinde kira parasını ödememesidir.
    3 ... cell-im
  4. 4.
    Taahhütlerinin gerektirdiği ödeme veya menkul kıymet teslimatlarını belirlenen süreler içinde gerçekleştirmeyen borsa üyesi, herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın temerrüde düşmüş sayılır.
    2 ... cell-im
  5. 5.
    borcun ifasında gecikme, borçlunun borcunu ödememekte veya alıcının alacağını almamakta direnmesidir.
    (bkz: alacaklı temerrütü)
    (bkz: borçlu temerrütü)
    2 ... demester
  6. 6.
    vadeli bir borcun vadesinde ödenmemesi durumunda borçlunun içinde düştüğü durum.
    ayrıca kelimenin yeni öğrendiğim asli anlamıyla taşıdığı uyum beni mestetti. sen borcunu zamanında ödemeyen adama "dikkafalı,inatçı hötöröf" de, üstüne bi de temerrüt faizi işlet. zalimlik diye buna denir.
    2 ... land
  7. 7.
    borçlar hukukunda bir bakıma iki tarafın da sorumluluktan kaçması.
    1 ... saat kulesi
  8. 8.
    (bkz: default)
    ... curvasud
  9. 9.
    hukuki olarak gecikme. Aynı zamanda;
    (bkz: temerrüt faizi)
    ... yeni nesil aliye rona
  10. 10.
    Borçlar kanunu'nun 101-108. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Muaccel bir başka deyişle ödenecek hale gelmiş bir borcun varlığı halinde, borçlunun ifayı yerine getirmemesi halinde söz konusu olur. Bunun için muaccel hale gelmiş bir borç olması ve alacaklının ihtarı gerekmektedir. ihtar her ne kadar alacaklının temerrütten doğan haklarını kullanabilmesi için gerekliyse de, kesin vadenin bulunduğu veya taraflardan birinin vade tarihini belirlemek üzere yetkili kılınmış olduğu bir hukuki ilişki mevzu bahis ise ihtara lüzum olmaksızın borçlu temerrüde düşmüş sayılır.
    1 ... onthemove