1. 1.
    Arthur Schopenhauer'un yazdığı, içinde bir çok önerme ve hile olan harikulade kitap.

    --spoiler--
    Tanış olup tartışmaktan maksadın "işi kolay kılmak" olduğu söylenir. Fakat günümüzde en kolay işleri bile içinden çıkılmaz hale getiriyoruz. Niye bütün tartışmalarımız sarpa sarıyor? Neden hakikati aramak dururken öne sürdüğümüz şeylerin lehine önyargıların bizi tutsak etmesine izin veriyoruz? Hatta izin vermekle kalmayıp davayı bile bile yokuşa sürmenin, dolayısıyla hakkı adaleti engellemenin yollarını arıyoruz?

    Schopenhauer Kitaplığı'nın bu onuncu kitabında düşünür bütün ömrünce çok çektiği ve çektiklerini yeri olsun olmasın, bulduğu her fırsatta dile getirmekten çekinmediği: "insan doğasının yetersizliklerinin üzerini örtmek için kullandığı eğri yolları", "inatçılık, kendini beğenmişlik ve namussuzlukla yakından akraba olan dar kafalılık ve yetersizliğin" sinip pusuya yattığı yerleri bir bir açığa çıkarıyor. ikbal avcısı siyasetçiler, servet ve şöhret peşindeki dava vekilleri, hülasa mugalatayı meslek, safsatayı meşrep haline getirenler… savulun: ipliğiniz pazara çıkıyor!
    --spoiler--

    arka kapak.
    2 ... barbarossa
    #24566751 :)
  2. 2.
    öğrenilmesi gereken inceliklerdir.

    kitap ne kadar yardımcı olur bilemem ama bizim geçmişten şöyle bir önermemiz var;

    --spoiler--
    tartışmak sevişmeye benzer. kimin altta ya da üstte olduğunun önemi yok. önemli olan boşalmaktır.
    --spoiler--
    2 ... beautifuldreamer
    #24566765 :)
  3. 3.
    Kendi nacizane fikrimce;
    Tartismada incelik falan olmaz, ezerler öylesini. Her kim ki çikarip masaya yarragini vurursa o galip gelir.

    (bkz: hurra)
    ... 0oopst
    #24566772 :)
  4. 4.
    (#24566782) no'lu entry'mde belirttiğim gibi; hoşgörü ve saygı çerçevesi içerisinde fikir alış verişi yapmaktır.
    1 ... harbi kiz
    #24566807 :)