bugün

her zaman aynı hatayı yapmaya mahkum adam tipi..tarih niye vardır nasıl bir olgudur hiç düşünmez...
tarihten aldığımız tek ders, tarihten hiç ders almadığımızı görmemizdir.
Gemi mühendisliği okuyan adamdır. (bkz: Yıldız Teknik Üniversitesi)
tarih tekerrürden(tekrarlanan) ibarettir olayı ile aynı hataya düşmesi muhtemel kişidir. mesela, napolyon askerlerinin moskova da donması; hitlerin de aynı akibete uğraması askerlerinin.. daha küçük olaylar da olabilir tabiki.
"tarihten ders almayan adam"ın hazin sonuna dair. (okuduğunuzda ilk aklınıza gelendir bu "adam"
üşenmeden okuyunuz, okutunuz. çok şey katacaktır.

"tarihten ders almak"
Bundan yıllar önce, Moskova Devlet Tiyatrosu’nun duvarlarında büyük çatlakların meydana geldiğinin farkına varılmış. Temelden çatıya kadar devam eden bu çatlaklar, bütün binanın yıkılıp içindekilere ve çevresine zarar verme tehlikesini ortaya çıkarmış.

Mühendisler gelerek bu çatlakların sebeplerini araştırmaya başlamışlar. Araştırma için binanın birkaç yerinde temelleri açtıktan sonra, artık çürümeye ve çökmeye başlamış olan bu koca taş binanın vaktiyle ahşap temeller üstüne yapıldığını görmüşler.

Zamanında bina inşa edilirken zemin sağlam olmadığından; yere kalın tahta kazıklar çakmış, kalın taş duvarları bu kazıkların üzerine örmüşler.

O zamanki anlayışa göre bu temelin yeter derecede sağlam olduğunu düşünmüşler. Gerçekten de tiyatro binası, bu durumu ile uzun yıllar dayanmış. Fakat aradan seneler geçtikçe yeraltındaki kalın ahşap direkler çürüdüğünden temel kaymaya başlamış ve sonunda binanın duvarlarında çadaklar meydana gelmiş.

Çatlakları gören mühendisler, tehlikeye karşı ne yapmak gerektiğini düşünmeye başlamışlar. Binayı yıkacaklarına, önce köşelerden bağlayarak temelleri açmışlar. Çürüyen tahta kazıkların yerine, sağlam granit taşları yerleştirmişler. Bu işe devam ederek bütün temeli baştan sona yenilemişler. Böylece Devlet Tiyatrosunun eski binası, sağlam temeller üzerinde durmaya başlamış. Mühendislerin bu yerinde uygulaması sayesinde, tiyatro binası, hâlâ sağlam ve tehlikesiz bir durumdadır.

Devletlerin tarihi ve milletlerin hayatı da, Moskova’daki Devlet Tiyatrosu binasına benzer. Devlet düzeninin eski temelleri, milletleri idare etmenin eski şekilleri, o zamanlar için her ne kadar yeterli görülmüş ise de bu temeller, bu eski yönetim tarzları, artık zayıf ve yetersizdir.

Meşhur bir atasözü vardır: “Yeni toplumlar, kendileriyle birlikte yeni şarkılar getirir.” Gün geçtikçe insan nesilleri değişiyor, yenileniyor. Her nesil, kendisiyle birlikte yeni kavramlar, arzu ve istekler getiriyor.

Yeni nesillere artık eskimiş, gerçekten zamanı geçmiş yönetim tarzları zorla uygulanamaz.

Yeni nesillere, daha yeni, daha akla uygun, daha adaletli, daha sağlam temellere dayanan yönetim tarzlarının uygulanması gereklidir. Aklı başında yöneticilere sahip ülkelerde, artık bu işler böyle yapılmıyor. Bu memleketlerde sarsıntılara ve yıkıntılara meydan vermeden, halkın yönetimi için daha çok bilgi ve düşünce isteyen, daha adaletli yollara başvuruluyor.

Öteki ülkelerin kimilerinde ise devlet adamları, halkın yönetim ve eğitiminin yavaş yavaş düzeltilmesi gerektiğini anlamıyor veya anlamak istemiyor.
Devlet yapısının duvarları da zamanla yıpranıyor, ötesinde berisinde çatlaklar meydana geliyor. Fakat gittikçe derinleşen ve genişleyen bu çatlaklara önem verilmiyor.
Bunun içindir ki, dıştan sağlam ve kuvvetli görünen devlet kuruluşlarının çatlamasına, hatta yıkılmasına asla şaşırmamalı. Eski iran yıkıldı. Eski Osmanlı Devleti, eski Avusturya imparatorluğu yıkıldı. Koca Rusya devrildi. Bismark’ların ve Wilhelm’lerin Almanyası da yıkılıp gitti. Kutsal kitaplarda şöyle bir olay rivayet edilir:

Bir zamanlar, zalim bir hükümdarın sarayının duvarlarında ateşle yazılmış kelimeler görülmüş: “Mane tekel fares!”

Bu sözcükleri hiç kimse anlayamamış. Kimsenin içinden çıkamadığı bu sözleri Bilge Daniyal, şöyle yorumlamış:

“Bu ateşten yazılar, korkunç bir şeyin olacağını haber veriyor. Artık eski devlet yaşama gücünü kaybetmiştir. Devlet yıkılmaya mahkumdur ve bundan kaçınılması imkansızdır.”

Eski Romalıların imparatorluğu, Alba Dukasının ispanya sallanan, XV. Loui’nin Fransa hükümdarlığı, Romanoflarm Rusyası, Hohenzollernlerin Almanyası, Habsburglann Avusturyası, aynı korkunç akıbete uğradı. Tarih, onlar için de gereken hükmü verdi: Mane tekel fares!
Bütün bunlan ciddi bir şekilde düşününüz! Böcek tırtılları gibi kendi önemsiz ve şahsi işlerinizin ve dertlerinizin çamurlan içinde kıvranmayınız. Bunun yerine, devletin temellerinin yenileştirilmesini ve milletin bundan sonra alacağı eğitimin şekillerini düşününüz!

Tarih, bazı milletlerin, bazı devletlerin korkunç sonlarını yazdığı gibi diğer bazı devletlerin ve milletlerin, gelişme ve ilerlemelerini yazmak için de parlak sayfalar açmaktadır.

Tarih, toplum kitlelerini hayvan sürüsü gibi olmaktan veyahut çalışkan bir karıncanın yuvası (Ameisenvolker) şeklinden çıkararak, uygun ve şen bir hayat yaratan milyonlarca sanatkara çevirmenin yollarını, devlet yaşamının nasıl kuvvetlendirileceğini, halkın nasıl eğitileceğini gösteren bir bilimdir."
*
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.