bugün

2003 yılında önce Irak’ın ABD tarafından işgaline ve sonrasında filen parçalanmasına yardımcı oldu. Bu kapsamda, ABD askerlerinin en kısa sürede, en az kayıpla ülkelerine dönmesi için dua etti.

Irak’ı komşu olarak kaybettiğini fark edince bu sefer ekonomik kayıpları azaltmak için Musul-Kerkük petrollerinden faydalanma umuduyla Barzani’ye sarıldı.

Barzani, referandum ile bağımsızlığını ilan etti.
Irak ve iran ile işbirliği sayesinde şimdilik zor bela bağımsız Barzanistan’ın önü kesilebildi.

Benzer bir hatayı Libya’da yaptı.
Kıbrıs Barış Harekatı’nda en büyük destekçimiz olan Kaddafi’ye ihanet ederek Libya’nın parçalanma operasyonu NATO’nun izmir’deki karargahından idare edilmesine izin verdi.
Libya ile olan tarihi bağlarımızı kopardı.

Hata serisine Suriye ile devam etti.
Şam’a giderek Emevi Camisi’nde namaz kılma hevesiyle Suriye’nin parçalanmasına her türlü desteği sağladı.
Ortadoğu’ya açılan, elde kalan tek kapımız Suriye sınırının PKK kantonlarıyla kapatılması ve aynı zamanda 2. israil koridorunun Akdeniz’e ulaşma tehlikesiyle yüzleşince El-Bab ve Afrin’e operasyon yapmak zorunda kaldı.
4 milyona yakın mülteciyi ülkemize kabul edip, 30 milyar dolar para harcadık.
Bütün bu hatalar zinciri, ciddi maddi ve jeopolitik kayıplar yaratarak Türk ekonomisinin sırtına yük olarak bindi.

Erdoğan iç politikada da büyük bir hata yaparak “dış güçler”in talebi doğrultusunda PKK ile açılım sürecini başlattı.
2012-2015 yılları arasında 3 yıl devam eden bu dönemde asker ve polisin eli-kolu bağlanarak, PKK’nın şehirlerde kadrolaşmasına ve mahallelere silah ve mühimmat yığmasına göz yumuldu.

Zamanın geldiğini düşünen PKK, Türkiye’den toprak kopartmak maksadıyla Suriye’nin kuzeyinde yaptığı kantonlaşma sürecinin bir benzerini hayata geçirmek amacıyla Çukur-Hendek savaşlarını başlattı.
Güvenlik güçlerinin büyük çabasıyla 1 yıl süren bu ayaklanma güçlükle bastırıldı.
1984’den 2015’e kadar 30 sene devam eden PKK teröründe toplam 8 bin civarında şehit vermişken, bu ayaklanmayı bastırırken binin üzerinde şehit verdik.
Bu arada PKK’nın kandırdığı binlerce genç heba oldu.

Erdoğan, iç ve dış politikada kandırıldığını anlayıp politika değişikliğiyle destek bulma umuduyla yüzünü Avrasya’ya döndüğünde bu sefer önce 17-25 Aralık 2013 Gladyo’nun “Yargı Darbesi” ve arkasından 15 Temmuz 2016’da yine Gladyo’nun askeri darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. “Ne istediniz de vermedik” dediği FETÖ, onu sırtından bıçaklamıştı.

Türkiye iç savaşın eşiğinden döndü.
Vatandaş devleti sokaktan topladı.
Kendi hatalarıyla hazırlanmasına yol açtığı darbe girişimini savuşturan Erdoğan, bu sefer yine kahraman oldu.
Böylece önceden yaptığı bütün hatalar unutuluverdi.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.